6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8583 E. 2023/2908 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iade davası banka teminat mektubu usul ekonomisi hükümsüzlüğün tespiti ticari satım sözleşmesi tefrik pasif husumet ehliyeti ticari satım teminat mektubu bedelsizlik husumet ehliyeti satım sözleşmesi üçüncü kişi garantörlük pasif husumet def'i husumet yokluğu kefil taraf ehliyeti ihtar esastan ret yükleten (shipper) teminat teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/124 E., 2017/424 K.

Taraflar arasındaki banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı İkiler Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti arasındaki ticari satım sözleşmesi öncesinde, davalı şirketin talebiyle dava konusu teminat mektubunun alınarak davalı şirkete teslim edildiğini ve satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen tüm ürünlerin bedelinin satıcıya ödendiğini, davalı şirketin ihtarına verilen cevapta da bakiye borcun bulunmadığının bildirildiğini, müvekkilinin borcu bulunmamasına ve satım sözleşmesinin sona ermesine rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini, mektubun nakde çevrilmesi halinde müvekkilinin ciddi zararının doğacağını ileri sürerek 11.11.2015 tarihli ve 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine, iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığını ve müvekkilinin teminat mektubuyla garanti veren konumunda olduğunu, müvekkilinin kefil olmaması nedeniyle taraflar arasındaki def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, mektupla müvekkilinin, davacının üçüncü kişiye olan borcunun garanti edildiğini, bir çok uyuşmazlıkta bankaya karşı açılan davalarda husumetten ret kararı verildiğini savunarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve iadesi davası olduğu, davanın banka ve teminat mektubunun verildiği şirkete yöneltildiği, banka yönünden işbu davanın tefrik edildiği, teminat mektubunun hükümsüz hale gelmiş olması veya hükmünü devam ettiriyor olması davalı banka için önem arzetmediği, taraflar arasında yapılan ödeme iddiasından dolayı hükümsüzlüğün tespiti davasında, diğer taraflar arasındaki ticari ilişkinin tarafı da olmadığından davalı bankanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ekonomisine aykırı olduğunu, bankaya ilişkin iddialar incelenmeden karar verildiğini, bankanın garanti veren konumunda olduğunu ve mahkeme gerekçesinin aksine teminat mektubunun haksız yere paraya çevrilmesinde taraf sıfatı bulunduğunu, esas davada yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin borçlu olmadığının belirlenmesi nedeniyle bedelsiz kalan teminat mektubu yönünden bankanın taraf ehliyetinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8583 E.  ,  2023/2908 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1295 Esas, 2021/1111 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/124 E., 2017/424 K.

Taraflar arasındaki banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı İkiler Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti arasındaki ticari satım sözleşmesi öncesinde, davalı şirketin talebiyle dava konusu teminat mektubunun alınarak davalı şirkete teslim edildiğini ve satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen tüm ürünlerin bedelinin satıcıya ödendiğini, davalı şirketin ihtarına verilen cevapta da bakiye borcun bulunmadığının bildirildiğini, müvekkilinin borcu bulunmamasına ve satım sözleşmesinin sona ermesine rağmen teminat mektubunun iade edilmediğini, mektubun nakde çevrilmesi halinde müvekkilinin ciddi zararının doğacağını ileri sürerek 11.11.2015 tarihli ve 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine, iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmadığını ve müvekkilinin teminat mektubuyla garanti veren konumunda olduğunu, müvekkilinin kefil olmaması nedeniyle taraflar arasındaki def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, mektupla müvekkilinin, davacının üçüncü kişiye olan borcunun garanti edildiğini, bir çok uyuşmazlıkta bankaya karşı açılan davalarda husumetten ret kararı verildiğini savunarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve iadesi davası olduğu, davanın banka ve teminat mektubunun verildiği şirkete yöneltildiği, banka yönünden işbu davanın tefrik edildiği, teminat mektubunun hükümsüz hale gelmiş olması veya hükmünü devam ettiriyor olması davalı banka için önem arzetmediği, taraflar arasında yapılan ödeme iddiasından dolayı hükümsüzlüğün tespiti davasında, diğer taraflar arasındaki ticari ilişkinin tarafı da olmadığından davalı bankanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ekonomisine aykırı olduğunu, bankaya ilişkin iddialar incelenmeden karar verildiğini, bankanın garanti veren konumunda olduğunu ve mahkeme gerekçesinin aksine teminat mektubunun haksız yere paraya çevrilmesinde taraf sıfatı bulunduğunu, esas davada yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin borçlu olmadığının belirlenmesi nedeniyle bedelsiz kalan teminat mektubu yönünden bankanın taraf ehliyetinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933010500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.