Marka hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8556 E. 2023/2559 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lex fori↗ müşteri çevresi↗ sicilden terkin↗ üçüncü kişi↗ kamu düzeni↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 55 inci maddesine göre tasarımın ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olarak tanımlandığı, aynı Kanun'un 56 ncı maddesinde; tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağının düzenlendiği, yasada bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulunun kabul edildiği, mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli olduğu, olayın çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporda davalı adına tescilli 2017/06348-2 sıra numaralı bilgilenmiş kullanıcılar nazarında tasarımın yeni ve ayırtedici olmadığı yönünde görüş bildirildiği, yapılan yargılama sonunda davalının tescilli 2017/06348-2 sıra numaralı ambalaj tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2017/06348-2 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinden sicilden terkini için resen Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) bildirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sınai haklarda (marka/tasarım) ülkesellik prensibi gereğince her ülke, maddi ve tescil gibi şekli koşulları yerine getirmek kaydıyla o hakkı kendi ülkesinin sınırları içinde koruyacağını, yine aynı prensip gereği, her devlet sadece kendi ülkesindeki ihlallerde hak sahiplerinin, kendi ülkesinde tanınan hukuk yollarını kullanmasına imkân vereceğini, bir sınai hak bir ülkede tescilli olmakla birlikte, Türkiye’de tescilli değilse o hak, Türkiye’deki sınai haklar mevzuatının korumasından faydalanamayacağını, ancak "tanınmış marka" bu prensibinin bir istisnası olduğunu, bir başka ifadeyle Ürdün şirketi olan davacının, Türkiye'de sınai haklar korumasından faydalanmasının, haklarını, ülkemizde tescil ettirmesine bağlı olduğunu, somut vakıada, davacı taraf marka/tasarımın Paris Sözleşmesi hükümlerince "tanınmış marka/tasarım" statüsünde olmadığında da bir ihtilaf bulunmadığını, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğunu, dava konusu tasarımın ülkemizde ilk kez müvekkili şirket tarafından müşteri çevresine/tüketici kitlesine arz edildiğini, müşteri çevresine ilk müvekkili şirket tarafından arz edilen bir marka/tasarım, davacı tarafın ülkemizde bir ticari faaliyeti olmadığı nazara alındığında iltibasa sebep olabileceğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ülkemizde hiçbir ticari faaliyeti olmayan davacı şirkete karşı kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, "halibna" "benim sütüm" anlamına gelen harcı alem bir kelime olduğunu, bu marka/tasarım hakkında World İntellectual Property Office (WİPO) sayfasında onlarca tescilli marka/tasarım bulunduğunu, bunlardan kimi davacıya, kimi de üçüncü kişiler adına tescilli olduğunu, esasında "halibna", "my milk" gibi ayırt ediciliği düşük, zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu, diğer taraftan 6/2002 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğünün 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında ayırt edicilik kriteri olarak “iki tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimlerin birbirinden farklı olması” kabul edildiğini, bununla beraber, tasarımda yenilikte yahut bilinirlik, ülke ya da muayyen bir bölge anlamında ele alınması gerektiğini, dolayısıyla daha önce Ürdün ülkesinde kamuya arz edilen bir tasarım Türkiye’mizde yeni sayılabileceğini, diğer ifadeyle Ürdün’de veya başkaca ülkelerde bilinen ancak Türkiye’de tanınmayan bir tasarım, ülkemiz müşteri çevresi için yeni bir tasarım olacağını, işbu dava, ispanyol "my milk" Türkiye'mizde tescil edilen "my milk" marka/tasarımın hükümsüzlüğü talebi ile açtığı dava gibi olduğunu, Lex Fori hukuku gereğince koruma tescil yoluyla elde edileceğini, bilirkişi heyetinin bilimsel olarak günün 10 sene gerisinde olduğunu, bilirkişi heyetinin sınai mülkiyet hukukunu takip etmediğini, madem bu meselenin teknik kapsamda görüldüğünü, hükme esas alınan raporun bilimsel olması gerektiğini, doğrusu Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bilimsel bir rapor hakkında E.2017/479 sayılı dosyaya ibraz edilen raporla bilgi sahibi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir hususunda bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 55 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6436 E. 2023/1266 K.
Ortak:sicilden terkin · terkin · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… çinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli olduğu, olayın çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği için «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, alınan raporda davalı adına tescilli 2017/06348-2 sıra numaralı bilgilenmiş kullanıcılar nazarında tasarımın yeni ve ayırtedici olmadığı yönünde görüş bildirildiği, yapılan yargılama sonunda davalının tescilli 2017/06348-2 sıra numaralı ambalaj tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2017/06348-2 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinden «sicilden terkini» için resen Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) bildirilmesine karar verilmiştir.
… dildiğini, müşteri çevresine ilk müvekkili şirket tarafından arz edilen bir marka/tasarım, davacı tarafın ülkemizde bir ticari faaliyeti olmadığı nazara alındığında «iltibasa» sebep olabileceğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ülkemizde hiçbir ticari faaliyeti olmayan davacı şirkete karşı kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, "halibna" "benim sütüm" anlamına gelen harcı alem bir kelime olduğunu, bu marka/tasarım hakkında World İntellectual Property Office (WİPO) sayfasında onlarca tescilli marka/tasarım bulunduğunu, bunlardan kimi davacıya, kimi de «üçüncü kişiler» adına tescilli olduğunu, esasında "halibna", "my milk" gibi «ayırt ediciliği» düşük, zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu, diğer taraftan 6/2002 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğünün 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında ayırt edicilik kriteri olarak “iki tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimlerin birbirinden farklı olması” kabul edildiğini, bununla beraber, tasarımda yenilikte yahut bilinirlik, ülke ya da muayyen bir bölge anlamında ele alınması gerektiğini, dolayısıyla daha önce Ürdün ülkesinde kamuya arz edilen bir tasarım Türkiye’mizde yeni sayılabileceğini, diğer ifadeyle Ürdün’de veya başkaca ülkelerde bilinen ancak Türkiye’de tanınmayan bir tasarım, ülkemiz «müşteri çevresi» için yeni bir tasarım olacağını, işbu dava, ispanyol "my milk" Türkiye'mizde tescil edilen "my milk" marka/tasarımın hükümsüzlüğü talebi ile açtığı dava gibi olduğ …
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir hususunda bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ve logosu üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davaya konu marka sahibi ,müvekkili firmanın tanınmışlık düzeyinden yararlanmak amacıyla ''HALİBNA'' ibareli markayı «kötüniyetli» olarak tescil ettirerek, müvekkiline ait '' HALİBNA'' ibaresini içeren markanın kalitesinden, güvenilirliğinden yararlanarak kendi markası lehine yarar sağlamaya çalıştığını,''HALİBNA'' markası müvekkili şirketin maruf hale getirdiği ve gerek yurt dışında gerek yurt içinde tescil ile koruduğu fikri ve sınai mülkiyeti olduğunu, www.whois.com adresi üzerinden yapılan araştırmalarda da müvekkilinin ''HALİBNA'' ibaresini içeren www.halibna.com alan adını 2011 yılından beri kullandığını, tüketici nezdinde tanınmışlık seviyesinin yüksek olduğunu, müvekkili şirketin gerçek hak sahibi olduğu ''halibna'' markasıyla çekişmeli 2017/19237 işlem numaralı markanının birebir aynı olduğunu ve aynı emtiaları kapsadığını, müvekkiline ait ''halibna'' ibareli markanın ulusal ve uluslararası 05, 29, 30, 32, 35 ve 39. sınıflarda tescile sahip olduğunu,marka sahibinin sınırsız seçme özgürlüğü bulunmasına rağmen, müvekkilinin özgün yapıdaki ''halibna'' markası ve logosunu aynen içeren markayı aynı sınıflar bakımından kendi adına tescil ettirmeye çalışmasının kötüniyetinin ve haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunun bir göstergesi olduğunu ileri sürerek davalı adına tescil ettirilmiş 2017/19237 işlem numaralı markanın gerçek hak sahipliği ve kötüniyet nedenlerine dayalı olarak hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin "tanınmış marka ve «iltibas»" iddialarını yerinde bulmadığını, davayı «münhasıran» "«kötüniyet»" gerekçesiyle kabul etttiğini, "halibna" "benim sütüm" anlamına gelen harcı alem bir kelime olduğunu, bu marka/tasarım hakkında WİPO sayfasında 10 larca tescilli marka/tasarım bulunduğunu, "halibna", "my milk" gibi «ayırt ediciliği» düşük, zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · münhasırlık · kaldırma ve yeniden hüküm · kötüniyet
Benzer bu kararda… arak birebir benzer olmasının, davalının davacının markasını tescilden önce bildiği, bu durumun hukuk düzeni sınırları içinde korunamayacağı, davalının başvurusunun «iyiniyetli» olmadığı, davalının davacının Türkiye'de bir tescilininin olmamasından faydalanarak bu başvuruyu yaptığı ve tescil korumasını elde ettiği ancak bu tescilin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca «kötüniyetli» bir tescil olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin "tanınmış marka ve «iltibas»" iddialarını yerinde bulmadığını, davayı «münhasıran» "«kötüniyet»" gerekçesiyle kabul etttiğini, "halibna" "benim sütüm" anlamına gelen harcı alem bir kelime olduğunu, bu marka/tasarım hakkında WİPO sayfasında 10 larca tescilli marka/tasarım bulunduğunu, "halibna", "my milk" gibi «ayırt ediciliği» düşük, zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… olan yaratım bir logo olan müvekkil markasının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından birebir aynısının Türkiye'de tescile konu edilmesinin «kötüniyetli» olduğunu ve hükümsüz kılınması gerektiğini,müvekkiline ait marka logosunun özgün ve yaratım nitelikte bir marka olup, sektöründe öncü konumda olan müvekkili firma tarafından kullanılan ayırt edici gücü yüksek bir marka olduğunu, yaratım ve ayırt edici gücü yüksek ve dünyanın pek çok ülkesinde tescilli bir logo ile aynı olan davalı markasının «iyiniyetli» ve müvekkil markasından bağımsız olarak davalı tarafından tesadüfen oluşturulmuş olduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu Halib …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2169 E. 2023/6003 K.
Ortak:ayırt edicilik · ibraz
İncelediğiniz kararda… dildiğini, müşteri çevresine ilk müvekkili şirket tarafından arz edilen bir marka/tasarım, davacı tarafın ülkemizde bir ticari faaliyeti olmadığı nazara alındığında «iltibasa» sebep olabileceğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ülkemizde hiçbir ticari faaliyeti olmayan davacı şirkete karşı kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, "halibna" "benim sütüm" anlamına gelen harcı alem bir kelime olduğunu, bu marka/tasarım hakkında World İntellectual Property Office (WİPO) sayfasında onlarca tescilli marka/tasarım bulunduğunu, bunlardan kimi davacıya, kimi de «üçüncü kişiler» adına tescilli olduğunu, esasında "halibna", "my milk" gibi «ayırt ediciliği» düşük, zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu, diğer taraftan 6/2002 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğünün 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında ayırt edicilik kriteri olarak “iki tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimlerin birbirinden farklı olması” kabul edildiğini, bununla beraber, tasarımda yenilikte yahut bilinirlik, ülke ya da muayyen bir bölge anlamında ele alınması gerektiğini, dolayısıyla daha önce Ürdün ülkesinde kamuya arz edilen bir tasarım Türkiye’mizde yeni sayılabileceğini, diğer ifadeyle Ürdün’de veya başkaca ülkelerde bilinen ancak Türkiye’de tanınmayan bir tasarım, ülkemiz «müşteri çevresi» için yeni bir tasarım olacağını, işbu dava, ispanyol "my milk" Türkiye'mizde tescil edilen "my milk" marka/tasarımın hükümsüzlüğü talebi ile açtığı dava gibi olduğ …
Asliye Hukuk Mahkemesi bilimsel bir rapor hakkında E.2017/479 sayılı dosyaya «ibraz» edilen raporla bilgi sahibi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir hususunda bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece resmi kurumlarca «ibraz» edilen teyit edilmeyen «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, rapora karşı sunulan beyan dilekçelerinin değerlendirmediğini, davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü talep edilen tasarımların müvekkili adına 02.02.2017 tarihinde tescil edilen tasarıma nazaran yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarına yoksun olduğu halde davanın reddinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere «ortalama tüketiciler» nezdinde davalının tasarımının yeni olduğunun fark edilmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın davacı «tescilli tasarımlara» nazaran yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olduğunun tespit edildiği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ortalama tüketici · eksik inceleme
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece resmi kurumlarca «ibraz» edilen teyit edilmeyen «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, rapora karşı sunulan beyan dilekçelerinin değerlendirmediğini, davalı adına tescilli olan ve hükümsüzlüğü talep edilen tasarımların müvekkili adına 02.02.2017 tarihinde tescil edilen tasarıma nazaran yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarına yoksun olduğu halde davanın reddinin doğru olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere «ortalama tüketiciler» nezdinde davalının tasarımının yeni olduğunun fark edilmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın davacı «tescilli tasarımlara» nazaran yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olduğunun tespit edildiği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği ger …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8556 E. , 2023/2559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın hukuka aykırı bir şekilde tescil ettirdiği 2017/06348-2 nolu endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, dava konusu ürünlerin müvekkiline ait ürün görselleri ile aynı olduğunu, müvekkili firmanın davaya konu ürünleri Ürdün, Danimarka, Benelüks, Polonya, İrlanda ve Avrupa Birliğinde tescil ettirmiş olduğunu, Halibna markasının da müvekkiline ait olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescil edilen 2017/06348-2 no'lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine Halibna markasının farklı zamanlarda farklı ülkelerde tescil edilmiş olduğunu, davacının ürünleri ile müvekkiline ait ürünlerin birbirinden farklı olduğunu, müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, müvekkile ait tasarımlarda benzer olarak süt sürahi ve bardak ögelerinin kullanıldığını, ancak oluşan kompozisyonun davacı ürününden farklı olduğunu, ambalajda yer alan Halibna ifadesinin"benim sütüm" anlamına geldiğini ve benzerliğin sadece Halibna ifadesinin müvekkil firma ürününde de kullanılmış olması olabileceğini, ancak yazılışın da tamamen farklı olduğunu, diğer taraftan yeniliğin ülke ya da bölge sınırlarında değerlendirilmesi gerektiğini ve Türkiye'de tanınmayan bir tasarımın yeni olarak kabul edilmesi gerektiğini, davaya konu üründe olduğu gibi ülkemizde bilinmeyen bir ürünün velevki Ürdün'de kullanılmış olsa bile dış ticaret rejimine etkileri nedeniyle de Türkiye için yeni sayılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 55 inci maddesine göre tasarımın ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olarak tanımlandığı, aynı Kanun'un 56 ncı maddesinde; tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağının düzenlendiği, yasada bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulunun kabul edildiği, mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli olduğu, olayın çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporda davalı adına tescilli 2017/06348-2 sıra numaralı bilgilenmiş kullanıcılar nazarında tasarımın yeni ve ayırtedici olmadığı yönünde görüş bildirildiği, yapılan yargılama sonunda davalının tescilli 2017/06348-2 sıra numaralı ambalaj tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2017/06348-2 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinden sicilden terkini için resen Türk Patent ve Marka Kurumuna (TPMK) bildirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sınai haklarda (marka/tasarım) ülkesellik prensibi gereğince her ülke, maddi ve tescil gibi şekli koşulları yerine getirmek kaydıyla o hakkı kendi ülkesinin sınırları içinde koruyacağını, yine aynı prensip gereği, her devlet sadece kendi ülkesindeki ihlallerde hak sahiplerinin, kendi ülkesinde tanınan hukuk yollarını kullanmasına imkân vereceğini, bir sınai hak bir ülkede tescilli olmakla birlikte, Türkiye’de tescilli değilse o hak, Türkiye’deki sınai haklar mevzuatının korumasından faydalanamayacağını, ancak "tanınmış marka" bu prensibinin bir istisnası olduğunu, bir başka ifadeyle Ürdün şirketi olan davacının, Türkiye'de sınai haklar korumasından faydalanmasının, haklarını, ülkemizde tescil ettirmesine bağlı olduğunu, somut vakıada, davacı taraf marka/tasarımın Paris Sözleşmesi hükümlerince "tanınmış marka/tasarım" statüsünde olmadığında da bir ihtilaf bulunmadığını, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğunu, dava konusu tasarımın ülkemizde ilk kez müvekkili şirket tarafından müşteri çevresine/tüketici kitlesine arz edildiğini, müşteri çevresine ilk müvekkili şirket tarafından arz edilen bir marka/tasarım, davacı tarafın ülkemizde bir ticari faaliyeti olmadığı nazara alındığında iltibasa sebep olabileceğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ülkemizde hiçbir ticari faaliyeti olmayan davacı şirkete karşı kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceğini, "halibna" "benim sütüm" anlamına gelen harcı alem bir kelime olduğunu, bu marka/tasarım hakkında World İntellectual Property Office (WİPO) sayfasında onlarca tescilli marka/tasarım bulunduğunu, bunlardan kimi davacıya, kimi de üçüncü kişiler adına tescilli olduğunu, esasında "halibna", "my milk" gibi ayırt ediciliği düşük, zayıf, harcı alem bir kelime olduğunu, diğer taraftan 6/2002 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğünün 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında ayırt edicilik kriteri olarak “iki tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimlerin birbirinden farklı olması” kabul edildiğini, bununla beraber, tasarımda yenilikte yahut bilinirlik, ülke ya da muayyen bir bölge anlamında ele alınması gerektiğini, dolayısıyla daha önce Ürdün ülkesinde kamuya arz edilen bir tasarım Türkiye’mizde yeni sayılabileceğini, diğer ifadeyle Ürdün’de veya başkaca ülkelerde bilinen ancak Türkiye’de tanınmayan bir tasarım, ülkemiz müşteri çevresi için yeni bir tasarım olacağını, işbu dava, ispanyol "my milk" Türkiye'mizde tescil edilen "my milk" marka/tasarımın hükümsüzlüğü talebi ile açtığı dava gibi olduğunu, Lex Fori hukuku gereğince koruma tescil yoluyla elde edileceğini, bilirkişi heyetinin bilimsel olarak günün 10 sene gerisinde olduğunu, bilirkişi heyetinin sınai mülkiyet hukukunu takip etmediğini, madem bu meselenin teknik kapsamda görüldüğünü, hükme esas alınan raporun bilimsel olması gerektiğini, doğrusu Gaziantep 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi bilimsel bir rapor hakkında E.2017/479 sayılı dosyaya ibraz edilen raporla bilgi sahibi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir hususunda bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 55 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920408500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz