Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1408 E. 2023/1632 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet tespiti davası↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ ara karar↗ sicilden terkin↗ tespit davası↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/330 E., 2022/71 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Kaya Tekstil Giyim Sanayi ve Ticaret Limited şirketi aleyhine iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açıldığını, yargılama aşamasında şirketin tasfiyesinin yapılarak kapanışının yapıldığının ticaret sicil müdürlüğü yazısı ile bildirildiğini, mahkemenin ara kararı ile taraflarına şirketin ihyası davası açılması ve şirkete temsilci atanması hususunda süre verildiğini ileri sürerek şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve şirkete temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin 15.10.2004 tarihinde tasfiyeye giriş kararı aldığını, şirketin 31.01.2006 tarihinde terkin edildiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım durumunda olduğunu, bu nedenle aleylerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak ihya kararı verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; şirketin tasfiye sürecinde görevlerinin gereklerini yerine getirdiğini, ilave olarak yapılacak bir işlem kalmadığını, 15 yıl sonra bu davanın açıldığını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Ankara 17. İş Mahkemesinde açtığı davada ihyasını talep ettiği anılan şirketin aleyhine davanın yürütülebilmesi ve davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği, bu nedenle davacı tarafın şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne Tasfiye Halinde Kaya Tekstil Giyim San. ve Tic. Ltd. Şirketinin Ankara 17. İş Mahkemesinin 2016/116 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin önceki tasfiye memuru ...’nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; iş mahkemesinde davacı tarafından tespiti istenen hizmet aralığı çalıştığı süre ayrı tutulduğunda 22.08.1996 ile 28.03.2006 tarihi arasında olduğunu ,oysa belirtilen bu sürede şirketin faaliyette olmadığını taraflarınca sunulan belgeler ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazılı beyanlarından anlaşıldığını, tasfiye memuru olarak görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 16 yıl sonra tekrar tasfiye memuru olarak görev yapamayacağını, sosyal ve ekonomik durumunun buna müsait olmadığını belirtmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, tarafından yapılmış bir yanlışlık ve eksiklik olmamasına rağmen yeniden tasfiye memuru olarak atanmasının isabetli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacının davayı şirket tasfiye ve ticaret sicilden terkin edildikten 10 yıl sonra Ankara 17. İş Mahkemesinde 2016/116 E. ile dava açtığını, bu nedenle istinaf kararında belirtilen derdest davanın sonucu beklenilmeden tasfiye işlemi yapılmıştır ifadesinin isabetli olmadığını, davacının Ankara 17. İş Mahkemesinde açmış olduğu hizmet tespiti davasında, 22.08.1996 ile 28.03.2006 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiğini, davacının belirtilen tarihlerde şirketlerinde çalışmış olma imkan ve ihtimali bulunmadığını, davacının hukuki yararının olduğunun belirtilip şirketin ihyasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, tasfiye memurluğu husunda, Ankara dışında bulunduğunu, sağlık ve ekonomik yönden sıkıntıda olması sebebiyle, 16 yıl önce yerine getirdiği tasfiye memurluğunu sağlıklı bir şekilde yerine getiremeyeceğini ısrarla belirtmiş olmama rağmen buna itibar edilmediğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasına, tasfiye memurluğu görevinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 Sayılı Kanun) 547 nci maddesi .
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...'nın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9544 E. 2011/2352 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Kaya Tekstil Giyim Sanayi ve Ticaret Limited şirketi aleyhine iş mahkemesinde «hizmet tespiti davası» açıldığını, yargılama aşamasında «şirketin tasfiyesinin» yapılarak kapanışının yapıldığının «ticaret sicil müdürlüğü» yazısı ile bildirildiğini, mahkemenin «ara» kararı ile taraflarına «şirketin ihyası davası» açılması ve şirkete «temsilci» atanması hususunda süre verildiğini ileri sürerek şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına ve şirkete temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; şirketin 15.10.2004 tarihinde tasfiyeye giriş kararı aldığını, şirketin 31.01.2006 tarihinde «terkin» edildiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün «yasal hasım» durumunda olduğunu, bu nedenle aleylerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak «ihya» kararı verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaDava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan davada ise «ihyası» talep olunan şirketin davalı olarak gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kaya Tekstil Giyim San ve Tic Ltd.
İş Mahkemesi tarafından kabulüne karar verilerek kesinleştiğini belirterek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda ise Kaya Tekstil Giyim San. ve Tic.Ltd.Şirketi hakkında «ihya» kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · ticaret sicilinden terkin · olumsuz oy · tebligat
Benzer bu karardaİş Mahkemesi'nin 2006/318 Karar sayılı ilamı ile davacının «işçilik alacakları» hakkında kısmen kabul kararı verildiği, Ankara 12.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Şirketinde işçi olarak çalıştığını, «işçilik alacaklarının» tahsili amacıyla açtığı davanın Ankara 15.
İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. aleyhine açılan davaya ilişkin olduğu ve bu dosya içindeki dava dilekçesi «tebligatının» farklı bir adrese yapıldığı da göz önüne alındığında, «ihyası» talep edilen şirket ile ihyasına karar verilen şirketin farklı şirketler olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2961 E. 2023/3434 K.
Ortak:şirketin ihyası · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTicaret Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; şirketin 15.10.2004 tarihinde tasfiyeye giriş kararı aldığını, şirketin 31.01.2006 tarihinde «terkin» edildiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün «yasal hasım» durumunda olduğunu, bu nedenle aleylerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak «ihya» kararı verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Kaya Tekstil Giyim Sanayi ve Ticaret Limited şirketi aleyhine iş mahkemesinde «hizmet tespiti davası» açıldığını, yargılama aşamasında «şirketin tasfiyesinin» yapılarak kapanışının yapıldığının «ticaret sicil müdürlüğü» yazısı ile bildirildiğini, mahkemenin «ara» kararı ile taraflarına «şirketin ihyası davası» açılması ve şirkete «temsilci» atanması hususunda süre verildiğini ileri sürerek şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına ve şirkete temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin 27.05.2019 tarihinde tasfiyeye girdiği, «tasfiye memuru» olarak davalı ...'nın «görevlendirildiği», 30.12.2019 tarihinde şirketin tasfiye ve «terkin» edildiğinin Ticaret Sicili Gazetesinde tescil edildiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine 10.12.2013 tarihinde açılan ve şirketin terkini tarihine kadar devam eden Selendi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen «menfi tespit» davasının yargı yollarından geçerek görülmeye devam olunduğu, tasfiye memurunun bu «derdest» davaya rağmen tasfiye işlemlerini tamamlamış olması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulü ile Kaya Tarım Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Selendi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/38 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı ...'nın tayinine, kararın Salihli Ticaret Sicil Memurluğu aracılığıyla tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Şti'nin ihyasına ilişkin olduğu, yerel mahkeme kararı ile «tasfiye» olunan şirketin ihyasına karar verildiğini ve tarafına da bu şirketin eski yetkilisi olması sebebiyle davaya davalı olarak «dahil» olunduğu, yerel mahkemece «yargılama giderlerinin» ve vekâlet ücretinin tarafına yüklenilmesine karar verildiği, oysa ki; «ihyaya» sebep olan dosyada taraf olmadığını, buna rağmen yargılama giderlerini ve vekâlet ücretinin tarafına yüklenmesine karar verilmesinin yasal olmadığını ileri sürerek …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · yargılama giderleri · istinaf incelemesi · menfi tespit · ilan · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin 27.05.2019 tarihinde tasfiyeye girdiği, «tasfiye memuru» olarak davalı ...'nın «görevlendirildiği», 30.12.2019 tarihinde şirketin tasfiye ve «terkin» edildiğinin Ticaret Sicili Gazetesinde tescil edildiği, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine 10.12.2013 tarihinde açılan ve şirketin terkini tarihine kadar devam eden Selendi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen «menfi tespit» davasının yargı yollarından geçerek görülmeye devam olunduğu, tasfiye memurunun bu «derdest» davaya rağmen tasfiye işlemlerini tamamlamış olması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulü ile Kaya Tarım Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Selendi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/38 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı ...'nın tayinine, kararın Salihli Ticaret Sicil Memurluğu aracılığıyla tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede yargılama sonucunda aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin hükmedildiğini,yerel mahkemece ihyasına karar verilerek aleyhine hüküm kurulan tarafın şirket olduğunu, kendisinin ise şirketin ortağı olduğu halde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hükmedildiğini, «şahsının sorumluluğunu» gerektiren bir durum olmadığını yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin, tarafına yükletilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılma …
Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; «istinaf incelemesine» konu karar Selendi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/38 E. sayısı ile devam etmekte olan «menfi tespit» davasında davalı bulunan Kaya Tarım San ve Tic.
Şti'nin ihyasına ilişkin olduğu, yerel mahkeme kararı ile «tasfiye» olunan şirketin ihyasına karar verildiğini ve tarafına da bu şirketin eski yetkilisi olması sebebiyle davaya davalı olarak «dahil» olunduğu, yerel mahkemece «yargılama giderlerinin» ve vekâlet ücretinin tarafına yüklenilmesine karar verildiği, oysa ki; «ihyaya» sebep olan dosyada taraf olmadığını, buna rağmen yargılama giderlerini ve vekâlet ücretinin tarafına yüklenmesine karar verilmesinin yasal olmadığını ileri sürerek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1408 E. , 2023/1632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/942 Esas, 2022/1751 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/330 E., 2022/71 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Kaya Tekstil Giyim Sanayi ve Ticaret Limited şirketi aleyhine iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açıldığını, yargılama aşamasında şirketin tasfiyesinin yapılarak kapanışının yapıldığının ticaret sicil müdürlüğü yazısı ile bildirildiğini, mahkemenin ara kararı ile taraflarına şirketin ihyası davası açılması ve şirkete temsilci atanması hususunda süre verildiğini ileri sürerek şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve şirkete temsilci atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin 15.10.2004 tarihinde tasfiyeye giriş kararı aldığını, şirketin 31.01.2006 tarihinde terkin edildiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım durumunda olduğunu, bu nedenle aleylerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak ihya kararı verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; şirketin tasfiye sürecinde görevlerinin gereklerini yerine getirdiğini, ilave olarak yapılacak bir işlem kalmadığını, 15 yıl sonra bu davanın açıldığını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Ankara 17. İş Mahkemesinde açtığı davada ihyasını talep ettiği anılan şirketin aleyhine davanın yürütülebilmesi ve davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği, bu nedenle davacı tarafın şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne Tasfiye Halinde Kaya Tekstil Giyim San. ve Tic. Ltd. Şirketinin Ankara 17. İş Mahkemesinin 2016/116 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin önceki tasfiye memuru ...’nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; iş mahkemesinde davacı tarafından tespiti istenen hizmet aralığı çalıştığı süre ayrı tutulduğunda 22.08.1996 ile 28.03.2006 tarihi arasında olduğunu ,oysa belirtilen bu sürede şirketin faaliyette olmadığını taraflarınca sunulan belgeler ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazılı beyanlarından anlaşıldığını, tasfiye memuru olarak görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 16 yıl sonra tekrar tasfiye memuru olarak görev yapamayacağını, sosyal ve ekonomik durumunun buna müsait olmadığını belirtmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, tarafından yapılmış bir yanlışlık ve eksiklik olmamasına rağmen yeniden tasfiye memuru olarak atanmasının isabetli olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davacının davayı şirket tasfiye ve ticaret sicilden terkin edildikten 10 yıl sonra Ankara 17. İş Mahkemesinde 2016/116 E. ile dava açtığını, bu nedenle istinaf kararında belirtilen derdest davanın sonucu beklenilmeden tasfiye işlemi yapılmıştır ifadesinin isabetli olmadığını, davacının Ankara 17. İş Mahkemesinde açmış olduğu hizmet tespiti davasında, 22.08.1996 ile 28.03.2006 tarihleri arasında çalıştığını beyan ettiğini, davacının belirtilen tarihlerde şirketlerinde çalışmış olma imkan ve ihtimali bulunmadığını, davacının hukuki yararının olduğunun belirtilip şirketin ihyasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, tasfiye memurluğu husunda, Ankara dışında bulunduğunu, sağlık ve ekonomik yönden sıkıntıda olması sebebiyle, 16 yıl önce yerine getirdiği tasfiye memurluğunu sağlıklı bir şekilde yerine getiremeyeceğini ısrarla belirtmiş olmama rağmen buna itibar edilmediğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasına, tasfiye memurluğu görevinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 Sayılı Kanun) 547 nci maddesi .
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...'nın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/931125400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz