Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6215 E. 2023/1604 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon alacağı↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ ticari avans faizi↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet ehliyeti↗ alacağın temliki↗ aktif husumet↗ ibra↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ mirasçılık↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 15.05.2013 tarih, 2003/164 E. ve 2013/190 K. sayılı kararı ile alacağın temlik edilmesi sonucu davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.11.2014 tarih, 2013/15587 E. ve 2014/16809 K. sayılı kararıyla davacının aktif husumet ehliyetinin devam ettiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek mahkemenin kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.02.2021 tarih, 2016/50 E. ve 2021/223 K. sayılı kararı ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile 191.971,61 TL'nin 53.507,30 TL'lik bölümüne dava tarihi olan 24.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... 'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davada davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 191.971,61 TL'nin 53.507,30 TL'lik bölümüne 24.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davanın davalılar ..., ..., ... mirasçıları ve ... miras şirketi yönünden zaman aşımı sebebiyle reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın fon alacağı olduğunu, zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ve dava dilekçesindeki taleplerinin tümüyle karşılanmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmak için genel kurul kararı bulunmadığını, dönemin ekonomik şartları nedeniyle zarar doğan zarardan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca alınan ibra kararlarının geçerli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile müdürlerin sorumluluğu ve uygulanacak zamanaşımına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi ile 336 ncı maddesi ve devamı hükümleri.
2.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15587 E. 2014/16809 K.
Ortak:aktif husumet yokluğu · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece 15.05.2013 tarih, 2003/164 E. ve 2013/190 K. sayılı kararı ile «alacağın temlik» edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanının «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 04.11.2014 tarih, 2013/15587 E. ve 2014/16809 K. sayılı kararıyla davacının «aktif husumet ehliyetinin» devam ettiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek mahkemenin kararı bozulmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının «aktif husumetinin» bulunmadığını, davanın «zamanaşımına» uğradığını, dava açmak için genel kurul kararı bulunmadığını, dönemin ekonomik şartları nedeniyle zarar doğan zarardan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca alınan «ibra» kararlarının geçerli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaVarlık Yönetimi A.Ş'ye «temlik» edildiği, Fonun davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, Fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak Fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanının «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davalıların usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, uyuşmazlık, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda fonun artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının «aktif husumet ehliyetinin» devam ettiğinin ilkesel olarak kabulü ile işin esasına girilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · asıl alacak · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davalıların usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, uyuşmazlık, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda fonun artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Varlık Yönetimi A.Ş'ye «temlik» edildiği, Fonun davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağı temlik sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, Fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak Fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanının «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 20/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı ...
Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak «temlikin» ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6215 E. , 2023/1604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü
davalı ... vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup, hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... vekili Avukat... ile davalılar ... ve ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın eski genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi davalının bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlemleri ile bankayı zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 318.590,191.301 TL'nin tahsilini talep etmiş, 15.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 580.384,17 TL olarak arttırmıştır.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın eski yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlemleri ile bankayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 3.736.081,00 YTL'nin temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava şartının bulunmadığını, müvekkilinin ve yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edildiğini, yönetim kurulu kararlarına ve mevzuata uygun hareket ettiğini, iddiaları kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava şartının bulunmadığını, müvekkilinin ve yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava şartının bulunmadığını, müvekkilinin ve yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava şartının bulunmadığını, müvekkilinin ve yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava şartının bulunmadığını, müvekkilinin ve yönetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 15.05.2013 tarih, 2003/164 E. ve 2013/190 K. sayılı kararı ile alacağın temlik edilmesi sonucu davacının aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.11.2014 tarih, 2013/15587 E. ve 2014/16809 K. sayılı kararıyla davacının aktif husumet ehliyetinin devam ettiğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek mahkemenin kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.02.2021 tarih, 2016/50 E. ve 2021/223 K. sayılı kararı ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile 191.971,61 TL'nin 53.507,30 TL'lik bölümüne dava tarihi olan 24.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... 'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davada davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 191.971,61 TL'nin 53.507,30 TL'lik bölümüne 24.12.2001 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, davanın davalılar ..., ..., ... mirasçıları ve ... miras şirketi yönünden zaman aşımı sebebiyle reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın fon alacağı olduğunu, zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ve dava dilekçesindeki taleplerinin tümüyle karşılanmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmak için genel kurul kararı bulunmadığını, dönemin ekonomik şartları nedeniyle zarar doğan zarardan sorumlu tutulamayacağını, ayrıca alınan ibra kararlarının geçerli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile müdürlerin sorumluluğu ve uygulanacak zamanaşımına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi ile 336 ncı maddesi ve devamı hükümleri.
2.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden taraflardan alınarak birleşen davada davalılar ..., ...ve ...'e verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyasının Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912263900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz