Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6897 E. 2023/2267 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işletme devri↗ yapılandırma protokolü↗ kusur oranı↗ maktu vekalet ücreti↗ müteselsil sorumluluk↗ münhasırlık↗ kâr kaybı↗ protokol↗ maddi ve manevi tazminat↗ harç↗ kusur↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7899 E. 2014/472 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · sigorta sözleşmesi · riziko · reeskont faizi · ihbar · sigorta poliçesi · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı sigorta şirketi tarafından sağlık «sigorta poliçesi» ile sigortalandığı, poliçe süresi içinde davacıya romatoid artrit hastalığı teşhisi konulduğu, bu hastalığın sigorta poliçesi ile «teminat» altına alınan hastalıklar arasında bulunduğu, teşhisin konulması üzerine davacının davalıya «ihbarda» bulunmasına rağmen kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığı, oysa «rizikonun» teminat altında olduğu gerekçesiyle asıl davada 154.855,50 TL'nin dava tarihinden itibaren, birleşen davada 10.914,50 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının yakalandığı romatoid artrit hastalığı taraflar arasında düzenlenen «sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alınmış olup sözleşmenin «özel şartlar» kısmında anılan hastalığın hangi hallerde tazminata hak kazandıracağı ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında düzenlenen «sigorta sözleşmesinde» tazminat ödenmesi için gerekli görülen koşulların oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12657 E. 2012/3651 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · dosya masrafı · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının poliçe başvuru formunda herhangi bir hastalığından bahsetmediği, göz hastalıkları tedavisinin «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sağlık sigortasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık davacının dava konusu göz rahatsızlığının ne zaman başladığı, sigorta başvuru formunun düzenlendiği tarihte anılan hastalığının bulunup bulunmadığı, hastalığın «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
Bu itibarla mahkemece, yukarıda anılan belgeler getirtilip, gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6897 E. , 2023/2267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/73 Esas, 2020/508 Karar
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirket ile birleşen Türkiye Gemi Sanayi A.Ş.’nin işlettiği Pendik Tersanesinin 11.10.1999 tarihli devir protokolü ile müvekkiline devredildiğini, protokolde devirden önce meydana gelen meslek hastalıklarından davalının sorumlu olacağının belirtildiğini, meslek hastalığı nedeniyle dava dışı işçi tarafından müvekkili aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin icra dosyasına 06.11.2012 tarihinde 83.053,67 TL ödemek zorunda kaldığını, oysa dava dışı işçinin hastalığının devir tarihinden önce meydana geldiğini, taraflar arasındaki protokole göre bu miktardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 83.053,67 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin, dava dışı işçi tarafından Kartal 1. İş Mahkemesinin dosyasında taraf sıfatının olmadığını, söz konusu işçinin devir tarihinden önce meslek hastalığına yakalandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı işçi ...'ın, Türkiye Gemi Sanayi A.Ş. Pendik Tersanesinde 15.10.1987 tarihinde işe başladığı, işyerinin 25.11.1999 tarihinde yapılan protokolle ...'na (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı) geçtiği, devir halinde devir tarihinden itibaren 2 yıl süreyle devreden davalının da borçlardan dolayı müteselsilen sorumlu olduğu, bu itibarla sorumluluk durumunun tespiti yönünden dava dışı işçinin hastalık başlangıç tarihi ve seviyesinin önem arzettiği, İş Mahkemesi dosyası kapsamında hükme esas alınan raporlara göre dava dışı işçiye, davalı şirket nezndinde çalışırken 1998 tarihinde işitme kaybı tanısının konulduğu, dava dışı işçinin işitme kaybına maruz kaldığını belirten raporlara dayanarak yaptığı işin değiştirilmesini istediği, sözü geçen bilgiler işçinin özlük dosyasında bulunmasına rağmen 1999'da gerçekleşen devir işlemleri rızasının da bu hususları dikkate almayan davacının kusurunun %80 oranında belirlendiği yönündeki kesinleşen somut olgu ve kusur durumuna göre davacı hakkında kusur oranına göre belirlenen işçi alacaklarından, devralan davacının sorumlu olacağı, iş mahkemesi ilamı da gözetildiğinde devralan işverenliğin, davacı sigortalının durumu hakkında devreden işverenliğe yasal düzenlemelerde belirtilen iki yıllık süre içerisinde herhangi bir yazılı veya sözlü talepte bulunmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bir tutar olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.05.2022 tarihli 2021/1622 E., 2022/3940 K. sayılı karar ile mahkeme kararında geçen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesi uyarınca davacının iki yıllık sürede işletmeyi devreden davalıdan herhangi bir talepte bulunmadığı, davacının dava dışı işçinin işitme kaybının gerçekleşmesinde %80 kusurlu olduğuna ilişkin gerekçeleri yerinde değilse de; taraflar arasındaki işletmenin devri sırasında dava dışı işçinin işitme kaybının %20 düzeyinde tolere edilebilir bir rakamda olduğu, dava dışı işçinin işyeri değişikliği talebine rağmen işletmenin devrinden sonra da talebi dikkate alınmayarak davacı işyerinde gürültülü ortamlarda çalıştırılmaya devam ettirilmiş olması ve soruna yol açan işitme kaybının davacıya ait işyerinde çalışması sırasında meydana gelmiş olması sebebiyle bu zarardan münhasıran davacı sorumlu olacağından, davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve karar değişik gerekçe ile onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; işçinin rahatsızlığının İstanbul Tersanesinde çalışmaya başlamasından önce ortaya çıktığını, meslek hastalığının oluşumunda müvekkilinin etki ve kusurunun bulunmadığını, protokolde devirden önce meydana gelen meslek hastalıklarından davalının sorumlu olacağının belirtildiğini, 6098 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesindeki iki yıl süre ile belirlenen sorumluluğun dış ilişkideki birlikte sorumluluğu düzenlediğini, ancak taraflar arasındaki iç ilişkide bu hususta sözleşme yapılarak sorumluluğun kime ait olacağının kararlaştırıldığını, dava dışı işçiye yapılan ödemeyi müteakip süresi içinde davanın açıldığını, davanın reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak hazine'ye gelir kaydedilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932708900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz