Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3092 E. 2023/2524 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6183 sayılı kanun↗ haciz ihbarnamesi↗ ödeme emri tebliği↗ iade faturası↗ faiz başlangıç tarihi↗ ihtirazi kayıt↗ ödeme emri↗ tebliğ tarihi↗ ba formu↗ kesinlik sınırı↗ limited şirket↗ ticari defter↗ yargılama gideri↗ görevsizlik kararı↗ haciz↗ iflas↗ harç↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ teslim↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 16.04.2015 tarih, 2014/1126 E. ve 2015/344 K. sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2016 tarih, 2016/2080 E. ve 2016/10324 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığı çözmeye asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.11.2020 tarih, 2018/3 E. ve 2020/746 K. sayılı kararı ile davalı ... Dairesinin diğer davalı Nehir Tekstil Limited Şirketi'nin BA-BS formlarına göre davacıdan 13.432,98 TL alacaklı olduğundan bahisle haciz ihbarnamesi düzenleyerek tebliğ ettiği, akabinde 2 adet ödeme emrinin tebliği üzerine davacının 22.05.2014 tarihli dekont ile 13.432,98 TL'yi ihtirazi kayıt ile ödediği, davacının incelenen ticari defterlerine göre toplam 21.501,17 TL davalı şirkete borçlandığı, bunun karşılığında banka havalesi ile toplam 20.902,12 TL ödediği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre toplam 599,05 TL iade faturaları düzenlenerek alacak borç ilişkisi sıfırlanmış ise de iade faturalarına konu malların teslim edildiğine dair belgelerin dosyaya sunulmadığı, davacının davalı şirkete 599,05 TL borçlu olduğu, bunun dışında borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.833,93 TL'nin 22.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı T.C. Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalıya 599,05 TL borcu olduğuna karar verilmişse de borcunun bulunmadığını, davanın tam kabulü gerektiğini belirterek davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. […]C. Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; haciz ihbarnamesinin usulüne göre gönderildiğini, ancak süresinde itiraz edilmediğini, hukuka uygun olduğunu, süresinde itiraz edilmediğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ve oranının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2368 E. 2019/754 K.
Ortak:haciz ihbarnamesi · iade faturası · ticari defter · haciz · e-defter
İncelediğiniz karardaDairesinin diğer davalı Nehir Tekstil Limited Şirketi'nin BA-BS «formlarına» göre davacıdan 13.432,98 TL alacaklı olduğundan bahisle «haciz ihbarnamesi» düzenleyerek tebliğ ettiği, akabinde 2 adet «ödeme emrinin tebliği» üzerine davacının 22.05.2014 tarihli dekont ile 13.432,98 TL'yi «ihtirazi kayıt» ile ödediği, davacının incelenen «ticari defterlerine» göre toplam 21.501,17 TL davalı şirkete borçlandığı, bunun karşılığında banka havalesi ile toplam 20.902,12 TL ödediği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre toplam 599,05 TL «iade faturaları» düzenlenerek alacak borç ilişkisi sıfırlanmış ise de iade faturalarına konu malların «teslim» edildiğine dair belgelerin dosyaya sunulmadığı, davacının davalı şirkete 599,05 TL borçlu olduğu, bunun dışında borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul …
Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «haciz ihbarnamesinin» usulüne göre gönderildiğini, ancak süresinde itiraz edilmediğini, hukuka uygun olduğunu, süresinde itiraz edilmediğinden «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiğini, «faiz başlangıç tarihinin» ve oranının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca gönderilen «haciz ihbarnamesine» davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
… n davalıya düzenlediği faturanın geçerliliğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalı öncelikle amme borçlusundan mal aldığını «ikrar» etmiş, bu mallara karşılık bir kısım ödemeler de yapmış, ardından bu malların iade edilip «iade faturası» düzenlediğini savunmuş, gönderilen malların eksik ve eski olduğunun tespiti için mahkemeye başvurduğunu beyan edip bir kısım «defterlerini» de sunduğu halde tespit dosyası ve davalı defterleri incelenmemiştir.
Yeni'nin «ticari defter» ve kayıtları incelenerek, ayrıca davalı adına düzenlenen faturanın «ticari defterlerinde kayıtlı» olup olmadığı belirlenip, kayıtlı ise davalının faturadan yazılı malları aldığı sonucunu doğuracağı ve bu malları dava dışı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · ikrar · ispat yükü · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaYeni'ye iade ettiğini «ispat yükünün» davalıda olacağı da göz önüne alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2017 tarihli 2016/1994 Esas-2017/1661 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yeni'nin, davalıdan alacaklı olduğunu, bu hususta davalıya «fatura» düzenlediğini ileri sürmüş, davalı ise ...
… n davalıya düzenlediği faturanın geçerliliğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davalı öncelikle amme borçlusundan mal aldığını «ikrar» etmiş, bu mallara karşılık bir kısım ödemeler de yapmış, ardından bu malların iade edilip «iade faturası» düzenlediğini savunmuş, gönderilen malların eksik ve eski olduğunun tespiti için mahkemeye başvurduğunu beyan edip bir kısım «defterlerini» de sunduğu halde tespit dosyası ve davalı defterleri incelenmemiştir.
Yeni'nin «ticari defter» ve kayıtları incelenerek, ayrıca davalı adına düzenlenen faturanın «ticari defterlerinde kayıtlı» olup olmadığı belirlenip, kayıtlı ise davalının faturadan yazılı malları aldığı sonucunu doğuracağı ve bu malları dava dışı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3092 E. , 2023/2524 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/3 Esas, 2020/746 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı T.C. Vergi Dairesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Mahkeme tarafından verilen kısmi ret kararına konu olan miktar 559,05 TL olup, karar tarihi itibariyle bu meblağın 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun alacaklı olduğu Nehir Tekstil İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden olan alacağının tahsili için müvekkili şirkete haciz ihbarnamesi düzenlediğini, ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, ancak müvekkili şirketin davalı Kurum borçlusu Nehir Tekstil ile mevcut ticari ilişkisi sonucunda, müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, ödeme emirlerinin iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı idare tarafından müvekkil şirkete gönderilen haciz ihbarnamesi ve ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespitine, 15.05.2014 tarihinde müvekkili şirkete gönderilen iki adet ödeme emirlerine ilişkin müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. […]C. Vergi Dairesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; yasal süresi içinde davacı tarafından itiraz edilmediğini, davacının söz konusu haciz bildirisi nedeniyle idareye karşı borçlu bulunmadığının tespitinin istenmesinin haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un ( 6183 sayılı Kanun) 79 uncu maddesi uyarınca alacağın %10'u tutarında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.04.2015 tarih, 2014/1126 E. ve 2015/344 K. sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 08.06.2016 tarih, 2016/2080 E. ve 2016/10324 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığı çözmeye asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.11.2020 tarih, 2018/3 E. ve 2020/746 K. sayılı kararı ile davalı ... Dairesinin diğer davalı Nehir Tekstil Limited Şirketi'nin BA-BS formlarına göre davacıdan 13.432,98 TL alacaklı olduğundan bahisle haciz ihbarnamesi düzenleyerek tebliğ ettiği, akabinde 2 adet ödeme emrinin tebliği üzerine davacının 22.05.2014 tarihli dekont ile 13.432,98 TL'yi ihtirazi kayıt ile ödediği, davacının incelenen ticari defterlerine göre toplam 21.501,17 TL davalı şirkete borçlandığı, bunun karşılığında banka havalesi ile toplam 20.902,12 TL ödediği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre toplam 599,05 TL iade faturaları düzenlenerek alacak borç ilişkisi sıfırlanmış ise de iade faturalarına konu malların teslim edildiğine dair belgelerin dosyaya sunulmadığı, davacının davalı şirkete 599,05 TL borçlu olduğu, bunun dışında borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.833,93 TL'nin 22.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı T.C. Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalıya 599,05 TL borcu olduğuna karar verilmişse de borcunun bulunmadığını, davanın tam kabulü gerektiğini belirterek davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. […]C. Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; haciz ihbarnamesinin usulüne göre gönderildiğini, ancak süresinde itiraz edilmediğini, hukuka uygun olduğunu, süresinde itiraz edilmediğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ve oranının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932717900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz