6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/226 E. 2023/989 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi sulh protokolü tetkiksiz iade zorunlu dava arkadaşlığı kabul beyanı olumsuz oy anonim şirket protokol yargılama gideri ortalama tüketici sulh karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması ilan vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davalı TPMK vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 144266, 2008/59878 sayılı ve "digestive", "mc vitie's the original digestive" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Aldiva Digestive” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/39597 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin dünyanın en büyük altıncı büyük bisküvi üreticisi olup 2014 yılında gıda sektöründe "Ülker" ve daha pek çok tanınmış markanın da sahibi olan dava dışı Yıldız Holding AŞ bünyesine geçtiğini, işbu davanın konusunu oluşturan müvekkillerine ait asıl markanın, 93/006671 tescil numarası ile tescilli "digestive" ibareli marka olduğunu, aynı zamanda, itiraz ve davanın da dayanaklarından biri olan 2008/59878 tescil numaralı "mc vitie's the original digestive" ibareli markanın da sahibi olduğunu, davalı firmanın sahibi olan Tayyar ailesinin, müvekkilinin de iştirakleri arasında yer aldığı Yıldız Holding AŞ’nin grup şirketlerinden olan Karaman'da mukim dava dışı Biskot Bisküvi Gıda San. ve Tic. A.Ş’nin eski ortaklarından olduğunu, tarafların ortaklıklarının sona ermesinin ardından davalı şirketin ve ortaklarının müvekkilinin çok ürününü, markasını ve ambalajını kötü niyetli bir şekilde taklit etmeye başladığını, dünya çapında onlarca ülkede de 30. sınıfta tescilli "digestive" ve "digestive" uzantılı pek çok markanın sahibi bulunduğunu, tek, esaslı ve ayırt edici unsurun "digestive" ibaresi olduğunu, davalı firmanın marka başvurusuna konu ettiği "aldiva digestive" ibareli markanın, müvekkilinin markasının esaslı unsurunu birebir içermekte olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-10372 sayılı kararının iptaline, 2016/39597 numaralı "aldiva digestive" ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla redde mesnet gösterilen markalar ile davalının başvuruya konu markasının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, aralarında ilişkilendirme ve karıştırma olasılığının olmayacağı, davacının itiraza mesnet markaları ile davaya konu marka arasında benzerlik tespit edilmediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanma şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "digestive" markasını Türkiye'de ilk olarak 1993 yılında tescil ettirmiş olup dünya çapında onlarca ülkede de 30. sınıfta tescilli "digestive" ve "digestive" uzantılı pek çok markanın da sahibi olduğunu, "digestive" markasının özellikle dava dışı diğer müvekkili Yıldız Holding Anonim Şirketi'nin bünyesine geçmesinin akabinde yoğun reklam çalışmaları neticesinde yüksek ayırt edicilik seviyesine ulaştığını, "digestive" ibaresinin Türkçe'de "lifli bisküvi" gibi bir anlamı bulunmamakla birlikte söz konusu markanın diğer anlamları bakımından, tescil edildiği 1993 yılında markanın anlamının ortalama tüketici nezdinde bilinip bilinmediğinin de değerlendirilmesinin gerektiğini, bu kelimenin anlamının tüketici tarafından bilinmediğini, "digestive" ibareli marka, sözlükte "sindirim, hazmettirici, sindirimi kolaylaştıran" gibi anlamlara gelse de söz konusu Türkçe karşılıklarının gıda emtiaları bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, diğer yandan, "digestive" ibaresi zaten gıda sektöründe doğrudan doğruya bir ürünü de tanımlamadığını, markanın ayırt ediciliği düşük olduğu bir an için kabul edilse dahi, markanın önüne/arkasına farklı ibareler eklenerek kullanılabileceği anlamına gelmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. İstinaf Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli kararı ile başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili temyiz aşamasında sunduğu 14.07.2021 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh sözleşmesi yapıldığını ve davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.

C. Dairemizin Tetkiksiz İade Kararı

Dairemizin19.09.2022 tarih, 2021/2060 E. ve 2022/6022 K. sayılı kararı ile davalı vekilince mahkemeye hitaben gönderilen dilekçede belirtilen sözleşmenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 313 üncü maddesinde belirtilen sulh sözleşmesi niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine tetkiksiz iadesine karar verilmiştir.

D. Mahkemece Tetkiksiz İade Sonucu Verilen Ek Karar

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile davalı şirket vekilinin 04.11.2022 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettikleri, davacı şirket vekilinin 04.11.2022 tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin 14.07.2021 tarihli dilekçesinde sulh protokolü gereğince davayı kabul ettiklerini beyan etmiş ise de sunulabilecek bir sulh protokolünün olmadığını, kabulün tek taraflı bir işlem olması nedeniyle, davalının kabul beyanı kapsamında davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davalı Tayyar Investment Finansal Yönetim A.Ş.'den yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiği, davanın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davası olduğu, YİDK kararının iptali talepli davada TPMK ve davalı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, davalı şirketin davayı kabul ettiği ancak davalı TPMK'nın davayı kabul ettiğine dair dosyada herhangi bir beyanı bulunmadığı gerekçesiyle YİDK'nın 2017-M-10372 sayılı kararının iptali yönünden karar verilmesine yer olmadığına, marka hükümsüzlüğü talepli davada sadece davalı şirket davalı olduğu için davanın kabulü dilekçesi dikkate alınarak 2016/39597 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı ve davalı şirketin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen ek karar davalı TPMK vekilince, asıl karar davacı vekilince katılma yoluyla temyiz edilmiştir.

E. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk kararın hukuka uygun olduğunu ek karar ile YİDK kararının iptali yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırı olduğunu, diğer davalının davayı kabul etmesinin marka hükümsüzlüğü açısından geçerli olacağını, YİDK kararı açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ile davalı şirket arasındaki vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerine dair anlaşmanın kurumu bağlamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere YİDK kararının iptali açısından karar verilmesine yer olmadığına dair karar hukuka uygun olsa dahi haklılığı mahkeme kararı ile sabit olan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu kurum lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi ve dosyanın 13.01.2021 tarihli temyiz başvuruları kapsamında incelenerek karara bağlanmasını, istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın bozulması gerektiğini, önceki temyiz dilekçesini tekrar ettiklerini, davaya konu "Aldiva Digestive" ve müvekkiline ait "Digestive" markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, diğer davalı şirketin, davacıya ait "Digestive" markasının başına çatı markası olan "Aldiva" markasını eklediğini, söz konusu markanın davacı markaları ile aynı sınıfta ve aynı mal ve hizmetlerde kullanıldığı düşünüldüğünde markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğmasının kaçınılmaz olduğunu, zira aynı markalı ürünleri aynı tezgahlarda yan yana gören ortalama tüketicinin iki marka arasındaki farka vakıf olmasının mümkün olmadığını, istinaf mahkemesinin karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3.Değerlendirme

1.Dava; Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararının iptali ile başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davada asıl talep YİDK kararının iptali olup, hükümsüzlük talebi asli talebin sonuçlarına bağlı fer’i bir taleptir.

Davalı başvuru sahibinin hükümsüzlük istemi yönünden davayı kabul etmesinin YİDK kararının iptali için açılan davaya bir etkisi bulunmamaktadır.

YİDK kararı ayakta olup, Mahkemece bu kararın iptali talebi ile ilgili olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.

Yerel Mahkemece, ek karar ile davalı şirketin başvurusu nedeniyle YİDK kararının iptali talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından davalı Kurum vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile 07.11.2022 tarihli ek kararın davalı Kurum yönünden kaldırılması gerekmektedir.

2.Davacının asıl davada YİDK kararının iptali yönünden davanın reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine yönelik temyiz incelemesine gelince; davacının itiraza gerekçe gösterdiği önceki tarihli markalarının 93/006671 "digestive" ve 2008/59878 sayılı "mc vitie's the original digestive" şeklinde olduğu, davalının başvuru markasının 2016/39597 sayılı “Aldiva Digestive” olduğu, davacının önceki “digestive” ibareli markasına eklemiş olduğu “aldiva” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmayacağı, aynı ve benzer mal ve hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin oluşacağının kabulüyle YİDK kararının iptali davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/226 E.  ,  2023/989 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Türk Patent Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Dairemizin 19.09.2022 tarih 2021/2060 E.-2022/6022 K. sayılı kararı ile tetkiksiz iade kararı sonucu İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ek kararı ile YİDK kararının iptali yönünden karar verilmesine yer olmadığına, hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı davalı TPMK vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 144266, 2008/59878 sayılı ve "digestive", "mc vitie's the original digestive" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Aldiva Digestive” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/39597 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin dünyanın en büyük altıncı büyük bisküvi üreticisi olup 2014 yılında gıda sektöründe "Ülker" ve daha pek çok tanınmış markanın da sahibi olan dava dışı Yıldız Holding AŞ bünyesine geçtiğini, işbu davanın konusunu oluşturan müvekkillerine ait asıl markanın, 93/006671 tescil numarası ile tescilli "digestive" ibareli marka olduğunu, aynı zamanda, itiraz ve davanın da dayanaklarından biri olan 2008/59878 tescil numaralı "mc vitie's the original digestive" ibareli markanın da sahibi olduğunu, davalı firmanın sahibi olan Tayyar ailesinin, müvekkilinin de iştirakleri arasında yer aldığı Yıldız Holding AŞ’nin grup şirketlerinden olan Karaman'da mukim dava dışı Biskot Bisküvi Gıda San.

ve Tic. A.Ş’nin eski ortaklarından olduğunu, tarafların ortaklıklarının sona ermesinin ardından davalı şirketin ve ortaklarının müvekkilinin çok ürününü, markasını ve ambalajını kötü niyetli bir şekilde taklit etmeye başladığını, dünya çapında onlarca ülkede de 30. sınıfta tescilli "digestive" ve "digestive" uzantılı pek çok markanın sahibi bulunduğunu, tek, esaslı ve ayırt edici unsurun "digestive" ibaresi olduğunu, davalı firmanın marka başvurusuna konu ettiği "aldiva digestive" ibareli markanın, müvekkilinin markasının esaslı unsurunu birebir içermekte olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-10372 sayılı kararının iptaline, 2016/39597 numaralı "aldiva digestive" ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla redde mesnet gösterilen markalar ile davalının başvuruya konu markasının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, aralarında ilişkilendirme ve karıştırma olasılığının olmayacağı, davacının itiraza mesnet markaları ile davaya konu marka arasında benzerlik tespit edilmediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanma şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "digestive" markasını Türkiye'de ilk olarak 1993 yılında tescil ettirmiş olup dünya çapında onlarca ülkede de 30. sınıfta tescilli "digestive" ve "digestive" uzantılı pek çok markanın da sahibi olduğunu, "digestive" markasının özellikle dava dışı diğer müvekkili Yıldız Holding Anonim Şirketi'nin bünyesine geçmesinin akabinde yoğun reklam çalışmaları neticesinde yüksek ayırt edicilik seviyesine ulaştığını, "digestive" ibaresinin Türkçe'de "lifli bisküvi" gibi bir anlamı bulunmamakla birlikte söz konusu markanın diğer anlamları bakımından, tescil edildiği 1993 yılında markanın anlamının ortalama tüketici nezdinde bilinip bilinmediğinin de değerlendirilmesinin gerektiğini, bu kelimenin anlamının tüketici tarafından bilinmediğini, "digestive" ibareli marka, sözlükte "sindirim, hazmettirici, sindirimi kolaylaştıran" gibi anlamlara gelse de söz konusu Türkçe karşılıklarının gıda emtiaları bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, diğer yandan, "digestive" ibaresi zaten gıda sektöründe doğrudan doğruya bir ürünü de tanımlamadığını, markanın ayırt ediciliği düşük olduğu bir an için kabul edilse dahi, markanın önüne/arkasına farklı ibareler eklenerek kullanılabileceği anlamına gelmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. İstinaf Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli kararı ile başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili temyiz aşamasında sunduğu 14.07.2021 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh sözleşmesi yapıldığını ve davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.

C. Dairemizin Tetkiksiz İade Kararı

Dairemizin19.09.2022 tarih, 2021/2060 E. ve 2022/6022 K. sayılı kararı ile davalı vekilince mahkemeye hitaben gönderilen dilekçede belirtilen sözleşmenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 313 üncü maddesinde belirtilen sulh sözleşmesi niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine tetkiksiz iadesine karar verilmiştir.

D. Mahkemece Tetkiksiz İade Sonucu Verilen Ek Karar

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile davalı şirket vekilinin 04.11.2022 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettikleri, davacı şirket vekilinin 04.11.2022 tarihli dilekçesi ile davalı vekilinin 14.07.2021 tarihli dilekçesinde sulh protokolü gereğince davayı kabul ettiklerini beyan etmiş ise de sunulabilecek bir sulh protokolünün olmadığını, kabulün tek taraflı bir işlem olması nedeniyle, davalının kabul beyanı kapsamında davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davalı Tayyar Investment Finansal Yönetim A.Ş.'den yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiği, davanın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davası olduğu, YİDK kararının iptali talepli davada TPMK ve davalı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, davalı şirketin davayı kabul ettiği ancak davalı TPMK'nın davayı kabul ettiğine dair dosyada herhangi bir beyanı bulunmadığı gerekçesiyle YİDK'nın 2017-M-10372 sayılı kararının iptali yönünden karar verilmesine yer olmadığına, marka hükümsüzlüğü talepli davada sadece davalı şirket davalı olduğu için davanın kabulü dilekçesi dikkate alınarak 2016/39597 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı ve davalı şirketin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen ek karar davalı TPMK vekilince, asıl karar davacı vekilince katılma yoluyla temyiz edilmiştir.

E. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk kararın hukuka uygun olduğunu ek karar ile YİDK kararının iptali yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırı olduğunu, diğer davalının davayı kabul etmesinin marka hükümsüzlüğü açısından geçerli olacağını, YİDK kararı açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ile davalı şirket arasındaki vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerine dair anlaşmanın kurumu bağlamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere YİDK kararının iptali açısından karar verilmesine yer olmadığına dair karar hukuka uygun olsa dahi haklılığı mahkeme kararı ile sabit olan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu kurum lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi ve dosyanın 13.01.2021 tarihli temyiz başvuruları kapsamında incelenerek karara bağlanmasını, istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın bozulması gerektiğini, önceki temyiz dilekçesini tekrar ettiklerini, davaya konu "Aldiva Digestive" ve müvekkiline ait "Digestive" markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, diğer davalı şirketin, davacıya ait "Digestive" markasının başına çatı markası olan "Aldiva" markasını eklediğini, söz konusu markanın davacı markaları ile aynı sınıfta ve aynı mal ve hizmetlerde kullanıldığı düşünüldüğünde markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğmasının kaçınılmaz olduğunu, zira aynı markalı ürünleri aynı tezgahlarda yan yana gören ortalama tüketicinin iki marka arasındaki farka vakıf olmasının mümkün olmadığını, istinaf mahkemesinin karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3.Değerlendirme

1.Dava; Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK kararının iptali ile başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davada asıl talep YİDK kararının iptali olup, hükümsüzlük talebi asli talebin sonuçlarına bağlı fer’i bir taleptir.

Davalı başvuru sahibinin hükümsüzlük istemi yönünden davayı kabul etmesinin YİDK kararının iptali için açılan davaya bir etkisi bulunmamaktadır.

YİDK kararı ayakta olup, Mahkemece bu kararın iptali talebi ile ilgili olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir.

Yerel Mahkemece, ek karar ile davalı şirketin başvurusu nedeniyle YİDK kararının iptali talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından davalı Kurum vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile 07.11.2022 tarihli ek kararın davalı Kurum yönünden kaldırılması gerekmektedir.

2.Davacının asıl davada YİDK kararının iptali yönünden davanın reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine yönelik temyiz incelemesine gelince; davacının itiraza gerekçe gösterdiği önceki tarihli markalarının 93/006671 "digestive" ve 2008/59878 sayılı "mc vitie's the original digestive" şeklinde olduğu, davalının başvuru markasının 2016/39597 sayılı “Aldiva Digestive” olduğu, davacının önceki “digestive” ibareli markasına eklemiş olduğu “aldiva” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmayacağı, aynı ve benzer mal ve hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin oluşacağının kabulüyle YİDK kararının iptali davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin kabulü ile 07.

11. 2022 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

4. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920532500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.