Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9201 E. 2023/83 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin açığı↗ rehin açığı belgesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ rehin↗ muacceliyet↗ denetime elverişlilik↗ mahsup↗ hukuki yarar↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 03.06.2016 tarih, 2011/151 E. ve 2016/247 K. sayılı kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre takibe konu krediye ilişkin icra takip dosyalarına konu kredilere ilişkin menfi tespit talebinin yerinde olmadığı, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların icra müdürlüğünce yapılacak bakiye borç hesaplamasında dikkate alınacağı, her iki krediyi kapsayan işbu davanın tarihi itibarıyla asıl alacak ve faiz tutarlarının raporda belirtilen kredi bakiye borç tutarlarını aşmayacak şekilde hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2017/1879 E. ve 2019/781 K. sayılı kararıyla Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmayıp yetersiz olduğu, bilirkişiler tarafından dava tarihinden önce yapılan tahsilatların denetime elverişli şekilde yapılmadığı, içinde bankacılık konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı kurul aracılığı ile banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenerek her bir icra dosyasından dolayı davacının ne kadar borçtan dolayı sorumlu olduğu belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği, Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetime elverişli bilirkişi raporlarında davacının davalı bankadan çekmiş olduğu iki adet krediye yönelik başlatılan takipler sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2007/2414E., 2007/9627E., 2007/2415E., Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/406E. ve Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2010/14077 E. sayılı dosyalarında davalı bankadan çekmiş olduğu iki adet krediye yönelik başlatılan takipler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında belirtilen hususlar esas alınmaksızın bilirkişilerce rapor hazırlandığını, hükme dayanak oluşturan bu raporun denetime elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu kredi sözleşmelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, icra takibine konu kredi sözleşmelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilerek bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış ise de raporda bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmadığı gibi dava tarihinden sonraki tarihli ödemelerin de hesaplamaya dahil edilmesi doğru olmamış, anılan bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir.
2. Mahkemece, yeni bilirkişi kurulu aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenerek davaya konu her bir icra takip dosyası için takip tarihindeki asıl alacak ve ferilerinin nelerden ibaret olduğu, takip tarihlerinden dava tarihine kadar davalı alacaklı tarafından davacıdan ne kadar tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilatların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102 nci maddesi hükmü uyarınca
hangi takibe mahsup edilmesi gerektiği tespit edilip her bir icra dosyasından dolayı davacının ne kadar borçtan sorumlu olduğu belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken olup eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1895 E. 2013/2231 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… alılar vekilinin davalılardan ...'la ilgili temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı taraf yabancı mahkemede açılan davada daha önce davalılardan ...'a da «husumet» yöneltmiş ise de bilahare bu davalı aleyhine açılan davayı geri çekmiş ve yabancı mahkemece de sadece diğer davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9201 E. , 2023/83 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı bankadan kullandığı kredilere ilişkin taksitlerin gecikmesinden dolayı aleyhine başlatılan takipler sonucu fazla tahsilat yapıldığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muaccel hale gelen borçlarını ödememesi nedeni ile davacı aleyhine takibe geçildiğini, takipler sonucu gerçekleşen satışların dahi davacının borcunu karşılamaması nedeniyle kesin rehin açığı belgesi ile takiplere devam edildiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 03.06.2016 tarih, 2011/151 E. ve 2016/247 K. sayılı kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre takibe konu krediye ilişkin icra takip dosyalarına konu kredilere ilişkin menfi tespit talebinin yerinde olmadığı, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların icra müdürlüğünce yapılacak bakiye borç hesaplamasında dikkate alınacağı, her iki krediyi kapsayan işbu davanın tarihi itibarıyla asıl alacak ve faiz tutarlarının raporda belirtilen kredi bakiye borç tutarlarını aşmayacak şekilde hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2017/1879 E. ve 2019/781 K. sayılı kararıyla Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmayıp yetersiz olduğu, bilirkişiler tarafından dava tarihinden önce yapılan tahsilatların denetime elverişli şekilde yapılmadığı, içinde bankacılık konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı kurul aracılığı ile banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenerek her bir icra dosyasından dolayı davacının ne kadar borçtan dolayı sorumlu olduğu belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği, Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetime elverişli bilirkişi raporlarında davacının davalı bankadan çekmiş olduğu iki adet krediye yönelik başlatılan takipler sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2007/2414E., 2007/9627E., 2007/2415E., Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2007/406E. ve Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2010/14077 E. sayılı dosyalarında davalı bankadan çekmiş olduğu iki adet krediye yönelik başlatılan takipler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında belirtilen hususlar esas alınmaksızın bilirkişilerce rapor hazırlandığını, hükme dayanak oluşturan bu raporun denetime elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu kredi sözleşmelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, icra takibine konu kredi sözleşmelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilerek bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış ise de raporda bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmadığı gibi dava tarihinden sonraki tarihli ödemelerin de hesaplamaya dahil edilmesi doğru olmamış, anılan bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir.
2. Mahkemece, yeni bilirkişi kurulu aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri yerinde incelenerek davaya konu her bir icra takip dosyası için takip tarihindeki asıl alacak ve ferilerinin nelerden ibaret olduğu, takip tarihlerinden dava tarihine kadar davalı alacaklı tarafından davacıdan ne kadar tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilatların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102 nci maddesi hükmü uyarınca
hangi takibe mahsup edilmesi gerektiği tespit edilip her bir icra dosyasından dolayı davacının ne kadar borçtan sorumlu olduğu belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken olup eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906947700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz