Markanın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2766 E. 2023/2485 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ cy/cy şerhi↗ ticaret sicili↗ ortalama tüketici↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 19.12.2017 tarih, 2016/480 E. ve 2017/284 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 10.06.2021 tarih, 2020/2256 E. ve 2021/4959 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf markasının tescilli olduğu ürünler ile davacıya ait tanınmış marka kapsamındaki ürünler farklı olmakla birlikte, aralarındaki bağlantı nedeniyle davacıya ait markaların itibarına zarar verme ihtimalinin bulunduğu ve dolayısıyla markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, bununla birlikte davalının kötü niyetli hareket ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığından kötü niyetli olduğunun değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının TPMK nezdinde tescilli 2012/108943 tescil numaralı "FAKİR" markasının 16.sınıftaki kayıtlı tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve TPMK markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzmanlık gerektiren dava konusu uyuşmazlık hakkında bilirkişi heyetince hazırlanan raporun karara esas alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıf ve emtiaların farklı olduğunu, bu nedenle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin çalışma alanı ve tüketici kitlesinin hastaneler ve sağlık ocakları olduğunu, müvekkilinin "Fakir" markasını ticari ünvanında ve faturalarda kullanmadığını, davacıya ait marka kapsamında 16.sınıf emtianın tescilli olmadığını ve bu alanda faaliyeti bulunmadığını, bu nedenle davacının faaliyet göstermedikleri ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmayan bir alanda tekel hakkı iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı 2012/108943 numarası ile tescilli "FAKİR" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2256 E. 2021/4959 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… madığını, davacıya ait marka kapsamında 16.sınıf emtianın tescilli olmadığını ve bu alanda faaliyeti bulunmadığını, bu nedenle davacının faaliyet göstermedikleri ve «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimali olmayan bir alanda «tekel hakkı» iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaZira davacılar adına tescilli 97/017678 ve 96/003013 sayılı "FAKİR" ibareli markalar ile davalı adına tescilli 2012/108943 numaralı "FAKİR" ibareli markanın beyaz zemin üzerine siyah harflerle tasarlandığı, markaların genel görünümü, görsel, işitsel, anlamsal, okunuş, yazılış bakımından «ortalama tüketiciler» nezdinde bıraktığı bütünsel izlenimin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve mülga 556 sayılı KHK 7/1-b ve m.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temyiz kanun yolu · dosyanın gönderilmesi · mükerrerlik · kanun yolu · ticaret unvanı · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… kağıdı, kağıt peçete, havlu kağıt" emtiasında tescilli olduğu, elektrikli ev aletleri ile ilgili söz konusu ürünlerin bilinçli tüketicilere hitap etmekte ve satış, «dağıtım» kanalları itibariyle farklı alanlar ile ilgili olduğu, ürünlerin birbiriyle karıştırılma ya da birbirini çağrıştırma ihtimali olmadığı, bu nedenle de taraf markaların ürün ve hizmetlerinin benzer olmadığı, davacının «ticaret unvanının» “Fakir Elektrik Ev Aletleri Dış Ticaret Anonim Şirketi”, davalının ticaret unvanının da TPMK kayıtlarında “...” olarak görülmesine rağmen Adana Ticaret Odası Faali …
Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, 556 sayılı KHK.'nın 7/1-(ı) maddesi ve Paris Sözleşmesi'nin 1 «mükerrer» 6. maddesine göre; tanınmış markaların aynı veya aynı türden mal ve hizmetler açısından mutlak tescile engel olacağı kabul edilmiş iken 8/4 maddesi anlamında toplu …
İlk Derece Mahkemesince, 19.12.2017 tarihinde verilen ilk karar her ne kadar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihten sonra verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere dosya daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmiş olup, bu durumda, anılan hükme karşı başvurulacak «kanun yolunun» yukarıda zikredilen Yasa hükmüne göre «temyiz kanun yolu» olduğu açıktır.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş, sözü edilen karara karşı davacılar vekilince temyize başvurulması üzerine hüküm, Dairemizin 21.12.2015 tarih ve 13659 /13683 sayılı ilamıyla onanmıştır.
-
Marka Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6305 E. 2024/2764 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · iltibas
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasıyla redde mesnet marka arasındaki benzerliğin, «iltibasa» yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı, dolayısıyla mahkemece somut uyuşmazlıkta 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi koşullarının gerçekleşmediği, ilk derece mahkemesi gerekçesinde dava konusu olmayan iltibas hususunun tartışılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… li ile aynı veya ayırt edilmeyecek derecede benzer olmadıkları, markalar arasındaki farklılıklar nedeniyle davacı markasıyla redde mesnet marka arasında benzerliğin «iltibasa» yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmadığı, davacı vekilinin her ne kadar redde mesnet marka ile ilgili ol …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında huzurdaki davanın konusunu teşkil etmemesine rağmen bağlantı kurularak «iltibas» oluşması mahiyetinde dolaylı bir benzerlik olduğu şeklinde bir gerekçeye yer verildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinin bu bölümünün, dava konusuna ilişkin olmadığ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2766 E. , 2023/2485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/286 Esas, 2021/567 Karar
HÜKÜM
Kabulü
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketlerin "Fakir" ve "Fakir" esas unsurlu markaların Türk Patent ve Marka Kurumu TPMK nezdinde tescilli sahibi olduğunu, markasının tanınmış marka olduğunu, davalının 2012/108943 numarası ile "FAKİR" ibareli markasını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davacı şirketlerin “Fakir” markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalının markasının davacıların markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin itibarından yararlanmaya çalıştığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2012/108943 numarası ile tescilli "FAKİR" ibareli markanın tescilli oldukları tüm emtialar için hükümsüz sayılmasına, sicilden terkinine, kararın şerh ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının 2008 yılından itibaren 54055 ticaret sicil numarası ile Asya Hijyenik Ürünler Sarf Malzemeleri Temizlik ve Kağıt Ürünleri-... unvanı ile faaliyetlerine devam ettiğini, “FAKİR” ibareli markasının 16. sınıfta yer alan ürünler bakımından TPMK nezdinde 15.10.2014 tarihinde tescil ettirdiğini, markanın tescil edilmesinden sonra davacı tarafın 29.04.2015 tarihinde huzurdaki davayı açtığını, müvekkilin markasına yaptığı itirazı reddedilen davacının söz konusu işleme itiraz etmeyerek akabinde bu davayı açarak kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davacının “Fakir” ibaresinin tescilinin 03, 05, 07, 09, 11, 21, 35 ve 37. sınıflarda olduğunu, çok eski yıllardan beri tescilli olduğunu söyledikleri ve öncelikli hakkı olduklarını iddia ettikleri “Fakir” ibaresinin 16.sınıfta tescil ettirmemelerinin bu konuda faaliyette olmadıklarının en büyük delili olduğunu, davalı ile davacıların markası ile faaliyet konusunun tamamen farklı olup aynı veya aynı nitelikte olmayan mal ve hizmetlerle ilgili davacıların, davalının markası üzerinde hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.12.2017 tarih, 2016/480 E. ve 2017/284 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 10.06.2021 tarih, 2020/2256 E. ve 2021/4959 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf markasının tescilli olduğu ürünler ile davacıya ait tanınmış marka kapsamındaki ürünler farklı olmakla birlikte, aralarındaki bağlantı nedeniyle davacıya ait markaların itibarına zarar verme ihtimalinin bulunduğu ve dolayısıyla markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, bununla birlikte davalının kötü niyetli hareket ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığından kötü niyetli olduğunun değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının TPMK nezdinde tescilli 2012/108943 tescil numaralı "FAKİR" markasının 16.sınıftaki kayıtlı tüm emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve TPMK markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzmanlık gerektiren dava konusu uyuşmazlık hakkında bilirkişi heyetince hazırlanan raporun karara esas alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıf ve emtiaların farklı olduğunu, bu nedenle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin çalışma alanı ve tüketici kitlesinin hastaneler ve sağlık ocakları olduğunu, müvekkilinin "Fakir" markasını ticari ünvanında ve faturalarda kullanmadığını, davacıya ait marka kapsamında 16.sınıf emtianın tescilli olmadığını ve bu alanda faaliyeti bulunmadığını, bu nedenle davacının faaliyet göstermedikleri ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmayan bir alanda tekel hakkı iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı 2012/108943 numarası ile tescilli "FAKİR" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 42 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932100200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz