6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8227 E. 2023/2903 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı hakkı yazılı ve kesin delil vasiyetname icra takibinin durdurulması takibin durdurulması delil değerlendirmesi yemin deliline dayanma tanık beyanı kesin delil teminat senedi yemin teklifi icra inkâr tazminatı yemin delili kötüniyet tazminatı vekâlet ücreti yemin yargılama giderleri ihtiyati tedbir mirasçılık kötü niyet tazminatı muvafakat bono kötü niyet kâr payı esastan ret kötüniyet menfi tespit yükleten (shipper) vekalet ücreti teminat kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/875 E., 2019/100 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine kardeşi olan davalı tarafından bono nedeniyle takip başlatıldığını, müvekkili ve davalı arasında her hangi bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığını, miras payı hakkının devri için imzalatılan boş senedin sonradan yapılan ödeme ile birlikte hükümsüz hale gelmesi gerekirken kötü niyetli bir şekilde senedin ilgili kısımları doldurulmak suretiyle icra takibine konu edildiğini, alacaklıya gerekli ödemeleri yaptıktan sonra müvekkilinin senedi almak istediğini belirtmesine karşın senedin davalının kendisi tarafından imha edildiğinin söylendiğini, davalının her ne kadar boş senedi tanzim ederek bu davaya konu senedi icraya vermiş ise de miras payına karşılık gelen her türlü alacağını nakden ve ayni olarak tahsil ettiğini, bahsi geçen 2.100.000,00 TL'lik bir borcun bulunmadığını, icra takibine konu senet nedeniyle davalıya 2.100.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının kötü niyetli hareket ederek müvekkilinin mağduriyetine neden olduğundan % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde takibe konu bono ile ilgili herhangi bir ilgisi bulunmayan ödeme dekontlarının, tapu kayıtları, vasiyetname ve vekâletname suretlerinin bu davada delil olarak değerlendirilemeyeceğini, bu anlamda davacı tarafın soyut beyanlarından ibaret iddialarının reddi ile müvekkiline borçlu olduğunun tespitinin yapılmasını, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, icra inkâr tazminatı talepleri olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak yasal yollara müracaat ettiği ve icra takibine haksız itirazı neticesinde müvekkilinin mağduriyetine yol açtığından takibe konu borç miktarının %40' ından aşağı olmamak üzere taraflarına tazminat ödenmesini, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kardeş olan taraflar arasında düzenlenen bononun aradaki anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu, teminat senedi olduğu yönündeki iddiaların ancak yazılı delille ispatlanabilir nitelikte olduğu, dosya kapsamındaki delillere göre davacının davasını ispat edemediği sonucuna varıldığından, davacı tarafa dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin delilinden vazgeçtiklerini, yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin davalının öz abisi olması ve aralarındaki uyuşmazlık kapsamında, senedin hangi gerekçelerle boş bir şekilde imzalanarak verildiği hususunda, tanık dinlenilmesinin yasal hükmün gereği olduğunu, yerel mahkemenin bu hususlarda, tanık dinlenilemeyeceğine veya tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına dair kararının hukuka aykırı olduğunu, davalıya, maddi açıdan ihtiyacı olduğu için 2006 yılı içerisinde, 20.000,00 TL borç verildiğini, müvekkile davalı tarafından uzun bir süre geçmesine karşın, herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığını, müvekkilin ve davalının babası...’in vefatı ile birlikte, kendisinden mirasçısı olarak davalıya bir takım taşınmaz malların kaldığını, davalı tanıkları beyanlarında, alacak borç ilişkisini ispatlayıcı nitelikte herhangi bir beyanda bulunmadıklarını, ayrıca müvekkili açısından sosyo ekonomik durum araştırmasının kolluk marifetiyle yapıldığını, müvekkilinin beyan edilen mal varlığının tamamının davalı tarafından haczedildiğini ve satış yoluyla paraya çevrildiğini, senet miktarını karşılamadığını, müvekkilinin emekli maaşıyla ailesinin ve kendisinin hayatını idame ettirdiği gözetildiğinde, davalı kardeşinden 2.100.000,00 TL miktarında borç almasının fiilen imkansız olduğunun yapılan sosyo ekonomik durum araştırmasından tespit edildiğini, açıklanan bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini, icra takibine konu senet nedeniyle davalıya 2.100.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, senet nedeniyle borçlu olmadığı ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, öte yandan dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de davacı vekilinin 19.03.2019 tarihli celsede yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerini beyan ettiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8227 E.  ,  2023/2903 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2214 Esas, 2021/1262 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/875 E., 2019/100 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine kardeşi olan davalı tarafından bono nedeniyle takip başlatıldığını, müvekkili ve davalı arasında her hangi bir alacak-borç ilişkisinin bulunmadığını, miras payı hakkının devri için imzalatılan boş senedin sonradan yapılan ödeme ile birlikte hükümsüz hale gelmesi gerekirken kötü niyetli bir şekilde senedin ilgili kısımları doldurulmak suretiyle icra takibine konu edildiğini, alacaklıya gerekli ödemeleri yaptıktan sonra müvekkilinin senedi almak istediğini belirtmesine karşın senedin davalının kendisi tarafından imha edildiğinin söylendiğini, davalının her ne kadar boş senedi tanzim ederek bu davaya konu senedi icraya vermiş ise de miras payına karşılık gelen her türlü alacağını nakden ve ayni olarak tahsil ettiğini, bahsi geçen 2.100.000,00 TL'lik bir borcun bulunmadığını, icra takibine konu senet nedeniyle davalıya 2.100.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının kötü niyetli hareket ederek müvekkilinin mağduriyetine neden olduğundan % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde takibe konu bono ile ilgili herhangi bir ilgisi bulunmayan ödeme dekontlarının, tapu kayıtları, vasiyetname ve vekâletname suretlerinin bu davada delil olarak değerlendirilemeyeceğini, bu anlamda davacı tarafın soyut beyanlarından ibaret iddialarının reddi ile müvekkiline borçlu olduğunun tespitinin yapılmasını, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, icra inkâr tazminatı talepleri olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak yasal yollara müracaat ettiği ve icra takibine haksız itirazı neticesinde müvekkilinin mağduriyetine yol açtığından takibe konu borç miktarının %40' ından aşağı olmamak üzere taraflarına tazminat ödenmesini, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kardeş olan taraflar arasında düzenlenen bononun aradaki anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu, teminat senedi olduğu yönündeki iddiaların ancak yazılı delille ispatlanabilir nitelikte olduğu, dosya kapsamındaki delillere göre davacının davasını ispat edemediği sonucuna varıldığından, davacı tarafa dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin delilinden vazgeçtiklerini, yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin davalının öz abisi olması ve aralarındaki uyuşmazlık kapsamında, senedin hangi gerekçelerle boş bir şekilde imzalanarak verildiği hususunda, tanık dinlenilmesinin yasal hükmün gereği olduğunu, yerel mahkemenin bu hususlarda, tanık dinlenilemeyeceğine veya tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına dair kararının hukuka aykırı olduğunu, davalıya, maddi açıdan ihtiyacı olduğu için 2006 yılı içerisinde, 20.000,00 TL borç verildiğini, müvekkile davalı tarafından uzun bir süre geçmesine karşın, herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığını, müvekkilin ve davalının babası...’in vefatı ile birlikte, kendisinden mirasçısı olarak davalıya bir takım taşınmaz malların kaldığını, davalı tanıkları beyanlarında, alacak borç ilişkisini ispatlayıcı nitelikte herhangi bir beyanda bulunmadıklarını, ayrıca müvekkili açısından sosyo ekonomik durum araştırmasının kolluk marifetiyle yapıldığını, müvekkilinin beyan edilen mal varlığının tamamının davalı tarafından haczedildiğini ve satış yoluyla paraya çevrildiğini, senet miktarını karşılamadığını, müvekkilinin emekli maaşıyla ailesinin ve kendisinin hayatını idame ettirdiği gözetildiğinde, davalı kardeşinden 2.100.000,00 TL miktarında borç almasının fiilen imkansız olduğunun yapılan sosyo ekonomik durum araştırmasından tespit edildiğini, açıklanan bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini, icra takibine konu senet nedeniyle davalıya 2.100.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, senet nedeniyle borçlu olmadığı ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, öte yandan dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de davacı vekilinin 19.03.2019 tarihli celsede yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerini beyan ettiği, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932919000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.