6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erken kredi kapama komisyonunun hakkaniyete uygunluğu ve emsal banka oranları

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1221 E. 2022/1655 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde erken kapama komisyon oranı belirlenmemişse ve bu hüküm haksız şart niteliğinde kabul edilse dahi, oluşan boşluk bankanın ilan ettiği oranlar veya emsal banka uygulamaları ile doldurulur; taraflar tacir olsa da bankaca tahsil edilen erken kapama komisyonunun hakkaniyete uygun olması gerekir ve bu uygunluk, diğer bankaların benzer işlemlerde uyguladığı ortalama oranlarla denetlenir; ortalamayı aşan kısım fahiş kabul edilerek davacıya iadesine hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmede erken kapama komisyon oranının belirlenmemiş olması ve boşluğun doldurulması → kabul

İddia: Davalı, erken kapama komisyonunun sözleşmenin 2.8 maddesine uygun olarak ve hakkaniyete uygun şekilde tahsil edildiğini, alınan oranın (%10) TCMB'ye bildirilen oranla örtüştüğünü ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmenin 2.8 maddesi incelendiğinde erken kapama komisyon oranının belirlenmediği, bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi halinde maruz kalacağı kâr mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, vergi ve KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, ancak sözleşme hükmü uyarınca oranın tespitinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Bu hükmün genel işlem koşulu/haksız şart mahiyetinde olduğu kabul edilse dahi, yazılmamış sayılması sebebiyle oluşacak boşluğun bankanın ilgili Tebliğ uyarınca ilan edeceği oranlar, aksi halde emsal banka uygulamaları ile doldurulacağı kabul edilmiştir. Dosyada mevcut, bildirim tarihi 17/05/2013 olan Bildirim Formu'nda Ticari Kredi Erken Kapama Komisyonu oranının %10 olarak belirlendiği görülmüş, bu itibarla davalı bankanın %10 oran üzerinden erken ödeme komisyonu alabileceği kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD'nin bozma ilamı ile de bankanın sözleşme uyarınca erken ödeme ücreti talep etme hakkı bulunduğu, ancak oranın tespitinin sözleşmede mümkün olmadığı yönü onanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tahsil edilen erken kapama komisyonu tutarının hesaplanması (kredi bakiyesi ve dekont uyuşmazlığı) → kabul

İddia: Davalı, hükme esas raporda tahsil edildiği belirtilen tutarın hatalı olduğunu, davacıdan bildirilen tutardan daha az bir miktar tahsil edildiğini, kalan tutarın davacı hesabında kaldığını ve artıpara kredisi ile ilgili kesintilerde kullanıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı bankanın 20.06.2013 tarihli yazısında taşıt kredisi kapama bakiyesinin 6.312.549-TL, artıpara kredisi kapama bakiyesinin 100.816-TL olduğu bildirilmiş, davacı tarafça toplam 6.413.400-TL ödenmiştir. Bilirkişi raporunda taşıt kredisi riskinin 5.719.269,22-TL, artıpara kredisi riskinin 100.816-TL olduğu bildirilmiştir. Artıpara kredisi için bildirilen bakiye ile risk tutarının aynı olması nedeniyle bu kredi için erken kapama ücreti alınmadığı anlaşılmıştır. Taşıt kredisi yönünden dekontlarda 6.291.196,10-TL ödeme alındığı görülmüş, bu tutar ile bildirilen risk (5.719.269,22-TL) arasındaki fark olan 571.926,92-TL'nin (%10 oranında) erken kapama komisyonu olarak alındığı, aradaki 21.563,73-TL'lik farkın çok az bir kısmının artıpara kredisi faiz ve masraflarına kesildiği, kalanının davacının hesabında kalıp başka işlemlerde kullanıldığı belirlenmiştir. Bu nedenle incelenecek kesinti tutarının taşıt kredisinden yapılan 571.926,92-TL üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alınan erken kapama komisyon oranının hakkaniyete uygunluğunun emsal banka oranlarıyla denetimi → kabul

İddia: Davalı, alınan %10 oranının TCMB'ye bildirilen oranla örtüştüğünü ve hakkaniyete uygun olduğunu, diğer bankaların bildirdikleri oranların fiilen uygulanıp uygulanmadığının belirsiz olduğunu savunmuştur. Davacı ise oranın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatları uyarınca, davacı tacir olsa da alınan komisyonun hakkaniyete uygun olması gerektiğinden diğer bankalardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ödenmesi halinde uyguladıkları oranlar sorularak emsal uygulamalar tespit edilmiş ve diğer bankaların erken kapama komisyon ortalamasının %3,5 olduğu belirlenmiştir. Hakkaniyet gereği bu ortalamayı aşan tutarın fahiş olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, alınması gereken %3,5 komisyon ortalamasına göre davalının 391.851,88-TL fazla komisyon, 11.984,15-TL fazla BSMV (%5) tahsil ettiği belirlenmiş, toplam 403.836,03-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte davacının haklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmesinde erken kapama komisyon oranı belirlenmediğinde, oranın diğer bankaların uyguladığı emsal oranlarla (ortalama) hakkaniyet denetimine tabi tutulması gerektiği yönünde, Yargıtay 11. HD bozma ilamına uyularak oluşturulmuş bölgesel nitelikte bir çözüm sunmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken kapama komisyonu genel işlem koşulu haksız şart hakkaniyet denetimi emsal banka uygulaması avans faizi ticari kredi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1221

KARAR NO 2022/1655

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/11/2017

NUMARASI 2013/464 Esas 2017/1143 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/11/2022

Davanın reddine ilişkin Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. H.D tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 14 adet taşıt alımı için davalı banka ile 11.09.2012 tarihli 10.000.000-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını ve 17.09.2012 tarihinde 10.000.000-TL tutarında kredi kullandığını, müvekkilinin yaklaşık 9 ay kredi taksitlerini ödedikten sonra Haziran 2013 tarihinde kredi borcunu tümüyle kapatma talebiyle bankaya başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bakiye borcu 5.830.363-TL iken davalı banka tarafından erken ödeme nedeniyle müvekkilinden kredi kapama bakiyesi olarak 6.413.400-TL tahsil edildiğini,müvekkiline ayrıntılı hesap dökümü verilmediğinden bunun ne kadarının erken ödeme komisyonu olduğunun bilinmediğini, ancak miktarlar kıyaslandığında davalının bakiye kredi tutarının %10’u gibi fahiş bir oranda fazladan ve haksız tahsilat yaptığının anlaşılmakta olduğunu, davalı banka tarafından uygulanan bu oranın sözleşme ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, 25.06.2013 tarihli ihtarname ile fazla yapılan tahsilatın iadesinin talep edildiğini, ancak olumlu sonuç alınmadığını, ayrıca Sözleşmenin 2.8.maddesinde oran belirtilmediğini ve söz konusu madde genel işlem koşulu mahiyetinde olup geçersiz olduğunu, müvekkilinin fahiş nitelikteki bu ödemeyi zorunluluk nedeniyle yaptığını, bu kredinin başka bir bankadan kullanılan kredinin davalı banka hesabına gönderilmesi suretiyle yapılmış olması nedeniyle ihtirazi kayıt da konulamadığını, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden haksız tahsil edilen tutardan şimdilik 10.000-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 24.03.2017 tarihli dilekçesinde, talep konusu 10.000-TL olan alacak miktarını 393.836,03-TL artırmak suretiyle 403.836,03-TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacıya kullandırılan kredi tutarının 10.000.000-TL değil 5.145.000-TL olduğunu, davacının 21.06.2013 tarihinde erken kapama talebinde bulunduğunu ve herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini, müvekkilince talep edilen %10 erken kapama komisyonu dışında daha alt bir komisyon bedeli ile veya komisyon alınmaksızın kredi kapatılacağının taahhüt edilmesinin ise söz konusu olmadığını, sözleşmenin tarafların serbest iradeleri ile tanzim ve imza edildiğini, kesintinin ise sözleşmenin 2.8.maddesine uygun olarak yapıldığını, kaldı ki diğer bankalarca alınan erken ödeme komisyonları ile kıyaslandığında da hakkaniyete uygun olduğunu, müvekkilinin erken kapama nedeniyle toplam 699.300-TL kâr mahrumiyetinin bulunduğunu ve sözleşme uyarınca erken kapama durumunda müvekkilinin maruz kalacağı kar mahrumiyetinini zarar ve maliyetlerin, vergi gibi diğer mali yükümlülüklerin davacıdan talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili, ıslaha konu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini bildirmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,bilirkişi kurulu raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı tarafın kullandığı kredi için yaptığı ilk taksit ödemelerinden sonra borcunun tamamını erken ödeme için talepte bulunduğu, bu istemin davalı tarafça kabul edildiği, davacının erken ödeme komisyonu adı altında sözleşmenin 2.8.1. maddesinin tanıdığı yetki ile %10 oranında 571.928,88 TL kesinti yaptığı, dosyaya getirtilen belge örneklerinden bankaların %2 ile %5 oranında kesinti uyguladıkları, buna göre teamül gereği %3.5 oranında kesinti yapılmasının uygun ve makul olduğu, buna göre davalı bankanın 391.851,88 TL kredi alacağı ile 11.984,15 TL BSMV'den oluşan toplam 403.836,03 TL fazla tahsilat yaptığı, davalı bankanın 03/07/2013 tarihinde temerrüte düştüğü, tarafların tacir olup kullanılan kredinin ticari nitelikte bulunması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ile 403.836,03 TL nin 03/07/2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili ;Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zira dava konusunun hesaplanabilir olduğunu, davanın kısmi dava olduğunu ve davanın açıldığı tarih itibariyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca ıslah edilen kısma ilişkin zaamanaşımı süresinin dolduğunu, yine ıslah edilen kısım yönünden ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğiniHükme esasa alınan raporda tahsil edildiği belirtilen erken ödeme komisyonu ve BSMW tutarının hatalı olduğunu, davacıdan erken ödeme komisyonu+BSMW olarak %10 oranında tahsilat yapıldığını, sadece erken ödeme komisyon oranının %9,5 olduğunu, ayrıca defalarca izah edildiği üzere davacıdan 20.987,90-TL tutarında bir tahsilat yapılmadığını, erken kapama bakiyesinin 6.312.549-TL olarak bildirildiğini, ancak 6.291.196-TL tahsil edildiğini,kalan tutarın davacı hesabında kaldığını, hesaptan kalan tutarın artı para kredisi ile ilgili bir takım kesintiler yapıldıkta sonra davacı tarafından başka ödemelerinde kullanıldığını,Davacının ödemeyi ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kendi iradesi ile yaptığını, alınan erken ödeme komisyon oranının hakkaniyete de uygun olduğunu, bankaların bildirdikleri oranlarının fiilen uyguladıkları oranlar olup olmadığının belirsiz olduğunu,Müvekkili tarafından TCMB’ye bildirilen ticari kredi erken kapama komisyon oranının %10 olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin tahsil ettiği oranın bildirilen oran ile örtüştüğünü belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

SÜREÇ VE GEREKÇE

Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde 30/01/2020 tarihli karar ile; Taraflar arasında akdedilen 11/09/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nin Erken Ödeme başlıklı 2.8 maddesi incelendiğinde, erken kapama komisyon oranının belirlenmediği, bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi halinde bunun şartlarını bildirmek suretiyle maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşterinden talep edebileceğinin kararlaştırıldığı görülmüş olup, sözleşme hükmü uyarınca erken kapama komisyon oranının tespiti mümkün görünmemektedir. Davacı tarafça bu hükmün genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu ileri sürülmüş ise de, hükmün haksız şart mahiyetinde olduğu kabul edilse dahi, bu hükmün yazılmamış sayılması sebebiyle oluşacak boşluğun yine bankanın yukarıda belirtilen Tebliği uyarınca ilan edeceği oranlar, aksi halde emsal banka uygulamaları ile doldurulacağı açıktır(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 16/12/2019 tarihli 2018/4910 E., 2019/8174 K.

sayılı emsal kararı). Dosya kapsamında mevcut davalı banka tarafından düzenlenen Kredi İşlemlerinde Faiz ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret, Komisyon ve Masraflar İle Bankacılık Hizmet Komisyonları Bildirim Formu başlıklı ve bildirim tarihi 17/05/2013 olarak belirtilen belgede, Ticari Kredi Erken Kapama Komisyonu oranının %10 olarak belirlendiği görülmüştür. Bu durumda davacının 20/06/2013 tarihli erken ödeme talebi üzerine davalı bankanın %10 oran üzerinden erken ödeme komisyonu alabileceğinin kabulü gerektiği, Davalı bankanın 20.06.2013 tarihli yazısında, davacının taşıt kredisi nedeniyle kapama bakiyesinin 6.312.549-TL, artıpara kredisi nedeniyle kapama bakiyesinin 100.816-TL olduğu bildirilmiş, davacı tarafça 21.06.2013 tarihinde her iki kredinin toplam bakiye tutarı olarak 6.413.400-TL davalı bankaya ödenmiştir.

29. 01.2015 tarihli bilirkişi raporunda kapama tarihi itibariyle taşıt kredisi riskinin 5.719.269,22-TL ve artıpara kredisinin 100.816-TL olduğu, artıpara kredisi için erken kapama ücreti alınmaması gerektiği bildirilmiştir. Bankaca artıpara kredisi için bildirilen kapama bakiyesi tutarı ile risk tutarının aynı olduğu dikkate alındığında bu kredi için erken kapama ücreti alınmadığı anlaşılmaktadır. Taşıt kredisi yönünden sunulan dekontlar incelendiğinde ise kapama bakiyesi olarak 6.291.196,10-TL ödeme alındığı, ödeme 6.291.196,10-TLden,bildirilen risk 5.719.269,22-TL düşüldüğünde %10 u oranında 571.926,92-TL erken kapama komisyonu alınabileceği,bankaca fazla tahsil edilen bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11 HD'nin 2020/1510 esas ,2022/1743 karar sayılı 10.03.2022 tarihli ilamı ile "Taraflar arasında akdedilen 11.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin erken ödeme başlıklı 2.8 maddesinde, erken kapama komisyon oranının belirlenmediği, ancak bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi halinde bunun şartlarını bildirmek suretiyle maruz kalacağı kâr mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, bankanın sözleşme uyarınca erken ödeme ücreti talep etme hakkı var ise de, Bölge Adliye Mahkemesi’nce de isabetle işaret edildiği üzere sözleşme hükmü uyarınca erken kapama ücret oranının tespitinin mümkün görünmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin emsal nitelikteki içtihatlarında belirtildiği üzere, davacı tacir olsa da alınan komisyonun hakkaniyete uygun olması gerektiğinden, diğer bankalardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ödenmesi halinde uyguladıkları oranlar sorulmak ve bu şekilde emsal uygulamalar tespit edilmek suretiyle davalı bankanın tahsil ettiği erken kapama ücretinin hakkaniyete uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan yönler gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesi’nce yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. "denilmiştir. Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.

Davalı bankanın 20.06.2013 tarihli yazısında, davacının taşıt kredisi nedeniyle kapama bakiyesinin 6.312.549-TL, artıpara kredisi nedeniyle kapama bakiyesinin 100.816-TL olduğu bildirilmiş, davacı tarafça 21.06.2013 tarihinde her iki kredinin toplam bakiye tutarı olarak 6.413.400-TL davalı bankaya ödenmiştir.

29. 01.2015 tarihli bilirkişi raporunda kapama tarihi itibariyle taşıt kredisi riskinin 5.719.269,22-TL ve artıpara kredisinin 100.816-TL olduğu, artıpara kredisi için erken kapama ücreti alınmaması gerektiği bildirilmiştir. Bankaca artıpara kredisi için bildirilen kapama bakiyesi tutarı ile risk tutarının aynı olduğu dikkate alındığında bu kredi için erken kapama ücreti alınmadığı, Taşıt kredisi yönünden sunulan dekontlar incelendiğinde ise kapama bakiyesi olarak 6.291.196,10-TL ödeme alındığı,aradaki 21.563,73-TL’lik farkın çok az bir kısmının davacının artıpara kredisi faiz ve masraflarına kesildiği, kalanın ise davacının hesabında kaldığı ve farklı işlemleri için kullanıldığı,bu durumda hesaplamada 6.291.196,10-TL’nin dikkate alınması gerektiği, risk 5.719.269,22-TL olduğuna göre 571.926,92-TL erken kapama komisyonu alındığı belirlenmiştir.

Buna göre taşıt kredisinden %10 oranında 571.926,92-TL kesinti yapıldığı davada incelenecek kesinti tutarının taşıt kredisinden yapılan 571.926,92-TL üzerinden hesaplanması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davalı banka tarafından erken kapatma komisyonun hakkaniyete uygun olup olmadığının belirlenmesi için diğer bankaların uyguladığı banka komisyon oranları dosyaya getirtilmiş ve diğer bankaların erken kapama komisyon ortalamasının %3,5 olduğu belirlenmiştir. Buna göre hakkaniyet gereği ,ortalamayı aşan tutarın fahiş olduğu kabul edilmelidir.

27. 1.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamada; alınması gereken %3,5 komisyon ortalamasına göre davalının 391.851,88-TL fazla komisyon ,11.984,15-TL %5 fazla BSMV tahsil ettiği tesbit edildiğinden toplam 403,836,03-TL nin davalıdan tahsilini talep etmekte davacının haklı olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle ;hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/464 Esas 2017/1143 Karar sayılı ve 29/11/2017 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile 403.836,03-TL nin 03/07/2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 27.586,04- TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,80 TL peşin ve 6.726-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.896,80-TL harcın mahsubu ile 20.689,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 59.537,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 24,30 TL başvurma harcı, 6.896,80 TL peşin harç ve tamamlama harcı, 256,30 TL on dokuz adet tebligat gideri ve 2.500-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.677,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansından artan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 6.897-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 123,30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, Dair, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde HMK’nun 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

23/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/91825 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Düzelterek onandı

ℹ Yargıtay hükmü sonuç olarak onamış, ancak düzelterek. Düzeltmenin neyi, nasıl değiştirdiği aşağıdaki gerekçe özetinde / tam metinde açıklanır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/346 E. 2024/2358 K. · Düzelterek onandı

Ticari kredide erken kapama komisyonu emsal banka oranlarıyla denetlenir

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde erken kapama komisyonunun oranı belirlenmemişse, tahsil edilen komisyon hakkaniyet denetimine tabidir; denetim, diğer bankalardan borcun erken ödenmesi hâlinde uyguladıkları oranlar sorulmak suretiyle tespit edilen emsal uygulamalar üzerinden yapılır ve emsal ortalamayı aşan kısım fahiş kabul edilerek iadesine karar verilir. Hüküm altına alınan tutarın hesabındaki, fiilen yapılmamış bir tahsilat kaleminin hesaba dâhil edilmesinden ibaret yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanır.

Emsal değeri

Ticari kredide sözleşmede oranı belirlenmemiş erken kapama komisyonunun emsal banka uygulamaları üzerinden hakkaniyet denetimine tabi tutulması ve ortalamayı aşan kısmın fahiş sayılması yönündeki holding, banka-müşteri uyuşmazlıklarında emsal değeri taşır; Yargıtay'ın düzelterek onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat ağırlığı doğurur.

Kavramlar: erken ödeme (erken kapama) komisyonu genel kredi sözleşmesi genel işlem koşulu haksız şart hakkaniyet denetimi emsal banka uygulaması banka ve sigorta muameleleri vergisi düzelterek onama

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/346 E.  ,  2024/2358 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1221 Esas, 2022/1655

Karar

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14 adet taşıt alımı için davalı banka ile 11.09.2012 tarihli 10.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, 17.09.2012 tarihinde 10.000.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, yaklaşık 9 ay kredi taksitlerini ödedikten sonra Haziran 2013 tarihinde kredi borcunu tümüyle kapatma talebiyle bankaya başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bakiye borcu 5.830.363,00 TL iken davalı banka tarafından erken ödeme nedeniyle müvekkilinden kredi kapama bakiyesi olarak 6.413.400,00 TL tahsil edildiğini, müvekkiline ayrıntılı hesap dökümü verilmediğinden bunun ne kadarının erken ödeme komisyonu olduğunun bilinmediğini, ancak miktarlar kıyaslandığında davalının bakiye kredi tutarının %10’u gibi fahiş bir oranda fazladan ve haksız tahsilat yaptığının anlaşılmakta olduğunu, davalı banka tarafından uygulanan bu oranın sözleşme ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, 25.06.2013 tarihli ihtarname ile fazla yapılan tahsilatın iadesinin talep edildiğini, ancak olumlu sonuç alınmadığını, ayrıca sözleşmenin 2.8.

maddesinde oran belirtilmediğini ve söz konusu maddenin genel işlem koşulu mahiyetinde olup geçersiz olduğunu, müvekkilinin fahiş nitelikteki bu ödemeyi zorunluluk nedeniyle yaptığını, bu kredinin kapatılmasının başka bir bankadan kullanılan kredinin davalı banka hesabına gönderilmesi suretiyle yapılmış olması nedeniyle ihtirazi kayıt da konulamadığını, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden haksız tahsil edilen tutardan şimdilik 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 24.03.2017 tarihli dilekçesinde, talep konusu 10.000,00 TL olan alacak miktarını 393.836,03 TL artırmak suretiyle ıslah ettiklerini bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacıya kullandırılan kredi tutarının 10.000.000,00 TL değil, 5.145.000,00 TL olduğunu, davacının 21.06.2013 tarihinde erken kapama talebinde bulunduğunu ve herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini, müvekkilince talep edilen %10 erken kapama komisyonu dışında daha alt bir komisyon bedeli ile veya komisyon alınmaksızın kredi kapatılacağının taahhüt edilmesinin söz konusu olmadığını, sözleşmenin tarafların serbest iradeleri ile tanzim ve imza edildiğini, kesintinin sözleşmenin 2.8. maddesine uygun olarak yapıldığını, kaldı ki diğer bankalarca alınan erken ödeme komisyonları ile kıyaslandığında da hakkaniyete uygun olduğunu, müvekkilinin erken kapama nedeniyle toplam 699.300,00 TL kâr mahrumiyetinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ıslaha konu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2017 tarih, 2013/464 E. ve 2017/1143 K. sayılı kararı ile bilirkişi kurulu raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı tarafın kullandığı kredi için yaptığı ilk taksit ödemelerinden sonra borcunun tamamını erken ödemek için talepte bulunduğu, bu istemin davalı tarafça kabul edildiği, erken ödeme komisyonu adı altında sözleşmenin 2.8.1. maddesinin tanıdığı yetki ile %10 oranında 571.928,88 TL kesinti yaptığı, dosyaya getirtilen belge örneklerinden bankaların %2 ile %5 oranında kesinti uyguladıkları, teamül gereği % 3.5 oranında kesinti yapılmasının uygun ve makul olduğu, davalı bankanın 391.851,88 TL kredi alacağı ile 11.984,15 TL BSMV'den oluşan toplam 403.836,03 TL fazla tahsilat yaptığı, davalı bankanın 03.07.2013 tarihinde temerrüde düştüğü, tarafların tacir olup kullanılan kredinin ticari nitelikte bulunması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 403.836,03 TL’nin 03.07.2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2020 tarih, 2018/700 E. ve 2020/97 K. sayılı kararı ile taraflar arasında akdedilen 11.09.2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin Erken Ödeme başlıklı 2.8 maddesinde, erken kapama komisyon oranının belirlenmediği, bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi halinde bunun şartlarını bildirmek suretiyle maruz kalacağı kâr mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme hükmü uyarınca erken kapama komisyon oranının tespitinin mümkün görünmediği, davacı tarafça bu hükmün genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu ileri sürülmüş ise de, hükmün haksız şart mahiyetinde olduğu kabul edilse dahi, bu hükmün yazılmamış sayılması sebebiyle oluşacak boşluğun Yargıtay 11.

Hukuk Dairesinin 16.12.2019 tarihli, 2018/4910 E. ve 2019/8174 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere bankanın Tebliğ uyarınca ilan edeceği oranlar, aksi halde emsal banka uygulamaları ile doldurulacağı, dosya kapsamında mevcut davalı banka tarafından düzenlenen Kredi İşlemlerinde Faiz ve Kar Payı Dışında Sağlanacak Ücret, Komisyon ve Masraflar İle Bankacılık Hizmet Komisyonları Bildirim Formu başlıklı ve bildirim tarihi 17.05.2013 olarak belirtilen belgede, Ticari Kredi Erken Kapama Komisyonu oranının %10 olarak belirlendiği, bu durumda davacının 20.06.2013 tarihli erken ödeme talebi üzerine davalı bankanın %10 üzerinden erken ödeme komisyonu alabileceği, davalı bankanın 20.06.2013 tarihli yazısında, davacının taşıt kredisi nedeniyle kapama bakiyesinin 6.312.549,00 TL, artı para kredisi nedeniyle kapama bakiyesinin 100.816,00 TL olduğunun bildirildiği, davacı tarafça 21.06.2013 tarihinde her iki kredinin toplam bakiye tutarı 6.413.400,00 TL olarak davalı bankaya ödendiği, 29.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda kapama tarihi itibariyle taşıt kredisi riskinin 5.719.269,22 TL ve artı para kredisinin 100.816,00 TL olduğu, artı para kredisi için erken kapama ücreti alınmaması gerektiğinin bildirildiği, bankaca artı para kredisi için bildirilen kapama bakiyesi tutarı ile risk tutarının aynı olduğu dikkate alındığında bu kredi için erken kapama ücreti alınmadığının anlaşıldığı, taşıt kredisi yönünden sunulan dekontlar incelendiğinde ise kapama bakiyesi olarak 6.291.196,10 TL ödeme alındığının görüldüğü, davalı tarafça sunulan ekstreler incelendiğinde davalı tarafça da belirtildiği gibi aradaki 21.563,73 TL’lik farkın çok az bir kısmının davacının artı para kredisi faiz ve masraflarına kesildiği, kalanın ise davacının hesabında kaldığı ve farklı işlemleri için kullanıldığı, bu durumda hesaplamada 6.291.196,10 TL’nin dikkate alınması gerektiği, risk 5.719.269,22 TL olduğuna göre bunun %10’u oranında 571.926,92 TL erken kapama komisyonu alınabileceği, 5.719.269,22 TL +571.926,92 TL ise 6.291.196,14 TL’ye tekabül etmekte olup bankaca fazla tahsil edilen bir tutarın bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi’nce açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 10.03.2022 tarih, 2020/1510 E. ve 2022/1743 K. sayılı kararı ile "... Dava, ticari kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen erken kapama komisyonunun (ücretinin) tahsili için açılan alacak davasıdır.

İlk Derece Mahkemesi’nce davanın kabulü ile 403.836,03 TL’nin 03.07.2013 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, işbu hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce ise yukarıda açıklanan gerekçe ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, işbu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında akdedilen 11.09.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin erken ödeme başlıklı 2.8 maddesinde, erken kapama komisyon oranının belirlenmediği, ancak bankanın erken ödeme isteğini kabul etmesi halinde bunun şartlarını bildirmek suretiyle maruz kalacağı kâr mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, bankanın sözleşme uyarınca erken ödeme ücreti talep etme hakkı var ise de, Bölge Adliye Mahkemesi’nce de isabetle işaret edildiği üzere sözleşme hükmü uyarınca erken kapama ücret oranının tespitinin mümkün görünmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda Yargıtay (Kapatılan) 19.

Hukuk Dairesi’nin emsal nitelikteki içtihatlarında belirtildiği üzere, davacı tacir olsa da alınan komisyonun hakkaniyete uygun olması gerektiğinden, diğer bankalardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ödenmesi halinde uyguladıkları oranlar sorulmak ve bu şekilde emsal uygulamalar tespit edilmek suretiyle davalı bankanın tahsil ettiği erken kapama ücretinin hakkaniyete uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan yönler gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesi’nce yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davalı banka tarafından erken kapatma komisyonun hakkaniyete uygun olup olmadığının belirlenmesi için diğer bankaların uyguladığı banka komisyon oranlarının dosyaya getirtildiği ve diğer bankaların erken kapama komisyon ortalamasının %3,5 olduğunun belirlendiği, buna göre hakkaniyet gereği ortalamayı aşan tutarın fahiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamada, alınması gereken %3,5 komisyon ortalamasına göre davalının 391.851,88 TL fazla komisyon, 11.984,15 TL %5 fazla BSMV tahsil ettiğinin tespit edildiği, toplam 403.836,03 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte davacının haklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 403.836,03 TL'nin 03.07.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zira dava konusunun hesaplanabilir olduğunu, davanın kısmi dava olduğunu ve davanın açıldığı tarih itibariyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca ıslah edilen kısma ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, yine ıslah edilen kısım yönünden ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, uygulanması gereken faiz oranının yasal faiz olması gerektiğini, hükme esas alınan raporda tahsil edildiği belirtilen erken ödeme komisyonu ve BSMV tutarının hatalı olduğunu, davacıdan erken ödeme komisyonu+BSMV olarak %10 oranında tahsilat yapıldığını, sadece erken ödeme komisyon oranının %9,5 olduğunu, ayrıca defalarca izah edildiği üzere davacıdan 20.987,90 TL tutarında bir tahsilat yapılmadığını, erken kapama bakiyesinin 6.312.549,00 TL olarak bildirildiğini, ancak 6.291.196,00 TL tahsil edildiğini, kalan tutarın davacı hesabında kaldığını, hesaptan kalan tutarın artı para kredisi ile ilgili bir takım kesintiler yapıldıktan sonra davacı tarafından başka ödemelerinde kullanıldığını, davacının ödemeyi ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kendi iradesi ile yaptığını, bu konuda değerlendirme yapılmadığını, alınan erken ödeme komisyon oranının hakkaniyete de uygun olduğunu, kamu bankaları oranlarının dikkate alınmaması gerektiğini, bankaların bildirdikleri oranların fiilen uyguladıkları oranlar olup olmadığının belirsiz olduğunu, %3,5 oranının bankanın zararını karşılamadığını, müvekkili tarafından TCMB’ye bildirilen ticari kredi erken kapama komisyon oranının %10 olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin tahsil ettiği oranın bildirilen oran ile örtüştüğünü belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen erken kapama komisyonunun (ücretinin) tahsili için açılan alacak davasıdır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporları, dosyaya sunulan dekontlar incelendiğinde, emsal uygulamalara göre erken kapama komisyon ücreti olarak davalı bankanın 391.851,88 TL fazla tahsilat yaptığı, hükümde hesaplamaya dahil edilen 11.984,15 fazla tahsilatın yapılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.01.2020 tarih, 2018/700 E. ve 2020/97 K. sayılı kararında da bu hususun açıklandığı, buna göre 391.851,88 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken 403.836,03 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan;

"Davanın kabulü ile 403.836,03-TL nin 03.07.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,

Alınması gereken 27.586,04- TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,80 TL peşin ve 6.726-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.896,80-TL harcın mahsubu ile 20.689,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 59.537,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 24,30 TL başvurma harcı, 6.896,80 TL peşin harç ve tamamlama harcı, 256,30 TL on dokuz adet tebligat gideri ve 2.500-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.677,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine,

"Davanın kısmen kabulü ile 391.851,88 TL'nin 03.07.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,

Alınması gerekli 26.767,50 TL karar ve ilâm harcından 170,80 TL peşin ve 6.726,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.896,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.870,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 57.859,30 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma, 6.896,80 TL peşin ve tamamlama harcı toplamı 6.921,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 256,30 TL on dokuz adet tebligat gideri ve 2.500,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.756,30 TL yargılama giderinin kabul, ret oranına göre 2.674,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.