Menfi tespit | İtirazın iptali | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5188 E. 2023/867 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı↗ kesin vade↗ vade farkı↗ kur farkı↗ cari hesap sözleşmesi↗ fatura alacağı↗ teamül↗ karine↗ 3095 sayılı kanun↗ cari hesap↗ ticari faiz↗ muacceliyet↗ reeskont faizi↗ ifa↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ vade↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ esastan ret↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava bakımından; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talebi gibi takip konusu faturadan dolayı 262.108,22 TL alacağı bulunduğunun bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş temerrüt faizi istenemeyeceği, karşı dava bakımından; davalı karşı davacının davacı karşı davalıdan karşı dava tarihi itibariyle iddia ve talep ettiği gibi bir alacağının bulunmadığı, taraflar arasında vade farkına ilişkin sözleşme düzenlenmediği, ticari ilişkileri çerçevesinde buna ilişkin bir teamül de gelişmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının asıl alacak miktarına yaptığı itirazın iptaline, takibin 262.108,22 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip sonrası oluşan alacaklar için takip tarihinden itibaren %10,50 ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si tutarındaki 52.421,64 TL icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, davalı-karşı davacı tarafından açılan davanın sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin talep ettiği alacağın kur farkından kaynaklanmasına rağmen vade farkı olarak ele alındığını, kur hesaplamasının yapılması durumunda, müvekkil şirketin davacı-karşı davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı-karşı davalının kesin vade olarak belirlenen sürelere riayet etmeyerek temerrüde düştüğünü, temerrüt faizi talep edilebilmesi için herhangi bir yazılı anlaşmaya gerek bulunmadığını, e-mail yazışması üzerinde durulmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğu cari hesapların değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kur farkı alacağının talep edilebilmesinin taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulmasına bağlı olduğu, davalı karşı davacının kur farkı alacağına dayandığı faturaları TL üzerinden düzenlediği, üzerlerinde döviz karşılığına ilişkin herhangi bir kaydın gösterilmediği, bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşme hükmünün bulunmadığı, cari hesapta döviz borcundan dolayı cinsinden ödemelerin yapıldığı tarihteki döviz kuru baz alınarak gerçekleştirildiği, faturalara konu alacağın ödenmesinin belirli bir vadeye bağlandığının ileri sürülmediği, bu konuda taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, fatura alacağın muacceliyetine karine olup, temerrüt olgusuna delalet teşkil etmediği, faturalara konu alacağın ödenmesi konusunda usulüne uygun ihtar yapıldığının da ileri sürülmediği, asıl borcun ifasında işlemiş faizin saklı tutulmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, 8.555,00 USD tutarındaki faturanın müvekkiline teslimine dair ispat belgesi sunulmadığını, müvekkilinin cari hesaplarının değerlendirilmesinde alacaklı olduğunun görüleceğini, müvekkilinin kur farkına dayalı talepte bulunduğu halde vade farkı olarak ele alındığını, kesin vadeye dikkat etmeyen böylece temerrüde düşen davacı- karşı davalının borcunu 6 ay gecikmeli ifa ettiğini, ödemenin hatalı kur üzerinden yapıldığını, vade ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkının dikkate alınması gerektiğini, temerrüt faizi için yazılı anlaşmanın şart olmadığını, müvekkilinin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca faiz isteyebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı-karşı davacının kur farkına dayalı olarak cari hesap alacaklısı olup olmadığı, bu kur farkına dayalı olarak ileri sürdüğü alacağı davacının düzenlediği faturadan mahsup edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesi, 131 inci maddesi, 139 ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3692 E. 2021/984 K.
Ortak:kur farkı alacağı · kur farkı · cari hesap · fatura
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, «kur farkı alacağının» talep edilebilmesinin taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulmasına bağlı olduğu, davalı karşı davacının kur farkı alacağına dayandığı faturaları TL üzerinden düzenlediği, üzerlerinde döviz karşılığına ilişkin herhangi bir «kaydın» gösterilmediği, bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşme hükmünün bulunmadığı, cari hesapta döviz borcundan dolayı cinsinden ödemelerin yapıldığı tarihteki döviz kuru baz alınarak gerçekleştirildiği, faturalara konu alacağın ödenmesinin belirli bir «vadeye» bağlandığının ileri sürülmediği, bu konuda taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, «fatura alacağın» «muacceliyetine» «karine» olup, «temerrüt» olgusuna delalet teşkil etmediği, faturalara konu alacağın ödenmesi konusunda usulüne uygun «ihtar» yapıldığının da ileri sürülmediği, asıl borcun ifasında «işlemiş faizin» saklı tutulmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, 8.555,00 USD tutarındaki faturanın müvekkiline «teslimine» dair ispat belgesi sunulmadığını, müvekkilinin «cari hesaplarının» değerlendirilmesinde alacaklı olduğunun görüleceğini, müvekkilinin «kur farkına» dayalı talepte bulunduğu halde «vade farkı» olarak ele alındığını, «kesin vadeye» dikkat etmeyen böylece «temerrüde» düşen davacı- karşı davalının borcunu 6 ay gecikmeli «ifa» ettiğini, ödemenin hatalı kur üzerinden yapıldığını, vade ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkının dikkate alınması gerektiğini, «temerrüt faizi» için yazılı anlaşmanın şart olmadığını, müvekkilinin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi u …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı-karşı davacının «kur farkına» dayalı olarak «cari hesap» alacaklısı olup olmadığı, bu kur farkına dayalı olarak ileri sürdüğü alacağı davacının düzenlediği faturadan «mahsup» edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında dövizli işlem yapılacağına dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, 14.10.2011 tarihli "«kur farkı»" açıklamalı faturanın da TL cinsinden düzenlendiği, davacı faturalarının dövizli «fatura» şeklinde olmadığı, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın ve «kur farkı alacağının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Dairemizin 19.12.2017 tarihli bozma ilamında davacının «kur farkı alacağını» talep edebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm olması gerektiği belirtilmiş olup taraflar arasında bu konuda açık bir sözleşme olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap alacağı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı davalıdan «cari hesap alacağı» bulunduğunu ispatlayamamış olup mahkemenin davacının bakiye cari hesap alacağına ilişkin isteminin reddine dair kararı yerindedir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda ek rapor alınarak davacının «kur farkı alacağı» oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5351 E. 2020/5822 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 61.262,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5188 E. , 2023/867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Avukat... l ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı- karşı davalı vekili dava ve cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalıya sattığı kolza küspesinin aynı gün teslim edildiğini, 14.11.2015 tarihli 262.108,22 TL bedelli e-faturanın düzenlendiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini, tahsil için icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek Kırklareli İcra Müdürlüğünün 2016/1181 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiş, 21.04.2011 tarihinde USD bazlı tek işlem yapılıp 26.04.2011 tarihinde ödendiğini, müvekkili kayıtlarında USD borcu bulunmadığını, geriye dönük cari hesapların incelenerek farazi alacak kaleminin çıkartılamayacağını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; cari hesapta TL ve USD üzerinden kayıtların bulunduğunu, 09.03.2016 tarihi itibariyle karşı davalıya 101.507,08 TL borç göründüğünü, TL ve USD bazlı işlemler detaylandırıldığında müvekkilinin TL bazında 240.251,40 TL borcu görünmekteyse de 89.860,00 USD alacağının bulunduğunu, cari hesapta USD alacağının karşılığı 138.744,32 TL ise de bu tutarın işlem tarihlerindeki kur üzerinden oluştuğunu, güncel kura göre TL karşılığının 263.271,83 TL’ye tekabül ettiğini, böylece müvekkilinin 23.020,43 TL alacaklı olduğunu, 2014 yılı sonu itibariyle ise davacı- karşı davalının müvekkiline 1.373.164,57 TL cari hesap borcunun göründüğünü, 1.120.939,05 TL’sinin TL bazlı işlemlerden 252.225,52 TL’sinin USD bazlı işlemlerden oluştuğunu, davalının TL bazlı borcunun 1.098.780 TL’lik kısmını fatura tarihinden yaklaşık 6 ay sonra 08.05.2015 tarihinde ödediğini, vade farkının ödenmesi gerektiğini, bunun da yaklaşık 54.826,19 TL’ye tekabül ettiğini, böylece müvekkilinin 77.846,62 TL alacağının olacağını ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile 77.846,62 TL’nin haksız iktisap tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava bakımından; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talebi gibi takip konusu faturadan dolayı 262.108,22 TL alacağı bulunduğunun bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş temerrüt faizi istenemeyeceği, karşı dava bakımından; davalı karşı davacının davacı karşı davalıdan karşı dava tarihi itibariyle iddia ve talep ettiği gibi bir alacağının bulunmadığı, taraflar arasında vade farkına ilişkin sözleşme düzenlenmediği, ticari ilişkileri çerçevesinde buna ilişkin bir teamül de gelişmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının asıl alacak miktarına yaptığı itirazın iptaline, takibin 262.108,22 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip sonrası oluşan alacaklar için takip tarihinden itibaren %10,50 ticari faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si tutarındaki 52.421,64 TL icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, davalı-karşı davacı tarafından açılan davanın sübut bulmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin talep ettiği alacağın kur farkından kaynaklanmasına rağmen vade farkı olarak ele alındığını, kur hesaplamasının yapılması durumunda, müvekkil şirketin davacı-karşı davalıdan alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı-karşı davalının kesin vade olarak belirlenen sürelere riayet etmeyerek temerrüde düştüğünü, temerrüt faizi talep edilebilmesi için herhangi bir yazılı anlaşmaya gerek bulunmadığını, e-mail yazışması üzerinde durulmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğu cari hesapların değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kur farkı alacağının talep edilebilmesinin taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulmasına bağlı olduğu, davalı karşı davacının kur farkı alacağına dayandığı faturaları TL üzerinden düzenlediği, üzerlerinde döviz karşılığına ilişkin herhangi bir kaydın gösterilmediği, bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşme hükmünün bulunmadığı, cari hesapta döviz borcundan dolayı cinsinden ödemelerin yapıldığı tarihteki döviz kuru baz alınarak gerçekleştirildiği, faturalara konu alacağın ödenmesinin belirli bir vadeye bağlandığının ileri sürülmediği, bu konuda taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, fatura alacağın muacceliyetine karine olup, temerrüt olgusuna delalet teşkil etmediği, faturalara konu alacağın ödenmesi konusunda usulüne uygun ihtar yapıldığının da ileri sürülmediği, asıl borcun ifasında işlemiş faizin saklı tutulmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, 8.555,00 USD tutarındaki faturanın müvekkiline teslimine dair ispat belgesi sunulmadığını, müvekkilinin cari hesaplarının değerlendirilmesinde alacaklı olduğunun görüleceğini, müvekkilinin kur farkına dayalı talepte bulunduğu halde vade farkı olarak ele alındığını, kesin vadeye dikkat etmeyen böylece temerrüde düşen davacı- karşı davalının borcunu 6 ay gecikmeli ifa ettiğini, ödemenin hatalı kur üzerinden yapıldığını, vade ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkının dikkate alınması gerektiğini, temerrüt faizi için yazılı anlaşmanın şart olmadığını, müvekkilinin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca faiz isteyebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı-karşı davacının kur farkına dayalı olarak cari hesap alacaklısı olup olmadığı, bu kur farkına dayalı olarak ileri sürdüğü alacağı davacının düzenlediği faturadan mahsup edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesi, 131 inci maddesi, 139 ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920676900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz