6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5210 E. 2023/842 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikrah lehdar kayyım muvazaa hile bedelsizlik tbk 99 keşideci hak düşürücü süre vade kaldırma ve yeniden hüküm iş mahkemesi görev alanı haciz menfi tespit dava sebebi vekalet ücreti istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TBK — TBK 39

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının psikolojik baskısı ile dava konusu senetlerin imzalanıp verildiğinin iddia olunduğu, hata, hile veya ikrah sonucunda sözleşme yapan tarafın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığı, belirtilen süre içinde işbu davanın açılmadığı gerekçesi ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TBK'nun 39 uncu maddesine göre açılmadığını, senetlerin borçlanma iradesi ile verilmediğini, senet alacaklısının abisi olduğunu, bu senetlerin, davacının dava dışı kişilere olan borcu nedeniyle miras hissesine alacaklıları tarafından haciz konulmasını engellemek amacıyla ve davalının ısrarıyla ve manevi baskıyla ilerde iade edileceği inancına dayanarak davalıya verildiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı kişilere olan borcu sebebiyle miras hissesine alacaklıları tarafından haciz konulacağı düşüncesi üzerine senetlerin düzenlendiği şeklindeki iddianın muvazaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kişinin kendi muvazaasından yararlanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalarını taraf muvazaasına dayandırmadıklarını, davanın dayanağının bedelsizlik olduğunu, davalının senet bedelleri kadar bir meblağı verebilecek kadar ekonomik durumunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, keşidecisi davacı olup, lehdarı davalı olan ve icra takibine konu edilen 30.11.2008 tanzim, 05.06.2011 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli ve 30.11.2008 tanzim, 05.06.2012 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli iki adet senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin (f) bendi.

3. Değerlendirme

1. Dava dilekçesi ekinde mevcut Bakırköy 3. Noterliği 29 Mart 2013 tarihli 07450 yevmiye numaralı vekaletname uyarınca davacı asilin […] TC kimlik numaralı Çetin Hansu'yu vekil olarak tayin ettiği anlaşılmaktadır.

2. İncelenen bölge adliye mahkemesi kararında heyet başkanı olarak görev alan Çetin Hansu 6100 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin (f) bendi uyarınca iki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davada hâkimin davaya bakamayacağı, talep olmasa bile çekinmek zorunda olduğu kuralına aykırı hareket etmiştir. Bu durum re'sen bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5210 E.  ,  2023/842 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2013/3180 E. sayılı takibine konu senetlerde alacaklının davalı kardeşi olduğunu, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin olmadığını, borcun varlığını kabul etmediğini, takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yazılı belgeye karşı davacının böyle bir borcu bulunmadığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının psikolojik baskısı ile dava konusu senetlerin imzalanıp verildiğinin iddia olunduğu, hata, hile veya ikrah sonucunda sözleşme yapan tarafın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığı, belirtilen süre içinde işbu davanın açılmadığı gerekçesi ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TBK'nun 39 uncu maddesine göre açılmadığını, senetlerin borçlanma iradesi ile verilmediğini, senet alacaklısının abisi olduğunu, bu senetlerin, davacının dava dışı kişilere olan borcu nedeniyle miras hissesine alacaklıları tarafından haciz konulmasını engellemek amacıyla ve davalının ısrarıyla ve manevi baskıyla ilerde iade edileceği inancına dayanarak davalıya verildiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı kişilere olan borcu sebebiyle miras hissesine alacaklıları tarafından haciz konulacağı düşüncesi üzerine senetlerin düzenlendiği şeklindeki iddianın muvazaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kişinin kendi muvazaasından yararlanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalarını taraf muvazaasına dayandırmadıklarını, davanın dayanağının bedelsizlik olduğunu, davalının senet bedelleri kadar bir meblağı verebilecek kadar ekonomik durumunun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, keşidecisi davacı olup, lehdarı davalı olan ve icra takibine konu edilen 30.11.2008 tanzim, 05.06.2011 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli ve 30.11.2008 tanzim, 05.06.2012 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli iki adet senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin (f) bendi.

3. Değerlendirme

1. Dava dilekçesi ekinde mevcut Bakırköy 3. Noterliği 29 Mart 2013 tarihli 07450 yevmiye numaralı vekaletname uyarınca davacı asilin […] TC kimlik numaralı Çetin Hansu'yu vekil olarak tayin ettiği anlaşılmaktadır.

2. İncelenen bölge adliye mahkemesi kararında heyet başkanı olarak görev alan Çetin Hansu 6100 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin (f) bendi uyarınca iki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davada hâkimin davaya bakamayacağı, talep olmasa bile çekinmek zorunda olduğu kuralına aykırı hareket etmiştir. Bu durum re'sen bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920674300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.