Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5733 E. 2023/391 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen gözetilme↗ iptal davası↗ marka hakkına tecavüz↗ komisyon↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu marka başvurusunun ‘‘PAL CİTY VALİ KONAKLARI’’ ibarelerinden oluştuğu, davalının markasında yer alan Vali Konakları ibaresi PAL CİTY ibaresine göre yardımcı/tali unsur olduğu, davacının davaya dayanak markası ise ‘‘PALM CITY ANTALYA’’ ibaresi ile palmiye ağacı şeklinden oluştuğu, markaların esasen karşılaştırmaya baz alınacak unsurlarının PAL CİTY, PALM CITY ibareleri olduğu, bu ibarelerin markaların esaslı unsurlarını oluşturduğu, markarın görsel, işitsel ve anlamsal açıdan yoğun benzerlik içerdiği, davacı vekilinin delilleri arasında sunmuş olduğu, internet üzerinde google arama motorunda Pal City ibaresi yazıldığında gelen kayıtlarda www.palcitykonaklari.com/palcity1 alan adında gerekse de site içerisindeki arşiv kayıtlarındaki kullanımlarında “PALM CİTY ve PALM VİLLA” ibaresini de içerir kullanımlarının mevcut olduğu, davalının markasal nitelikteki kullanımının davacı markasından doğan hakların ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla davalı eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz olarak nitelendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile TPMK YİDK'nın 14.07.2017 tarih, 2017-M-5785 sayılı kararının, davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden kısmen 36. sınıfta gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı şirket adına tescilli 2016/24026 sayılı, PALCİTY VALİ KONAKLARI ibareli markanın tescilli 36. sınıfta gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine, davalının sosyal medyada inşaat hizmetleri tanıtımında PALCİTY ibaresini kullanımının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile markaya tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı markasının kapsamında yer alan inşaat hizmetleri ile müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetlerinin birbirlerinden farklı olduklarını, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin doğmayacağını, bir bütün olarak karşılaştırıldığında marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, standart siyah harflerle yazılmış ve şekil unsuru içermeyen davalı markasının, şekil unsuru da içeren ve sesçil olarak da farklılık arz eden davacı markasından farklılaşmış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "PAL CİTY VALİ KONAKLARI" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "PALM CİTY ANTALYA+şekil" ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "PAL CİTY" ibaresi ile davacı markasının asli unsurunu oluşturan "PALM CİTY" ibaresi arasındaki tek farklılığın, dava konusu başvuruda "PAL" ibaresinden sonra "M" harfine yer verilmemesinden kaynaklandığı, bu farklılıkla birlikte başvuruda yer verilen diğer tali unsurların başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan dava konusu başvuru kapsamında yer alan "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile davacının markasının kapsamında yer alan "inşaat hizmetleri" arasında benzerlik olduğu, çünkü bu hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelik taşıdıkları, dosya kapsamında ispat edilen davalı kullanımlarının da davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, Kurum kararının iptali davası ile markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması istemli davanın birlikte görülmesine yasal bir engelin olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/17345 E. ve 2015/2486 K., 2012/17672 E. ve 2013/17889 K. sayılı ilamlarının da bu yönde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kooperatif ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kooperatif vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek müvekkili adına tescil edilen markanın asli unsurunun pal city olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, markanın bütün olarak kullanıldığını ve vali konaklarının daha fazla ön plana çıktığını, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1289 E. 2023/4598 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… İ KONAKLARI" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "PALM CİTY ANTALYA+şekil" ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki "gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "PAL CİTY" ibaresi ile davacı markasının asli unsurunu oluşturan "PALM CİTY" ibaresi arasındaki tek farklılığın, dava konusu başvuruda "PAL" ibaresinden sonra "M" harfine yer verilmemesinden kaynaklandığı, bu farklılıkla birlikte başvuruda yer verilen diğer tali unsurların başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan dava konusu başvuru kapsamında yer alan "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile davacının markasının kapsamında yer alan "inşaat hizmetleri" arasında benzerlik olduğu, çünkü bu hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelik taşıdıkları, dosya kapsamında ispat edilen davalı kullanımlarının da davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, Kurum kararının «iptali davası» ile markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması istemli davanın birlikte görülmesine yasal bir engelin olmadığı, Yargıtay 11.
… lı Kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı markasının kapsamında yer alan inşaat hizmetleri ile müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan gayrimenkul «komisyonculuğu», müşavirliği ve idaresi hizmetlerinin birbirlerinden farklı olduklarını, bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin doğmayacağını, bir bütün olarak karşılaştırıldığında marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını ileri sürerek karar …
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, standart siyah harflerle yazılmış ve şekil unsuru içermeyen davalı markasının, şekil unsuru da içeren ve sesçil olarak da farklılık arz eden davacı markasından farklılaşmış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih, 2019/2468 E., 2020/605 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere düşük seviyede «ayırt ediciliğe» sahip olduğu, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlayarak başvuruyu redde mesnet markalardan farklılaştırması karşısında dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 30.05.2018 tarih, 2018/M-4133 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… daha arka planda yer aldığını, ortalama seviye tüketici tarafından bir bütün olarak ele alındığında redde mesnet markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, «ayırt edicilik» düzeyinin yüksek olduğunu, davalıların 38. sınıfta hiç bir kullanımı veya tanınmışlıklarının bulunmadığını, davalı şirketlerin “eğitim sektörü” dışında kullanımlar …
… zmetler bakımından davacının dayanak markaları ile aralarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğu, sektörde “doğa” ibaresinin tanımlayıcı ibare olmadığı, YİDK'in 2018-M-4133 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · dava sebebi · dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… ap dilekçesinde; müvekkili şirketin başta ağır sanayi, madencilik, gayrimenkul, bilişim gibi bir çok sektörde faaliyet gösterdiğini ve 20’den fazla kurumsal markayı «temsil» ettiğini, tescil ettirdiği markalarda “doğa” ibaresini esas unsur olarak yanına ilgili sektör ve bölgeye uygun ibareler ekleyerek kullandığını, uzun yıllardır www.dogagrup.com sitesini şirket faaliyetleri ve iştigal konusunda kullanmakta olduğunu, dava konusu başvurunun “doğa” esas unsuru «sebebi» ile kendileri ile ilişkili seri marka izlenimi bırakabileceğini, tescilde öncelik ilkesi gereğince, sonraki benzer markanın tescil edilmemesi gerektiğini, seri mar …
Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih, 2019/2468 E., 2020/605 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere düşük seviyede «ayırt ediciliğe» sahip olduğu, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlayarak başvuruyu redde mesnet markalardan farklılaştırması karşısında dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 30.05.2018 tarih, 2018/M-4133 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… valı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Doğa” markası ile başta eğitim olmak üzere bir çok alanda faaliyet gösterdiğini, tanınmış marka olarak tescilli de «dahil» olmak üzere bir çok “doğa” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, tanınmış olarak tescilli “doğa” markası ile aynı ibareyi içeren ve aynı sınıflarda tescili iste …
-
YİDK kararının iptali | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8395 E. 2022/4954 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5733 E. , 2023/391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ‘‘PALM CİTY ANTALYA ŞEKİL’’ ibareli markasını 2003/12216 sayı ile tescil ettirdiğini, davalının 2016/24026 ‘‘PAL CİTY VALİ KONAKLARI’’ ibareli marka başvusunda bulunduğunu, her iki marka arasında benzerlik nedeniyle davalı Kurum nezdinde itirazda bulunulduğunu, itirazlarının kısmen kabul edilmesi üzerine YİDK nezdinde itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının reddedildiğini, markaların benzer olduğunu, PAL CİTY VALİ KONAKLARI ibareli marka başvurusunda bulunan davalının PAL CİTY ibaresini internet ortamında PALM CİTY olarak kullandığını ve müşterileri yanıltma saiki ile hareket ettiğini, tarafların aynı sektörde faaliyette bulunmasına rağmen ve müvekkilinin markasından haberdar olmasına rağmen kötü niyetli olarak bu markayı kullandığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) YİDK’nın 2017-M-5785 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi hâlinde hükümsüzlüğüne, davalının müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları farklı emtialarda tescilli olduğundan benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, taraf markaları bütünsellik ilkesi kapsamında değerlendirildiğinde, müvekkili markasının bütün olarak davacı markasından farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu marka başvurusunun ‘‘PAL CİTY VALİ KONAKLARI’’ ibarelerinden oluştuğu, davalının markasında yer alan Vali Konakları ibaresi PAL CİTY ibaresine göre yardımcı/tali unsur olduğu, davacının davaya dayanak markası ise ‘‘PALM CITY ANTALYA’’ ibaresi ile palmiye ağacı şeklinden oluştuğu, markaların esasen karşılaştırmaya baz alınacak unsurlarının PAL CİTY, PALM CITY ibareleri olduğu, bu ibarelerin markaların esaslı unsurlarını oluşturduğu, markarın görsel, işitsel ve anlamsal açıdan yoğun benzerlik içerdiği, davacı vekilinin delilleri arasında sunmuş olduğu, internet üzerinde google arama motorunda Pal City ibaresi yazıldığında gelen kayıtlarda www.palcitykonaklari.com/palcity1 alan adında gerekse de site içerisindeki arşiv kayıtlarındaki kullanımlarında “PALM CİTY ve PALM VİLLA” ibaresini de içerir kullanımlarının mevcut olduğu, davalının markasal nitelikteki kullanımının davacı markasından doğan hakların ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla davalı eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz olarak nitelendirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile TPMK YİDK'nın 14.07.2017 tarih, 2017-M-5785 sayılı kararının, davacının itirazının reddi ile ilgili kısım yönünden kısmen 36.
sınıfta gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı şirket adına tescilli 2016/24026 sayılı, PALCİTY VALİ KONAKLARI ibareli markanın tescilli 36. sınıfta gayri menkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine, davalının sosyal medyada inşaat hizmetleri tanıtımında PALCİTY ibaresini kullanımının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarını ihlal ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile markaya tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı markasının kapsamında yer alan inşaat hizmetleri ile müvekkili başvurusunun kapsamında yer alan gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetlerinin birbirlerinden farklı olduklarını, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin doğmayacağını, bir bütün olarak karşılaştırıldığında marka işaretleri arasında da iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, standart siyah harflerle yazılmış ve şekil unsuru içermeyen davalı markasının, şekil unsuru da içeren ve sesçil olarak da farklılık arz eden davacı markasından farklılaşmış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "PAL CİTY VALİ KONAKLARI" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "PALM CİTY ANTALYA+şekil" ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 36. sınıftaki "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "PAL CİTY" ibaresi ile davacı markasının asli unsurunu oluşturan "PALM CİTY" ibaresi arasındaki tek farklılığın, dava konusu başvuruda "PAL" ibaresinden sonra "M" harfine yer verilmemesinden kaynaklandığı, bu farklılıkla birlikte başvuruda yer verilen diğer tali unsurların başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan dava konusu başvuru kapsamında yer alan "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile davacının markasının kapsamında yer alan "inşaat hizmetleri" arasında benzerlik olduğu, çünkü bu hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelik taşıdıkları, dosya kapsamında ispat edilen davalı kullanımlarının da davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, Kurum kararının iptali davası ile markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması istemli davanın birlikte görülmesine yasal bir engelin olmadığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2014/17345 E. ve 2015/2486 K., 2012/17672 E. ve 2013/17889 K. sayılı ilamlarının da bu yönde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kooperatif ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kooperatif vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek müvekkili adına tescil edilen markanın asli unsurunun pal city olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, markanın bütün olarak kullanıldığını ve vali konaklarının daha fazla ön plana çıktığını, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906954600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz