Sözleşmenin feshi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8313 E. 2023/2272 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ haklı nedenle fesih↗ güven ilişkisi↗ rayiç değer↗ hükmün kesinleşmesi↗ ortaklıktan çıkarılma↗ rayiç bedel↗ şirketin feshi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ortaklar kurulu kararı↗ pasif husumet yokluğu↗ muacceliyet↗ pasif husumet↗ fesih↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ yasal faiz↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davanın davalı şirketin feshine yönelik olduğundan şirket ortakları olan ..., ..., ... ve ... bakımından açılamayacağından bu davalılara yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacı... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2009 yılından bu yana genel kurul toplantılarını yapmadığı ve yönetim kurulu olmadan gayri faal olarak varlığını sürdürdüğünü iddia ederek feshini talep ettiğini, ancak 2008 tarihli Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile ..., ... ve ...nın seçildiğini, 21.08.2013 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yapıldığı ve bu toplantıda Genel Kurul Toplantısının yapılmasına yönelik karar alındığı ve bu karara istinaden 06.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde Genel Kurul Toplantısına davet yazısının ilan edildiği ve 23.09.2013 tarihinde Genel Kurul toplantısının yapıldığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre ise aktif malvarlığının 7.964,450,55 TL olduğu, usulüne uygun organlarının teşekkül ettiği ve aktif mal varlığı ile ticari hayatın içerisinde bulunduğu gerekçesiyle bu şirket açısından davacının haklı nedenle fesih koşulları ispatlanamadığından davanın reddine,... Satış Pazarlama Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti.'nin usulsüz yönetildiğini yine... Deri Ürünleri Tekstil Gıda Ticaret Ltd. Şti.'nin gayri faal olduğu, herhangi bir iş yapmadığını iddia ederek feshini talep ettiğini, benimsenen bilirkişi raporunda... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketinin özvarlık değerinin 508.995,85 TL olduğu Üç El Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin özvarlığının 1.016.883,31 TL olduğu ve her iki şirketinde aktif malvarlıklarının bulunduğu,... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketinin kurulduğu 2002 yılından buyana aktif olarak yönetim organlarının oluştuğu ve kararların alındığı yine... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Ticaret Limitedd şirketinin kurulduğu 2007 yılından beridir aktif organlarının oluştuğu ve ticaret sicil gazetesinde ilanlarının yapıldığı ticari hayatta aslolanın şirketlerin devamı olduğu, alınan bilirkişi raporunda şirketlerin aktif malvarlıklarının olması ve her şirketin ayrı ticari defterlerini tutması ve yetkili kurullarının usulüne uygun oluştuğu ve aktif malvarlıkları ile ticari hayatlarına devam ettikleri gerekçesiyle haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davanın ise,... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin 09.01.2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın ortaklıktan haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye müracat edilmesine karar verildiği, davacı şirketin ortaklarını ..., ... ve ... olduğu, ...'nun ortaklık payının %33.34, ...'nın ortaklık payının %33.33...'ın ortaklık payının %33.33 olduğu, ceza dosyalarında davalı ... ile diğer şirket yöneticileri ... ve ... arasında husumet oluştuğu, ceza dosyalarındaki kesinleşen Manisa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/584 ve Manisa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 201/270 E. sayılı dosyalarında davalı ... Hakkında hakaret suçunda ceza verilmesi ve kesinleşmesi nedeni ile ceza mahkemelerince eylemin oluş şekillerinin bağlayıcılığı olduğu ve olayların meydana gelişinde ...'ın kusurlu olduğu ve bu olaylar nedeniyle taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı gerekçesiyle davalının davacı şirketten çıkarılması koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ayrılma akçesi olarak 338.927,21 TL'nin tespitine ve ayrılma akçesinin davacı tarafından ödenmesine, ayrılma akçesine karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalının şirketteki hisselerinin diğer ortaklara eşit olarak devredilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili ile asıl dava davalılardan ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayrılma akçesi yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşmesi ile muacceliyet kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl dava davalılardan ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dosyası yönünden verilen kararın yerinde olduğunu, fakat birleşen davada hükmolunan ayrılma akçesinin miktarının fazla olduğunu ve faizin de kararın kesinleştiği tarihten itibaren uygulanması gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davalıları ... ve ...'nın istinaf istemlerinin taraf sıfatlarının olmadığı birleşen davaya yönelik olduğu anlaşıldığından birleşen davaya yönelik istinaf yetkileri bulunmaması sebebiyle taleplerinin reddine, birleşen davada davacı şirketin rayiç bedelinin bilirkişi raporu tarihi olan 31.07.2015 tarihine göre belirlendiği, hüküm tarihinin ise 30.11.2017 tarihi olduğu, mahkemece bu rapor benimsenerek rapor tarihine göre belirlenen bedel üzerinden ayrılma akçesinin hesap edildiği, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket rayiç değerinin belirlenerek hesaplanması gerektiği, yargılama boyunca tarafların alınan bilirkişi raporundan karar tarihine kadar bu yönde herhangi bir talep veya itirazlarının bulunmadığı, istinaf başvurusunda da somut bir bilgi, belge sunulmadığından itibar edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 641 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın ayrılma akçesinin ayrılma tarihinde muaccel olduğu, bu tarihin mahkeme kararı ile meydana geldiğinde hükmün kesinleştiği tarih olduğu, ayrılma akçesine kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken karar tarihinden itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava yönünden ... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayrılma akçesi yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşmesi ile muacceliyet kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dosyada ... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Ltd. Şti.,... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş. ve... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin feshi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık birleşen davada, davalı ... z'ın şirket ortaklığından çıkarılması ve ayrılma akçesinin mahkemece tespit edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 529, 530, 531 ve 641 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/830 E. 2018/7880 K.
Ortak:ayrılma akçesi · limited şirket
İncelediğiniz kararda… le ceza mahkemelerince eylemin oluş şekillerinin bağlayıcılığı olduğu ve olayların meydana gelişinde ...'ın kusurlu olduğu ve bu olaylar nedeniyle taraflar arasında «güven ilişkisinin» kalmadığı gerekçesiyle davalının davacı şirketten çıkarılması koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «ayrılma akçesi» olarak 338.927,21 TL'nin tespitine ve ayrılma akçesinin davacı tarafından ödenmesine, ayrılma akçesine karar tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, davalının şirketteki hisselerinin diğer ortaklara eşit olarak devredilmesine karar verilmiştir.
Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayrılma akçesi» yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının «ortaklıktan çıkarılma» kararının kesinleşmesi ile «muacceliyet» kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ayrılma akçesi» yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının «ortaklıktan çıkarılma» kararının kesinleşmesi ile «muacceliyet» kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette» çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131 Esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunduğu anlaşılmakta olup bu dava sonucu davacının «ayrılma akçesi» talebini etkileyecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece davacının çıkma talebinin kabulüne «şirketin zararda» olduğu gerekçesiyle ayrılma akçesine yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
… aşamasındaki beyanlarında şirketin içinin boşaltıldığı iddiasını ısrarla sürdürmüş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, 30.09.2014 tarihi itibariyle «şirketin zararda» olduğu bildirilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131 Esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunduğu anlaşılmakta olup bu dava sonucu davacının «ayrılma akçesi» talebini etkileyecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1950 E. 2018/7602 K.
Ortak:ayrılma akçesi · ortaklıktan çıkarılma · kâr payı · istinaf yoluna başvurulabilirlik · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'nin 09.01.2013 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile davalı ...'ın ortaklıktan haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye müracat edilmesine karar verildiği, davacı şirketin ortaklarını ..., ... ve ... olduğu, ...'nun ortaklık «payının» %33.34, ...'nın ortaklık payının %33.33...'ın ortaklık payının %33.33 olduğu, ceza dosyalarında davalı ... ile diğer şirket yöneticileri ... ve ... arasında «husumet» oluştuğu, ceza dosyalarındaki kesinleşen Manisa 3.
Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayrılma akçesi» yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının «ortaklıktan çıkarılma» kararının kesinleşmesi ile «muacceliyet» kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… birleşen davaya yönelik olduğu anlaşıldığından birleşen davaya yönelik istinaf yetkileri bulunmaması sebebiyle taleplerinin reddine, birleşen davada davacı şirketin «rayiç bedelinin» bilirkişi raporu tarihi olan 31.07.2015 tarihine göre belirlendiği, hüküm tarihinin ise 30.11.2017 tarihi olduğu, mahkemece bu rapor benimsenerek rapor tarihine göre belirlenen bedel üzerinden ayrılma akçesinin hesap edildiği, «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilen ortağın «payının», karar tarihine en yakın tarihteki şirket «rayiç değerinin» belirlenerek hesaplanması gerektiği, yargılama boyunca tarafların alınan bilirkişi raporundan karar tarihine kadar bu yönde herhangi bir talep veya itirazlarının bulunmadığı, istinaf başvurusunda da somut bir bilgi, belge sunulmadığından itibar edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 641 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın ayrılma akçesinin ayrılma tarihinde «muaccel» olduğu, bu tarihin mahkeme kararı ile meydana geldiğinde «hükmün kesinleştiği» tarih olduğu, ayrılma akçesine kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken karar tarihinden itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. ortakları olduğu, ortaklar arasındaki çekişmelerin şirket faaliyetlerine zarar verdiği, davalıların da şirketten çıkarılmayı rayiç «ayrılma akçesi» karşılığında kabul ettikleri gerekçesiyle ....nın 640.md gereğince davalı ortakların davacı şirket «ortaklığından çıkarılmalarına», ....nın 641.maddeye göre hesaplanan ayrılma akçesinin davalılara ödenmesine, Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 80.298,62 TL karar harcının, peşin olarak alınan 24,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 80.274,32 TL harcın davacı şirketten tahsiline, davacılar vekili yararına ölçümlenen 1.800,00 TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacılara verilmesine, birleşen dosyada ise asıl davada davalıların ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğinden birleşen davanın reddine k …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre asıl davada, ....nın 640/3 maddesi uyarınca açılıp görülen davada, «ortaklıktan çıkarma» talep hakkını «münhasıran» şirkete ait olması, davacı ortakların asıl davada, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bu kişiler tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği re'sen dikkate alınarak, davada davacı şirketin, davalı ortakların paylarının gerçek değerinin belirlenerek ...'nın 640.maddesi uyarınca «ortaklıktan çıkarılmalarına» karar verilmesinin talep edilmesi, mahkemece, yargılama sonucunda, davalıların paylarının gerçek değerinin belirlenerek ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesine rağmen, hüküm fıkrasında «maddi hata» sonucu çıkarılmaya ilişkin ...'nın 640.maddesi yerine çıkmaya ilişkin aynı Kanun'un 638/2.maddesinin yazılması, davacı vekilinin ortaklıktan çıkarmanın ferisi nitelikte olan «çıkma payı alacağının» maktu harca tabi olması ve bu harcın davadan «haksız çıkan» taraftan tahsili gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddi ile ...
… n kaldırılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddine, asıl dava yönünden resen taraf sıfatı dikkate alınarak hükmün kaldırılmasına, davacılar ... ve ...'ın davasının «aktif husumet» yönünden reddine, davacı şirketin davasının kabulü ile davalıların ....nın 640/3.fıkrası gereğince davacı şirket «ortaklığından çıkarılmalarına», ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar için ....nın 641/I.maddesi gereğince hesaplanan ayrılma akçesinin davacı şirketten alınarak davalılara ödenmesine, Harçlar Kanun'u gereğince alınması gereken 31,40.TL karar harcından, peşin olarak alınan 24,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 7,10.TL harcın asıl davada davalılardan tahsiline, hükümde belirlenen fazla harcın tahsil edilmesi halinde hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine, davacı şirket yararına belirlenen 1.800,00.TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · ortaklıktan çıkarma · çıkma payı · kâr payı alacağı · infazda tereddüt · aktif husumet · maddi hata · münhasırlık
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre asıl davada, ....nın 640/3 maddesi uyarınca açılıp görülen davada, «ortaklıktan çıkarma» talep hakkını «münhasıran» şirkete ait olması, davacı ortakların asıl davada, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bu kişiler tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği re'sen dikkate alınarak, davada davacı şirketin, davalı ortakların paylarının gerçek değerinin belirlenerek ...'nın 640.maddesi uyarınca «ortaklıktan çıkarılmalarına» karar verilmesinin talep edilmesi, mahkemece, yargılama sonucunda, davalıların paylarının gerçek değerinin belirlenerek ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesine rağmen, hüküm fıkrasında «maddi hata» sonucu çıkarılmaya ilişkin ...'nın 640.maddesi yerine çıkmaya ilişkin aynı Kanun'un 638/2.maddesinin yazılması, davacı vekilinin ortaklıktan çıkarmanın ferisi nitelikte olan «çıkma payı alacağının» maktu harca tabi olması ve bu harcın davadan «haksız çıkan» taraftan tahsili gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddi ile ...
… n kaldırılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddine, asıl dava yönünden resen taraf sıfatı dikkate alınarak hükmün kaldırılmasına, davacılar ... ve ...'ın davasının «aktif husumet» yönünden reddine, davacı şirketin davasının kabulü ile davalıların ....nın 640/3.fıkrası gereğince davacı şirket «ortaklığından çıkarılmalarına», ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar için ....nın 641/I.maddesi gereğince hesaplanan ayrılma akçesinin davacı şirketten alınarak davalılara ödenmesine, Harçlar Kanun'u gereğince alınması gereken 31,40.TL karar harcından, peşin olarak alınan 24,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 7,10.TL harcın asıl davada davalılardan tahsiline, hükümde belirlenen fazla harcın tahsil edilmesi halinde hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine, davacı şirket yararına belirlenen 1.800,00.TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/400 Esas, 2016/902 Karar sayılı kararının kısmen kaldırılmasına karar verilerek, ilk derece mahkemesi hükmünde hangi fıkraların kaldırılarak hangilerinin bırakılmasına karar verildiği de gösterilmeksizin «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2571 E. 2017/5023 K.
Ortak:şirketin feshi · limited şirket · kâr payı · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davanın davalı «şirketin feshine» yönelik olduğundan şirket ortakları olan ..., ..., ... ve ... bakımından açılamayacağından bu davalılara yönelik açılan davanın «pasif husumet yokluğu» sebebiyle reddine, davacı...
Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Ticaret Limitedd şirketinin kurulduğu 2007 yılından beridir aktif organlarının oluştuğu ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilanlarının» yapıldığı ticari hayatta aslolanın şirketlerin devamı olduğu, alınan bilirkişi raporunda şirketlerin aktif «malvarlıklarının» olması ve her şirketin ayrı «ticari defterlerini» tutması ve yetkili kurullarının usulüne uygun oluştuğu ve aktif malvarlıkları ile ticari hayatlarına devam ettikleri gerekçesiyle «haklı nedenle fesih» koşullarının oluştuğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin 09.01.2013 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile davalı ...'ın ortaklıktan haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye müracat edilmesine karar verildiği, davacı şirketin ortaklarını ..., ... ve ... olduğu, ...'nun ortaklık «payının» %33.34, ...'nın ortaklık payının %33.33...'ın ortaklık payının %33.33 olduğu, ceza dosyalarında davalı ... ile diğer şirket yöneticileri ... ve ... arasında «husumet» oluştuğu, ceza dosyalarındaki kesinleşen Manisa 3.
Benzer bu kararda… evam ettirmesi olduğunu ve tek kişi tarafından şirket kurulmasına cevaz verilmesi göz önüne alındığında ve talebin şirkette çıkmaya ilişkin olduğu da gözetildiğinde «şirketin feshi» ve tasfiyesine mahkeme kendiliğinde karar verme imkanı bulunmadığı, somut olayda şirketten çıkmaya ilişkin haklı nedenin bulunduğu, öte yandan şirketin gayri faal olması nedeniyle çıkma halinde mali durumunun etkilenme olanağı da bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile yapılan hesaplamaya göre davacının «çıkma payının» 166.361,53 TL olduğu, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmiştir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, davacı ortağın «limited şirketten» «çıkma payının» hesaplanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilanço esası · limited şirkette ortaklıktan çıkma · esas sermaye payı · çıkma payı · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · dava sebebi · teminat
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK 641/1 maddesi hükmü “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, «esas sermaye payının» gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” gereğince «ortaklıktan çıkma payının», şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekirken, şirketin «defter» kayıtlarına göre «bilanço esas» değeri üzerinden davacı hissesine isabet eden miktarı belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle b …
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, davacı ortağın «limited şirketten» «çıkma payının» hesaplanması yoluna gidilmiştir.
… evam ettirmesi olduğunu ve tek kişi tarafından şirket kurulmasına cevaz verilmesi göz önüne alındığında ve talebin şirkette çıkmaya ilişkin olduğu da gözetildiğinde «şirketin feshi» ve tasfiyesine mahkeme kendiliğinde karar verme imkanı bulunmadığı, somut olayda şirketten çıkmaya ilişkin haklı nedenin bulunduğu, öte yandan şirketin gayri faal olması nedeniyle çıkma halinde mali durumunun etkilenme olanağı da bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile yapılan hesaplamaya göre davacının «çıkma payının» 166.361,53 TL olduğu, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8313 E. , 2023/2272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/350 Esas, 2021/582 Karar
KARAR Kısmen kabul
İLK DERECE
MAHKEMESİ Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2013/97 E., 2017/379 K.
BİRLEŞEN DAVA
Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/398 E.
Taraflar arasındaki asıl davada şirketin feshi ve birleşen davada ortaklıktan çıkarılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı- birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili ile asıl dava davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş.'nin 4000/12000 hisse ile ortağı bulunduğu, ... Paz. Org. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 400/1200 hisse ile ortağı bulunduğu, 220/960 hisse ile ortağı bulunduğu... Deri Ürünleri Tekstil Gıda Tic. Ltd. Şti. ortağı bulunduğunu, davalı... Ayakkabı San. ve Tic A.Ş.'nin 2009 yılından bu tarafa şirket genel kurul yapmadığını, şirketin sadece kağıt üzerinde yönetim kurulu olmadan gayrifaal olarak varlığını sürdürdüğünü, şirket merkezi olarak kayıtlarda gösterilen adresin diğer davalı şirket olan... Satış Dağıtım Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bu şirketin merkezi ve imalat yeri olarak kullanıldığını,...
Satış Paz. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. Şirket müdürleri tarafından usulsüz bir şekilde yönetildikleri Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/170 D. İş dosyası ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sabit olduğunu,... Deri Ürünleri Ltd. Şti.'nin ise gayri faal olduğunu ve hiçbir iş yapmadığını, davalı... A.Ş.'nin sadece Ticaret sicili kayıtlarında var gözükmekte olduğunu, sadece Manisa İli, Merkez İlçesi, Veziroğlu Köyü 3885 parsel de bulunan Bahçeli fabrika binası ve müştemilatı ve tarla vasıflı Taşınmazın 472/871 hissesine sahip olduğunu, ... Satış Dağıtım Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu bir şirket olduğunu, şirketin mali işler müdürü olduğunu belirten ... tarafından Manisa 3 İş Mahkemesinin 2012/222 E.
sayılı davasının 17.07.2013 tarihli duruşmasında tanık olarak vermiş olduğu beyanlarda kendisinin davalı şirketin mali işlerini yaptığını ve... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş.'nin gayri faal şirket olduğunu belirttiğini, ayrıca müvekkilinin diğer davalılar ..., ve ...'nın ortağı olduğu diğer davalı... Pazarlama Dağıtım Organizasyon Ltd. Şti.'nin davalı... A.Ş.'ye ait taşınmazda bulunan adresinde yapılan tespitte bu şirketin usulüne uygun idare edilmediği ve hesaplarının gayri resmi olmak üzere iki defter üzerinden yürütüldüğünün tespit edildiğini, yine aynı mahkemenin 2013/20 E. sayılı davası ile davalı şirketlere kayyum atanması için mahkemeden istemde bulunduğunu, yine... Sat. Dağ. Org. San. ve Tic.
Ltd. Şti. Aleyhine Manisa 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/222 E. sayılı dosyası ile şirket müdürlerinin azli davasının müvekkili tarafından açıldığını, davalı şirketlerin gerek ortaklık yapıları gerekse organik ve fiili irtibatları nedeniyle bir bütün olarak ve numaralarını belirttikleri tespit dosyası ve diğer davalar ile birlikte ele alındığı zaman müvekkilinin davalı şirketlerin feshini istemekte haklı olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek... Ayakkabı San. Tic. A.Ş.’nin 2009 tarihinden itibaren (4 yıldır) genel kurulunun toplanmaması, şirketin yönetim kurulunun olmaması, şirketin borçlu olması, gayrifaal olarak varlığını devam ettirmesi ve işletme konusunun imkansız hale gelmesi,... Deri ürn.
Teks. ve Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin hiçbir faaliyetinin olmaması,... Paz.Sat. Dağ. Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iyi yönetilemediğini ve yasaya aykırı muhasebe yapıldığına ilişkin alınan bilirkişi raporu gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 529, 530 ve 531 inci maddeleri gereğince şirketlerin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirketin kurucusu ve ortağı olduğunu, davalının davacı şirketteki ortaklıkları ile asıl davada ki iki şirkette daha ortaklığı bulunduğunu, her üç şirketin de aile şirketi olduğu ve ayakkabıcılık sektöründe... markası altında üretilen ürünlerin tüketicinin beğenisinin kazandığını, kalitesinin tescillenmiş ürünler olduğunu, davalının şirket ortağı olmanın vakarına yakışmayacak şekilde ortağı olduğu şirketler ve diğer ortakları ... ile ... aleyhine hareket ettiğini, ortaklara hakaret, küfür ve tehditte bulunmuş Manisa Asliye Hukuk Mahkemelerinde ortakları aleyhinde davalar ikame etmiş bu davranışları artık çekilmez hale geldiğinden davalıdan bu davranışlarına son vermesi istenmiş bu davranışlar son bulmayınca anlaşarak ayrılmak istemişler davalıya teklifler sunulmuş, hatta kendilerinin dahi ayrılabileceklerini söylemişler, fakat davalı teklifleri kabul etmediği gibi zarar verici davranışlarına da devam etmiş, davacının mahkeme kararı ile çıkarılması gündemli ortaklar kurulu toplantısını yapmaya karar verdiklerini davacının bu toplantılara katılmadığını, davalının şirketlerdeki temsil yetkilerinin diğer ortaklarca usulsüz olarak kaldırıldığı, şirketin diğer ortakların menfaati doğrultusunda kötü yöneltildiği ve kendisinin şirketi sokulmadığı, şirketlere kayyım atanması iddiaları ile davalar açtığını, ayrıca davalının ortaklarına karşı hakaret ve küfürden dolayı Sulh Ceza Mahkemelerinde davalar açıldığını ve bu kamu davalarının sonuçlanarak davalının üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiğini, bütün bu davranışları ile kendisi ile şirket ortaklığının yürütülmesini çekilmez hale getiren davalının bizzat kendisi olduğunu, davalının ayrıca rekabet yasağına da aykırı davrandığını, dava konusu şirketlerde eskiden çalışan...
ile oğlu olan...’ın ortak olduğu "Ayakkabı Toptan Ticareti" konulu işyerini kurduğunu, bu durumunda rekabet yasağına aykırı bir tutum ve davranış olduğunu ileri sürerek davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını ve ayrılma akçesinin mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; diğer iki ortağın şirketi ile geçirmeyi zihinlerinde planladığını, müvekkilini şirketin merkezine sokmadıklarını, müvekkilinin kirasını ödemeyip, su, elektrik, ve doğalgazını kestirmek suretiyle ekonomik çöküntüye uğratarak kendi istedikleri duruma getirmeye çalıştıklarını, şirkette çalışan oğlu...’ı kovarak yine bir ekonomik zorluk yaratma gayreti ile birlikte istedikleri gibi çalışma ortamı yaratma amacı güttüklerini, müvekkilinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasında ise açılan işyeri ile müvekkilinin bir ilgisi ve bağlantısı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davanın davalı şirketin feshine yönelik olduğundan şirket ortakları olan ..., ..., ... ve ... bakımından açılamayacağından bu davalılara yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davacı... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2009 yılından bu yana genel kurul toplantılarını yapmadığı ve yönetim kurulu olmadan gayri faal olarak varlığını sürdürdüğünü iddia ederek feshini talep ettiğini, ancak 2008 tarihli Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süre ile ..., ... ve ...nın seçildiğini, 21.08.2013 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yapıldığı ve bu toplantıda Genel Kurul Toplantısının yapılmasına yönelik karar alındığı ve bu karara istinaden 06.09.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde Genel Kurul Toplantısına davet yazısının ilan edildiği ve 23.09.2013 tarihinde Genel Kurul toplantısının yapıldığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre ise aktif malvarlığının 7.964,450,55 TL olduğu, usulüne uygun organlarının teşekkül ettiği ve aktif mal varlığı ile ticari hayatın içerisinde bulunduğu gerekçesiyle bu şirket açısından davacının haklı nedenle fesih koşulları ispatlanamadığından davanın reddine,...
Satış Pazarlama Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti.'nin usulsüz yönetildiğini yine... Deri Ürünleri Tekstil Gıda Ticaret Ltd. Şti.'nin gayri faal olduğu, herhangi bir iş yapmadığını iddia ederek feshini talep ettiğini, benimsenen bilirkişi raporunda... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketinin özvarlık değerinin 508.995,85 TL olduğu Üç El Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin özvarlığının 1.016.883,31 TL olduğu ve her iki şirketinde aktif malvarlıklarının bulunduğu,... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Limited Şirketinin kurulduğu 2002 yılından buyana aktif olarak yönetim organlarının oluştuğu ve kararların alındığı yine... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Ticaret Limitedd şirketinin kurulduğu 2007 yılından beridir aktif organlarının oluştuğu ve ticaret sicil gazetesinde ilanlarının yapıldığı ticari hayatta aslolanın şirketlerin devamı olduğu, alınan bilirkişi raporunda şirketlerin aktif malvarlıklarının olması ve her şirketin ayrı ticari defterlerini tutması ve yetkili kurullarının usulüne uygun oluştuğu ve aktif malvarlıkları ile ticari hayatlarına devam ettikleri gerekçesiyle haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davanın ise,... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin 09.01.2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın ortaklıktan haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye müracat edilmesine karar verildiği, davacı şirketin ortaklarını ..., ... ve ... olduğu, ...'nun ortaklık payının %33.34, ...'nın ortaklık payının %33.33...'ın ortaklık payının %33.33 olduğu, ceza dosyalarında davalı ... ile diğer şirket yöneticileri ... ve ... arasında husumet oluştuğu, ceza dosyalarındaki kesinleşen Manisa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/584 ve Manisa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 201/270 E. sayılı dosyalarında davalı ... Hakkında hakaret suçunda ceza verilmesi ve kesinleşmesi nedeni ile ceza mahkemelerince eylemin oluş şekillerinin bağlayıcılığı olduğu ve olayların meydana gelişinde ...'ın kusurlu olduğu ve bu olaylar nedeniyle taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı gerekçesiyle davalının davacı şirketten çıkarılması koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ayrılma akçesi olarak 338.927,21 TL'nin tespitine ve ayrılma akçesinin davacı tarafından ödenmesine, ayrılma akçesine karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalının şirketteki hisselerinin diğer ortaklara eşit olarak devredilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili ile asıl dava davalılardan ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayrılma akçesi yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşmesi ile muacceliyet kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl dava davalılardan ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dosyası yönünden verilen kararın yerinde olduğunu, fakat birleşen davada hükmolunan ayrılma akçesinin miktarının fazla olduğunu ve faizin de kararın kesinleştiği tarihten itibaren uygulanması gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davalıları ... ve ...'nın istinaf istemlerinin taraf sıfatlarının olmadığı birleşen davaya yönelik olduğu anlaşıldığından birleşen davaya yönelik istinaf yetkileri bulunmaması sebebiyle taleplerinin reddine, birleşen davada davacı şirketin rayiç bedelinin bilirkişi raporu tarihi olan 31.07.2015 tarihine göre belirlendiği, hüküm tarihinin ise 30.11.2017 tarihi olduğu, mahkemece bu rapor benimsenerek rapor tarihine göre belirlenen bedel üzerinden ayrılma akçesinin hesap edildiği, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın payının, karar tarihine en yakın tarihteki şirket rayiç değerinin belirlenerek hesaplanması gerektiği, yargılama boyunca tarafların alınan bilirkişi raporundan karar tarihine kadar bu yönde herhangi bir talep veya itirazlarının bulunmadığı, istinaf başvurusunda da somut bir bilgi, belge sunulmadığından itibar edilmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 641 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortağın ayrılma akçesinin ayrılma tarihinde muaccel olduğu, bu tarihin mahkeme kararı ile meydana geldiğinde hükmün kesinleştiği tarih olduğu, ayrılma akçesine kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken karar tarihinden itibaren faiz uygulanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava yönünden ... Paz. Tic. Ltd. Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayrılma akçesi yönünden hüküm kurulan miktarın fazla olduğunu, ayrılma akçesinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunun 2015 yılına ait olduğunu yani karar tarihi ile arasında çok zaman geçtiğini, bu sürede şirketin ekonomik durumu, aktif ve pasif dengesinin değiştiğini, bunun yanı sıra ayrılma akçesine uygulanan faiz başlangıcının ortaklıktan çıkarılma kararının kesinleşmesi ile muacceliyet kazanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dosyada ... Deri Ürünleri Tekstil ve Gıda Ticaret Ltd. Şti.,... Ayakkabı San. ve Tic. A.Ş. ve... Pazarlama Satış Dağıtım Organizasyon ve Tic. Ltd. Şti.'nin feshi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık birleşen davada, davalı ... z'ın şirket ortaklığından çıkarılması ve ayrılma akçesinin mahkemece tespit edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 529, 530, 531 ve 641 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932791700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz