Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7797 E. 2023/1921 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın yenilenmesi↗ harç ikmali↗ nispi karar harcı↗ ihtarat↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ eksik harç↗ adli yardım talebinin reddi↗ ipoteğin fekki↗ adli yardım talebi↗ başvurma harcı↗ peşin karar harcı↗ işlemden kaldırma↗ malvarlığına ilişkin dava↗ adli yardım↗ kısıtlılık↗ davanın açılmamış sayılması↗ ara karar↗ ipotek↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ genel kredi sözleşmesi↗ yenileme↗ tebligat↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/106 E., 2021/3 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirketin davalı banka ile arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalının sahibi olduğu taşınmazlar üzerine konan ipoteklerin geçersiz olduğunu, müvekkilinin tüm malvarlığının ipotekli ve hacizli olduğunu, davacının kısıtlı olduğunu ileri sürerek adli yardım talepli olarak taşınmazları üzerindeki ipotekleri fekkine, ipoteğe dayalı yapılan takibin iptaline, taşınmazların satışı halinde taşınmazların bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, adli yardım taleplerinin dosyada mevcut olmadığını ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendisinin veya ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşüreceğine ilişkin yeterli kanaat uyandıracak delil ve belge ibraz edemediğinden adli yardım talebinin reddine karar verildiği, mahkemece verilen ara karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2020 tarih 2020/190 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı vekiline 54,40 TL başvurma harcı ve 61.201,27 TL nispi harcı yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı vekili tarafından 05.10.2020 tarihli dilekçe ile davacının harç ve masrafları ödeyemeyeceğinin belirtildiği, 05.10.2020 tarihli ara kararı ile davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırma karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde davacı vekili tarafından eksik harçlar ikmal edilerek davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili adli yardım talepli istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/147 D. İş sayılı kararında gerekçesiz bir şekilde itirazlarının reddedildiğini, 04.10.2020 tarihinde tebliğ edilen ihtaratlı tebligat ile Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ara karar ile başvurma harcı ve peşin harcın tensip tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına karar verildiğini, 06.10.2020 tarihli dilekçelerinde özetle davacının tefeciye müracaat etmeden bu harç tutarlarını ödemeyebilmesi imkanının bulunmadığının belirtildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin benzer dosyalardaki adli yardımın kabulüne ilişkin kararlarına rağmen davacının şeklen adına kayıtlı üzerilerinde haciz ve ipotek bulunan bu nedenle satılarak nakde dönüştürülmesinin mümkün olmadığını, böylece üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği tek bir taşınmazının olmadığını ifade etmiş olmalarına rağmen taleplerinin hiçbir değerlendirme yapılmadan gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının haklılık durumuna ilişkin olmak üzere akıl sağlının 2017 yılından bu yana yerinde olmadığını, bu durumun Adli Tıp Raporu ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan rapor ile sabit olduğunu ve kısıtlandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraz üzerine verilen adli yardım talebinin reddi kararına itirazın reddi kararının kesin nitelikte olduğu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itirazın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince reddedilmesi üzerine davacı vekiline başvuru ve nispi harcın iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına dair ihtarlı tebligatın tebliği üzerine davacı tarafın istenilen harcın yatırmaması sebebiyle 05.10.2020 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılıp 3 aylık süre sonrasında 08.01.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak ret kararının kesin olduğundan bahisle denetim yapılmamasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adli ardım talepli davanın incelenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekilinin maktu temyiz karar ve başvuru harçlarını yatırdığı tespit olunduğundan adli yardım talebi değerlendirilmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3713 E. 2015/13816 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu kez davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı vekiline 54,40 TL «başvurma harcı» ve 61.201,27 TL «nispi harcı» yatırmak üzere iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen davacı vekili tarafından 05.10.2020 tarihli dilekçe ile davacının «harç» ve «masrafları» ödeyemeyeceğinin belirtildiği, 05.10.2020 tarihli «ara» kararı ile davanın «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, işlemden kaldırma karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde davacı vekili tarafından «eksik harçlar ikmal» edilerek «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin «ara» karar ile «başvurma harcı» ve «peşin harcın» tensip tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık «kesin süre» içerisinde yatırılmasına karar verildiğini, 06.10.2020 tarihli dilekçelerinde özetle davacının tefeciye müracaat etmeden bu «harç» tutarlarını ödemeyebilmesi imkanının bulunmadığının belirtildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin benzer dosyalardaki «adli yardımın» kabulüne ilişkin kararlarına rağmen davacının şeklen adına kayıtlı üzerilerinde «haciz» ve «ipotek» bulunan bu nedenle satılarak nakde dönüştürülmesinin mümkün olmadığını, böylece üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği tek bir taşınmazının olmadığını ifade etmiş olmalarına rağmen taleplerinin hiçbir değerlendirme yapılmadan gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının haklılık durumuna ilişkin olmak üzere akıl sağlının 2017 yılından bu yana yerinde olmadığını, bu durumun Adli Tıp Raporu ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan rapor ile sabit olduğunu ve «kısıtlandığını» belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendisinin veya ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşüreceğine ilişkin yeterli kanaat uyandıracak delil ve belge «ibraz» edemediğinden «adli yardım talebinin reddine» karar verildiği, mahkemece verilen «ara» karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Antalya 3.
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · usulden reddi · çek · ilan
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7797 E. , 2023/1921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/438 Esas, 2021/1314 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/106 E., 2021/3 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirketin davalı banka ile arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden davalının sahibi olduğu taşınmazlar üzerine konan ipoteklerin geçersiz olduğunu, müvekkilinin tüm malvarlığının ipotekli ve hacizli olduğunu, davacının kısıtlı olduğunu ileri sürerek adli yardım talepli olarak taşınmazları üzerindeki ipotekleri fekkine, ipoteğe dayalı yapılan takibin iptaline, taşınmazların satışı halinde taşınmazların bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde, adli yardım taleplerinin dosyada mevcut olmadığını ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendisinin veya ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşüreceğine ilişkin yeterli kanaat uyandıracak delil ve belge ibraz edemediğinden adli yardım talebinin reddine karar verildiği, mahkemece verilen ara karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2020 tarih 2020/190 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı vekiline 54,40 TL başvurma harcı ve 61.201,27 TL nispi harcı yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen davacı vekili tarafından 05.10.2020 tarihli dilekçe ile davacının harç ve masrafları ödeyemeyeceğinin belirtildiği, 05.10.2020 tarihli ara kararı ile davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırma karar tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde davacı vekili tarafından eksik harçlar ikmal edilerek davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili adli yardım talepli istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/147 D. İş sayılı kararında gerekçesiz bir şekilde itirazlarının reddedildiğini, 04.10.2020 tarihinde tebliğ edilen ihtaratlı tebligat ile Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ara karar ile başvurma harcı ve peşin harcın tensip tutanağının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına karar verildiğini, 06.10.2020 tarihli dilekçelerinde özetle davacının tefeciye müracaat etmeden bu harç tutarlarını ödemeyebilmesi imkanının bulunmadığının belirtildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin benzer dosyalardaki adli yardımın kabulüne ilişkin kararlarına rağmen davacının şeklen adına kayıtlı üzerilerinde haciz ve ipotek bulunan bu nedenle satılarak nakde dönüştürülmesinin mümkün olmadığını, böylece üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği tek bir taşınmazının olmadığını ifade etmiş olmalarına rağmen taleplerinin hiçbir değerlendirme yapılmadan gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacının haklılık durumuna ilişkin olmak üzere akıl sağlının 2017 yılından bu yana yerinde olmadığını, bu durumun Adli Tıp Raporu ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan rapor ile sabit olduğunu ve kısıtlandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraz üzerine verilen adli yardım talebinin reddi kararına itirazın reddi kararının kesin nitelikte olduğu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itirazın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince reddedilmesi üzerine davacı vekiline başvuru ve nispi harcın iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına dair ihtarlı tebligatın tebliği üzerine davacı tarafın istenilen harcın yatırmaması sebebiyle 05.10.2020 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılıp 3 aylık süre sonrasında 08.01.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak ret kararının kesin olduğundan bahisle denetim yapılmamasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adli ardım talepli davanın incelenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı vekilinin maktu temyiz karar ve başvuru harçlarını yatırdığı tespit olunduğundan adli yardım talebi değerlendirilmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931244600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz