6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konkordato sürecinde faiz işlemesinin durması ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/860 E. 2023/2000 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konkordato sürecinde İİK 288/I, 294/I ve 294/III hükümleri gereği, geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur; mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur ve tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermedikçe rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi durur. Bu nedenle itirazın iptali davasında, takip tarihinden geçici mühlet tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabilir; ancak bu şekilde hesaplanan faiz miktarının infazı ilgilendiren bir husus olması ve dava değerine dahil edilmemesi nedeniyle, buna konkordatodaki tenzilat oranının uygulanarak tahsiline karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca, likit bir alacağa dayanan icra takibine haksız itiraz eden ve konkordato başvurusu takipten sonra gerçekleşen borçlu, konkordato tasdikinin kesinleşmesi takipleri durdursa da düşürmediğinden icra inkar tazminatından sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

TTK 1530 uyarınca temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği (satım sözleşmesi bakımından) → ret

İddia: Davacı vekili, TTK'nin 1530/4. maddesi uyarınca fatura tarihinden itibaren otuz gün sonra ihtara gerek olmaksızın davalının mütemerrit sayıldığını, bu nedenle işlemiş faiz talebinin tam olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nin 1530. maddesi hükmünün satım sözleşmelerinde uygulanmayacağı gözetilerek, davacı vekilinin bu maddeye dayalı temerrüt iddiasına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. İcra takibinden evvel temerrüt gerçekleşmediğinden, takip tarihinden önceki işlemiş faiz isteğinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konkordato geçici mühlet tarihine kadar işleyecek faizin hesaplanması ve tenzilat uygulanması → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, işlemiş faiz hesabının %9,75 avans faiz oranı üzerinden hatalı yapıldığını, takip tarihindeki avans faiz oranının %19,50 olması gerektiğini ve 2.951,30-TL olan işlemiş faiz talebinin doğru olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nin 288/I maddesi gereği geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur; 294/I maddesi gereği mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; 294/III maddesi gereği, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Bu hükümler gereği, takip tarihi olan 28/12/2017'den geçici mühlet tarihi olan 07/05/2018'e kadar işleyecek faize hükmedilmesi gerekmektedir. Bu dönemde yürürlükte olan avans faiz oranı %9,75 olduğundan, bu orandan 2.413,01-TL işleyecek faiz hesaplanmış, konkordatodaki %20 tenzilat oranı uygulanarak davalıdan 1.930,40-TL faiz alacağı bulunduğu hesaplanmıştır. Ancak, itirazın iptali davasında işleyecek faiz yönünden sadece asıl alacağa faiz işletilmesine hüküm verilmesi gerekirken, takipten sonra işleyen faizin hesaplanıp ayrıca infazı ilgilendirmesine rağmen tenzilat yapılarak faiz alacağının tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak bu kısım istinaf edilmediğinden, bu miktar dava değeri içinde sayılmamış, taraflar lehine yargı gideri ve vekalet ücreti hesabında dikkate alınmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebinin reddinin hukuka uygunluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının davayı kabul ettiği ve icra takibinin konkordato başvurusundan önce başladığı gözetildiğinde davalı aleyhine icra inkar (kötüniyet) tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davaya konu faturaya dayalı alacak likit olduğundan ve davalı borçlunun itirazında haksız olduğu, icra takibinin de konkordato başvurusundan evvel başlatıldığı; konkordatonun tasdikinin kesinleşmesiyle icra takiplerinin durmaya devam etmekte olduğu ancak takiplerin düşmediği gözetilerek, davalı borçlunun itirazı nedeniyle davacı alacaklı icra inkar tazminatına hak kazanmıştır. Bir gerekçe göstermeden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konusuz kalan dava kısmında yargı gideri ve harcın paylaştırılması → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, mahkemenin belirlediği kabul/ret oranının hatalı olduğunu, karar verilmesine yer olmadığına dair kararın kabul veya ret anlamı taşımadığını, buna göre nispi vekalet ücreti ve yargı giderinin müvekkiline yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konusuz kalan asıl alacak tutarı bakımından karar ve ilam harcının maktu oranda alınması gerekir. Davalı şirket yetkilisinin takibe konu faturaları kabul etmesi karşısında davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek, davanın konusuz kalan kısmı bakımından davalının haksız bulunduğunun kabulü ile işlemiş faiz isteği yerinde olmadığından yargı giderinin bu oranlarda paylaştırılması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının doğruluğu → ret

İddia: Davalı vekili, asıl alacak miktarından müvekkili aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarında hata bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, konkordato geçici mühlet sürecinde İİK 288/I, 294/I ve 294/III hükümlerinin itirazın iptali davasındaki faiz talebine ve icra inkar tazminatına etkisini somutlaştırması; ayrıca takipten sonra işleyen faize konkordato tenzilatı uygulanarak infazı ilgilendiren bir hususun dava değerine dahil edilmesinin usul hatası oluşturduğunu belirlemesi bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali adi konkordato geçici mühlet kesin mühlet konkordato tasdiki tenzilat icra inkar tazminatı karar verilmesine yer olmadığına temerrüt işlemiş faiz

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 288/IİİK 294/IİİK 294/III · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1530/4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331HMK 353(1)b-1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/860

KARAR NO 2023/2000

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/02/2022

NUMARASI 2019/13 Esas - 2022/101 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkiline olan cari hesap borcunu ödemediğini, bu nedenle 69.487,08-TL asıl alacak ve 2.951,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.438,38-TL alacağın tahsili için 28/12/2017 tarihinde Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davaya cevap vermemiş ancak beyanlarında müvekkilinin 27/04/2018 tarihinde Bakırköy 1. ATM'ne yaptığı adi konkordato başvurusunun, 14/07/2020 tarihinde tasdikine karar verildiğini ve kararın 18/10/2021 tarihinde kesinleştiğini, davacının da konkordatoda kabul oyu verdiğini, bu kapsamda da davacıya ödemelerin başladığını belirtmiş; davalı şirket temsilcisi de 08/06/2021 tarihli duruşmadaki beyanında takibe konu faturaları kabul ettiklerini, davacıdan faturalara konu ödemeleri aldıklarını ve konkordato sürecinde bir kısım ödemeler yapıldığını belirtmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, takip ve dava konusu yapılan ana para bakımından taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, söz konusu tutarın konkordato projesine dahil edilerek proje kapsamında ödenmeye başlandığı, konkordato projesine dahil edilen ana para alacağı bakımından davanın konusuz kaldığı; davalının asıl alacağı kabul etmesi nedeniyle HMK'nın 331. maddesine göre yargı giderinden sorumlu olacağı; temerrüt takip ile başladığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği; fakat takip tarihinden geçici mühlet kararı tarihine kadar bilirkişi tarafından hesaplanan 2.413,01-TL faiz alacağına konkordatodaki tenzilat oranı olan %20 oranda tenzilat uygulanarak hesaplanan 1.930,40-TL alacağın davalı şirketin konkordato projesinden tahsili gerektiği ve davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl alacak 69.487,08-TL bakımından konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına;

davacının 2.951,30-TL' işlemiş faiz isteminin reddine; icra inkar tazminatı talebinin reddine;

1. 930,40-TL faiz alacağının davalı şirketin tasdik edilen konkordato projesine dahil edilerek kararın eki niteliğindeki ödeme takvimi uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; nispi oranda hesaplanan eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; kabul ve ret oranına göre hesaplanan yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacı tarafından yatırılan harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davalı vekili, davacı vekilinin 02/12/2021 tarihinde sunduğu dilekçesinde açıkça yargı giderleri ve vekalet ücreti, bakımından feragatte bulunduğunu, feragate rağmen müvekkili aleyhine yargı giderine hükmedildiğini; mahkemenin belirlediği %95,93 davanın kabul oranının hatalı olduğunu, zira ana para açısından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ve bu kararın da kabul veya ret anlamı taşımadığını,asıl alacak miktarından müvekkili aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu; davacının 69.487,08-TL alacağının nisaba dahil edildiğini ve kabul oyu kullandığını, buna rağmen davada alacak iddiasını devam ettirmesi sebebiyle yargı giderlerinin kabul ve ret oranına göre müvekkiline yükletilmesinin doğru olmadığını, aynı kapsamda işbu davanın çekişmeli alacak davası olmadığı için davacının kabul oyu kullanıp aynı zamanda faiz alacağı talebinde de bulunamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak yargılama giderleri açısından talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.2- Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davalının davayı kabul ettiği ve icra takibinin konkordato başvurusundan önce olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini;

TTK'nin 1530/4. maddesine göre, davacının fatura tarihinden itibaren otuz gün sonra ihtara gerek olmaksızın mütemerrit sayıldığını, takip tarihi olan 22/07/2017 tarihinde avans faizinin %19,50 olduğundan mahkemenin %9,75 oranını kabul etmesi sonucunda eksik faiz bedeline karar verildiğini ve 2.951,30-TL olan işlemiş faiz hesabının doğru olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin adi konkordato talebi hakkında Bakırköy 1. ATM'ne 27/04/2018 tarihinde başvurduğu, 07/05/2018 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği ve devamında uzatıldığı, 04/10/2018 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği ve 14/07/2020 tarihinde konkordatonun tasdikine hükmedildiği, İstanbul BAM 45. HD'nin esastan ret kararı ile tasdik kararının 18/10/2022 tarihinde kesinleştiği; alacaklıların alacaklarından %20 oranında tenzilat yapılarak konkordato projesinin çoğunlukla kabul edildiği; davacının da proje oylamasındaki nisaba 69.487,08-TL alacak miktarı üzerinden dahil olduğu ve oylamada kabul oyu verdiği görülmüştür.

İİK'nin 288/I maddesinde geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurduğu hükme bağlanmıştır.294/I maddesinde mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı; 294/III maddesinde tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracaktır. Somut olayda, davacı tarafından 28/12/2017 tarihinde icra takibi başlatılmış ve 69.487,08-TL asıl alacak ile 2.951,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.438,38-TL talep edilmiştir.Davalı da işbu takipten sonra 27/04/2018 tarihinde adi konkordato başvurusunda bulunmuş, konkordato talebine bakan mahkemece 07/05/2018 tarihinde geçici mühlete karar verilmiştir.Davacı konkordato kapsamında alacak miktarını takipteki asıl miktarı olan 69.487,08-TL olarak bildirmiştir.

Asıl alacak bakımından davanın konusuz kaldığına ilişkin hüküm istinaf edilmemiştir.İcra takibinden evvel temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz isteğinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin ,TTK nın 1530 maddesi uyarınca temerrüdün gerçekleştiği yönündeki istinaf nedeni ,anılan hükmün satım sözleşmelerinde uygulanmayacağı gözetilerek yerinde bulunmamıştır. Ancak ; İİK'nın 294/III maddesi hükmü gereği, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediğinden takip tarihi 28/12/2017 tarihinden , geçici mühlet tarihi olan 07/05/2018 tarihine kadar işleyecek faize hüküm verilmesi gerekmektedir.Takip tarihinden geçici mühlet tarihine kadar yürürlükte olan avans faiz oranı % 9,75 olduğundan, bu orandan 2.413,01-TL işleyecek faiz hesaplanmış,%20 tenzilatla davalıdan 1.930,40-TL faiz alacağı bulunduğu hesaplanmıştır.İtirazın iptali davasında, işleyecek faiz yönünden sadece asıl alacağa faiz işletilmesine hüküm verilmesi gerekirken,takipden sonra işleyen faizin hesaplanarak ayrıca infazı ilgilendirmesine rağmen tenzilat yapılarak faiz alacağının tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ancak hüküm bu kısım bakımından istinaf edilmediğinden ,bu miktar dava değeri içinde olmadığından taraflar lehine yargı gideri ve vekalet ücreti hesabında dikkate alınmamıştır. Davaya konu faturaya dayalı alacak likit olduğundan ve davalı borçlunun da itirazında haksız olduğu, icra takibinin de konkordato başvurusundan evvel başlatıldığı konkordatonun tasdikinin kesinleşmesiyle icra takipleri durmaya devam etmekte ise de takiplerin düşmediği gözetilerek davalı borçlunun itirazı nedeniyle davacı alacaklı icra inkar tazminatına hak kazanmıştır.Bir gerekçe göstermeden ,icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Konusuz kalan asıl alacak tutarı bakımından karar ve ilam harcının maktu oranda alınması gerekir.Davalı şirket yetkilisinin takibe konu faturaları kabul etmesi karşısında davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davanın konusuz kalan kısmı bakımından davalının haksız bulunduğunun kabulü ile işlemiş faiz isteği yerinde olmadığından yargı giderinin bu oranlarda paylaştırılması gerekir.Taraflar lehine hükmedilen vekalet ücret miktarında hata bulunmadığından ,davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata ve eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden,hükmün kesinleşen kısımları tekrar edilerek yeniden karar verilerek asıl alacak bakımından konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, takipten evvel işlemiş faiz talebinin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine ve takip tarihinden geçici mühlet tarihine kadar hesaplanan 1.930,40-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2022 Tarih 2019/13 Esas 2022/101 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "69.487,08-TL asıl alacak bakımından konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, takipten evvel işlemiş faiz talebinin reddine, Takip tarihinden geçici mühlet tarihine kadar hesaplanan 1.930,40-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine," Asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 13.897,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 269,85-TL harcın;

davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 1.237,07-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 967,22‬-TL'nin davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan toplam 305,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 258,20-TL posta masrafı ve 1.800-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.058,2‬0-TL yargı giderinin davanın kabul oranında hesaplanan 1.974-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 9.833,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 2.951,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,Davalıdan alınması gereken 269,85-TL peşin istinaf karar harcının, yatırılan 1.300,34‬-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.030,49‬‬-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 57,30-TL istinaf yargı giderinin davanın kabul oranında hesaplanan 55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 63,80-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 5-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısımın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/12/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/92741 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.