6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetkiye itirazın kişiye özgü kapsamı ve icra dairesi yetkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2070 E. 2022/1523 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Bankacılık işlemi (kredi sözleşmesi) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasının dinlenilebilmesi için takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış olması özel bir dava şartıdır ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse bu husus mahkemece kendiliğinden gözetilir. Borçlulardan biri kendisi adına yetkiye itiraz ettiğinde, bu itiraz açıkça belirtilmediği sürece diğer borçlu (örn. şirket) bakımından da geçerli sayılamaz; her borçlunun itirazı kendi kapsamıyla sınırlıdır. Alacaklının yetkiye itirazı kabul etmesinden sonra bundan dönülemez; icra müdürlüğünün tefrik/gönderme işlemini yerine getirmemesi de yetkisiz icra dairesini yetkili hale getirmez. Yetkili icra dairesi İİK 50/1 yollamasıyla HMK'nın genel (m.6) ve özel (m.10) yetki kuralları ile TBK 89/1'e göre belirlenir; sözleşmede yetki kaydı varsa ve kanuni yetkili yerler saklı tutulmamışsa bu kayıt münhasır yetki sağlar. Yetkisiz yerde açılan takipte, itiraz eden borçlu yönünden yetki seçim hakkı borçluya geçer. Ayrıca, tasfiye halindeki bir şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediği ve tasfiye memurunun itiraz yetkisi araştırılmadan, salt diğer borçlunun yetkiye itirazına dayanılarak şirket bakımından da usulden ret kararı verilemez; her borçlu için hukuki durum ayrı ayrı belirlenmelidir.

Ele alınan sorunlar

Yetkiye itirazın borçlu şirket bakımından da geçerli olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, ...'in yetkiye itirazının yalnızca kendisi adına yapıldığını, borçlu şirket adına yetkiye itiraz edilmediğini, şirkete ilişkin adres bilgisi de verilmediğini, bu nedenle şirket bakımından yetkili olmayan icra dairesinde takip yapıldığı kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: ... tarafından yapılan itirazda açıkça kendisi adına icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği belirtildiğinden, şirketin de icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğinin kabulü doğru olmamıştır. Davalı şirket bakımından yetkiye itiraz bulunmadığı dikkate alınarak şirketin hukuki durumunun ayrıca belirlenmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetkiye itirazın kabulünden dönülüp dönülemeyeceği ve tefrik işleminin yapılmamasının sonucu → kabul

Gerekçe: İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından biri, takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılması özel dava şartı niteliğinde olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece bu husus kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Alacaklı vekili tarafından ... yönünden icra dairesinin yetkisine itirazın kabul edildiği ve dosyanın yetkili Antalya İcra Dairesine gönderilmesinin talep edildiği, ancak icra dairesince tefrik ve gönderme işleminin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yetkiye itiraz kabul edildikten sonra geriye dönülemeyeceği gibi, icra müdürlüğünce tefrik işleminin yapılmaması da yetkisiz icra dairesinin yetkili hale gelmesi sonucuna yol açmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetkili icra dairesinin belirlenmesi (genel yetki, sözleşmeden doğan yetki, TBK 89/1) → kabul

Gerekçe: Yetkili icra dairesi, İİK'nın 50/1 maddesi yollamasıyla HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK'nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK'nın 89/1 maddesine göre aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Temlik eden alacaklının adresi Kağıthane/İstanbul olup kredi sözleşmesinde Beyoğlu İcra Daireleri yetkili kılınmıştır; Beyoğlu İcra Dairesi İstanbul (Çağlayan) İcra Daireleri ile birleştiğinden, sözleşmede kanunen yetkili yerlerin yetkisi saklı tutulmadığından İstanbul İcra Dairelerinin münhasır yetkili olduğu kabul edilmelidir. Davacı alacaklının, alacaklının ikametgahı ve yetki sözleşmesi gereği İstanbul, borçlu ikametgahı nedeniyle Antalya İcra Dairelerinde takip yapma hakkı bulunduğu halde yetkisiz İstanbul Anadolu İcra Dairesinde takip başlatılması nedeniyle, ... yönünden yetkili yeri seçim hakkının borçluya geçtiği ve alacaklı vekilinin kabulü dışında ...'in icra dairesinin yetkisine itirazında haklı olduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediği ve tasfiye memurunun itiraz yetkisi araştırılmadan usulden ret verilmesi → kabul

Gerekçe: Şirketin adresi itibariyle Antalya Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğu ve İstanbul Ticaret Sicili tarafından bu yönde bilgi verildiği halde şirketin durumu Antalya Ticaret Sicilinden araştırılmamış; icra takibi ve dava sırasında şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediği, bu bağlamda tasfiye memurunun borca itirazının geçerli olup olmadığı belirlenmeden, usulüne uygun bir yetki itirazı varmışçasına yetkili yerde icra takibi yapılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı şirketin icra dairesinin yetkisine itirazı olmadığı dikkate alınarak, hukuki durumu belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın; borçlulardan birinin kendisi adına yaptığı yetkiye itirazın diğer borçlu (şirket) bakımından genişletilemeyeceği, alacaklının yetkiye itirazı kabulünden sonra dönemeyeceği ve icra müdürlüğünün tefrik işlemini yapmamasının yetkisiz daireyi yetkili kılmayacağı yönündeki tespitleri, itirazın iptali davalarında yetki dava şartının değerlendirilmesi açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
İtirazın iptali davasında, sözleşmede kanunen yetkili yerlerin yetkisi saklı tutulmamışsa yetki sözleşmesiyle belirlenen icra dairesi münhasır yetkilidir; ayrıca genel yetki kuralı gereği borçlunun yerleşim yeri ve HMK 10 gereği ifa yeri icra daireleri de yetkilidir. Yetkisiz yerde takip yapılması halinde ve borçlunun buna itiraz etmesi durumunda, yetkili yeri seçme hakkı borçluya geçer.
Dava şartı
İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun yapılmış olması özel bir dava şartıdır ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yetkiye itiraz özel dava şartı genel yetki sözleşmeden doğan yetki münhasır yetki tasfiye memuru tüzel kişilik tefrik

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 50/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 10HMK 353(1)a-4-6HMK 353(1)-a · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2070

KARAR NO 2022/1523

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/05/2022

NUMARASI 2021/111 Esas - 2022/338 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık işlemi )

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/10/2022

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirket ile ... A.Ş. arasında 07/03/2012 tarihinde ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini ve borçlu şirket için ...'in kefil olduğunu, ödemelerin yapılmaması üzerine 26/09/2013 tarihinde borçlunun kredi sözleşmesinde belirttiği adreslere ihtarname gönderildiğini, sonrasında müvekkilinin alacağı temlik aldığını, söz konusu borç için davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla borcun tamamına itiraz ettiğini, borçlu davalının kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz etmediği gibi borcun ödenmesi konusunda da herhangi bir girişimde bulunmadığını, başlatılan icra takibine ve ferilerine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, itirazın iptali davasına konu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı ilamsız takip dosyasında davalı ... kendi adına ve şirketi temsilen icra dairesinin yetkisine, yetkili icra dairesini de göstererek usulüne uygun itiraz ettiği, genel yetki kuralına göre yetkili mahkeme ve icra daireleri borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davacı alacaklı vekilinin sunduğu 16/11/2020 tarihli dilekçe ile; borçlu ... tarafından yapılan yetki itirazına ilişkin itirazı kabul ettiğini, borçlu ... yönünden dosyanın tefriki ile Antalya İcra Dairesine gönderilmesini talep ettiği, davalı şirket tasfiye memurluğuna ...'in atandığının belirlendiğini, ...'in davalı borçlu şirketin tasfiye memuru olması sebebiyle itirazı kendi adına ve şirket adına yaptığının kabulü gerektiği , davacı alacaklı vekilinin ise yine icra dosyasına sunduğu dilekçe ile davalıların yetki itirazını kabul ettiğinden dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi gerektiği halde itirazların iptali için dava açıldığının anlaşıldığı, takibin yapıldığı İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi yetkili olmadığından, davalılar aleyhine yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı şirket ile ...A.Ş. arasında 07/03/2012 tarihinde ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini ve ...'in kefil olduğunu, kat ihtarı sonrasında müvekkilinin alacağı temlik aldığını, borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dosyanın ... yönünden tefrikine ve yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi talep edilmişse de icra müdürlüğünce bugüne kadar bu yönde herhangi bir işlem yapılmadığını, bu haliyle dava konusu takibin usulen varlığını sürdürdüğü açıkken mahkemece usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ...

07. 09.2020 tarihli dilekçesinde kendi adına ve diğer borçlu şirket adına adına borca itiraz ederken, yetkiye itirazı yalnızca kendi adına kendisi için olduğunu ayrıca ve açıkça belirtmek suretiyle yaptığını, yapılan yetki itirazında sadece ... adına doğru adres gösterildiğini, şirkete ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, borçlu şirketin adresini "... Mah. ... Sok. No:../A/B Kağıthane/İstanbul" olarak yazdığını, 16.11.2020 tarihli dilekçe ile borçlu/ kefil ...'in yetki itirazını kabullerinin yalnızca borçlu ...'e karşı yapılan icra takibi için geçerli olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılarak davanın yeniden görülerek itirazın iptali ile takibe devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirkete temlik eden tarafından kullandırılan araç kredisi nedeniyle imzalanan 07.03.2012 tarihli kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından borçlu şirket ve kefili aleyhine başlatılan icra takibinde, ... tarafından kendisi adına borca itiraz ile birlikte Antalyada ikamet ettiğinden bahisle icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş, diğer davalı asıl borçlu şirket bakımından ise sadece borca itiraz edilmiştir. İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından birisi de, takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılması özel dava şartı niteliğinde olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla, mahkemece bu hususun kendiliğinden dikkate alınması gerekir.

İlk derece mahkemesince ,şirkete tasfiye memuru atandığının tesbit edilmesi nedeniyle itirazın şirket bakımından geçerli olduğu kabul edilmiş ise de; açıkça ... bakımından icra dairesinin yetkiye itiraz edildiği belirtildiğinden şirketin icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğinin kabulü de doğru olmamıştır. Alacaklı vekili tarafından, icra dairesinin yetkisine itirazın ... yönünden kabul edilerek dosyanın yetkili bulunan Antalya İcra Dairesine gönderilmesi talep edildiği halde tefrik ve gönderme işleminin İcra Dairesince yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Yetkiye itiraz kabul edildikten sonra geriye dönülemeyeceği gibi, icra müdürlüğünce tefrik işlemi yapılmaması da yetkisiz icra dairesinin yetkili hale gelmesi sonucuna yol açmaz.

Yetkili icra dairesi, İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği, genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda; temlik eden alacaklının adresinin Kağıthane/ İstanbul olduğu, kredi sözleşmesinde Beyoğlu İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Buna göre kredi sözleşmesinin imzalandığı 07.03.2012 tarihinde Beyoğlu İcra Daireleri İstanbul (Çağlayan) İcra Daireleri ile birleştiğinden Beyoğlu İcra Dairesinin İstanbul (Çağlayan) anlaşılması gerekmektedir.

Sözleşmede kanunen yetkili yerlerin yetkisi saklı tutulmadığından İstanbul İcra Dairelerinin münhasır yetkili olduğunun kabulü gerekir. Buna göre davacı alacaklının; alacaklının ikametgahı ve yetki sözleşmesi gereği İstanbul, borçlu ikametgahı nedeniyle Antalya İcra Dairelerinde takip yapma hakkı mevcut olduğu halde yetkisiz olan İstanbul Anadolu İcra Dairesinde takip başlattığından ... yönünden yetkili yeri seçim hakkı borçluya geçtiğinden ... yönünden yetki itirazının alacaklı vekili tarafından kabulü dışında icra dairesinin yetkisine itirazında haklı olduğunun kabulü gerekir. Davalı asıl borçlu şirket bakımından ise şirketin sözleşmede yazıldığı ve sunulan tasfiye ilan örneklerinden şirketin tasfiye halinde olduğu, tasfiye memuru olarak davalı müteselsil kefilin atandığı anlaşılmakta ise de şirketin adresi itibariyle Antalya Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğu anlaşıldığı ve İstanbul Ticaret Sicili tarafından bilgi verildiği halde şirketin Antalya Ticaret Sicilinden durumu araştırılmamış, icra takibi ve dava sırasında şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediği bu meyanda tasfiye memurunun borca itirazının geçerli olup olmadığı belirlenmeden usulüne uygun bir yetki itirazı varmışcasına yetkili yerde icra takibi yapılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davalı şirketin icra dairesinin yetki itirazı olmadığı dikkate alınarak , hukuki durumu belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına, eksiklikler giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 Tarih 2021/111 Esas - 2022/338 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/93275 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.