Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2583 E. 2023/389 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri sözleşmesi↗ son tutanak↗ zorunlu arabuluculuk↗ çekişmesiz yargı işi↗ bankacılık sözleşmesi↗ arabuluculuk dava şartı↗ kredi kartı sözleşmesi↗ arabuluculuk başvurusu↗ çekişmesiz yargı↗ arabuluculuk↗ bankacılık işlemleri↗ bankacılık işlemi↗ tüketici işlemi↗ ticari dava niteliği↗ ba formu↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ ihtar↗ esastan ret↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlık bankacılık sözleşmesine istinaden verilen kredi kartı borcunun ödenmediği gerekçesiyle alacağın tahsili talebine ilişkin olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." düzenlemesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın bulunmadığı ve davacı tarafça arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için tüketici mahkemeleri görevli olduğundan bu uyuşmazlıklar da ticari dava niteliği taşımadığından arabuluculuğa başvuru da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı arasındaki kredi kartı sözleşmeleri işlemlerinin tüketici işlemi olsa da aynı zamanda uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması, davanın ticari dava niteliğinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile ortadan kaldırılmadığı, davanın 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı ve arabuluculuk tutanağının olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığını, arabuluculuğa başvurunun da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığını ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalı lehine kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalıya kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın ticari dava niteliğinde ve arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuru esastan reddedilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde, “...kanunun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı”, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, “kanunun uygulanmasında tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği”, (l) bendinde, “kanunun uygulanmasında tüketici işleminin, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu”, 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da, “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği” düzenlenmiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, davalı 6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ifade edilen “tüketici”, davalının davacı banka ile arasındaki bankacılık işlemi ise (l) bendine göre “tüketici işlemi” olup aynı Kanun'un 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre de uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli bulunmasına göre davanın 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince ticari dava olduğu ve aynı Kanun'un 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi bulunduğunun kabulünde isabet bulunmamaktadır.
3.Bu halde yargılamaya devamla uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3656 E. 2020/2359 K.
Ortak:arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · ihtar · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlık «bankacılık sözleşmesine» istinaden verilen kredi kartı borcunun ödenmediği gerekçesiyle alacağın tahsili talebine ilişkin olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır." düzenlemesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde «arabuluculuk» faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» bulunmadığı ve davacı tarafça «arabulucuya başvurulduğuna» ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için tüketici mahkemeleri «görevli» olduğundan bu uyuşmazlıklar da ticari dava niteliği taşımadığından «arabuluculuğa başvuru» da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığından davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddedilmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın ticari dava niteliğinde ve «arabuluculuğa» tabi olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuru esastan reddedilmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava
Benzer bu kararda… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6605 E. 2022/991 K.
Ortak:zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk başvurusu · arabuluculuk · dava şartı yokluğu · usulden reddi · istinaf yoluna başvurulabilirlik · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlık «bankacılık sözleşmesine» istinaden verilen kredi kartı borcunun ödenmediği gerekçesiyle alacağın tahsili talebine ilişkin olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır." düzenlemesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde «arabuluculuk» faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin «son tutanağın» bulunmadığı ve davacı tarafça «arabulucuya başvurulduğuna» ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için tüketici mahkemeleri «görevli» olduğundan bu uyuşmazlıklar da ticari dava niteliği taşımadığından «arabuluculuğa başvuru» da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığından davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddedilmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın ticari dava niteliğinde ve «arabuluculuğa» tabi olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuru esastan reddedilmiştir.
Benzer bu kararda… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2583 E. , 2023/389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı arasında 07.06.2011 tarihinde Banka/Kredi Kartı Başvuru Formu ve Bankacılık İşlemleri Sözleşmesinin akdedildiğini ve kredi kartları hesabı açılarak kullandırıldığını, taraflar arasında imzalanan kredi kartı kullanımına ilişkin sözleşme gereği müvekkili bankanın üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalı tarafından kredi kartının kesintisiz olarak kullanıldığını, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar tarihi itibarıyla 74.726,80 TL’nin faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlık bankacılık sözleşmesine istinaden verilen kredi kartı borcunun ödenmediği gerekçesiyle alacağın tahsili talebine ilişkin olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." düzenlemesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın bulunmadığı ve davacı tarafça arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir iddianın da ileri sürülmediği, 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari uyuşmazlıklarla ilgili açılan davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiş olup arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüketici uyuşmazlıklarının çözümü için tüketici mahkemeleri görevli olduğundan bu uyuşmazlıklar da ticari dava niteliği taşımadığından arabuluculuğa başvuru da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesinin kanun ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı arasındaki kredi kartı sözleşmeleri işlemlerinin tüketici işlemi olsa da aynı zamanda uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması, davanın ticari dava niteliğinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile ortadan kaldırılmadığı, davanın 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığı ve arabuluculuk tutanağının olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığını, arabuluculuğa başvurunun da işbu dava açıldığında dava şartı olmadığını ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalı lehine kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalıya kullandırılan kredi kartından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın ticari dava niteliğinde ve arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuru esastan reddedilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde, “...kanunun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı”, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, “kanunun uygulanmasında tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği”, (l) bendinde, “kanunun uygulanmasında tüketici işleminin, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu”, 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da, “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği” düzenlenmiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, davalı 6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ifade edilen “tüketici”, davalının davacı banka ile arasındaki bankacılık işlemi ise (l) bendine göre “tüketici işlemi” olup aynı Kanun'un 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre de uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli bulunmasına göre davanın 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince ticari dava olduğu ve aynı Kanun'un 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi bulunduğunun kabulünde isabet bulunmamaktadır.
3.Bu halde yargılamaya devamla uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920477500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz