6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sahte imzalı talimatlarda müşterinin ağır kusuru karşısında bankanın sorumsuzluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6448 E. 2023/1736 K. · · İlk derece: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Hesaplardan sahte/taklit imzalı talimatlarla para çekilmesinde zarara müşterinin çalışanlarının suç teşkil eden eylemleri yol açmış, müşterinin de çalışan ve ortağı denetlememe biçiminde ağır kusuru bulunmuş ve bir kısım işleme icazet vermişse, banka zararlandırıcı işlemlerde kusursuz kabul edilir ve tazminat davası reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Sahte/taklit imzalı talimatlarla hesaplardan para çekilmesi ve çek karnesi verilmesinde bankanın özen yükümlülüğü ihlali ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacılar, taklit imzalı talimatlarla hesaplarının boşaltıldığını, bankanın imza karşılaştırması yapmadan işlem yaptığını, özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve bu işlemlere icazetlerinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacıların zararına, davacıların çalışanlarının suç teşkil eden eylemleri sebep olmuş; davacıların da ağır kusuru bulunmaktadır; çalışan ve ortağın işlemleri denetlenmemiş, işlemlerin miktarı gözetildiğinde hiç para kalmadığını ancak haciz sırasında öğrendiklerinin kabulü mümkün görülmemiş, çek karnesi teslimine ilişkin talimattaki imza da davacılara ait bulunmuş, gerçek ödemelerle çalışan/ortağın mal edindiği ödemeler birbirine karışmıştır; bu hâlde davalı bankanın zararlandırıcı işlemlerde kusuru bulunmadığından davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Sahte imzalı talimatlarla yapılan işlemlerde müşterinin ağır kusuru ve icazeti karşısında bankanın sorumsuzluğu yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankanın özen sorumluluğu sahte/taklit imza talimat icazet müterafik (birlikte) kusur çek karnesi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6448 E.  ,  2023/1736 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/772 Esas, 2021/853 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/817 E., 2018/1269 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av...... ile davalı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ...'ın eş oldukları ve davacı şirketin yetkilisi bulunduklarını, 11.05.2009 tarihinde işyerine hacze gelindiğini, müvekkillerinin araç muhafazasını önlemek için borcu ödemek istediğinde davalı bankada bulunan tüm hesaplarının sıfırlandığını öğrendiklerini, davacıların muhasebecisi ...'in sorgulanması üzerine, ...isimli kişi ile birlikte şirketin ve müvekkillerinin hesaplarını boşalttıklarını itiraf ettiğini, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/26250 soruşturma dosyasında düzenlenen iddianame ile Kadıköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, adı geçenlerin sahte talimatlar yazdırıp şirket çalışanlarına para tahsilatı yaptırdıklarını, davalı bankanın bu işlemleri yaparken müvekkillerini aramadığını, ödemeler yapılırken imza karşılaştırması dahi yapılmadığını, ayrıca sahte çekler düzenlendiğini, bu çeklerin karşılığının olmaması üzerine muhtelif icra takipleri yapıldığını, müvekkillerinin icra tehdidi altında kaldıklarını belirterek davalı bankanın ağır kusuru nedeni ile çekilen 5.591.928 TL den şimdilik 20.000,00TL ile ...

için 15.000,00 TL ... için 15.000,00 TL toplam 50.000,00 TL maddi tazminat ve usulsüz olarak verilen çek karneleri nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 700.000,00 TL'den şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ve Çamoğlu Mimarlık'a verilmesini, davacıların uğradığı manevi zararlar için Çamoğlu Mimarlık için 100.000,00 TL ... için 100.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL toplam 250.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların Çamoğlu Mimarlık Ltd.Şti.'nin ortakları ve yetkili kişileri olduğunu, davaya konu para çekme işlemlerinin davacıların imzasını havi talimatlara istinaden ve bankacılık işleyişine uygun şekilde gerçekleştiğini, para çekme işlemlerindeki kişilerin şirket çalışanları olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarına göre hesaplarına vakıf olan hesap sahibinin hesap bakiyesine ve işlemlerine itiraz etmemesinin hesaplarına yönelik olarak yapılan önceki işlemlerine icazet vermiş olduğunu gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.01.2006 tarihinden 25.12.2008 tarihine kadar devam eden işlemlerde taklit imzaların bulunduğu, davalı bankaya verilen talimatlardaki bir kısım imzaların davacı asillere ait olduğu, taklit imza ile yapılan TL, USD, Havale, EFT, Virman işlemlerinin davacıların ticari ilişkisinin bulunduğu kişi ve şirketlere yapıldığı, şirket borçlarının ödendiği toplam 429.800,00 TL tutarlı taklit imzalı çeklerle davacıların mal ve hizmet alımı yaptıkları, bu çeklerden birinde davacı ...'nun da imzasının bulunduğu, davacıların muhasip ...'in sahte imzalı talimatlı işlemlerine, çek taahhütlerine devam eden süreçte icazet verdikleri, İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki maddi vakıalar gereğince davacılara zarar veren eylemleri nedeni ile ne kadar zarar verildiğinin de tespit edilemediğini belirterek davalı bankanın davacıları zararlandırıcı işlemlerde sorumluluğunu gerektirecek kusuru bulunmadığından açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taklit imza ile yapılan işlemlerde davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu, Merter Tatver ve ...'in davaya konu eylemleri gerçekleştirirken şirket çalışanları ...ve... aracılığı ile davacılar adına sahte talimatlar düzenledikleri ve banka hesaplarından uzun süre para çekerek banka hesaplarını boşalttıklarını, davalı bankanın özenli davranmadığını, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 E. sayılı dosyasında... ve...'in işlemleri...ve ...'in yönlendirmesi ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, davacıların taklit imzalarla yapılan işlemlere icazetinin bulunmadığını, bankanın özen sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların zararına davacıların çalışanlarının suç teşkil eden eylemlerinin sebep olduğu, davacıların da ağır kusuru bulunduğu, çalışan ve ortağın işlemlerinin denetlenmediği, işlemlerin miktarı gözetildiğinde bir ticari işletmenin para ihtiyacının olacağı, hiç para kalmadığını yapılan haciz neticesinde öğrendiklerinin kabulünün mümkün olmadığı, çek karnesi teslimine ilişkin talimattaki imzanında davacılara ait olduğu, gerçek ödemeler ile çalışan ve ortağın mal edindiği ödemelerin birbirine karıştığı gözetildiğinde davalı bankanın zararlandırıcı işlemlerde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıların banka hesaplarında sahte imzalı talimatlara dayalı olarak çekilmesi ve yine sahte imzalı talimatlar ile davalı banka tarafından teslim edilen çek karnelerindeki çeklerin kullanılması nedeniyle uğradıkları zarar nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931206900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/772 E. 2021/853 K.

Bankanın sahte talimatla yapılan işlemlerden sorumluluğu ve ağır kusur

Gerekçe özeti

Banka, vekalete benzer nitelikteki bankacılık hizmet ilişkisinde yüksek derecede özen göstermekle yükümlü olup hafif kusurdan dahi sorumludur ve sorumluluktan kurtulmak için kusursuzluğunu ispat etmelidir. Ancak imza sirkülerindekilerle aynı görünen imzayı taşıyan talimatların işleme konulmasında bankanın kusuru bulunmadığı; buna karşılık müşterinin kendi çalışanı/ortağının ağır kusurlu ve hileye dayalı eylemleri sonucu (ceza mahkemesince de tespit edilen sahtecilik/dolandırıcılık) oluşan zarardan ve müşterinin uzun süre hesap hareketlerini denetlememesinden kaynaklanan zarardan banka sorumlu tutulamaz.

Emsal değeri

Bankanın yüksek özen borcu ile imza sirkülerindeki imzaya uygun görünen sahte talimatların işleme konulmasında bankanın kusurunun bulunmayacağı, buna karşılık müşterinin kendi çalışanı/ortağının hileli eylemlerinden ve hesap denetim ihmalinden kaynaklanan zararlardan bankanın sorumlu tutulamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer sahte talimat uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: bankanın özen yükümlülüğü vekalet benzeri sözleşme hafif kusur sahte/taklit imza ağır kusur ispat yükü

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/772

KARAR NO 2021/853

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/12/2018

NUMARASI 2014/817 Esas 2018/1269 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/06/2021

Maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilleri ... ve ... eş olup, davacı şirketin yetkilisi olduklarını,11.05.2009 tarihinde işyerine hacze gelindiğini, müvekkillerinin araç muhafazasını önlemek için borcu ödemek istediğinde davalı bankada bulunan tüm hesaplarının sıfırlandığını öğrendiğini, davacıların muhasebecisi ... sorgulanması üzerine, ... isimli kişi ile birlikte şirketin ve müvekkilerinin hesaplarını boşalttıklarını itiraf ettiğini, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/26250 soruşturma dosyasında düzenlenen iddianame ile Kadıköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 esas sayılı dosyasında dava açıldığını,adı geçenlerin sahte talimatlar yazdırıp şirket çalışanlarına para tahsilatı yaptırdıklarını, davalı bankanın bu işlemleri yaparken müvekkilerini aramadığını, ödemeler yapılırken imza karşılaştırması dahi yapılmadığını,ayrıca sahte çekler düzenlendiğini, bu çeklerin karşılığının olmaması üzerine muhtelif icra takipleri yapıldığını, müvekkilerinin icra tehdidi altında kaldıklarını belirterek davalı bankanın ağır kusuru nedeni ile çekilen 5.591.928-TL den şimdilik 20.000-TL ile ...

için 15.000-TL ... için 15.000-TL toplam 50.000-TL maddi tazminat ve usulsüz olarak verilen çek karneleri nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 700.000-TL'den şimdilik 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... ve ... verilmesini, davacıların uğradığı manevi zararlar için ... için 100.000-TL ... için 100.000-TL ve ... için 50.000-TL toplam 250.000-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında; davacıların ... Ltd.Şti.'nin ortakları ve yetkili kişileri olduğunu, davaya konu para çekme işlemlerinin davacıların imzasını havi talimatlara istinaden ve bankacılık işleyişine uygun şekilde gerçekleştiğini, para çekme işlemlerindeki kişilerin şirket çalışanları olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarına göre hesaplarına vakıf olan hesap sahibinin hesap bakiyesine ve işlemlerine itiraz etmemesinin hesaplarına yönelik olarak yapılan önceki işlemlerine icazet vermiş olduğunu gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile 17.01.2006 tarihinden 25.12.2008 tarihine kadar devam eden işlemlerde taklit imzaların bulunduğu, davalı bankaya verilen talimatlardaki bir kısım imzaların davacı asillere ait olduğu, taklit imza ile yapılan TL, USD, Havale, EFT, Virman işlemlerinin davacıların ticari ilişkisinin bulunduğu kişi ve şirketlere yapıldığı, şirket borçlarının ödendiği toplam 429.800-TL tutarlı taklit imzalı çeklerle davacıların mal ve hizmet alımı yaptıkları, bu çeklerden birinde davacı ...'nun da imzasının bulunduğu, davacıların muhasip ...'in sahte imzalı talimatlı işlemlerine, çek taahhütlerine devam eden süreçte icazet verdikleri, İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki maddi vakıalar gereğince davacılara zarar veren eylemleri nedeni ile ne kadar zarar verildiğinin de tespit edilemediğini belirterek davalı bankanın davacıları zararlandırıcı işlemlerde sorumluluğunu gerektirecek kusuru bulunmadığından açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili;davacıların bankada hiç parası bulunmadığını 11.05.2009 tarihinde öğrendiğini,taklit imza ile yapılan işlemlerde davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu, bilirkişi raporunda sahte talimatlarla 2.313.368 TL, 1.282.000-USD, 10.000-Euro tutarında işlem ve sahte talimatlarla alınan çekler dolayısı ile 429.800-TL ödeme yapıldığının belirlendiğini,sahte talimatlarla müvekkillerin hesabından para çekilmesi hususunun mahkemece hatalı değerlendirildiğini, ...'in davaya konu eylemleri gerçekleştirirken şirket çalışanları ... aracılığı ile davacılar adına sahte talimatlar düzenledikleri ve bahka hesaplarından uzun süre para çekerek banka hesaplarını boşalttıklarını, davalı bankanın özenli davranmadığını, İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 E.

Sayılı dosyasında ... ve ... işlemleri ...'in yönlendirmesi ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, davacıların taklit imzalarla yapılan işlemlere icazetinin bulunmadığını, davacı ... ile ...'in adi ortaklığı bulunan ...'nın ticari ilişkisi bulunan bir takım şirketlere yapılan virmanların hatalı değerlendirildiğini, adi ortaklığın Azerbeycan'da bir hastane yapım işi aldığını, hastane yaptıran frmanın yaptığı ödemelerin ... tarafından şahsi hesaplarında kullanıldığını, hastane yapım işi için işçilik ve malzeme giderlerinin sahte talimatlarla davacıların hesabından yapıldığını, ...'in sahte talimatlarla çek karnesi alıp üçüncü kişilere verdiğini borç ödenmeyince de davacıların tüm mal varlığının haczedildiğini, davacıların tüm zararının davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeni ile oluştuğunu, ayrıca hukuk mahkemesinin ceza mahkemesindeki maddi olaylarla bağlı olduğunu,haciz tutanaklarının çoğunda ...

ve ...'in imzasının bulunduğunu, işyerinin 3 katlı ve çok büyük olması ve müvekkillerinin işveren olması nedeni ile bu durumun uzun süre bilinemediğini, davacıların bu durumu 11.05.2009 tarihinde öğrendiklerini, davacılar tarafından yapılan tüm borç tasfiye protokollerinin de bu tarihten sonra yapıldığını, Kadıköy ....İcra Müd. ... ve ... E. Sayılı dosyalarında borç tasfiye protokolünün 28.04.2009 tarihinde yapıldığını anılan protokolda davacı ... borçlu ...'in ise müteselsil kefil olduğunu, dosyada böyle bir protokol olmadığını, protokolün 15.06.2009 tarihli olduğunu, bu protokolde 28.04.2009 tarihli protokole atıf yapıldığını ancak protokolü kimin imzaladığının belli olmadığını, bilirkişilerin bu konudaki tespitlerinin de hatalı olduğunu,davacıların çalışan veya ortağının kendisini dolandırdığını bilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava davacıların banka hesaplarında sahte imzalı talimatlara dayalı olarak çekilmesi ve yine sahte imzalı talimatlar ile davalı banka tarafından teslim edilen çek karnelerindeki çeklerin kullanılması nedeniyle uğradıkları zarar nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri , hukuki nitelikleri itibarı ile vekalet benzeri isimsiz sözleşme yada vekalet sözleşmesi niteliğinde olup,TBK 506/2 maddesi gereği vekil(banka ) üstlendiği hizmetleri , vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek , sadakat ve özenle yürütmekle yüküklü olup. Bankalar gibi , devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların , ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurdan dahi sorumludur.Banka ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.Davacı ....

Ltd.Şti'nin ortaklarının ... ve ... olduğu, 18.01.2002 tarihli Sicil Gazetesine göre her iki ortağın 15 yıl süre ile şirket müdürü oldukları ve şirket ünvanı altına atacakları münferit imzaları ile şirketi temsil edecekleri kararlaştırılmıştır. Davacılardan ...'nun davalı bankanın Üsküdar Şubesinde ... nolu hesapları, davacı ...'nun ... nolu hesapları, ...ltd.Şti.'nin ... nolu TL, döviz cinsinden hesapları mevcuttur. Davacılardan ... ile Kadıköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan sanık ... Adi ortaklığında yarı yarıya ortak oldukları ve aynı binada 2000 yılından beri faaliyet gösterdikleri hususu belirlenmiştir.Yine aynı dosyada yargılanan ..., davacıların yanında 1990 yılından beri muhasebe yetkilisi olarak çalışmaktadır.

Ceza davasında tanık olarak dinlenen ... davacı şirkette getir götür işlerini yaptığını dava konusu olan talimatları muhasebeci ... kendisine verdiğini ifade etmiştir.Yapılan bilirkişi incelemelerinde ; talimatların bir kısmının davacıların gerçek imzalarını taşıdığı,çeklerin bir kısmını da davacı ...'in gerçek imzalarını taşıdığı belirlenmiştir. Sahte talimatlarla işlem yapılması birden çok kereler yapılmış olup ,sahteciliği yapanların davacı ...'nun kendisine yönetimi bıraktığı adi ortaklıkta ortağı ... ve davacı şirkette 20 yıllık sekreteri ... tarafından davacıların imzasının takliden imzalandığı ve gerçek imzalar esas alınarak düzenlendiği belirlenmiştir.Davacılar talimatlardan sonra kendilerinden teyit alınmadığını ileri sürmekte iseler de ıslak imzalı talimattan sonra teyid alınması gerekmediği belirlenmiştir.

11. 04.2014 tarihli 3 kişilik grafoloji uzmanlarından alınan rapora göre 94 adet belgedeki talimatlardaki imzaların davacı ...'na ait olduğu, 214 adet talimattaki imzaların davacı ... ait olmadığı, 170 Adet talimattaki imzaların davacı ...'na ait olduğu,13 adet talimattaki imzaların ...na ait olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacıların davalı bankada bulunan hesaplarından çekilen 3.945.210,45-TL, 1.024.718,82-USD, 18.751-euoluk işlemlere itirazı bulunduğu, bilirkişiler tarafından verilen 20.04.2018 tarihli raporda davacıların kendilerine ait imzaların bulunduğu talimatlar hariç tutulmak sureti ile 213 adet talimattaki imzanın davacı ...'na ait olmayan imza ile bir kısmı dava dışı şirketlere, bir kısmı hesaplara ağırlıklı olarakta davacıların çalışanı ...'e ödeme yapıldığı, ilk taklit imza ile yapılan ödemenin 17.01.2006 tarihli olduğu, ...'e yapılan ödemelerin 1.721.559-TL, 958.088-USD ve 10.000-Euro olduğu, ...'a yapılan ödemelerin 60.500-TL ve 1.300-USD olduğu, virman ile yapılan ödemelerin dava dışı ...

Ltd ve ... hesabına yapıldığı, havale ve EFT çıkışları ile yapılan ödemelerin üçüncü kişilere ve 65.930-TL ve 15.200-USD sinin ... isimli kişiye yapıldığı, ...'ın Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde "Baküdeki hastanede kullanılmak üzere pencere camı ve küpeşte satışı yaptığını beyan ettiği, davacı şirketle ilgili çek taahhütnamesi aslına ait 3 sayfadaki imzanın davacı şirket temsilcisi ...'na ait olduğu, çek karnesinin ...'e verilmesine ilişkin talimat ile 3 adet ödemeye ilişkin talimat belgelerindeki imzaların davacılara ait olduğu, diğer tüm talimat belgelerindeki imzaların davacılara ait olmadığı saptanmıştır. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak mahkumiyetine karar verilen ... eylemleri suç teşkil etse dahi , davacı ...

ile birlikte kurdukları ... Adi Ortaklığında yarı yarıya ortak oldukları, davacı şirket ile ... aynı yerde faaliyet gösterdikleri, davacılar ... ve ...'nun diğer davacı şirketin münferit imza ile yetkili temsilcileri oldukları, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen 29.11.2010 tarihli yazı cevabında 2004 yılından 2009 yılına kadar vergi beyannamelerinin gönderildiği, davacı tacir olup 3 yıldan fazla bir süre boyunca hesaplarının kontrolünü yapmamasının, davacılar ile davalı banka arasında süregelen talimatla ödemelerin yapılmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sahte işlemlerle çekilen para ve çeklerin şirketin gerçek alacaklılarına da ödemeler yapıldığı birlikte değerlendirildiğinde yapılan işlemlerde davacıların ağır ihmalleri bulunduğu ,zararların davacıların ortağı ve çalışanı tarafından yapılan işlemlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 esas 2015/439 karar sayılı kararlı dosyasında sanık şirket çalışanı ve davacının ortağı sanığın kabul ve ikrarı uyarınca sahte imzalı talimatların dolandırıcılık-sahtecilik suçlarından cezalandırılmasını gerektirecek şekilde hileyle sağlanmış olduğunun da tespit edilmesi karşısında davacının kendi çalışanının ağır kusurlu hukuka aykırı davranışları nedeniyle uğranılan zarardan , davacı ile davalı banka arasında süregelen talimatla havale yapılma-para çekme işleminde, imza sirkülerindekilerle aynı imzayı taşıyan dava konusu talimatları işleme koyması nedeniyle davalı banka sorumlu tutulması ve hafif kusur dahi izafe edilmesi mümkün değildir.

(Yargıtay 11. HD nin 12/03/2015 tarih 2014/11979 -esas 2015/3382 Karar, 05/04/2016 tarih 2015/7897-esas ve 2016/3670-karar,01.03.2010 tarih 2008/10406esas-2010/2306 karar sayılı emsal ilamları )Açıklanan nedenlerle mahkemece davalı bankanın dava konusu usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinden dolayı kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacının zararına davacıların çalışanlarının suç teşkil eden eylemlerinin sebeb olduğu,davacıların da ağır kusuru bulunduğu ,çalışan ve ortağın işlemlerinin denetlenmediği işlemlerin miktarı gözetildiğinde bir ticari işletmenin para ihtiyacının olacağı ,hiç para kalmadığını yapılan haciz neticesinde öğrendiklerinin kabulünün mümkün olmadığı ,çek karnesi teslimine ilişkin talimattaki imzanında davacılara ait olduğu,gerçek ödemeler ile çalışan ve ortağın mal edindiği ödemelerin birbirine karıştığı gözetildiğinde davalı bankanın zararlandırıcı işlemlerde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

İstinaf nedenleri yerinde olmayan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 133,20-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 73,90‬-TL harcın istek halinde davacılara iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.