6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1990 E. 2023/1723 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas yükleten (shipper)

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, işbu davaya konu icra takibi sebebiyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1990 E.  ,  2023/1723 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki, itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillinin Ufuk Dershaneleri... Ltd. Şti.'deki %15 hissesini 15.10.2006 tarihli protokol ile devraldığını, karşılığında borcunu 21 taksitte ödeme taahhüdünde bulunduğunu ancak ödemediği taksitler nedeniyle hakkında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline ve alacağın %40'ına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı asıl cevap dilekçesinde; davacının şirketteki ortaklığının halen devam ettiğini, şirket ile resmi bir bağlantısının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin, 24.05.2011 tarih, 2009/73 E. ve 2011/297 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 18.12.2012 tarih, 2011/14367 E. ve 2012/21090 K. sayılı kararı ile " davalının hisse devrinin iptal edilmediğini, davacının şirkette halen ortak olduğunu bu nedenle istirdadı gereken bir tutarın bulunmadığını savunduğu, Mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 10.11.2014 tarih, 2014/720 E. ve 2014/324 K. sayılı kararı ile davacı ile dava dışı ...arasında yapılan sözleşmeyle,...'nin hissesinin davacıya devri konusunda anlaşmaya varıldığı ancak davacının ticaret sicil kayıtlarında şirket ortağı olarak gözükmediği, dolayısıyla şirket nezdinde davalıya devredeceği bir hissesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 26.01.2016 tarih, 2015/2841 E. ve 2016/789 K. sayılı kararı ile "davacı vekilinin bozmadan sonraki yargılama sürecinde, müvekkilinin hisse devri nedeniyle ödeme yaptığını ancak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 520 inci maddesiyle öngörülen prosedürler yerine getirilmediğinden şirket ortağı olamadığını, bundan sonra verdiği parayı geri almak istediğini, bu paranın geri ödenmesi kapsamında 15.12.2006 tarihli ödeme planının imzalandığını, müvekkilinin malik olmadığı hisseleri bir başkasına zaten devredemeyeceğini, yargılamanın bu şekilde görülmesi gerektiğini ileri sürdüğü, davalı vekilinin bu hukuki niteleme değişikliğine açıkça karşı çıkmadığı, davacının noter senedi ile dava dışı...'nin hisselerini devraldığı ancak bundan sonraki iş ve işlemler yapılmadığından şirket ortağı olamadığı, akabinde yürürlüğe girmeyen hisse devir sözleşmesinin tasfiyesi amacıyla davalıyla davaya konu ödeme planının düzenlendiği, davacının zikredilen ödeme planına göre davalıdan talepte bulunabileceğinin kabulü gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 19.02.2018 tarih, 2016/407 E. ve 2018/150 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve alacağın %40'ına tekabül eden 16.896 USD icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

1.Dairemizin 20.05.2019 tarih, 2018/2569 E. ve 2019/3872 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı vekili, Dairemiz ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2019/3562 E. ve 2021/1740 K. sayılı kararı ile " sair karar düzeltme itirazlarının yerinde olmadığı ancak yabanca para alacağına ilişkin icra takiplerinde, icra inkar tazminatına Türk parası olarak hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece, USD cinsinden paraya isabet eden tutarın Türk Lirası karşılığının belirlenip, bulunacak rakamın % 40'ına karşılık gelecek miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen (Dördüncü) Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve alacağın %40'ına tekabül eden 16.896,00 USD'nin takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı olan 20.153,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, takibe dayanak yapılan belgenin davacı yanca sahtecilik suretiyle oluşturulduğunu ayrıca belirtilen belge aslının davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, taraflarınca karar düzeltme aşamasında dosyaya sunulduğunu, senet aslının bu şekilde borçluya verilmesinin borcun ifa edildiği anlamına geldiğini, davacı yanın bozmadan sonra temyiz aşamasında dava sebebini değiştirdiğini, bu durumun davanın tamamıyla ıslahı anlamına geldiğini, oysa belirtilen tarihte yürürlükte olan içtihadı birleştirme kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını, bu hususun gözden kaçırıldığını, davacının halen şirket ortağı olduğunu, müvekkiline yapılan bir ödeme bulunmadığından sebepsiz zenginleşmesinin de söz konusu olmadığını, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, icra inkar tazminatına asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına göre hükmedildiğini oysa sadece asıl alacağa göre hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, işbu davaya konu icra takibi sebebiyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912374000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.