Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6434 E. 2023/1139 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tüm mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince tescil edilmek istenen tek ibarenin HANA ibaresi olmadığını, markalar karşılaştırılırken SAHHA HANA AFİYET OLSUN+ŞEKİL ibaresinin bütün olarak ele alınması gerektiğini, müvekkiline ait markada yer alan şekil/logo, sözcükler, renkler ve yazım tekniklerinin davacı şirkete ait markalarda yer alan sözcük/logo kombinasyonlarından farklı olması nedeniyle markalar arasında görsel olarak benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın SAHHA HANA ibaresinin gerçek hak sahibi olduğu iddialarının ve bilirkişi raporunda davalı müvekkilinin kötü niyetli olduğu şeklindeki tespitin kabul edilemez olduğunu, davacının HANA ibaresi üzerinde gerek tescilsiz marka gerekse ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olarak hak elde edip etmediğinin tespiti gerektiğini, davacı tarafa ait 2015/69463 sayılı markanın 26.05.2016 tarihinde tescil edildiğini, müvekkiline ait 2015/68120 sayılı SAHHA HANA Afiyet Olsun ibareli markanın ise 31.03.2016 tarihinde tescil edilerek koruma altına alındığını, bu nedenle müvekkiline ait markanın davacı tarafa ait marka karşısında öncelik hakkı bulunduğunu, davacı tarafın HANA markasını, müvekkilinin tescilinden önce Türkiye piyasasına soktuğunu gösterir hiçbir delil sunmadığını, ülkesellik ilkesi gereğince markayla ilgili korumanın hangi ülkede talep ediliyorsa korumanın içeriğinin o ülke hukukuna göre belirleneceğini, davacının markasının tanınmış olduğuna dair daha önce verilmiş bir mahkeme kararı sunulmadığını, taraf markaları arasında imaj transferi olmadığı gibi müvekkilinin davacı şirketin markalarından haksız yarar elde etme çabası içerisinde de olmadığını belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan raporda, dava konusu markalar arasında 29.01 et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, 29.02 kuru bakliyat, 29.03 hazır çorbalar, bulyonlar, 29.04 zeytin, zeytin ezmeleri, 29.05 süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), 29.06 yenilebilir bitkisel yağlar, 29.08 kuru yemişler, 29.09 fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, 29.10 yumurtalar, yumurta tozları, 29.11 patates cipsleri yönünden itiraz gerekçesinin marka kapsamındaki mallarla aynı/aynı tür olduğu, diğer mallar yönünden benzerlik olmadığı, taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olduğu, taraf markaları arasında birinci maddede sayılan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma olasılığı bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki risklerin ispat edilemediği, davalının fiili kullanımı dikkate alındığında iyi niyetli olmadığının tespit edildiği, davacının tanınmışlığının ispatlanamadığından sadece bu mallar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken tescilli markanın tüm sınıflardaki emtia ve hizmetler açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı adına 2015/68120 sicil numaralı kayıtlı "Sahha Hana Afiyet Olsun" ibareli tescilli markanın 29.01 et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, 29.02 kuru bakliyat, 29.03 hazır çorbalar, bulyonlar, 29.04 zeytin, zeytin ezmeleri, 29.05 süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), 29.06 yenilebilir bitkisel yağlar, 29.08 kuru yemişler, 29.09 fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, 29.10 yumurtalar, yumurta tozları, 29.11 patates cipsleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalının kötü niyetinin kabul edilmesine rağmen davalı markasının sicilden kısmen terkinine ilişkin kararın izahının olmadığını, kötü niyetin bölünemez olduğunu; ancak verilen karar ile terkin edilen mal ve sınıflar yönünden davalının kötü niyetli olduğu, terkin edilmeyenler yönünden ise kötü niyetin kabul edilmediği sonucunun çıktığını, kararın çelişkili olduğunu, markaların sınıfları ayrı olsa dahi davalı markasının bütünüyle iltibas yarattığını, davalının markasını müvekkilinin markasının sınıflarını bilerek kötü niyetle tescil ettirdiğini, haksız kazanç sağladığını, 29 ve 30. sınıfların birbiriyle benzer olan emtialardan oluştuğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/761 E. 2018/6101 K.
Ortak:yenileme · dahili dava · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… n etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, 29.02 kuru bakliyat, 29.03 hazır çorbalar, bulyonlar, 29.04 zeytin, zeytin ezmeleri, 29.05 süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»), 29.06 «yenilebilir» bitkisel yağlar, 29.08 kuru yemişler, 29.09 fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, 29.10 yumurtalar, yumurta tozları, 29.11 patates cipsleri yönünden itiraz gerekçesini …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalının «kötü niyetinin» kabul edilmesine rağmen davalı markasının sicilden kısmen terkinine ilişkin kararın izahının olmadığını, kötü niyetin bölünemez olduğunu; ancak verilen karar ile «terkin» edilen mal ve sınıflar yönünden davalının kötü niyetli olduğu, terkin edilmeyenler yönünden ise kötü niyetin kabul edilmediği sonucunun çıktığını, kararın çelişkili olduğunu, markaların sınıfları ayrı olsa dahi davalı markasının bütünüyle «iltibas» yarattığını, davalının markasını müvekkilinin markasının sınıflarını bilerek kötü niyetle tescil ettirdiğini, haksız kazanç sağladığını, 29 ve 30. sınıfların birbi …
Benzer bu kararda… ..." ibareli 29. sınıftaki tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve farklı sınıflarda olmaları gözetilerek görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin aradaki farklılığı algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arası …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur». ...
Süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ..." ibareli 29. sınıftaki tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve farklı sınıflarda olmaları gözetilerek görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin aradaki farklılığı algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arası …
Mahkemece, dava konusu 29. sınıf “...” markalı malları “...” hizmet markası ile satışa sunulması halinde «ortalama tüketici» kitlesinin her iki marka arasında idari, ekonomik veya işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünme ve markaları karıştırma ihtimali bulunduğu kabul edilerek 35.06 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6014 E. 2023/1687 K.
Ortak:yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… n etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, 29.02 kuru bakliyat, 29.03 hazır çorbalar, bulyonlar, 29.04 zeytin, zeytin ezmeleri, 29.05 süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»), 29.06 «yenilebilir» bitkisel yağlar, 29.08 kuru yemişler, 29.09 fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, 29.10 yumurtalar, yumurta tozları, 29.11 patates cipsleri yönünden itiraz gerekçesini …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalının «kötü niyetinin» kabul edilmesine rağmen davalı markasının sicilden kısmen terkinine ilişkin kararın izahının olmadığını, kötü niyetin bölünemez olduğunu; ancak verilen karar ile «terkin» edilen mal ve sınıflar yönünden davalının kötü niyetli olduğu, terkin edilmeyenler yönünden ise kötü niyetin kabul edilmediği sonucunun çıktığını, kararın çelişkili olduğunu, markaların sınıfları ayrı olsa dahi davalı markasının bütünüyle «iltibas» yarattığını, davalının markasını müvekkilinin markasının sınıflarını bilerek kötü niyetle tescil ettirdiğini, haksız kazanç sağladığını, 29 ve 30. sınıfların birbi …
Benzer bu kararda… irtilen kararı ile davacının 1997/009259, 2001/08797, 2001/09188 sayılı Kerem ibareli markaları ile davalının 2013/106596 numaralı Keremköy ibareli markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 29 uncu sınıftaki malların benzer olduğu, 35 inci sınıftaki hizmetlerin ise 29 uncu sınıftaki mallar ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, ancak davacı tarafın dava dilekçesinde davalının markası yönünden sadece 29 uncu ve 35 inci sınıflar yönünden hükümsüzlük istediği, buna rağmen 30 uncu ve 36 ıncı sınıflar yönünden de hükümsüzlük kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2013/106596 sayılı “keremköy” marka tescil belgesinin 29 uncu sınıf “Et, balık, kümes ve av …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Süt ve süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · ticari itibarın zedelenmesi · taleple bağlılık · ticari itibar · tebligat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… imesinin her iki markada ön planda olduğu, görsel ve işitsel anlamda benzerlik taşıdığı, tüketiciler tarafından yanılmaya yol açabileceği, bunun da davacı açısından «haksız rekabet» sonuçlarını doğuracağı, «ticari itibarının zedelenebileceği» gerekçesiyle davanın kabulüne, 2013/106596 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «usulüne uygun tebligata» rağmen cevap dilekçesi sunmamış, beyanlarında davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepler Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin «taleple bağlılık» ilkesine aykırı şekilde karar verdiğini, davacının yalnızca 29 ve 35 inci sınıflar yönünden markanın hükümsüzlüğünü talep ettiğini, ancak Mahkemece markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verildiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markanın mutlak ret nedenlerinin de gerçekleşmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6434 E. , 2023/1139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin konserve, et ve et ürünleri alanında Ortadoğu pazarında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin en bilinen markasının "Hana Cihicken Luncheon Meat" ("HANA") olduğunu, müvekkilinin HANA ibareli markasının 2014/104063 numarası ile 16.12.2014 tarihinden bu yana Türkiye'de koruma altında olduğunu, HANA markasının TPE nezdinde Arapça dilinde tescilinin ise 2015/69463 numarası ile gerçekleştiğini, davalıya ait 2015/68120 numaralı Sahha HANA Afiyet Olsun ibareli markanın, müvekkiline ait HANA ibareli markanın bire bir taklidi olduğunu, davalının müvekkilinin markasının bilinirliğinden haksız ve kötü niyetli olarak istifade etmeye çalıştığını, davalıya ait "Sahha Hana Afiyet Olsun" markası ile müvekkilinin "Hanna Chicken Luncheon Meat" markası arasında aynılık ve benzerliğin mevcut olduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2015/68120 numaralı "Sahha HANA Afiyet Olsun" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının "Sahha HANA Afiyet Olsun" şeklinde bütün olarak tescil edildiğini, davacının marka işaretleri yönünden benzerlik olmadığının farkında olmasına rağmen markasal korumasını genişletmek amacıyla tanınmış marka olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin dava konusu edilen markayı ticaret hayatında aktif olarak kullanmasına rağmen davacı tarafın markası ya da ürünleri ile iltibas meydana gelmediğini, müvekkilinin haksız avantaj sağlamadığı gibi davacı tarafı herhangi bir şekilde zarara da uğratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tüm mal ve hizmetler yönünden karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince tescil edilmek istenen tek ibarenin HANA ibaresi olmadığını, markalar karşılaştırılırken SAHHA HANA AFİYET OLSUN+ŞEKİL ibaresinin bütün olarak ele alınması gerektiğini, müvekkiline ait markada yer alan şekil/logo, sözcükler, renkler ve yazım tekniklerinin davacı şirkete ait markalarda yer alan sözcük/logo kombinasyonlarından farklı olması nedeniyle markalar arasında görsel olarak benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın SAHHA HANA ibaresinin gerçek hak sahibi olduğu iddialarının ve bilirkişi raporunda davalı müvekkilinin kötü niyetli olduğu şeklindeki tespitin kabul edilemez olduğunu, davacının HANA ibaresi üzerinde gerek tescilsiz marka gerekse ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olarak hak elde edip etmediğinin tespiti gerektiğini, davacı tarafa ait 2015/69463 sayılı markanın 26.05.2016 tarihinde tescil edildiğini, müvekkiline ait 2015/68120 sayılı SAHHA HANA Afiyet Olsun ibareli markanın ise 31.03.2016 tarihinde tescil edilerek koruma altına alındığını, bu nedenle müvekkiline ait markanın davacı tarafa ait marka karşısında öncelik hakkı bulunduğunu, davacı tarafın HANA markasını, müvekkilinin tescilinden önce Türkiye piyasasına soktuğunu gösterir hiçbir delil sunmadığını, ülkesellik ilkesi gereğince markayla ilgili korumanın hangi ülkede talep ediliyorsa korumanın içeriğinin o ülke hukukuna göre belirleneceğini, davacının markasının tanınmış olduğuna dair daha önce verilmiş bir mahkeme kararı sunulmadığını, taraf markaları arasında imaj transferi olmadığı gibi müvekkilinin davacı şirketin markalarından haksız yarar elde etme çabası içerisinde de olmadığını belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan raporda, dava konusu markalar arasında 29.01 et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, 29.02 kuru bakliyat, 29.03 hazır çorbalar, bulyonlar, 29.04 zeytin, zeytin ezmeleri, 29.05 süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), 29.06 yenilebilir bitkisel yağlar, 29.08 kuru yemişler, 29.09 fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, 29.10 yumurtalar, yumurta tozları, 29.11 patates cipsleri yönünden itiraz gerekçesinin marka kapsamındaki mallarla aynı/aynı tür olduğu, diğer mallar yönünden benzerlik olmadığı, taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olduğu, taraf markaları arasında birinci maddede sayılan mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma olasılığı bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki risklerin ispat edilemediği, davalının fiili kullanımı dikkate alındığında iyi niyetli olmadığının tespit edildiği, davacının tanınmışlığının ispatlanamadığından sadece bu mallar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken tescilli markanın tüm sınıflardaki emtia ve hizmetler açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı adına 2015/68120 sicil numaralı kayıtlı "Sahha Hana Afiyet Olsun" ibareli tescilli markanın 29.01 et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, 29.02 kuru bakliyat, 29.03 hazır çorbalar, bulyonlar, 29.04 zeytin, zeytin ezmeleri, 29.05 süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil), 29.06 yenilebilir bitkisel yağlar, 29.08 kuru yemişler, 29.09 fındık ve fıstık ezmeleri, tahin, 29.10 yumurtalar, yumurta tozları, 29.11 patates cipsleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalının kötü niyetinin kabul edilmesine rağmen davalı markasının sicilden kısmen terkinine ilişkin kararın izahının olmadığını, kötü niyetin bölünemez olduğunu; ancak verilen karar ile terkin edilen mal ve sınıflar yönünden davalının kötü niyetli olduğu, terkin edilmeyenler yönünden ise kötü niyetin kabul edilmediği sonucunun çıktığını, kararın çelişkili olduğunu, markaların sınıfları ayrı olsa dahi davalı markasının bütünüyle iltibas yarattığını, davalının markasını müvekkilinin markasının sınıflarını bilerek kötü niyetle tescil ettirdiğini, haksız kazanç sağladığını, 29 ve 30. sınıfların birbiriyle benzer olan emtialardan oluştuğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/912261300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz