6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Başkası lehine sigortada sigorta ettirenin dava hakkı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/944 E. 2022/1600 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Başkası lehine sigortada, sigorta sözleşmesinden doğan haklar kural olarak sigortalıya aittir; sigorta ettirenin dava ve talep hakkı ancak sözleşmede aksine bir hüküm bulunması halinde doğar. Poliçedeki bir özel şart, sigorta konusu mal üzerinde ayni hak sahibi bulunmadığına dair güvence verildiği ve sigortacının bu güvenceye dayanarak sigorta ettirene ödeme yapabileceği yönünde düzenleme içeriyorsa, bu hüküm TTK 1454/1 anlamında aksine sözleşme sayılır ve sigorta ettirene de dava hakkı tanır; ayrıca dava öncesinde sigortacının aynı poliçeye dayanarak sigorta ettirene itirazsız ödeme yapmış olması da bu hakkın varlığını destekler.

Ele alınan sorunlar

Başkası lehine sigortada sigorta ettirenin aktif husumeti → kabul

İddia: Davacı vekili, sigortalı şirketin tek hissedarı ve teknenin gerçek sahibi olduğunu, primleri kendisinin ödediğini, davalının husumet itirazında bulunmadığını ve kısmi ödemeyi kendisine yaptığını, mahkemenin 5 yıl süren yargılama sonunda husumet yokluğundan ret kararı vermesinin usul ekonomisi ve makul sürede yargılanma hakkıyla bağdaşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 1454/1 uyarınca başkası lehine sigortada sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir; sigortalı, aksine sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini isteyebilir ve dava edebilir. Sigorta ettirenin talep ve dava hakkı konusunda TTK'da açıklık bulunmamakla birlikte, sigortalının talep ve dava hakkının sözleşmeyle kaldırılması halinde sigorta ettirenin doğrudan talep ve dava hakkı doğar; bu nedenle sigorta ettiren bu hakka sahip olmak istiyorsa bunu sözleşmede mahfuz tutmalıdır. Somut olayda sigorta ettiren davacı, sigortalı ise dava dışı şirkettir; poliçe TTK 1454/1 kapsamında başkası lehine sigorta niteliğindedir. Ancak poliçenin ayni hak özel şartında, malın zayi olması durumunda sigorta ettiren/sigortalı tarafından tazminat istenmesinin, sigorta konusu mal üzerinde başka bir kişinin ayni hak sahibi bulunmadığına dair sigortacıya güvence verildiği anlamına geleceği ve sigortacının bu durumda ayni hak sahipleri konusunda araştırma yapmaksızın tazminatı sigorta ettiren/sigortalıya ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm, TTK 1454/1 yönünden aksine sözleşme niteliğindedir ve sigorta tazminatını talep ve dava hakkının sigorta ettirene de tanınmış olduğu anlamına gelir. Kaldı ki aynı poliçeye dayalı hasar bedeli dava öncesinde davalı tarafından sigorta ettiren davacıya ihtirazi kayıtsız olarak ödenmiş, davalı şirketin davacının talep hakkı bulunmadığına yönelik bir itirazı da olmamıştır. Bu durumda davacı sigorta ettirenin sigorta tazminatı talep ve dava hakkı bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Başkası lehine sigortada, poliçedeki ayni hak özel şartının TTK 1454/1 anlamında aksine sözleşme sayılıp sigorta ettirene dava ve talep hakkı tanıyabileceğine ilişkin tespit, benzer poliçe hükümleri içeren uyuşmazlıklarda emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Aktif husumet (dava hakkı) - başkası lehine sigortada sigorta ettirenin dava hakkının bulunup bulunmadığı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
başkası lehine sigorta aktif husumet sigorta ettiren sigortalı ayni hak özel şartı aksine sözleşme

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1454/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/944

KARAR NO 2022/1600

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/02/2022

NUMARASI 2018/256 Esas - 2022/46 Karar

DAVA

Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2022

Aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkiline ait ... isimli teknenin davalı tarafından sigortalanmış olup, teknede oluşan ana makine hasarı nedeniyle açılan hasar dosyasına istinaden davalı tarafından müvekkiline 237.865-TL ödeme yapıldığını, yapılan incelemelerde, motor içindeki soğutma suyunun, devir daim pompası kömürünün kırılması nedeniyle boşaldığı, ortaya çıkan hararet nedeniyle motor yağının inceldiği ve yetersiz yağlama nedeniyle de motor bünyesindeki tüm metal parçaların yanarak kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin tespit edilen zararı 82.194-Euro + 13.200-TL olmakla, davalı tarafından ödenen tutarın fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak itirazı kayıtla tahsil edildiğini, tutar arasındaki farkın davalıya sorulduğunu, ancak tatmin edici bir cevap alınamadığını, müvekkilinin gerçek zararının ödenen tutardan daha yüksek olduğunu, poliçe kapsamında müvekkiline verilmesi gereken asist hizmetinin de verilmediğini belirterek, 1.000-Euro bakiye tazminat alacağı ile 100-Euro asist hizmeti bedelinin fiili tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden ve ihtarname tarihinden işleyecek dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ... Limited adına kayıtlı, ABD bayraklı M/Y CIELO isimli gezinti teknesinin müvekkili şirket tarafından gezinti tekneleri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, teknenin 24/06/2017 tarihinde sancak makine diagnostic alarmı verdiğini ve kaptan tarafından makineler spot ettirilerek "t" demir atıldığını, sancak makine devre dışı bırakılarak ve iskele makine ile Türkbükü barınağına seyredilerek bağlandığını, müvekkili tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesine göre, makine suyunun boşaldığı ve hararet oluştuğu, meydana gelen hararet sonucunda motor yağının incelmesi ve yağlama eksikliğinin meydana geldiği, yağsız çalışan makinenin parçalarında hasar meydana geldiğinin ve tüm hasar bedelinin 262.865,15-TL olduğunun tespit edildiğini, poliçeye göre sigorta bedeli üzerinden % 05 oranında tenzili muafiyet ve enstitü yat klozları makine hasarı genişletme klozu kapsamındaki hasarda poliçe muafiyetin ek olarak sigorta bedeli üzerinden % 0,5 ek makine muafiyeti tenzil edildikten sonra toplam 237.865,15-TL ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, poliçede yer alan Anadolu Yat Asistans Hizmeti Şartına göre asist hizmeti talebinin belirtilen telefona ihbarda bulunmak suretiyle yapılması gerektiğini, davacı tarafça ihbar talebinde bulunulmadığını, ayrıca davacının ikame tekne kiraladığını ve kira bedelini kanıtlayamadığını, kanıtlasa bile yat asistans hizmetinin bir teminat değil, hizmet olarak verildiğini, davacının bu hizmetten yararlanma koşullarını gerçekleştirdiğini ispatlayamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu sigorta poliçesi incelendiğinde, sigortalının "... Ltd." olduğu, sigorta ettirenin ise davacı olduğu, TTK 1454/1. maddesinde "Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir." düzenlemesinin bulunduğu, anılan hükme göre aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatını sigortalının talep edebileceği, poliçede bu yönde bir hüküm olmadığı, 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiği, davacı vekili 23/12/2020 tarihli beyan dilekçesi ekinde "...

Ltd." yetkilisinin davacı olduğunu gösterir belge ile davanın davacı ... tarafından takip edilmesi yönünde muvafakatname sunmuş ise de, davanın gerçek kişi adına açıldığı, davacı tarafça şirketi temsilen açıldığına ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, HMK 124. maddesi kapsamında taraf değişikliği yoluna da gidilmediği, kaldı ki davacının sigorta ettiren ve poliçeyi elinde bulunduran olarak taraftaki hatanın kabul edilebilir yanılgı olmadığı, gerçek kişi adına açılan davada şirket adına imzalanan muvafakatname ile yargılamaya devam edilip şirket adına hüküm tesis edilemeyeceğinden, davacının aktif husumetinin bulunmadığının kabulü gerektiği, benzer nitelikteki olaya ilişkin İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2019/1462 Esas, 2021/526 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; sigortalı ... Ltd. firması müvekkiline ait olup, 1000 adet hissesinin tamamının ve teknenin müvekkiline ait olduğuna ilişkin sertifika ve kayıtların dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin şirketi temsilen imzaladığı muvafakatnamenin de sunulduğunu, prim ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, davalı ... tarafından da dava öncesinde kısmi ödemenin müvekkiline yapıldığını ve davalı tarafça husumet itirazında dahi bulunulmadığını, davalının, dava öncesinde hasar dosyası açarak müvekkilini muhatap kabul ettiğini, kısmi ödemeyi de müvekkiline yaptığını, zira ... Yacthing Ltd.'in tek sahibinin müvekkili olduğunu, mahkemenin ara kararına uygun surette muvafakatname de sunulduğunu, mahkemece 5 yıl boyunca yargılama yapıldıktan sonra hatalı olarak husumet yokluğundan ret kararı verilmesinin usul ekonomisi ilkesi ve makul sürede yargılama hakkı ile bağdaşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, gezinti teknesinde oluşan hasar bedelinin, tekne sigorta poliçesi kapsamında davalı ... şirketinden tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın “Başkası Lehine Sigorta” başlıklı 1454/1 maddesi, "Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.” hükmünü haizdir. Buna göre aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini isteme hakkı sigortalıya aittir. Sigortalının talep hakkı için başkaca bir koşul bulunmamakta olup, aksine sözleşme hükmü bulunmaması yeterlidir.

Sigorta ettirenin talep ve dava hakkı konusunda ise TTK'da bir açıklık yoktur. Ancak sigortalının talep ve dava hakkının sözleşme ile kaldırılması halinde, sigorta ettirenin doğrudan talep ve dava hakkı olacaktır. Buradan anlaşılıyor ki, başkası lehine sigortada sigorta ettiren sigorta sözleşmesine dayanarak sigortacıdan sigorta tazminatının ödenmesini istemek ve onu dava etmek hakkına sahip olmak istiyorsa, bunu sözleşmede mahfuz tutmak (aksine sözleşme) zorundadır (Prof. Dr. Hüseyin Ülgen, Başkası Lehine Sigorta ve Bu Sigortada Sigortalının ve Sigorta Ettirenin Talep ve Dava Hakkı). Dava konusu sigorta poliçesi incelendiğinde; sigorta ettirenin davacı, sigortalının ise dava dışı Leventen Yachting Ltd.

olduğu, sigortalı adına kayıtlı teknenin gezinti tekneleri sigorta poliçesiyle sigortalandığı, buna göre sigorta poliçesi TTK'nın 1454/1 maddesi kapsamında başkası lehine sigorta mahiyetinde olup, maddede de açıklandığı üzere sözleşmeden doğan hakların sigortalı ... Yachting Ltd.'ye ait olduğu anlaşılmaktadır. Ancak poliçenin ayni hak özel şartında; "sigorta konusu malın zayi olması durumunda sigorta ettiren/sigortalı tarafından sigortacıdan tazminat istenmesinin, sigorta ettiren/sigortalının sigorta konusu mal üzerinde başka bir kişinin ayni hak sahibi bulunmadığı hususunda sigortacıya güvence vermiş olduğu anlamına geleceği, bu takdirde sigortacının, sigorta ettiren/sigortalı ile olan ilişkisinde, ayni hak sahipleri konusunda bir araştırma yapmaksızın sigorta tazminatını sigorta ettiren/sigortalıya ödeme hakkına sahip kabul edileceği" belirtilmiştir.

Bu hüküm, yukarıda açıklanan TTK'nın 1454/1 maddesi yönünden aksine sözleşme niteliğinde olup, sigorta tazminatını talep ve dava hakkının sigorta ettirene de tanınmış olduğu anlamına gelmektedir. Kaldı ki aynı poliçeye dayalı hasar bedeli dava öncesinde davalı tarafından sigorta ettiren davacıya ihtirazi kayıtsız olarak ödenmiş olup, davalı ... şirketinin davacı ... ettirenin sigorta tazminatı talep hakkı bulunmadığına yönelik bir itirazı da bulunmamaktadır. Bu durumda davacı ... ettirenin sigorta tazminatı talep ve dava hakkı bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)a-4 maddesi uyarınca kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 Tarih 2018/256 Esas 2022/46 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/92134 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.