6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takip borcunun temyiz aşamasında ödenmesi ve davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6101 E. 2023/817 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Takip borcunun yargılama (temyiz) aşamasında ödenip icra dosyasının kapatıldığı bildirildiğinde, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususu mahkemece bu dilekçe değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karara bağlanmalıdır; bu husus temyiz merciince değil, dilekçeyi değerlendirecek mahkemece çözülmek üzere karar bozulur.

Ele alınan sorunlar

Takip borcunun temyiz aşamasında ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kalıp kalmadığı → kabul

Gerekçe: Davacı vekili temyiz aşamasında sunduğu dilekçeyle davaya konu icra dosyası borcunun davalı tarafından ödendiğini ve icra dosyasının kapatıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Bu dilekçe değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz aşamasında takip borcunun ödendiğinin bildirilmesi halinde davanın konusuz kalıp kalmadığının mahkemece değerlendirilmesi için kararın bozulması gerektiği yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali konusuz kalma takip borcunun ödenmesi bozma

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14301 E. 2012/16818 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8960 E. 2014/14146 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2478 E. 2013/4623 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6101 E.  ,  2023/817 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/824 Esas, 2021/760 Karar

HÜKÜM

Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/64 E., 2020/543 K.

Taraflar arasındaki, itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Acarağa Day...Ltd. Şti. arasında 26.11.2010 tarihli "BOSCH" münhasır Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı bayinin o dönem hissedarları olan davalıların 27.05.2011 tarihli kefaletnameyi imzaladıklarını, davalıların anılan kefaletnameden dolayı 100.000,00 TL' ye kadar müteselsil kefil olduklarını, bu kefaletname ile çek ve senetlerden veya diğer bir alacağın herhangi birinin ödenmemesi halinde vadesi gelmemiş diğer borçların da muaccel olacağının kabul edildiğini, dava dışı bayinin müvekkili şirketin alacaklı olduğu bonoları vadesinde ödememesi üzerine İstanbul 10. İcra Dairesinin 2017/3892 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi ile İstanbul 14.

İcra Müdürlüğünün 2017/23399 E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhinde icra takibi açıldığını, davalıların başta yetkiye, asıl borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2017/23399 E. sayılı dosyaya yaptığı itirazların iptaline, davalıların inkar olunan alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 2011 yılındaki kefaletin müvekkillerinin şirket ortaklıklarının devam ettiği dönemi kapsaması gerektiğini, 2014 yılında ortaklıktan ayrıldıkları, süresiz olarak bir kişinin bir hukuki ilişkiye kefil olmasının düşünülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;yetkiye itiraz ettiklerini, hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili ile asıl borçlu şirketin ilişkisi bittikten sonra, asıl borçlu ile başkaca sözleşmelerin imzaladığını, ticari ilişkisini devam ettirdiğini, davacı şirketin gerçek ticari ilişkide bulunduğu şirket ve ortakları ile yeni sözleşmeler yaptığını ve teminatlar aldığını, müvekkilinin şirketle bir bağlantısı kalmamasına rağmen müvekkilinin kefaletinin devam ettirilerek sorumluluğuna gidilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu şirketin cari hesaptan doğan borçlarını davacı alacaklı şirkete ödeyemediği, davalıların asıl borçlu şirket için 100.000,00TL'ye kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, bu yüzden asıl borçlu şirket gibi 100.000,00 TL'ye kadar borçtan hukuken sorumlu oldukları, bilirkişi incelemesi sonucunda asıl borçlu şirketten tahsilat sağlanamadığı gibi kefalet tutarının asıl borç tutarı içinde kaldığı, davacının müteselsil kefil olan davalıları tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrıca takip etme hakkının bulunduğu, şirket ortaklığından ayrılmanın kefalet sorumluluğunu kendiliğinden sona erdiren yasal bir sebep olmadığı, davalı müteselsil kefillerin alacaklı davacı şirkete karşı kefalet tutarı kadar borçtan hukuken sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), davalıların İstanbul 14.

İcra Müdürlüğünün 2017/23399 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın (100.000,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2011 yılında ortak olduğu ancak 2013 yılında ortaklıktan ayrıldığı asıl borçlu şirket için verilmiş olan kefaletnameye dayandığını, davacı şirketin alacağını müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra aldığı rehinlerle teminat altına almış olmasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinden alınan kefalette ortaklıktan ayrılmasına rağmen tüm borçlarda sorumluluğunun geçersiz olduğunu, kefaletin geçersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı hiçbir itirazlarının değerlendirilmediğini, uyuşmazlıkla birebir bağlantılı olan İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/62 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinin değerlendirilmediğini, delillerinin toplanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı BSH.. A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu Acarağa Day... Ltd. Şti arasında 26.11.2010 tarihinde "Bosch" marka beyaz eşya ürünlerine ilişkin bayilik sözleşmesinin akdedildiği, davalılar ..., ... ile ...'ın 27.05.2011 tarihli kefalet sözleşmesi ile asıl borçlu şirketin alacağı her türlü emtiaya karşılık oluşacak borçları ve her ne sebepten olursa olsun borçlandığı, borçlanacağı, ödemekle yükümlü olduğu veya olacağı, gerek senetlerle, çeklerle gerekse cari hesap sözleşmeleri, defter kayıtları, temliknamelerle veya diğer her türlü belgelerle sabit olan borçlardan dolayı 100.000,00TL limitle davacı şirkete karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olmayı üstlendikleri, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde asıl borçlu şirketin davalıların kefalet limitini aşan tutarda borcu bulunduğu, kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı, her ne kadar davalı taraf, asıl borçlu şirketin ortaklıktan ayrıldığını borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de;

kefil olan ortak, ortaklıktan ayrılsa bile, onun ortak olduğu zamanda yüklendiği kefaletlerden dolayı sorumluluğunun devam edeceği, kefaletin sona erme sebepleri arasında ortağın ortaklıktan ayrılma, kefaleti sona erdiren bir neden olarak düzenlenmediği, davalı vekilinin birleştirme talebinin incelenmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, ayrıca birleştirme kararı verilmesi gereken hukuki bir zorunluğun da olmadığı, davaya konu icra takibi İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2017/23399 E. sayılı takip dosyası olup, takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde asıl borçlu hakkında devam eden icra takip dosyalarının numaraları bildirilerek tahsilde tekerrür etmeme kaydının konulmadığı, icra dosyasında tahsilde tekerrür etmeme koşulu yazılmadığı ve ilk derece mahkemesince bu kayıt konulmuş ise de dosya numaraları yazılmadığı gerekçesiyle davalı ...

vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; (İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/23569 E., İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3892 E. sayılı dosyalar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıların İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2017/23399 E. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kefalet sözleşmesine dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazin iptali istemine ilişkin olup, 27.05.2011 tarihli Kefalet Sözleşmesinin şekil şartlarının bulunup bulunmadığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, şirket ortaklığından ayrılmanın kefalet sorumluluğunu kendiliğinden sona erdiren bir sebep olup olmadığı, teminat alınmasının borcun yenilenmesi anlamına gelip gelmediği, bu kapsamda kefillerin takip edilip edilmeyeceği hususları uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun(2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun ) 586 ncı ve 598 inci maddesinin üçüncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun(6101 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunun (818 sayılı Kanun) 484 ve 487 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 08.12.2022 tarihli dilekçesinde, davaya konu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/23399 Esas sayılı dosya borcunun, davalı ... tarafından ödendiğini ve icra dosyasının 08.12.2022 tarihinde kapatıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Mahkemece davacı vekili tarafından sunulan dilekçe değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932073800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/824 E. 2021/760 K.

Ortaklıktan ayrılma kefalet sorumluluğunu sona erdirmez

Gerekçe özeti

Bir şirket ortağının, ortaklık döneminde üstlendiği kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu, kefaletin sona erme sebepleri arasında ortaklıktan ayrılma özel olarak düzenlenmediğinden, ortaklıktan ayrılmasıyla kendiliğinden sona ermez; kefil, ortak olduğu dönemde yüklendiği kefaletten dolayı sorumluluğunu sürdürür. Ayrıca, icra takip talebinde tahsilde tekerrür etmeme kaydı için ilgili diğer icra dosyalarının numaralarının gösterilmemiş olması, yeniden yargılama gerektirmeyen bir eksiklik olup, istinaf merci bu eksikliği ilk derece kararını kaldırıp gerekli dosya numaralarını belirterek yeniden hüküm kurmak suretiyle düzeltebilir.

Emsal değeri

Kararda, bir şirket ortağının ortaklıktan ayrılmasının, ortaklık döneminde üstlendiği kefalet sorumluluğunu kendiliğinden sona erdirmediğine ilişkin gerekçe emsal niteliktedir; bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: kefalet sözleşmesi müteselsil kefil itirazın iptali tahsilde tekerrür etmeme kaydı ipoteğin paraya çevrilmesi icra inkar tazminatı davaların birleştirilmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/824

KARAR NO 2021/760

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/11/2020

NUMARASI 2018/64 Esas 2020/543 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ....Ltd. Şti. arasında 26/11/2010 tarihli "..." münhasır Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı bayinin o dönem hissedarları olan davalıların 27/05/2011 tarihli kefaletnameyi imzaladıklarını, davalıların anılan kefaletnameden dolayı 100.000-TL' ye kadar müteselsil kefil olduklarını, bu kefaletname ile çek ve senetlerden veya diğer bir alacağın herhangi birinin ödenmemesi halinde vadesi gelmemiş diğer borçların da muaccel olacağının kabul edildiği, dava dışı bayinin müvekkili şirketin alacaklı olduğu bonoları vadesinde ödememesi üzerine İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi ile İstanbul ....

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhinde icra takibi açıldığını, davalıların başta yetkiye, asıl borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davalıların itirazlarının haksız olduğunu, bu nedenlerle davalıların İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaya yaptığı itirazların iptaline, davalıların inkar olunan alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1- Davalılar ... ve ... vekili;icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, 2011 yılındaki kefaletin müvekkillerinin şirket ortaklıklarının devam ettiği dönemi kapsaması gerektiği, 2014 yılında ortaklıktan ayrıldıkları, süresiz olarak bir kişinin bir hukuki ilişkiye kefil olmasının düşünülemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... vekili; hukuken geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, davacı şirketin müvekkili ile asıl borçlu şirketin ilişkisi bittikten sonra, asıl borçlu ile başkaca sözleşmelerin imzaladığını, ticari ilişkisini devam ettirdiğini,davacı şirketin gerçek ticari ilişkide bulunduğu şirket ve ortakları ile yeni sözleşmeler yaptığını ve teminatlar aldığını, müvekkilinin şirketle bir bağlantısı kalmamasına rağmen müvekkilinin kefaletinin devam ettirilerek sorumluluğuna gidilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu nedenlerle öncelikle yetki ilk itirazının kabulü ile dosyanın Emirdağ Mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, davacının %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, asıl borçlu şirketin cari hesaptan doğan borçlarını davacı alacaklı şirkete ödeyemediği, davalıların asıl borçlu şirket için 100.000-TL'ye kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil oldukları, bu yüzden asıl borçlu şirket gibi 100.000-TL'ye kadar borçtan hukuken sorumlu oldukları, bilirkişi incelemesi sonucunda asıl borçlu şirketten tahsilat sağlanamadığı gibi kefalet tutarının asıl borç tutarı içinde kaldığı, davacının müteselsil kefil olan davalıları tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrıca takip etme hakkının bulunduğu, şirket ortaklığından ayrılmanın kefalet sorumluluğunu kendiliğinden sona erdiren yasal bir sebep olmadığını, davalı müteselsil kefillerin alacaklı davacı şirkete karşı kefalet tutarı kadar borçtan hukuken sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne ve takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşıldığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili, müvekkilinin 2011 yılında ortak olduğu ancak 2013 yılında ortaklıktan ayrıldığı asıl borçlu şirket için verilmiş olan kefaletnameye dayandığını,davacı şirketin alacağını müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasından sonra aldığı rehinlerle teminat altına almış olmasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinden alınan kefalette ortaklıktan ayrılmasına rağmen tüm borçlardan sorumluluk şeklinde olduğundan geçersiz olduğunu, uyuşmazlıkla birebir bağlantılı olan İstanbul 11.ATM'nin 2018/62 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinin değerlendirilmediğini,delillerinin toplanmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı .... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti arasında 26/11/2010 tarihinde "..." marka beyaz eşya ürünlerine ilişkin bayilik sözleşmesinin akdedildiği, davalılar ...,... ile ...'ın 27/05/2011 tarihli Kefalet Sözleşmesi ile asıl borçlu şirketin alacağı her türlü emtiaya karşılık oluşacak borçları ve her ne sebepten olursa olsun borçlandığı, borçlanacağı, ödemekle yükümlü olduğu veya olacağı, gerek senetlerle, çeklerle gerekse cari hesap sözleşmeleri, defter kayıtları, temliknamelerle veya diğer her türlü belgelerle sabit olan borçlardan dolayı 100.000-TL limitle davacı şirkete karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olmayı üstlendikleri anlaşılmaktadır. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde asıl borçlu şirketin davalıların kefalet limitini aşan tutarda borcu bulunduğu belirlenmiş ve İstanbul ....

İcra Müdürlüğünün ... -esas sayılı dosyasında 788.460-TL borcun tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı ve yine ipotekli takip dosyasıyla tahsilde tekerrür etmemek üzere İstanbul ....İcra Dairesinde ... esas sayılı dosyada 364.603-TL alacak için asıl borçlu şirket hakkında kambiyo senetlerine dayalı takip yapılmıştır. Kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.

Kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşulları sözleşmenin imza tarihi itibariyle 818 sayılı eBK hükümleri uygulanacaktır. Kefaletnamenin incelenmesinde geçerlilik koşullarını taşıdığı tesbit edilmektedir.Her ne kadar davalı taraf, asıl borçlu şirketin ortaklıktan ayrıldığını borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; kefil olan ortak, ortaklıktan ayrılsa bile, onun ortak olduğu zamanda yüklendiği kefaletlerden dolayı sorumluluğu aynı şekilde devam edecektir. Kefaletin sona erme sebepleri arasında ortağın ortaklıktan ayrılma, kefaleti sona erdiren bir neden olarak düzenlenmemiştir. Dolayısıyla ortak ortaklıktan ayrılsa, böylelikle kefil olmasına neden olan temel sebep ortadan kalksa bile, yine de ortak olduğu zamanki kefaletlerinden sorumlu olmaya devam edecektir.Davalı ...

vekilinin birleştirme talebi üzerine karar oturumunda İstanbul 11.ATM nin 2018/62 esas sayılı dosyası incelenmiş,dosyanın ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu ,gerekli görülmediğinden ,birleştirme talebinin reddine karar verildiği,davalı vekilinin birleştirme talebinin incelenmediğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, birleştirme kararı verilmesi gereken hukuki bir zorunluluk da olmadığı anlaşılmaktadır. Davaya konu icra takibi İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası olup, takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde asıl borçlu hakkında devam eden icra takip dosyalarının numaraları bildirilerek tahsilde tekerrür etmeme kaydı konulmadığı anlaşılmaktadır.

Anlatılanlara göre ;davalı ... vekilinin kefaletinin son bulduğu ,şirketin borcundan sorumlu tutulamayacağı ,delillerin toplanmadığı ,birleştirme talebinin incelenmediğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş,icra dosyasında tahsilde tekerrür etmeme koşulu yazılmadığı ve ilk derece mahkemesince bu kayıt konulmuş ise de dosya numaraları yazılmadığından bu hata /eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne ,hükmün kaldırılmasına yeniden hüküm verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/64 Esas-2020/543 Karar sayılı ve 18/11/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "1-Davanın kabulü ile; (İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyalar ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) Davalıların İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, 2- Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.000-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 6.831-TL karar harcından, mahkeme veznesine peşin yatırılan 1.207,75-TL, icra dosyasına yatan 500-TL olmak üzere toplam 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.748,85-TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti ve 126-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.126-TL yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 13.450-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... tarafından yatırılan 1.648,45-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/05/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.