Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8217 E. 2023/2143 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ pay devir sözleşmesi↗ i̇i̇k 308/b↗ davanın konusuz kalması↗ ticari avans faizi↗ pay devri↗ rücuen tahsil↗ yazılı delil↗ temerrüt tarihi↗ hisse devri↗ cy/cy şerhi↗ hisse devir sözleşmesi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ protokol↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/583 E., 2019/451 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03.02.2017 tarihli “Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. Pay Devir Sözleşmesi” ile 30.05.2017 tarihli “Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. Pay Devir Sözleşmesi Değişiklik Protokolü” imzalanması ile Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. hisselerinin müvekkili şirket tarafından devir alındığını, hisse devrinin tamamlanmasından bir süre sonra, Maliye Bakanlığı MASAK Başkanlığı'nın 936.308,00 TL tutarında idari para cezasının tebliğ edildiğini, inceleme raporu içeriğinden idari para cezasının davalıların dönemi olan 2014-2015 yılına ait olduğunun anlaşıldığını, idari para cezası ve inceleme raporunun davalılara gönderildiğini, davalıların cezayı ödemeyeceklerini yazılı olarak bildirdiklerini, daha fazla zarara yol açılmaması amacıyla idari para cezasının 1/4 indirimiyle 702.231,00 TL olarak 03.05.2018'de ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca idari para cezasının iptaline ilişkin olarak, müvekkili şirket tarafından dava ikame edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmek zorunda kalınan 702.231,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. hisselerini 03.02.2017 tarihinde davacı ...Ş.'ye devrettiğini, dava konusu para cezasının verildiği tarihin 26.03.2018 olup müvekkillerinin bu tarihte şirket ortağı ya da yetkilisi olmadıklarını, taraflar arasında imzalanan 03.02.2017 tarihli Pay Devri Sözleşmesi’nde bu tutanakla ilgili bir düzenleme yapılmadığını, davacı tarafın devir kapsamı dışında tutmak istediği diğer birtakım borçları açıkça düzenlemesine rağmen dava konusu idari para cezasına dayanak gösterilen 10.10.2016 tarihli tutanağa ilişkin bir düzenleme talebi olmadığını, 10.10.2016 tarihli tutanağın müvekkillerinin o dönem hissedarı olduğu Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. genel müdürü Ali Nezih Akyol tarafından davacı şirketin Nuri Cine isimli müfettişine elektronik posta yoluyla gönderildiğini, davacının 10.10.2016 tarihli tutanaktan haberdar olunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında hisse devir sözleşmesinin 03.02.2017 tarihinde yapıldığı, devir sözleşmesi değişikliğine dair protokolün de 30.05.2017 tarihinde yapıldığı, bu sözleşmelerde davalıların Masak ya da başka bir kurum tarafından düzenlenen ya da düzenlenecek idari para cezalarından sorumlu olacaklarına dair açık hüküm bulunmadığı, idari para cezasının dayanağı olan Masak inceleme onayının 09.05.2017 tarihinde verildiği, davacılar tarafından bu tarihten sonra yapılan 30.05.2017 tarihli protokolde bu konuda sorumluluğu gerektirecek bir düzenleme konulmadığı, Masak tarafından idari para cezasının ise 26.03.2018 tarihinde düzenlendiği, bu tarih itibariyle hisse devrinin tamamlandığı, davalıların idari para cezası tarihi itibariyle, sorumluluklarını gerektirecek şirket ortağı ya da yöneticisi olmadıkları gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların kusurlu olduğunu, özellikle ve kötüniyetli olarak Masak incelemesine dair bir açıklama yapmadıklarını, cezanın gizlenmeye çalışıldığını, Masak inceleme onayının 09.05.2017 tarihinde ve devirden önce olduğunu, soruşturmadan haberlerinin bulunmadığını, sözleşmenin 6.14 maddesi gereğince sorumlu olduklarını, 2014-2015 yılları için inceleme yapıldığını, 10.10.2016 tarihinde davalıların savunma verdiğini, haberdar olmalarına rağmen bilgi verilmediğini, Masak incelemesinin kendilerine bildirildiğine dair delil olmadığını, e-mailin geçerli bir bildirim olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pay devri yapılan şirkette Masak tarafından 12.08.2016-10.10.2016 tarihleri arasında inceleme yapıldığı, şirket yetkililerinden inceleme sırasında açıklamalar alındığı, şirket pay devri sözleşmesinde bu hususta bir düzenleme bulunmayıp, taraf temsilcilerinin imzalarını taşıyan başka herhangi bir yazılı belge ile Masak incelemesinin davacıya bildirildiğine dair yazılı delil ibraz edilmediği, davalılar tarafından sözleşmenin 6.14 maddesine aykırı davranıldığı, şirket temsilcilerine incelemenin usulüne uygun olarak devirden önce bildirildiğinin ispatlanmadığı, söz konusu idari para cezasının devre konu şirketin yönetiminin davalılara ait olduğu 2014-2015 yıllarında yapılan işlemlerine binaen tanzim edildiği, idari para cezası tanzim tarihinin devirden sonra olmasının sonuca etkili olmadığı, İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğince iptal edilen 38.470,00 TL'nin %25 indirimli hali ile 28.852,50 TL olarak ödendiği, mahkeme kararı ile idari para cezasının kısmen kaldırılması nedeniyle 28.852,50 TL'nin davacı şirkete ait hesap numarasına aktarıldığı, davacının 673.378,50 TL talep edebileceği, davacı tarafça davalılara gönderilen 20.04.2018 tarihli ilk ihtarnamenin tebliğ şerhinin bulunmaması nedeniyle cevabi ihtarname tarihi olan 30.04.2018 tarihinde davalıların temerrüde düştükleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 673.378,50 TL'nin temerrüt tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 28.852,50 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirkette incelemenin ek protokol tarihinden sonra olmasına rağmen protokole konu edilmediğini, 10.10.2016 tarihinde yapılan denetimin olağan denetim olduğunu, yasal mevzuat kapsamında yapılan bir inceleme veya denetim niteliğinin bulunmadığını, e-posta yolu ile 2016'daki denetimin bildirildiğini, davacının tüm evrak ve kayıtları incelediğini, tüm aktif ve pasiflerin devredildiğini, sözleşmede belirtilmeyen hususların da devir olgusu içinde yer aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hisseleri devralınan anonim şirketin idari para cezasının hissesini devredenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12426 E. 2011/7188 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · ticari işletme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yaptığı işin devir ettiği işletmenin iştigal konusu ile aynı olmadığı, aynı olsa bile devredilen «ticari işletmenin» «müşteri portföyünü» etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7542 E. 2014/16209 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… 52,50 TL'nin davacı şirkete ait hesap numarasına aktarıldığı, davacının 673.378,50 TL talep edebileceği, davacı tarafça davalılara gönderilen 20.04.2018 tarihli ilk «ihtarnamenin» tebliğ «şerhinin» bulunmaması nedeniyle cevabi ihtarname tarihi olan 30.04.2018 tarihinde davalıların «temerrüde» düştükleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 673.378,50 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 28.852,50 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerine uygun olarak ve geçerli bir biçimde feshedilen «acentelik sözleşmesi» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlale» uğradığından bahsedilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı ve yine davacının talep ettiği «portföy tazminatına» hak kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat talebine yönelik davanın reddine, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle «teminat» «ipoteğinin kaldırılması» gerekmekte ise de, dava sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ipoteğin kaldırılmış olduğu anlaşılmakla konusu kalmayan bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · portföy tazminatı · haksız fesih · ipoteğin kaldırılması · iyiniyet kuralı · acentelik sözleşmesi · kişilik hakları · iyiniyet
Benzer bu kararda… mece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerine uygun olarak ve geçerli bir biçimde feshedilen «acentelik sözleşmesi» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlale» uğradığından bahsedilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı ve yine davacının talep ettiği «portföy tazminatına» hak kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat talebine yönelik davanın reddine, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle «teminat» «ipoteğinin kaldırılması» gerekmekte ise de, dava sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ipoteğin kaldırılmış olduğu anlaşılmakla konusu kalmayan bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 19/2 maddesi uyarınca davalının herhangi bir sebep göstermeksizin «acentelik sözleşmesini» «fesih» hakkına sahip olması nedeniyle bu hakkı kullanmasının «haksız fesih» oluşturmayacağı kabul edilmiş ise de, sözleşme ile davalıya tanınan bu hakkın da yasaya ve «iyiniyet kurallarına» uygun bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
Bu nedenle, sözleşmenin 19/2 maddesine göre davalının «fesih» «yetkisini» kullanmasının açıkça hak ihlali olup olmadığının, başka bir deyişle sözleşmedeki bu hükme dayalı olarak yapılan fesih bildirimi ve kullanılan fesih hakkının yasa ve «iyiniyet kurallarına» göre haklı sebeplere dayalı bir kullanım niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, sadece işbu sözleşme hükmüne dayalı olarak herhangi bir sebep …
1-Dava, davalı sigorta şirketi tarafından «acentelik sözleşmesinin» sebepsiz feshedildiği iddiasına dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davacının tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8217 E. , 2023/2143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1571 Esas, 2021/1119 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/583 E., 2019/451 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 03.02.2017 tarihli “Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. Pay Devir Sözleşmesi” ile 30.05.2017 tarihli “Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. Pay Devir Sözleşmesi Değişiklik Protokolü” imzalanması ile Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. hisselerinin müvekkili şirket tarafından devir alındığını, hisse devrinin tamamlanmasından bir süre sonra, Maliye Bakanlığı MASAK Başkanlığı'nın 936.308,00 TL tutarında idari para cezasının tebliğ edildiğini, inceleme raporu içeriğinden idari para cezasının davalıların dönemi olan 2014-2015 yılına ait olduğunun anlaşıldığını, idari para cezası ve inceleme raporunun davalılara gönderildiğini, davalıların cezayı ödemeyeceklerini yazılı olarak bildirdiklerini, daha fazla zarara yol açılmaması amacıyla idari para cezasının 1/4 indirimiyle 702.231,00 TL olarak 03.05.2018'de ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca idari para cezasının iptaline ilişkin olarak, müvekkili şirket tarafından dava ikame edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmek zorunda kalınan 702.231,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş. hisselerini 03.02.2017 tarihinde davacı ...Ş.'ye devrettiğini, dava konusu para cezasının verildiği tarihin 26.03.2018 olup müvekkillerinin bu tarihte şirket ortağı ya da yetkilisi olmadıklarını, taraflar arasında imzalanan 03.02.2017 tarihli Pay Devri Sözleşmesi’nde bu tutanakla ilgili bir düzenleme yapılmadığını, davacı tarafın devir kapsamı dışında tutmak istediği diğer birtakım borçları açıkça düzenlemesine rağmen dava konusu idari para cezasına dayanak gösterilen 10.10.2016 tarihli tutanağa ilişkin bir düzenleme talebi olmadığını, 10.10.2016 tarihli tutanağın müvekkillerinin o dönem hissedarı olduğu Magna Capital Portföy Yönetimi A.Ş.
genel müdürü Ali Nezih Akyol tarafından davacı şirketin Nuri Cine isimli müfettişine elektronik posta yoluyla gönderildiğini, davacının 10.10.2016 tarihli tutanaktan haberdar olunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında hisse devir sözleşmesinin 03.02.2017 tarihinde yapıldığı, devir sözleşmesi değişikliğine dair protokolün de 30.05.2017 tarihinde yapıldığı, bu sözleşmelerde davalıların Masak ya da başka bir kurum tarafından düzenlenen ya da düzenlenecek idari para cezalarından sorumlu olacaklarına dair açık hüküm bulunmadığı, idari para cezasının dayanağı olan Masak inceleme onayının 09.05.2017 tarihinde verildiği, davacılar tarafından bu tarihten sonra yapılan 30.05.2017 tarihli protokolde bu konuda sorumluluğu gerektirecek bir düzenleme konulmadığı, Masak tarafından idari para cezasının ise 26.03.2018 tarihinde düzenlendiği, bu tarih itibariyle hisse devrinin tamamlandığı, davalıların idari para cezası tarihi itibariyle, sorumluluklarını gerektirecek şirket ortağı ya da yöneticisi olmadıkları gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların kusurlu olduğunu, özellikle ve kötüniyetli olarak Masak incelemesine dair bir açıklama yapmadıklarını, cezanın gizlenmeye çalışıldığını, Masak inceleme onayının 09.05.2017 tarihinde ve devirden önce olduğunu, soruşturmadan haberlerinin bulunmadığını, sözleşmenin 6.14 maddesi gereğince sorumlu olduklarını, 2014-2015 yılları için inceleme yapıldığını, 10.10.2016 tarihinde davalıların savunma verdiğini, haberdar olmalarına rağmen bilgi verilmediğini, Masak incelemesinin kendilerine bildirildiğine dair delil olmadığını, e-mailin geçerli bir bildirim olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile pay devri yapılan şirkette Masak tarafından 12.08.2016-10.10.2016 tarihleri arasında inceleme yapıldığı, şirket yetkililerinden inceleme sırasında açıklamalar alındığı, şirket pay devri sözleşmesinde bu hususta bir düzenleme bulunmayıp, taraf temsilcilerinin imzalarını taşıyan başka herhangi bir yazılı belge ile Masak incelemesinin davacıya bildirildiğine dair yazılı delil ibraz edilmediği, davalılar tarafından sözleşmenin 6.14 maddesine aykırı davranıldığı, şirket temsilcilerine incelemenin usulüne uygun olarak devirden önce bildirildiğinin ispatlanmadığı, söz konusu idari para cezasının devre konu şirketin yönetiminin davalılara ait olduğu 2014-2015 yıllarında yapılan işlemlerine binaen tanzim edildiği, idari para cezası tanzim tarihinin devirden sonra olmasının sonuca etkili olmadığı, İstanbul 4.
Sulh Ceza Hakimliğince iptal edilen 38.470,00 TL'nin %25 indirimli hali ile 28.852,50 TL olarak ödendiği, mahkeme kararı ile idari para cezasının kısmen kaldırılması nedeniyle 28.852,50 TL'nin davacı şirkete ait hesap numarasına aktarıldığı, davacının 673.378,50 TL talep edebileceği, davacı tarafça davalılara gönderilen 20.04.2018 tarihli ilk ihtarnamenin tebliğ şerhinin bulunmaması nedeniyle cevabi ihtarname tarihi olan 30.04.2018 tarihinde davalıların temerrüde düştükleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 673.378,50 TL'nin temerrüt tarihi olan 30.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 28.852,50 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirkette incelemenin ek protokol tarihinden sonra olmasına rağmen protokole konu edilmediğini, 10.10.2016 tarihinde yapılan denetimin olağan denetim olduğunu, yasal mevzuat kapsamında yapılan bir inceleme veya denetim niteliğinin bulunmadığını, e-posta yolu ile 2016'daki denetimin bildirildiğini, davacının tüm evrak ve kayıtları incelediğini, tüm aktif ve pasiflerin devredildiğini, sözleşmede belirtilmeyen hususların da devir olgusu içinde yer aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hisseleri devralınan anonim şirketin idari para cezasının hissesini devredenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932231400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz