6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak davasında itirazın iptali için öngörülen 1 yıllık sürenin uygulanamayacağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2197 E. 2022/1641 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

İlamsız icra takibine itiraz edilmesi halinde alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davası açabileceği gibi, bu süreyi geçirmiş olsa da genel hükümler dairesinde alacak davası açma hakkını her zaman kullanabilir; itirazın iptalini talep etmek zorunlu değildir. Alacak davasına, itirazın iptali davasına özgü 1 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması hukuka aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

İlamsız icra takibine itiraz edilmesi sonrası alacak davası açılmasında hak düşürücü süre uygulanıp uygulanmayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın itirazın iptali davası değil, acentelik/bayilik sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak davası olduğunu, ilk derece mahkemesinin dava türünü karıştırarak itirazın iptali davasına ilişkin hak düşürücü süreyi uygulamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67. maddesine göre, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava edebilir. Aynı maddenin 4. fıkrasında, bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Buna göre, alacak talebine itiraz edilen alacaklı, bir yıl içinde itirazın iptalini talep edebileceği gibi, gerek bu süre içinde gerekse daha sonra takibe konu alacağın tahsili için alacak davası açması da mümkündür; itirazın iptalini talep etmek zorunlu değildir. Somut olayda, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süreyi geçiren alacaklı, tercih hakkını alacak davası açma yönünde kullanmıştır. Alacak davası için kanunda bir hak düşürücü süre öngörülmediği halde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi, HMK 353(1)a-4 gereği diğer dava şartlarına aykırılık teşkil etmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İlamsız icra takibine itiraz edilmesi durumunda alacaklının itirazın iptali davası açma zorunluluğu bulunmadığını, genel hükümlere göre alacak davası açabileceğini ve bu davaya İİK 67'deki 1 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını netleştiren gerekçesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
İİK 67 uyarınca, ilamsız icra takibine itiraz edilmesi halinde alacaklının itirazın iptalini talep etmesi için itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık süre bulunmakla birlikte, bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacak davası açma hakkı saklıdır; alacak davası için kanunda ayrıca bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Dava şartı
Alacak davasına, itirazın iptali davasına özgü hak düşürücü sürenin uygulanmasının dava şartlarına aykırılık oluşturduğu (HMK 353(1)a-4)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hak düşürücü süre genel hükümler dairesinde alacak davası ilamsız icra takibi acentelik/bayilik sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: İcra İflas Kanunu — İcra İflas Kanunu 67 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2197

KARAR NO 2022/1641

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/05/2022

NUMARASI 2018/250 Esas 2022/522 Karar

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/11/2022

Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili ile davalı arasında 03/08/2015 tarihinde Dijitürk Bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalının bayilik faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkilinin bayiliği 14/11/2016 tarihinde iptal ettiğini, davalının hukuka aykırı olarak 30/11/2016 tarihli usulsüzlükten kaynaklanan gelir kaybı faturasını müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin cevaben 12/12/2016 tarihinde faturayı ve içeriğini kabul etmediğini, sözleşme teminatı olarak verilen 5.000- TL ve yapılan ticaret kaynaklı 12.115,37- TL ile 17.189,97- TL meblağlı fatura hak edişlerinin ödenmesini isteyen ihtar yolladıklarını, bunların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile fatura alacaklarının tahsili için icra takibine başladıklarını, müvekkilinin davalıdan toplam 36.874,43- TL alacaklı olduğunu, bu alacağın fatura kesim ve tebliğ tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takibine süresinde itiraz ettiğini, davalının İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açmak yerine huzurdaki davayı açtığını,davanın zaman aşımına uğradığını, davanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak ticari ve idari prosedürlere uymayarak müvekkilinin zararına yol açtığını, müvekkilinin uğratıldığı zararı talep ettiğini, zarara ilişkin faturanın davacının ticari defterlerine işlenmesi halinde müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davacının yaptığı usulsüz üyelik ve iptaller sebebi ile müvekkilinin 53.900-TL zarara uğradığını bunu faturalandırarak davacıya gönderdiklerini, tüm bu sebeplerle davanın reddini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında alacaklının davacı ..., borçlunun ise davalı ... A.Ş. olduğu, asıl borç miktarının toplam 36.874,43- TL olduğu, davalı borçlunun 02/03/2017 tarihinde süresine olacak şekilde borca itiraz ettiği, bu itirazın davacı alacaklıya 08/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği,dava açılış tarihinin 20/03/2018 olduğu,davalı borçlunun itirazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili: Mahkemeden 36.874,43-TL alacağın vade tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece açılış tarihinin 20/03/2018 olması dikkate alındığında davalı borçlunun itirazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu itirazın iptali davasının açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verildiğini, mahkemenin işbu davayı, itirazın iptali davasına ilişkin hak düşürücü süreleri nazara alarak davanın reddine karar verdiğini, ancak davanın gerekçeli karardan da açıkça anlaşılacağı üzere davanın Acentelik Sözleşmesinden kaynaklanan müvekkilin davalı şirketten olan 36.874,43- TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi amacıyla açılmış bir alacak davası olduğunu, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları müvekkil lehine olup, bilirkişi tarfından müvekkilin alacaklı olduğu tespit edilmiş iken, mahkemenin açıkça dava türünü karıştırıp, itirazın iptali davasındaki hak düşürücü süreyi nazara alarak davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne,aksi halde karar verilmek üzere dosyanın kararı verin mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı tarafça dava açılmadan evvel İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davaya konu ettiği alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı ,davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.İcra İflas Kanunu nun 67.maddesinde , takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Aynı maddenin 4.fıkrasında ise "birinci fıkrada itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır."denilmiştir.Buna göre alacak talebi itiraza uğrayan alacaklı bir yıl içerisinde itirazın iptalini talep edebileceği gibi ,gerek 1 yıllık süre içinde ,gerekse daha sonra takibe konu ettiği alacağın tahsili için alacak davası açması mümkündür.Alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde zorunluluk mevcut değildir.

Eldeki somut davada da itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süreyi geçiren alacaklı tercih hakkını alacak davası açma yönünde kullanmış olup ,alacak davasında bir hak düşürücü süre öngörülmediği halde davanın hak düşürücü nedeniyle reddine karar verilmesi HMK 353(1)a-4 gereği diğer dava şartlarına aykırılık teşkil ettiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2018 Tarih 2018/250 Esas 2022/522 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/91964 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.