6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erken kapama komisyonunun makullüğünün eksik incelemeyle belirlenmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8937 E. 2023/3158 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Ticari kredinin erken kapatılmasında tahsil edilen komisyonun makul olup olmadığı; bankanın ilan ettiği oran varsa onun üzerinden, yoksa kredinin miktarı-türü-kalan borç-tarih verileri ile katılım bankaları ve bankalardan sorularak ve bankanın Merkez Bankasına bildirdiği asgari-azami oran (asgari %2, azami %6) ile emsal uygulamalar karşısında orantılılığı bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek belirlenmelidir; genel ifadelerle eksik incelemeye dayalı hüküm bozmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Erken kapatılan ticari kredide tahsil edilen komisyonun makul olup olmadığının hangi yöntemle belirleneceği → kabul

İddia: Davacı, kredi sözleşmesinde erken kapama oranının yazmadığını, uygulanan oranın banka tarafından tek taraflı belirlendiğini, diğer bankaların uyguladığı oranın %2 olmasına rağmen mahkemenin %4 oranı belirlemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, oranın serbestçe belirlenebileceği kabulünün hukuki güvenilirlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece, davalı bankanın erken kapamanın yapıldığı tarih itibarıyla dava konusu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığı araştırılmalı; varsa bunun üzerinden komisyon tahsil edilebileceği kabul edilmeli; yoksa alınan komisyon ve masraflar, kredinin miktarı, türü, erken kapama tarihinde kalan borç miktarı ve tarihleri ile kredinin katılım bankasından kullanılıp kullanılmadığı da açıkça yazılarak diğer katılım bankaları ve bankalardan sorulmalı, ayrıca bankanın Merkez Bankasına bildirdiği asgari %2 azami %6 komisyondan ne oranda yararlanabileceği belirlenerek emsal uygulamalar karşısında orantılılığı bilirkişi marifetiyle tespit edilmelidir. Genel ifadelerle eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Erken kapama komisyonunun makullüğünün belirlenmesinde bankanın ilan ettiği oran, TCMB bildirimi ve emsal uygulamaların araştırılması gereğine ilişkin yöntem yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken kapama komisyonu eksik inceleme ticari kredi emsal banka uygulaması orantılılık

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8937 E.  ,  2023/3158 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1247 Esas, 2021/1588

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/944 E., 2019/134 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde ; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında dövize endeksli 3 ayrı kredi kullanıldığını, müvekkili firmanın ipotekli arsasını satmak istediğinde, davalı banka tarafından ipoteğin ancak tüm borç hesaba yatırıldığı takdirde kaldırılacağının belirtildiğini, müvekkili firmanın kâr payları dahil olmak üzere tüm kredi borcunu davalı banka hesabına yatırmak zorunda kaldığını, akabinde ipotek fek işleminin gerçekleştiğini, davalı bankadan fazla yatan paradan iade edilmesi gereken bedelin talep edildiğini, ancak davalının hesaplama dahi yapmadığını, davalı bankanın müvekkili firma hesabından çok ciddi rakamları "kâr" adı ile kesinti yaptığını belirterek yasal dayanağı olmayan, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinden tahsil edilen şimdilik 1.000,00 TL bedelin işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,16.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 197.475,67 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; imzalanan genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davacı şirkete ticari finansman kullandırıldığını, uyuşmazlık konusu olay değerlendirilirken davacı tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, akdettiği sözleşme şartları ile bağlı olduğu, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini isteyemeyeceği hususlarının gözden kaçırılmaması gerektiğini, müvekkili bankanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 21 inci maddesi mucibince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme içeriği hakkında sözleşme öncesi bilgilendirme formu ve genel işlem koşulları kabul yazısı ile davalıya imkan tanındığını, kredinin kural olarak belli bir vade üzerinden kullandırıldığını, genel kredi sözleşmede "müşteri anapara ile buna kâr payı, vergi harç, resim, fon, masraf ve sair maliyetlerin eklenmesi suretiyle doğacak tüm borçlarını belirlenecek vade ve miktarlar ve banka kayıtlarına göre geri ödeyecektir", "müşteri mutabık kalınan ya da bankanın ücret, komisyon listelerinde yer alan erken ödeme/kapama ücret, komisyon ve sair ferilerini derhal ve tamamen bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmünün bulunduğunu, bu konudaki diğer banka uygulamalarından önce taraflar arasındaki mutabakata ve müvekkili bankanın uygulamalarına bakılması gerektiğini, diğer banka uygulamalarında ise asgari oran yerine azami oranların göz önünde tutulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporda; davacının davalı bankadan kullandığı krediyi erken kapaması nedeni ile davalı bankanın davacıdan erken kapama cezası tahsil ettiği, bu cezayı % 5,31 oran uygulandığı, bu oran itibarıyla davacıdan erken kapama kâr payı olmak üzere toplamda 122.163,77 USD tahsilat yapıldığı, Ziraat Bankası ve Halk Bankası tarafından erken kapamalarda % 2 oranında komisyon tahsil edildiği, bu oran üzerinden tahsilat yapıldığında BSMV dahil davacıdan tahsil edilmesi gereken miktarın 55.883,42 USD olarak hesaplandığı, bu hesaplama itibarıyla davacıdan 66.288,35 USD fazla tahsilat yapıldığı, Mahkemece diğer bankalara da müzekkereler yazılıp erken kapamalarda uygulanan erken kapama ceza oranları celp edildiği, düzenlenen ek raporda seçenekli olarak Akbank tarafından uygulanan %10 oranın hesaplamaya dahil edilip edilmemesi şeklinde hesaplama yapıldığı, tüm bankaların bu tür kredilerde uyguladığı oranların ortalaması üzerinden erken kapama cezası alınması gerektiği sonucuna varılarak bilirkişi tarafından en yüksek ve en düşük tüm bankaların uyguladığı erken kapama ceza oranları dahil edilerek alınan ortalama üzerinden yapılan hesaplamanın esas alındığı, bu hesaplamaya göre davacıdan erken kapama cezası olarak % 4 oranında erken kapama cezası alınması gerektiği sonucuna varıldığı, bu oran üzerinden yapılan hesaplamada davacının davalı bankadan kullandığı kredilerde kendisinden tahsil edilen erken kapama cezası oranlarında kendisinden 26.184,55 USD fazla erken kapama cezası tahsil edildiği, bu tahsilatın yapıldığı tarihteki döviz kuruna göre davacıdan 78.014,25 TL fazla tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 78.014,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyonu oranının yazmadığını, bankanın dosyaya sunduğu ücret tablosunda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, diğer bankaların uyguladığı oranın % 2 olup mahkemenin belirlediği % 4 oranın hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının genel işlem koşullarına aykırı davrandığını, Akbank tarafından bildirilen % 10 oranı oldukça yüksek olduğundan dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğe göre kredi işlemlerinde tahsil olunacak masrafların bankalarca serbestçe belirlenebileceğini, davacının da kendisinden talep edilen komisyon tutarını ödemeyi kabul ettiğini, diğer banka uygulamalarından önce müvekkilinin ücret listelerinde yer alan oran ve ücretlere bakılması gerektiğini, Mahkemece tüm bankalara yazı yazılmayarak eksik inceleme yapıldığını, ayrıca diğer bankaların bildirdiği asgari oranların alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin uyguladığı % 5,31 oranın fahiş olmayıp diğer banka uygulamaları ile benzer olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede erken kapama komisyonunun hangi oranlarda alınacağına veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmediği, dayanak sözleşmenin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan tarafların basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, 20 nci maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı banka tarafından davacıya uygulanan komisyon oranının % 5,31 olarak tespit edilmiş olduğu, TCMB'ye yapılan bildirimde de bu oranın % 2-6 olarak tespit edildiği, bu durumda davalı bankaca davacıya uygulanan erken kapama komisyonu oranı, davalı bankanın TCMB'ye bildirdiği oran dahilinde olduğu gibi Mahkemece getirtilen emsal banka uygulamalarına göre de (7 banka uygulaması ortalama % 4,71) makul bir oranda olduğu, kredinin erken kapatılmasının bankalar açısından bir risk olup, bu riski karşılamak üzere davalı bankanın tahsil ettiği tutarın sözleşme, bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyişi ve piyasa uygulamalarına uygun olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada bulunan genel kredi sözleşmesinde erken kapama halinde tahsil edilecek oran miktarının yazmadığı, davalı bankanın dosyaya sunmuş olduğu hizmet ücret tablosunda müvekkili firmanın kaşe imzasının bulunmadığı, uygulanan oranın banka tarafından tek taraflı belirlenmiş oran olduğu ve erken kredi kapanması halinde diğer bankaların uyguladığı oran % 2 olmasına rağmen mahkemenin belirlediği %4 oranında erken kredi kapama cezasının hakkaniyete aykırı bir oran olması sebepleri ile kısmen redde ilişkin yerel mahkeme kararının bozulması isteminde bulunulduğu ancak istinaf incelemesinde sadece oranın fahiş olup olmadığı hususunda inceleme yapıldığı, Mahkemece TCMB'ye bildirilen bir oran olup olmadığının da sorulmadığını, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından Akbank tarafından uygulanan %10 oranın fahiş olmasına rağmen hesaba katıldığını, bilirkişi tarafından bu oranın hesaplamaya dahil edilmediğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından hukuka, hakkaniyete, teamüle, uygulamaya aykırı bir oranın dahi hesaplamaya katılmasının kabul edilemezken Bölge Adliye Mahkemesince oranın serbestçe belirlenebileceğinin kabul edilmesinin hukuki güvenilirlik ve belirlilik ilkesine aykırı olduğunu, davalı banka tarafından uygulanan oranın fahiş olduğunu, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, uygulamada % 2'lik oranın esas alındığını, bu durumun içtihat haline geldiğini ve özellikle somut olaydaki gibi banka tarafından oran bildirilmeyen hallerde hakkaniyet gereği %2'lik oranın esas alınması gerektiğini, erken kapama komisyon oranının serbestçe belirlenebileceğinin kabulünün mümkün olmadığını, 10 Şubat 2020 tarih ve 31035 sayılı Resmi Gazete’de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından “2020/4 Sayılı Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” (“Tebliğ”) yayımlandığını, Tebliğin “kapama” başlıklı 11.

maddesinin "... Ticari müşterilerden alınabilecek erken ödeme ücreti, gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve ticari müşteriler tarafından bankaya erken ödenen tutarın, kalan vadesi yirmi dört ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, kalan vadesi yirmi dört ayı aşan kredilerde ise yüzde ikisini geçemez. Faiz oranının değişken olarak belirlenmesi hâlinde bu müşterilerden erken ödeme ücreti talep edilemez..." düzenlemesini içerdiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ticari kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen erken kapama komisyonunun tahsiline talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme

Mahkemece, davalı bankanın kredinin erken kapatıldığı tarih itibariyle davaya konu kredi türü için belirleyip ilan ettiği bir erken kapama komisyon oranı bulunup bulunmadığının araştırılıp varsa bunun üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edebileceğinin kabulü ile sonucuna göre hüküm tesis edilmesi, yoksa alınan komisyon ve masrafların, kredinin miktarı, türü, erken kapama tarihinde kalan borç miktarı ve tarihleri ile kredinin katılım bankasından kullanıldığı da açıkça yazılmak suretiyle özellikle diğer katılım bankaları ve bankalardan sorularak, ayrıca davalı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği ticari işlerde asgari %2 azami %6 erken kapama komisyonundan ne miktar kullanabileceğinin araştırılarak, emsal banka uygulamaları karşısında orantılı olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilerek sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, genel ifadelerle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933042600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1247 E. 2021/1588 K.

Ticari kredide erken kapama komisyonu oranının hukukilik denetimi

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmesinde erken kapama komisyonuna ilişkin ödeme yükümlülüğü öngörülmüş ancak oran belirlenmemişse; erken ifada bulunan tacir borçlu, TBK 96 gereği kanun veya sözleşme/adet olmadıkça borçtan indirim isteyemeyeceğinden bu hüküm genel işlem koşulu denetimi kapsamında karşı tarafın menfaatine aykırı sayılamaz. Oranın hukukiliği denetlenirken önce sözleşmede belirlenmiş oran, yoksa bankanın TCMB'ye bildirip ilan ettiği oran, o da yoksa emsal banka uygulamalarına göre orantılılık esas alınır; tahsil edilen oran bankanın bildirdiği aralık içinde ve emsal banka ortalamasına yakınsa makul kabul edilir ve iade talebi reddedilir.

Emsal değeri

Sözleşmede erken kapama komisyonu oranı belirlenmemiş ticari kredilerde, tahsil edilen oranın hukukilik denetiminin sırasıyla sözleşme, bankanın TCMB'ye bildirdiği/ilan ettiği oran ve emsal banka uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğine ilişkin yöntemi ve erken kapama komisyonu hükmünün TBK 96 karşısında genel işlem koşulu denetimine tabi tutulamayacağı tespiti yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: erken kapama komisyonu genel işlem koşulu basiretli tacir TCMB 2006/1 sayılı Tebliğ emsal banka uygulaması

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1247

KARAR NO 2021/1588

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/02/2019

NUMARASI 2016/944 Esas 2019/134 Karar

DAVA

Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında dövize endeksli 3 ayrı kredi kullanıldığını, müvekkili firmanın ipotekli arsasını satmak istediğinde, davalı banka tarafından ipoteğin ancak tüm borç hesaba yatırıldığı takdirde kaldırılacağının belirtildiğini, müvekkili firmanın kar payları dahil olmak üzere tüm kredi borcunu davalı banka hesabına yatırmak zorunda kaldığını, akabinde ipotek fek işleminin gerçekleştiğini, davalı bankadan fazla yatan paradan iade edilmesi gereken bedelin talep edildiğini, ancak davalının hesaplama dahi yapmadığını, davalı bankanın müvekkili firma hesabından çok ciddi rakamları "kar" adı ile kesinti yaptığını belirterek, yasal dayanağı olmayan, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinden tahsil edilen şimdilik 1.000-TL bedelin işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH Davacı vekili,16.03.2018 tarihinde dava değerini 197.475,67-TL'ye yükselterek ıslah etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; imzalanan genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde ticari finansman kullandırıldığını, uyuşmazlık konusu olay değerlendirilirken davacı tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, akdettiği sözleşme şartları ile bağlı olduğu, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini isteyemeyeceği hususlarının gözden kaçırılmaması gerektiğini, müvekkili bankanın TBK'nın 21. maddesi mucibince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme içeriği hakkında sözleşme öncesi bilgilendirme formu ve genel işlem koşulları kabul yazısı ile davalıya imkan tanındığını, kredinin kural olarak belli bir vade üzerinden kullandırıldığını, genel kredi sözleşmede "müşteri anapara ile buna kar payı, vergi harç, resim, fon, masraf ve sair maliyetlerin eklenmesi suretiyle doğacak tüm borçlarını belirlenecek vade ve miktarlar ve banka kayıtlarına göre geri ödeyecektir", "müşteri mutabık kalınan ya da bankanın ücret, komisyon listelerinde yer alan erken ödeme/kapama ücret, komisyon ve sair ferilerini derhal ve tamamen bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmünün bulunduğunu, Yargıtay'ın verdiği kararlarında tacirin erken kapama komisyonu ve bu komisyon tutarına uygulanan vergi ve diğer ücretlerin iadesini isteyemeyeceğinin belirtildiğini, bu konudaki diğer banka uygulamalarından önce taraflar arasındaki mutabakata ve müvekkili bankanın uygulamalarına bakılması gerektiğini, diğer banka uygulamalarında ise asgari oran yerine azami oranların göz önünde tutulması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; bilirkişi kök raporunda; kredinin erken kapanması nedeni ile davalı bankanın davacıdan %5,31 erken kapama cezası tahsil ettiği, bu oran itibarıyla davacıdan erken kapama kar payı olmak üzere toplamda 122.163,77-usd tahsilat yapıldığını, ... Bankası ve ... Bankası tarafından erken kapamalarda uygulanan %2 oranın dikkate alınması halinde davacıdan 66.288,35-USD fazla tahsilat yapıldığının belirtildiği, ek raporda ise seçenekli olarak ... tarafından uygulanan %10 oranın hesaplamaya dahil edilip edilmemesi şeklinde hesaplama yapıldığı, tüm bankaların bu tür kredilerde uyguladığı oranların ortalaması üzerinden erken kapama cezası alınması gerektiği, bilirkişi tarafından en yüksek ve en düşük tüm bankaların uyguladığı erken kapama ceza oranları dahil edilerek alınan ortalama üzerinden yapılan hesaplamanın esas alındığı, bu hesaplamaya göre davacıdan %4 oranında erken kapama cezası alınması gerektiği, bu oran üzerinden yapılan hesaplamada davacıdan 26.184,55-USD fazla erken kapama cezası tahsil edildiği, bu tahsilatın yapıldığı tarihteki döviz kuruna göre 78.014,25-TL olduğu, davacının fazla yapılan bu tahsilatı davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın 78.014,25-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacı vekili; kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyonu oranının yazmadığını, bankanın dosyaya sunduğu ücret tablosunda müvekkilinin imzasının bulunmadığını, diğer bankaların uyguladığı oran%2 olup mahkemenin belirlediği %4 oranın hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının genel işlem koşullarına aykırı davrandığını, ... tarafından bildirilen %10 oranı oldukça yüksek olduğundan dikkate alınmaması gerektiğini belirterek, kısmen ret kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; TCMB tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğe göre de kredi işlemlerinde tahsil olunacak masrafların bankalarca serbestçe belirlenebileceğini, davacının da kendisinden talep edilen komisyon tutarını ödemeyi kabul ettiğini, diğer banka uygulamalarından önce müvekkilinin ücret listelerinde yer alan oran ve ücretlere bakılması gerektiğini,mahkemece tüm bankalara yazı yazılmayarak eksik inceleme yapıldığını, ayrıca diğer bankaların bildirdiği asgari oranların alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin uyguladığı %5,31 oranı fahiş olmayıp diğer banka uygulamaları ile benzer olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında 28.04.2014 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 4.6 maddesinde "müşterinin erken ödeme/kapama sebebiyle bankanın talep edeceği ücret, komisyon ve sair ferileri derhal ve tamamen bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği" , ancak sözleşmede erken kapama halinde uygulanacak oranın belirtilmediği, kredinin davacı tarafından erken kapatılması ile davalı banka tarafından davacıdan %5,31 oranında olmak üzere kar adı altında 101.310,61-USD erken kapama komisyonu ve 20.853,16-USD BSMV olmak üzere toplam 122.163,77-USD tahsilat yapıldığı anlaşılmaktadır.Davacı vekilince, kredi sözleşmesinin TBK'nın 20 ve devamı maddeleri gereği genel işlem koşulları kapsamında denetlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Ancak davalı banka tarafından sunulan sözleşme öncesi bilgilendirme formları ve genel işlem koşulu bilgilendirme yazılarında davacı ile kefillerinin imzalarının bulunduğu, dolayısıyla davalı banka tarafından sözleşme içeriğindeki genel işlem koşulu niteliğinde bulunan hükümler bakımından davacının yeterince bilgilendirildiği anlaşılmaktadır. TBK nun 96.maddesinde" sözleşme hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu edimini süresinden önce ifa edebilir.Ancak kanun veya sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu erken ifada bulunması sebebiyle borcundan indirim yapamayacağı "düzenlenmiştir.TBK nun 21.maddesine göre karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi ,sözleşmenin yapıldığı sırada düzenleyenin karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip ,bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu düzenlenmiş ise de ,erken ifada bulunmak isteyen borçlu kanuni düzenlemeye göre borçtan bir indirim yapamayacağına göre , erken kapama komisyonuna ilişkin sözleşme hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı bir hüküm olarak kabulune imkan bulunmamaktadır.

Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir.

09. 12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB ye bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.

Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede erken kapama komisyonunun hangi oranlarda alınacağına veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Dayanak sözleşmenin ticari niteliği ve tarafların tacir olması göz önüne alındığında, TTK'nın 18. maddesi hükmüne göre, sözleşmeyi imzalayan taraflar basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olup, TTK'nın 20. maddesi hükmüne göre de tacirin gördüğü iş için uygun ücret isteyebileceği kabul edilmelidir. Davacı banka tarafından davacıya uygulanan komisyon oranı %5,31 olarak tespit edilmiş olup, davalı banka tarafından TCMB'ye yapılan bildirimde de bu oran %2-6 olarak tespit edilmiştir. Bu durumda davalı bankaca davacıya uygulanan erken kapama komisyonu oranı, davalı bankanın TCMB ne bildirdiği oran dahilinde olduğu gibi mahkemece getirtilen emsal banka uygulamalarına göre de (7 banka uygulaması ortalama %4,71) makul bir orandadır.

Kredinin erken kapatılması bankalar açısından bir risk olup, bu riski karşılamak üzere davalı bankanın tahsil ettiği tutarın sözleşme, bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyici ve piyasa uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hususlar yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/944 Esas-2019/134 Karar sayılı ve 19/02/2019 tarihli kararın, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL harcın, peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam yatırılan 3.384,5‬0-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 3.325,2‬0-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 22.273,30-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 1.332,29-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 49,93-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.