6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Faydalı model hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6327 E. 2023/2204 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkikat keşif ara karar hakkaniyet ihtiyati tedbir olumsuz oy rücu maddi ve manevi tazminat esastan ret maddi tazminat haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/442 E., 2019/236 K.

Taraflar arasındaki asıl davada faydalı model hakkı ihlali, haksız rekabetin tespiti, ref'i, men'i ile maddi ve manevi tazminat, karşı davada faydalı model hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin stadyum koltuk imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ülkenin önde gelen firmalarından biri olup 2013/02239 sayılı faydalı model belgesine sahip olduğunu, davalının Toplu Konut İdaresi merkez binasında ticari amaçlı sergilenmek suretiyle satışa sunulan stadyum koltuklarının müvekkilinin faydalı model belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumun Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/33 D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan keşif ile tespit edildiğini, davalının 2016/04413 no.lu tasarım tescilinin bir savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini, davalı eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet ve faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i ve ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş, karşı davada 2013/02239 sayılı faydalı modelin yeni olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili ürününün davacı-karşı davalının faydalı model konusu ürününden farklı olduğunu, müvekkilinin ürünü ile ilgili olarak 2005/00467 ve 2016/04413 sayılı tasarım tescillerinin olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, 2013/02239 sayılı faydalı modelin, müvekkilinin 2011 yılından bu yana piyasaya sürdüğü Lupo model koltuk, US20040100134A sayılı patent, NL34741 sayılı patent ve Alman Stechert Polonya Forum seating firmalarına ait ürünler karşısında yeni olmadığını ileri sürerek 2013/02239 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı karşı davada davalıya ait 2013/02239 sayılı faydalı modelin yeni olduğu, asıl davada davalı karşı davada davacı ürününün dava konusu faydalı model belgesinin tüm istemlerini içerdiği ve davalı eylemlerinin faydalı modelden doğan hakları ihlal ve haksız rekabet niteliğinde bulunduğu, mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 551 sayılı KHK) 140 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 26.639,92 TL olabileceği, faydalı model belgesinin hak sahibine sağladığı imkanların davalı tarafça ihlal edilen boyutu, faydalı modelin izinsiz kullanımına bağlı hak sahibinin ticari hayatta uğrayabileceği olumsuz durum ve koşullar ile tarafların ticari durumları gözetilerek 15.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat talebi bakımından taleple bağlı kalınarak asıl davanın kısmen kabulü ile davalı taraf eyleminin davacının 2013/02239 faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine ve ref'ine, 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın 30.09.2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline, ihtiyati tedbir kararı ile el konulan ve ihlal oluşturan ürünlerin imhasına, hüküm özetinin ilânına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükümsüzlüğü talep edilen davacı faydalı modelinin ana sisteminde yer alan 11 unsurun tamamının daha önce imalatı yapılan Lupo Model stadyum koltuklarında ve diğer delillerinde var olduğunun ispat edilmesine rağmen bilirkişilerce istemler arasında yer almadığı hâlde tarifnameden istemlere yeni bir esaslı unsur eklenerek mülga 551 sayılı KHK'nın 83 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırı rapor tanzim edildiğini, hükme dayanak bilirkişi raporlarının hatalı ve çelişkili olduğunu, 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili tarafından karşı davaya konu faydalı modelden önce kamuya sunulan stadyum koltuklarında bulunmadığı belirtilen unsurların müvekkilinin ürününde bulunduğunu, bilirkişilerce bu unsurların haricen takıldıkları tespitlerinin hatalı olduğunu, 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sonrasında müvekkilinin itirazına konu ürününün bulunduğu mahalde tespit ve inceleme sonucu düzenlenen ek raporun çelişkili olduğunu ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, Mahkemece bu hususta bilirkişilerin duruşmada dinlenmelerine karar verilmesine rağmen bu ara karardan hatalı şekilde rücu edilerek karar verildiğini, dosyaya sundukları teknik mütalaanın dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dayanak dokümanların bir faydalı model belgesinin yeniliğini ortadan kaldırabilmesi için faydalı model belgesinin konusunu oluşturan unsurların tamamının, tekniğin bilinen durumunda yer alan herhangi bir dokümanda aynen açıklanmış olmasının, dolayısıyla tüm unsurların eksiksiz olarak bir dokümanda açıklanmamışsa, diğerlerinin açıklanması hâlinde dahi, faydalı model konusu istemlerin yeni olduğunun kabulünün gerektiği, Mahkemece görüşüne başvurulan ve benimsenen 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ve 09.10.2018 tarihli ek bilirkişi raporlarında da tüm bu hususların incelendiği ve bilirkişi raporunun hüküm kurulması için yeterli bulunduğu, 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ile bu raporu düzenleyen bilirkişilerin davalı karşı davacının dayanak ürününün bilirkişilerce yerinde incelenmesi suretiyle düzenlenen 09.10.2018 tarihli ek bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmadığı, zira Mahkemece bahsi geçen raporları düzenleyen bilirkişilere duruşmada dinlenmeleri için gönderilen davetiyelerin tebliğinden sonra aynı bilirkişilerin dosyaya sundukları 15.02.2019 tarihli ek izahat raporunda davalının dayanak ürünü üzerinde yerinde yaptıkları incelemede 28.03.2018 tarihli raporlarında davalının dayanak ürününde bulunduklarını belirttikleri bazı unsurların bulunmadığını tespit ettiklerini bildirdikleri, ayrıca Mahkemece anılan raporlar arasında çelişki bulunmadığı kabul edilerek bilirkişilerin duruşmada dinlenmesine dair ara karardan rücu edilmesinde ve davalı- karşı davacı tarafça tahkikat aşaması sona erdikten sonra sunulan teknik mütalaanın da dikkate alınmamasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı- karşı davacının, asıl davada hükmedilen tazminat tutarlarına yönelik olarak istinaf itirazı bulunmadığından bu hususların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davalı - karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, faydalı model hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine, karşı dava faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8114 E. 2014/12648 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11750 E. 2014/16806 K.

    Ortak:Faydalı model hükümsüzlüğü

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6327 E.  ,  2023/2204 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1739 Esas, 2021/1008 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/442 E., 2019/236 K.

Taraflar arasındaki asıl davada faydalı model hakkı ihlali, haksız rekabetin tespiti, ref'i, men'i ile maddi ve manevi tazminat, karşı davada faydalı model hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin stadyum koltuk imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ülkenin önde gelen firmalarından biri olup 2013/02239 sayılı faydalı model belgesine sahip olduğunu, davalının Toplu Konut İdaresi merkez binasında ticari amaçlı sergilenmek suretiyle satışa sunulan stadyum koltuklarının müvekkilinin faydalı model belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumun Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/33 D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan keşif ile tespit edildiğini, davalının 2016/04413 no.lu tasarım tescilinin bir savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini, davalı eylemlerinin müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet ve faydalı model hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i ve ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş, karşı davada 2013/02239 sayılı faydalı modelin yeni olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili ürününün davacı-karşı davalının faydalı model konusu ürününden farklı olduğunu, müvekkilinin ürünü ile ilgili olarak 2005/00467 ve 2016/04413 sayılı tasarım tescillerinin olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, 2013/02239 sayılı faydalı modelin, müvekkilinin 2011 yılından bu yana piyasaya sürdüğü Lupo model koltuk, US20040100134A sayılı patent, NL34741 sayılı patent ve Alman Stechert Polonya Forum seating firmalarına ait ürünler karşısında yeni olmadığını ileri sürerek 2013/02239 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı karşı davada davalıya ait 2013/02239 sayılı faydalı modelin yeni olduğu, asıl davada davalı karşı davada davacı ürününün dava konusu faydalı model belgesinin tüm istemlerini içerdiği ve davalı eylemlerinin faydalı modelden doğan hakları ihlal ve haksız rekabet niteliğinde bulunduğu, mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 551 sayılı KHK) 140 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 26.639,92 TL olabileceği, faydalı model belgesinin hak sahibine sağladığı imkanların davalı tarafça ihlal edilen boyutu, faydalı modelin izinsiz kullanımına bağlı hak sahibinin ticari hayatta uğrayabileceği olumsuz durum ve koşullar ile tarafların ticari durumları gözetilerek 15.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat talebi bakımından taleple bağlı kalınarak asıl davanın kısmen kabulü ile davalı taraf eyleminin davacının 2013/02239 faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine ve ref'ine, 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın 30.09.2016 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline, ihtiyati tedbir kararı ile el konulan ve ihlal oluşturan ürünlerin imhasına, hüküm özetinin ilânına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükümsüzlüğü talep edilen davacı faydalı modelinin ana sisteminde yer alan 11 unsurun tamamının daha önce imalatı yapılan Lupo Model stadyum koltuklarında ve diğer delillerinde var olduğunun ispat edilmesine rağmen bilirkişilerce istemler arasında yer almadığı hâlde tarifnameden istemlere yeni bir esaslı unsur eklenerek mülga 551 sayılı KHK'nın 83 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırı rapor tanzim edildiğini, hükme dayanak bilirkişi raporlarının hatalı ve çelişkili olduğunu, 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili tarafından karşı davaya konu faydalı modelden önce kamuya sunulan stadyum koltuklarında bulunmadığı belirtilen unsurların müvekkilinin ürününde bulunduğunu, bilirkişilerce bu unsurların haricen takıldıkları tespitlerinin hatalı olduğunu, 28.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sonrasında müvekkilinin itirazına konu ürününün bulunduğu mahalde tespit ve inceleme sonucu düzenlenen ek raporun çelişkili olduğunu ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, Mahkemece bu hususta bilirkişilerin duruşmada dinlenmelerine karar verilmesine rağmen bu ara karardan hatalı şekilde rücu edilerek karar verildiğini, dosyaya sundukları teknik mütalaanın dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dayanak dokümanların bir faydalı model belgesinin yeniliğini ortadan kaldırabilmesi için faydalı model belgesinin konusunu oluşturan unsurların tamamının, tekniğin bilinen durumunda yer alan herhangi bir dokümanda aynen açıklanmış olmasının, dolayısıyla tüm unsurların eksiksiz olarak bir dokümanda açıklanmamışsa, diğerlerinin açıklanması hâlinde dahi, faydalı model konusu istemlerin yeni olduğunun kabulünün gerektiği, Mahkemece görüşüne başvurulan ve benimsenen 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ve 09.10.2018 tarihli ek bilirkişi raporlarında da tüm bu hususların incelendiği ve bilirkişi raporunun hüküm kurulması için yeterli bulunduğu, 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ile bu raporu düzenleyen bilirkişilerin davalı karşı davacının dayanak ürününün bilirkişilerce yerinde incelenmesi suretiyle düzenlenen 09.10.2018 tarihli ek bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmadığı, zira Mahkemece bahsi geçen raporları düzenleyen bilirkişilere duruşmada dinlenmeleri için gönderilen davetiyelerin tebliğinden sonra aynı bilirkişilerin dosyaya sundukları 15.02.2019 tarihli ek izahat raporunda davalının dayanak ürünü üzerinde yerinde yaptıkları incelemede 28.03.2018 tarihli raporlarında davalının dayanak ürününde bulunduklarını belirttikleri bazı unsurların bulunmadığını tespit ettiklerini bildirdikleri, ayrıca Mahkemece anılan raporlar arasında çelişki bulunmadığı kabul edilerek bilirkişilerin duruşmada dinlenmesine dair ara karardan rücu edilmesinde ve davalı- karşı davacı tarafça tahkikat aşaması sona erdikten sonra sunulan teknik mütalaanın da dikkate alınmamasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı- karşı davacının, asıl davada hükmedilen tazminat tutarlarına yönelik olarak istinaf itirazı bulunmadığından bu hususların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davalı - karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, faydalı model hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine, karşı dava faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932746300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.