Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7559 E. 2023/2399 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ tasdik kararı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/210 E., 2020/11 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." markasını 23.01.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan (6769 Sayılı Kanun) kaynaklanan hakkı bulunduğunu, davalıların ise "Kuşlar" ibaresini tescil ettirdiğini ve kullandığını, bu ibarenin davacıya ait tescilli marka olan "..." ibaresi yönünden marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının "Kuşlar" markalı ürünlerinin davacıya ait ürünler zannedilerek satın alındığını, davacı şirketin bu nedenle zarar gördüğünü ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/38189 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibasını uyandırdığı, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci bendinin b fıkrası ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tescilli markanın 16 yılı aşkın bir süredir davalı şirket tarafından kullanıldığını, buna ilişkin belgelerin dosyaya daha önce sunulduğunu, bu belgelerden anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından "KUŞLAR" ibareli markanın 06.11.1989 tarihinde tescil edildiğini, bu belgenin tercüme edilerek noterce tasdiklendiğini, belge asıllarının da dosyaya sunulduğunu, sunulan belgeler ışığında yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli marka ile davalı adına tescil edilen marka arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu hususunun usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile belirlendiği, mahkemece davanın kabulü ile davalı adına tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı aleyhinde davacının sahibi olduğu dava konusu "..." markasının hükümsüzlüğü talebi ile dava açıldığını, bu dava sonucunun eldeki davayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2131 E. 2023/6027 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… akkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci bendinin b fıkrası ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli marka ile davalı adına tescil edilen marka arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu hususunun usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile belirlendiği, mahkemece davanın kabulü ile davalı adına tesc …
Benzer bu kararda… rlendirilmemiş, tartışılmamış olmasının işin esasına etkili olduğunu, zira tescilli bir markanın önceki tarihli bir tasarım tescili içinde yer almasının hükümsüzlük «sebebi» olduğunu, ek rapor ve kök rapordaki çelişkilerin ve eksikliklerin giderilmediğini, Mahkemenin markaların «iltibas» teşkil etmeyeceği yönündeki gerekçesine karşı istinaf ve itiraz sebeplerinin, Mahkemece hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürdükleri müvekkili adına tescilli endüstriyel tasarımın inceleme dışı bırakıldığını, hükümde değinilmediğini, müvekkilinin önceki tarihli gerek endüstriyel tasarım tescil belgesinde yer alan gerekse tescilli markasına ayniyet derecesinde benzer olan dava konusu markaların hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu markaların müvekkilinin gerek «tescilli tasarımı» gerekse tescilli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, Mahkemenin "AKBAR ibaresinin ülkemizde 07.08.1997 tarihinden itibaren dava dışı Akbar Brother Limited Şirketi adına tescilli olduğu" gerekçesinin davalarıyla ilgili olmadığını, bu firmanın müvekkiline karşı yönelttiği hükümsüzlük davasında taraflarınca kullanmama «def»'inin ileri sürüldüğünü, markanın Türkiye'de kullanıldığının ispat olunamadığını, dava konusu olmayan dava dışı bir markanın gerekçe gösterilmesinin kabul edilemeye …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · münhasırlık · def'i · kamu düzeni · kötü niyet · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… rlendirilmemiş, tartışılmamış olmasının işin esasına etkili olduğunu, zira tescilli bir markanın önceki tarihli bir tasarım tescili içinde yer almasının hükümsüzlük «sebebi» olduğunu, ek rapor ve kök rapordaki çelişkilerin ve eksikliklerin giderilmediğini, Mahkemenin markaların «iltibas» teşkil etmeyeceği yönündeki gerekçesine karşı istinaf ve itiraz sebeplerinin, Mahkemece hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürdükleri müvekkili adına tescilli endüstriyel tasarımın inceleme dışı bırakıldığını, hükümde değinilmediğini, müvekkilinin önceki tarihli gerek endüstriyel tasarım tescil belgesinde yer alan gerekse tescilli markasına ayniyet derecesinde benzer olan dava konusu markaların hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu markaların müvekkilinin gerek «tescilli tasarımı» gerekse tescilli markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, Mahkemenin "AKBAR ibaresinin ülkemizde 07.08.1997 tarihinden itibaren dava dışı Akbar Brother Limited Şirketi adına tescilli olduğu" gerekçesinin davalarıyla ilgili olmadığını, bu firmanın müvekkiline karşı yönelttiği hükümsüzlük davasında taraflarınca kullanmama «def»'inin ileri sürüldüğünü, markanın Türkiye'de kullanıldığının ispat olunamadığını, dava konusu olmayan dava dışı bir markanın gerekçe gösterilmesinin kabul edilemeye …
… e yazılı “DEMİR GIDA” ibaresini dahi değiştirmeden kullandığını, davalının tescil ettirdiği her markanın içerisinde AKBAR ibaresinin kullanılmış olmasının taklit ve «kötü niyeti» gösterdiğini, müvekkilinin markasını Türkiye geneline de sunmak suretiyle bu marka ve işarete kullanım yoluyla belli bir tanınmışlık kazandırdığını ve korunması gereken bir hak elde ettiğini, yani davalının bu tescil ettirdiği marka sayesinde sanki kendisi tarafından satılan markasının tescil kapsamında kalan ürünlerin de müvekkili tarafından üretildiği izlenimi yarattığını, davalının sadece müvekkilince kullanılan marka ismi ve bu markanın gösteriminde kullanılmakta olan logolarının ayırt edilemeyecek kadar benzerini ve benzer işaretleri kullanmakla kalmayıp piyasada güvenilir ve bilinen markaları seçerek benzerlerini kendi adına tescil ettirip kullandığını, dosyada aldırılan kök ve ek raporda delillerinin incelenmeden üstün körü değerlendirme yapıldığını, ana rapora itiraz etmeleri neticesinde alınan ek raporda bilirkişi heyetinin sadece 2014 04896 numaralı marka tescil «kaydını» değerlendirdiğini, diğer delillerin değerlendirilmediğini, Gaziantep 3.
… psamından ve alınan bilirkişi raporundan taraf markalarında "AKBAR" ibaresi benzer olsa da, davacının markasının K.AB KUŞLAR AKBAR olarak tescilli olduğu, davacının «münhasıran» AKBAR ibaresi tescili bulunmadığı, AKBAR ibaresinin ülkemizde 07.08.1997 itbaren dava dışı Akbar Brother Limited Şirketi adına tescilli olduğu, davalı markalarının …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7559 E. , 2023/2399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1141 Esas, 2021/549 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2018/210 E., 2020/11 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." markasını 23.01.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan (6769 Sayılı Kanun) kaynaklanan hakkı bulunduğunu, davalıların ise "Kuşlar" ibaresini tescil ettirdiğini ve kullandığını, bu ibarenin davacıya ait tescilli marka olan "..." ibaresi yönünden marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının "Kuşlar" markalı ürünlerinin davacıya ait ürünler zannedilerek satın alındığını, davacı şirketin bu nedenle zarar gördüğünü ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/38189 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde yapılan değerlendirilme sonucunda hem görsel olarak hem de telaffuz edildiğinde birbirinin aynı veya devamı olduğu intibasını uyandırdığı, taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci bendinin b fıkrası ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tescilli markanın 16 yılı aşkın bir süredir davalı şirket tarafından kullanıldığını, buna ilişkin belgelerin dosyaya daha önce sunulduğunu, bu belgelerden anlaşılacağı üzere davalı şirket tarafından "KUŞLAR" ibareli markanın 06.11.1989 tarihinde tescil edildiğini, bu belgenin tercüme edilerek noterce tasdiklendiğini, belge asıllarının da dosyaya sunulduğunu, sunulan belgeler ışığında yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli marka ile davalı adına tescil edilen marka arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu hususunun usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile belirlendiği, mahkemece davanın kabulü ile davalı adına tescil edilmiş olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı aleyhinde davacının sahibi olduğu dava konusu "..." markasının hükümsüzlüğü talebi ile dava açıldığını, bu dava sonucunun eldeki davayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932806000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz