6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9161 E. 2023/3193 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamlı icra takibi ilamlı icra üst sınır (limit) ipoteği ipoteğin fekki ipoteğin paraya çevrilmesi müteselsil kefil ipotek kefalet kötü niyet tazminatı genel kredi sözleşmesi kefil kötü niyet ek tasfiye kredi sözleşmesi terkin ihtarname ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/ 1271 E., 2018/436 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dilekçesinde bilgilerine yer verilen taşınmazı 06.11.2015 tarihinde dava dışı ...'dan satın aldığını, ...'ın ise taşınmazı 05.10.2015 tarihinde dava dışı ...'dan satın aldığını, ...'un davaya konu taşınmazı davalı bankadan kullandığı mortgage kredisiyle satın aldığını ve belirtilen kredinin teminatı olmak üzere taşınmaz üzere, davalı banka lehine 10.12.2014 tarihinde 182.760,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ...'un mortgage kredisini 06.11.2015 tarihinde 90.000,00 TL ödeyerek kapattığını ancak davalı bankanın buna rağmen ipoteği fek etmediğini, bunun üzerine davalı bankaya göndermiş oldukları ihtarnameyle, ipoteğin terkin edilmesini istediklerini, davalı bankanın cevabi ihtarnamesinde; ...'un davalı bankayla dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredisi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu krediden kaynaklı borcu bulunduğu, bu krediden kaynaklanan borç tasfiye edilmeden ipoteğin terkin edilemeyeceğini bildirdiğini ve akabinde dava dışı asıl borçlu şirket, ... ve müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yaptığını, ancak davaya konu ipoteğin mortgage kredisinin teminatı olmak üzere tesis edildiğini ve bu kredinin de kapatıldığını, ipoteğin dava dışı asıl borçlu şirketin kullandığı krediyle bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı yanca başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin terkinine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ipoteğin sadece mortgage kredisinin teminatı olmak üzere değil dava dışı ...'un müvekkili bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, ...'un ortağı olduğu şirketle müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve müvekkili bankaya bu kredi sebebiyle borcu bulunduğunu, sözü edilen borç tasfiye edilmeden ipoteğin terkin edilmesinin mümkün olmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın önceki maliki ...'un davaya konu taşınmazı davalı bankadan mortgage kredisi kullanmak suretiyle satın aldığı ve taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, ipoteğin ...'un davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı, mortgage kredisi tasfiye edilmiş olsa da ...'un ortağı olduğu şirketin davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduğu ve bu kefaletinden dolayı davalı bankaya borcu bulunduğu, belirtilen borç tasfiye edilmeden ipoteğin terkin edilmesinin mümkün olmadığı, davaya konu takibin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ipoteğin ana para ipoteği olup ipoteğin tesisi anında mevcut ve belirli bir borç olan mortgage kredisinin teminatı olmak üzere tesis edildiğini, üst sınır ipoteği olmadığından ...'un ortağı olduğu asıl borçlu şirketin davalı bankaya olan kredi borcunun teminatı olamayacağını, mortgage kredisinin tasfiye edilmesi sebebiyle ipoteğin terkini gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mendi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/9161 E.  ,  2023/3193 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/2010 Esas, 2021/812 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/ 1271 E., 2018/436 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dilekçesinde bilgilerine yer verilen taşınmazı 06.11.2015 tarihinde dava dışı ...'dan satın aldığını, ...'ın ise taşınmazı 05.10.2015 tarihinde dava dışı ...'dan satın aldığını, ...'un davaya konu taşınmazı davalı bankadan kullandığı mortgage kredisiyle satın aldığını ve belirtilen kredinin teminatı olmak üzere taşınmaz üzere, davalı banka lehine 10.12.2014 tarihinde 182.760,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ...'un mortgage kredisini 06.11.2015 tarihinde 90.000,00 TL ödeyerek kapattığını ancak davalı bankanın buna rağmen ipoteği fek etmediğini, bunun üzerine davalı bankaya göndermiş oldukları ihtarnameyle, ipoteğin terkin edilmesini istediklerini, davalı bankanın cevabi ihtarnamesinde;

...'un davalı bankayla dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredisi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu krediden kaynaklı borcu bulunduğu, bu krediden kaynaklanan borç tasfiye edilmeden ipoteğin terkin edilemeyeceğini bildirdiğini ve akabinde dava dışı asıl borçlu şirket, ... ve müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yaptığını, ancak davaya konu ipoteğin mortgage kredisinin teminatı olmak üzere tesis edildiğini ve bu kredinin de kapatıldığını, ipoteğin dava dışı asıl borçlu şirketin kullandığı krediyle bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalı yanca başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin terkinine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ipoteğin sadece mortgage kredisinin teminatı olmak üzere değil dava dışı ...'un müvekkili bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, ...'un ortağı olduğu şirketle müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve müvekkili bankaya bu kredi sebebiyle borcu bulunduğunu, sözü edilen borç tasfiye edilmeden ipoteğin terkin edilmesinin mümkün olmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın önceki maliki ...'un davaya konu taşınmazı davalı bankadan mortgage kredisi kullanmak suretiyle satın aldığı ve taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, ipoteğin ...'un davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı, mortgage kredisi tasfiye edilmiş olsa da ...'un ortağı olduğu şirketin davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduğu ve bu kefaletinden dolayı davalı bankaya borcu bulunduğu, belirtilen borç tasfiye edilmeden ipoteğin terkin edilmesinin mümkün olmadığı, davaya konu takibin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ipoteğin ana para ipoteği olup ipoteğin tesisi anında mevcut ve belirli bir borç olan mortgage kredisinin teminatı olmak üzere tesis edildiğini, üst sınır ipoteği olmadığından ...'un ortağı olduğu asıl borçlu şirketin davalı bankaya olan kredi borcunun teminatı olamayacağını, mortgage kredisinin tasfiye edilmesi sebebiyle ipoteğin terkini gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mendi tespit ve ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933024300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.