Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5458 E. 2023/173 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen inceleme↗ çelişkili davranış yasağı↗ ticaret unvanının terkini↗ erişimin engellenmesi↗ kesinlik sınırı↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ kusur↗ haksız rekabet↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalının “KENT” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan ürün, tanıtım gereçleri (Kent ibaresi taşıyan), tabela vs.’nin toplanarak kaldırılmasına, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine erişimin engellenmesine, 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkin edilmesine ve hükmün ilânına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 37. sınıftaki faaliyet nedeniyle değerlendirilmesi gerekli iken 07. sınıfta değerlendirme yapılması ve buna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilin 37. sınıftaki faaliyet tarihinin davacıdan daha önce olduğunu, bu hususun hatalı olarak değerlendirilerek hüküm kurulduğunu, müvekkilin şirket kuruluş tarihi ve unvanında kullandığı "kent" ibaresi kullanım tarihinin de davacının tescilinden daha eski tarihli olduğunu, davacının kullanımda önceliği kanıtlayan bir belge sunmadığını, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve kusurlu olmadığını, tazminat için kusur şartının gerçekleşmediğini, davalının cirosunun davacıdan daha büyük olduğunu, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili incelemeye dayandığını, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilin ticaret unvanının kent kalibrasyon olduğuna ilişkin iddialarının da değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının yalnız markasal kullanımda öncelikli olmadığı, web adresinde önceliğe sahip olduğu, www.kentasansor.com alan adı kullanımının da öncelikli olduğu iddialarının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini kararının isabetli olduğunu, ancak davacının maddi tazminatı 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiği, bu durumda davalının bu markayı kullanması nedeniyle elde ettiği kazanca hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı şirketin defterleri ve bu konudaki taraf delilleri incelenmek suretiyle davalının elde ettiği kâr belirlenip bu markayı kullanması nedeniyle bu markanın davalının kârına ne oranda etki ettiği belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken elde edilen tüm kazanca hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalının 37 nci sınıfta elde ettiği kazanca davacı markasının etkisinin bilirkişi raporunda ve davalının sunduğu uzman görüşünde %30-35 oranında olabileceğinin belirtildiği, iki oranın da birbiri ile uyumlu olduğu, Mahkemece takdiren %30 oranında katkı esas alınarak (53.029,46 X %30) 15.908,83 TL maddi ve maddi tazminatın miktarına göre de takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davalının “KENT” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men’i ve ref'ine, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine erişimin engellenmesine, 15.908,83 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkin edilmesine, hükmün ilân edilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesi uyarınca doğru hesaplanmadığını, kaldı ki davalının böyle bir istinaf nedeninin bulunmadığını, taraflarca ileri sürülmeyen hususların re'sen incelenemeyeceğini, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi-manevi tazminat ile davalının ticaret unvanından “kent” ibaresinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve 55 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 7. sınıf ürünlerde 2008/28270 sayılı ve 37. sınıf asansör bakımı hizmetlerinde tescilli 2012/00582 sayılı "Kent Asansör+şekil” markaları bulunmaktadır. Davacı, davalı şirketin haksız ve izinsiz olarak "Kent Asansör" ibaresini markasal olarak kullanarak müvekkilinin markasına yanaştığını, davalının ticaret unvanınında “KENT ASANSÖR” ibaresini öne çıkararak kullanmak suretiyle tescil edildiği gibi kullanmadığını iddia etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının “kent” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminata ve davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkinine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davalının faaliyet alanı asansör bakımı-tamir hizmetlerine ilişkindir. Davalı tarafından da faaliyetinin asansör bakımı-tamir hizmetine ilişkin olduğu savunulmaktadır.
3.Dosya kapsamında bulunan davalı şirketin sahibi/ortağı olan Metin Polat’ın şahıs şirketi olarak asansör bakım ve hizmet servisi verdiği alanda vergi levhasına göre işe başlama tarihi 06.10.2008'dir. Davacının 37. sınıfta asansör bakımı hizmetlerinde tescilli 2012/00582 sayılı markasının ise başvuru tarihi 03.01.2012'dir.
4.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu bağlamda, bir hak sahibinin, sahip olduğu hakka yönelik saldırıları durdurma ve önleme yetkisine rağmen, ya pasif kalarak bu yetkisini uzun süre kullanmaması ya da bu yetkisini kullanmayacağına ilişkin aktif bir davranış gösterdikten ve karşı tarafta da hakkın kullanılmasına karşı çıkılmayacağına ilişkin güven ve haklı beklenti oluşturulduktan sonra kendisine duyulan güveni ihlal edecek ve karşı tarafı zor durumda bırakacak şekilde sahip olduğu haktan kaynaklanan yetkisini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı ve çelişkili davranış teşkil eder.
5.Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret unvanı ile alan adının terkini davaları açmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında çelişkili davranma yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6285 E. 2024/3330 K.
Ortak:çelişkili davranış yasağı · ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · oy yasağı · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, ref'i, «ticaret unvanının terkini» kararının isabetli olduğunu, ancak davacının «maddi tazminatı» 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiği, bu durumda davalının bu markayı kullanması nedeniyle elde ettiği kazanca hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı şirketin «defterleri» ve bu konudaki taraf delilleri incelenmek suretiyle davalının elde ettiği kâr belirlenip bu markayı kullanması nedeniyle bu markanın davalının kârına ne oranda etki ettiği belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken elde edilen tüm kazanca hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalının 37 nci sınıfta elde ettiği kazanca davacı markasının etkisinin bilirkişi raporunda ve davalının sunduğu uzman görüşünde %30-35 oranında olabileceğinin belirtildiği, iki oranın da birbiri ile uyumlu olduğu, Mahkemece takdiren %30 oranında katkı esas alınarak (53.029,46 X %30) 15.908,83 TL maddi ve maddi tazminatın miktarına göre de takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davalının “KENT” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men’i ve ref'ine, imhasına, davalının markanın esas unsurunu «taşıyan» www.kentasansör.com internet sitesine «erişimin engellenmesine», 15.908,83 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkin edilmesine …
5.Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabet» ve «ticaret unvanı» ile alan adının «terkini» davaları açmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında «çelişkili davranma yasağı» kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
… lanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan ürün, tanıtım gereçleri (Kent ibaresi «taşıyan»), tabela vs.’nin toplanarak kaldırılmasına, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine «erişimin engellenmesine», 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin «terkin» edilmesine ve hükmün ilânına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kurallarına» uymak zorunda olduğu, bu bağlamda, bir hak sahibinin, sahip olduğu hakka yönelik saldırıları durdurma ve önleme «yetkisine» rağmen, ya pasif kalarak bu yetkisini uzun süre kullanmaması ya da bu yetkisini kullanmayacağına ilişkin aktif bir davranış gösterdikten ve karşı tarafta da hakkın kullanılmasına karşı çıkılmayacağına ilişkin güven ve haklı beklenti oluşturulduktan sonra kendisine duyulan güveni ihlal edecek ve karşı tarafı zor durumda bırakacak şekilde sahip olduğu haktan kaynaklanan yetkisini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı ve çelişkili davranış teşkil edeceği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabet» ve «ticaret unvanı» ile alan adının «terkini» davaları açmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında «çelişkili davranma yasağı» kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirdiği gerekçe …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/282 E., 2021/368 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, ref'i, «ticaret unvanının terkini» kararının isabetli olduğunu, ancak davacının «maddi tazminatı» 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiği, bu durumda davalının bu markayı kullanması nedeniyle elde ettiği kazanca hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı şirketin «defterleri» ve bu konudaki taraf delilleri incelenmek suretiyle davalının elde ettiği kâr belirlenip bu markayı kullanması nedeniyle bu markanın davalının kârına ne oranda etki ettiği belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken elde edilen tüm kazanca hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalının 37 nci sınıfta elde ettiği kazanca davacı markasının etkisinin bilirkişi raporunda ve davalının sunduğu uzman görüşünde %30-35 oranında olabileceğinin belirtildiği, iki oranın da birbiri ile uyumlu olduğu, Mahkemece takdiren %30 oranında katkı esas alınarak (53.029,46 X %30) 15.908,83 TL maddi ve maddi tazminatın miktarına göre de takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davalının “...” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men’i ve ref'ine, imhasına, davalının markanın esas unsurunu «taşıyan» www.kentasansör.com internet sitesine «erişimin engellenmesine», 15.908,83 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin terkin edilmesine, …
… llanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan ürün, tanıtım gereçleri (... ibaresi «taşıyan»), tabela vs.’nin toplanarak kaldırılmasına, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine «erişimin engellenmesine», 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin «terkin» edilmesine ve hükmün ilânına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kâr kaybı
Benzer bu kararda… ebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;10 yıllık süre içerisinde marka hakkını korumaya yönelik hukuki işlemler yönelttiklerini, sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olmadığını, müvekkilin kendisine ait marka patentini tescil ettirdikten sonra davalı tarafça markasının kullanıldığını tespit eder etmez yargısal yollar …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14764 E. 2012/20973 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu karardaBu durumda davalı markanın içerdiği işaret ve kapsadığı mal ve hizmetler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu mal ve hizmetlerden yararlanacak «ortalama tüketici» nezdinde «iltibas» tehlikesi bulunduğu halde aksine düşünce ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bunun yanında, taraflara ait markaların kapsadığı 7. sınıf emtia aynı tür olup, davalı markasında yer alan 37. sınıf asansör tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri de 7. sınıf asansör emtiası ile benzer türden olduğundan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca «iltibas» tehlikesi değerlendirilmesinde bu hizmet sınıfının da dikkate alınması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5458 E. , 2023/173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, ref’i, tazminat ve unvan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kısmi ret kararına konu olan miktar maddi tazminat için 34.091,17 TL ve manevi tazminat için 45.000,00 TL olup karar tarihi itibariyle bu meblağın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinde belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 7. ve 37. sınıf asansör bakımı hizmetinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na kayıtlı "KENT" markasının sahibi olduğunu, ancak davalı şirketin haksız ve izinsiz olarak "Kent Asansör" ibaresini unvanında markasal olarak kullanarak ve "kentasansor.com" alan adını alarak markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını, tecavüzlü ürünlerin toplatılmasını, ticaret unvanındaki "Kent" ibaresinin terkinini, tecavüzlü tanıtım gereçlerinin, ticari evrak ve belgelerin toplanmasını, imhasını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini, davalıya ait internet sitesinin kapatılmasını ve ilâna karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markanın "K,A Kent Asansör + şekil"den ibaret olmasına karşılık, müvekkilinin böyle bir kullanımı bulunmadığını, haksız rekabet yapmadığını, müvekkilinin sadece asansör tamir, bakım işi yaptığını, 7. sınıf ürünlerde faaliyeti olmadığını, 2008 tarihinde faaliyete başladığını ve öncelik hakkı sahibi olduğunu, şirketin kurucusu olan Metin Polat'ın kişi işletmesi olarak işe 2008 tarihinde davacının marka başvurusundan önce başlamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalının “KENT” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men edilmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan ürün, tanıtım gereçleri (Kent ibaresi taşıyan), tabela vs.’nin toplanarak kaldırılmasına, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine erişimin engellenmesine, 50.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkin edilmesine ve hükmün ilânına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 37. sınıftaki faaliyet nedeniyle değerlendirilmesi gerekli iken 07. sınıfta değerlendirme yapılması ve buna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilin 37. sınıftaki faaliyet tarihinin davacıdan daha önce olduğunu, bu hususun hatalı olarak değerlendirilerek hüküm kurulduğunu, müvekkilin şirket kuruluş tarihi ve unvanında kullandığı "kent" ibaresi kullanım tarihinin de davacının tescilinden daha eski tarihli olduğunu, davacının kullanımda önceliği kanıtlayan bir belge sunmadığını, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve kusurlu olmadığını, tazminat için kusur şartının gerçekleşmediğini, davalının cirosunun davacıdan daha büyük olduğunu, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili incelemeye dayandığını, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilin ticaret unvanının kent kalibrasyon olduğuna ilişkin iddialarının da değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının yalnız markasal kullanımda öncelikli olmadığı, web adresinde önceliğe sahip olduğu, www.kentasansor.com alan adı kullanımının da öncelikli olduğu iddialarının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini kararının isabetli olduğunu, ancak davacının maddi tazminatı 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiği, bu durumda davalının bu markayı kullanması nedeniyle elde ettiği kazanca hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı şirketin defterleri ve bu konudaki taraf delilleri incelenmek suretiyle davalının elde ettiği kâr belirlenip bu markayı kullanması nedeniyle bu markanın davalının kârına ne oranda etki ettiği belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken elde edilen tüm kazanca hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalının 37 nci sınıfta elde ettiği kazanca davacı markasının etkisinin bilirkişi raporunda ve davalının sunduğu uzman görüşünde %30-35 oranında olabileceğinin belirtildiği, iki oranın da birbiri ile uyumlu olduğu, Mahkemece takdiren %30 oranında katkı esas alınarak (53.029,46 X %30) 15.908,83 TL maddi ve maddi tazminatın miktarına göre de takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline yönelik hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davalının “KENT” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespitine, men’i ve ref'ine, imhasına, davalının markanın esas unsurunu taşıyan www.kentasansör.com internet sitesine erişimin engellenmesine, 15.908,83 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkin edilmesine, hükmün ilân edilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesi uyarınca doğru hesaplanmadığını, kaldı ki davalının böyle bir istinaf nedeninin bulunmadığını, taraflarca ileri sürülmeyen hususların re'sen incelenemeyeceğini, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu beyan ve delilleri tekrar ederek usul ve kanuna aykırı bulduğu kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi-manevi tazminat ile davalının ticaret unvanından “kent” ibaresinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve 55 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 7. sınıf ürünlerde 2008/28270 sayılı ve 37. sınıf asansör bakımı hizmetlerinde tescilli 2012/00582 sayılı "Kent Asansör+şekil” markaları bulunmaktadır. Davacı, davalı şirketin haksız ve izinsiz olarak "Kent Asansör" ibaresini markasal olarak kullanarak müvekkilinin markasına yanaştığını, davalının ticaret unvanınında “KENT ASANSÖR” ibaresini öne çıkararak kullanmak suretiyle tescil edildiği gibi kullanmadığını iddia etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının “kent” ibaresini markasal olarak kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunduğunun tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminata ve davalının ticaret unvanında yer alan “KENT” ibaresinin terkinine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davalının faaliyet alanı asansör bakımı-tamir hizmetlerine ilişkindir. Davalı tarafından da faaliyetinin asansör bakımı-tamir hizmetine ilişkin olduğu savunulmaktadır.
3.Dosya kapsamında bulunan davalı şirketin sahibi/ortağı olan Metin Polat’ın şahıs şirketi olarak asansör bakım ve hizmet servisi verdiği alanda vergi levhasına göre işe başlama tarihi 06.10.2008'dir. Davacının 37. sınıfta asansör bakımı hizmetlerinde tescilli 2012/00582 sayılı markasının ise başvuru tarihi 03.01.2012'dir.
4.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi uyarınca, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu bağlamda, bir hak sahibinin, sahip olduğu hakka yönelik saldırıları durdurma ve önleme yetkisine rağmen, ya pasif kalarak bu yetkisini uzun süre kullanmaması ya da bu yetkisini kullanmayacağına ilişkin aktif bir davranış gösterdikten ve karşı tarafta da hakkın kullanılmasına karşı çıkılmayacağına ilişkin güven ve haklı beklenti oluşturulduktan sonra kendisine duyulan güveni ihlal edecek ve karşı tarafı zor durumda bırakacak şekilde sahip olduğu haktan kaynaklanan yetkisini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırı ve çelişkili davranış teşkil eder.
5.Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret unvanı ile alan adının terkini davaları açmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi kapsamında çelişkili davranma yasağı kapsamında kaldığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920466600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz