Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6515 E. 2023/2162 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkı↗ kamu düzenine aykırılık↗ emredici hüküm↗ münhasırlık↗ kamu düzeni↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ tenfiz↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/612 E., 2019/117 K.
Taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Fedaral Almanya Cumhuriyeti İtzehoe Asliye Hukuk Mahkemesi 3. Sivil Hukuk Dairesinin 3 O 39/06 numaralı dosyasından verilen 09.08.2006 tarihli kararın ve yargılama masraflarına ilişkin kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının savunma hakkının ihlali nedeniyle tenfiz edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiğini, tenfiz şartlarının bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını, anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartlarının bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu ve davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50 nci ve 54 üncü maddeleri,
2.7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi
3. Değerlendirme
7194 sayılı Kanun'nun 41 inci maddesinde, 31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklara karşı anılan kanunda belirtilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir. Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin emredici yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek kamu düzenine aykırılık sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6515 E. 2023/2162 K.
Ortak:savunma hakkı · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · münhasırlık · kamu düzeni · kaldırma ve yeniden hüküm · tenfiz · dosya masrafı · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 3 O 39/06 numaralı dosyasından verilen 09.08.2006 tarihli kararın ve yargılama «masraflarına» ilişkin kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 3 O 39/06 numaralı dosyasından verilen 09.08.2006 tarihli kararın ve yargılama «masraflarına» ilişkin kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/946 E. 2024/2820 K.
Ortak:savunma hakkı · kamu düzenine aykırılık · münhasırlık · kamu düzeni · tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 3 O 39/06 numaralı dosyasından verilen 09.08.2006 tarihli kararın ve yargılama «masraflarına» ilişkin kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 10.04.2023 tarihli ve 2022/6515 E., 2023/2162 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi dikkate alınarak davanın «kamu düzenine aykırılık» nedeniyle reddinin gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2019/1571 E., 2022/270 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartlarının bulunduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · kazanılmış hak
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla yabancı mahkeme kararının usulüne uygun kesinleşmediği, davalının savunma haklarının «kısıtlandığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6767 E. 2023/2334 K.
Ortak:savunma hakkı · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · münhasırlık · kamu düzeni · kaldırma ve yeniden hüküm · tenfiz · karar verilmesine yer olmadığına · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3498 E. 2022/5683 K.
Ortak:emredici hüküm · kamu düzeni · tenfiz · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartlarının bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olduğunu ve davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… u gibi yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt sonuçlara ulaşılacak, ayrıca Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacak ve netice olarak bu durum MÖHUK’un 54/1-c maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edecektir.
… maddesi ve MÖHUK’un 54/1-c maddesi birlikte değerlendirilerek, ortak olmadığının tespiti ve alacak isteminin kabulüne ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması ve «tenfizinin» Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın …
Dava yabancı mahkeme kararının «tenfizine» ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaTenfize konu dava ...Holding A.Ş.'ye karşı açılmış, geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığından bahisle alacak istemine ilişkin olup, yabancı mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Alacak | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/596 E. 2023/457 K.
Ortak:kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · kamu düzeni · tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sivil Hukuk Dairesinin 3 O 39/06 numaralı dosyasından verilen 09.08.2006 tarihli kararın ve yargılama «masraflarına» ilişkin kararın «tenfizine» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
Benzer bu kararda… rulu ve ilgili kurumlarla yazışmalar yapılarak şirketin pay sahibi sayısı ve borsada işlem görüp görmediği araştırılıp, davalı şirketin yukarıda belirtilen şartları «taşıyıp» taşımadığı, başka bir anlatım ile 7194 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı belirlenerek, davalı şirketin anılan yasa kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi, davalı şirketin anılan Kanun kapsamında olmadığının anlaşılması halinde ise tenfiz davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.09.2020 tarihli ve 2020/124 E., 2020/417 K. sayılı kararı ile davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında bir şirket olduğu, yabancı ülkede verilen kararlarla Türkiye'de açılan davalarda farklı sonuçlara ulaşılmasının «kamu düzenine aykırılık» teşkil edeceği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, «tenfiz» şartlarının gerçekleştiğini, karara dayanak kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · taşıyıcı
Benzer bu kararda… rulu ve ilgili kurumlarla yazışmalar yapılarak şirketin pay sahibi sayısı ve borsada işlem görüp görmediği araştırılıp, davalı şirketin yukarıda belirtilen şartları «taşıyıp» taşımadığı, başka bir anlatım ile 7194 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı belirlenerek, davalı şirketin anılan yasa kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi, davalı şirketin anılan Kanun kapsamında olmadığının anlaşılması halinde ise tenfiz davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması | Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3503 E. 2022/6253 K.
Ortak:emredici hüküm · kamu düzeni · tenfiz · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaTürkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar «verilmesine yer olmadığına»” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek «kamu düzenine aykırılık» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının «savunma hakkının» ihlali nedeniyle «tenfiz» edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin «münhasır» yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın «kamu düzenine» aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «tenfiz» şartlarının bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olduğunu ve davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… rda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı hukuki gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve «tenfizine» karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacak, ayrıca Türk Mahkemelerinin «emredici» yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacak ve netice olarak bu durum MÖHUK’un 54/1-c maddesinde düzenlenen Türk «kamu düzenine» açık aykırılık teşkil edecektir.
Hukuk Dairesi’nce, davanın 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce de davanın 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaTanıma davasına konu dava Bera Holding A.Ş.'ye karşı açılmış, geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığından bahisle alacak istemine ilişkin olup, yabancı mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6515 E. , 2023/2162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1571 Esas, 2022/270 Karar
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/612 E., 2019/117 K.
Taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Fedaral Almanya Cumhuriyeti İtzehoe Asliye Hukuk Mahkemesi 3. Sivil Hukuk Dairesinin 3 O 39/06 numaralı dosyasından verilen 09.08.2006 tarihli kararın ve yargılama masraflarına ilişkin kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının savunma hakkının ihlali nedeniyle tenfiz edilemeyeceğini, kararın Lahey Sözleşmesine uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme kararına konu teşkil eden ihtilafta Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili bulunduğunu, yabancı mahkemenin kendi usul kurallarına aykırı davranarak tesis ettiği kararın tenfiz edilemeyeceğini, ilamın kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemişir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiğini, tenfiz şartlarının bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanun'larda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını, anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tenfiz şartlarının bulunmadığını, yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu ve davanın 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50 nci ve 54 üncü maddeleri,
2.7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi
3. Değerlendirme
7194 sayılı Kanun'nun 41 inci maddesinde, 31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklara karşı anılan kanunda belirtilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir. Türkiye’de açılan bu tür davalarda 7194 sayılı Kanun gereğince davacıların, davalı şirkete ortak olduğu kabul edilerek dava hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” kararı verildiği, buna karşın yabancı ülkede açılan ve karara bağlanan aynı tür davalarda verilen ortak olmadığının tespiti ve ödenen bedelin iadesine veya davanın farklı gerekçelerle reddine ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesi halinde Türkiye’de açılan davalar ile yabancı ülkede açılan davalarda tamamen zıt veya farklı sonuçlara ulaşılacağı, Türk Mahkemelerinin emredici yasal düzenleme sonucu verdikleri çok sayıdaki karara tezat teşkil edecek yabancı mahkeme kararlarına Türkiye’de icra kabiliyeti kazandırılacağı ve netice olarak bu durumun 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde düzenlenen Türk kamu düzenine açık aykırılık teşkil edeceği gözetilerek kamu düzenine aykırılık sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1 ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken davalı vekilinin temyizi üzerine kararın yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932417500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz