İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5065 E. 2023/728 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amortisman↗ franchise sözleşmesi↗ basiretli tacir↗ kötü niyet tazminatı↗ ifa↗ fesih↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ taahhütname↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat masrafı, pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10756 E. 2015/7196 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet · ihtarname · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ve hukuki sonuçlarının işletmeciye yüklenmesi karşısında, davacının kullanım amacına göre taşınmazın izin ve ruhsat açısından durumunu araştırması ve basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği, buna göre işletmeciden gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı, işletmecinin ruhsat alabilmek için başvurmasına rağmen, saptanan aksaklıkları hiç veya süresinde ya da gereği gibi gidermediği için sözleşme yapıldıktan çok sonra iskan ve faaliyet ruhsatının alınamadığı, dolayısıyla sözleşme yapıldığı sırada bir imkansızlıktan söz edilemeyeceği, davacı işletmecinin akdi sorumluluklarını yerine getirmemiş olması nedeniyle davalının sözleşmenin 21. maddesine istinaden 12/03/2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, işletmecinin davalıya sözleşme uyarınca ödediği bedelleri talep edemeyeceği, feshin bozucu yenilik doğuran bir hukuki işlem olduğundan işletmeci tarafından gönderilen 20/03/2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 2. kez feshinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan işletmeci aday bölge «protokolünün» 2/IV. maddesi ile işletme lisans sözleşmesinin 3, 9, 10, 12 ve 24. maddeleri karşısında, inşaat ve tefrişat «masraflarının» da işletmecinin sorumluluğunda olduğu, davacı tarafın icra takibinde «kötü niyetinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın ve davalının şartları oluşmayan «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… mi makamlardan ruhsat alınması yükümlülüğünün davacı işletmeciye yüklendiği, davacının kullanım amacına göre taşınmazın ruhsat durumunu araştırması ve basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği, bu durumda davacıdan sözleşmenin başlangıcında gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı, davacının bu yükümlülüğüne aykırı davranması ned …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:protokol · geçersizlik
Benzer bu kararda… ve hukuki sonuçlarının işletmeciye yüklenmesi karşısında, davacının kullanım amacına göre taşınmazın izin ve ruhsat açısından durumunu araştırması ve basiretli bir «tacir» gibi davranması gerektiği, buna göre işletmeciden gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı, işletmecinin ruhsat alabilmek için başvurmasına rağmen, saptanan aksaklıkları hiç veya süresinde ya da gereği gibi gidermediği için sözleşme yapıldıktan çok sonra iskan ve faaliyet ruhsatının alınamadığı, dolayısıyla sözleşme yapıldığı sırada bir imkansızlıktan söz edilemeyeceği, davacı işletmecinin akdi sorumluluklarını yerine getirmemiş olması nedeniyle davalının sözleşmenin 21. maddesine istinaden 12/03/2009 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu, işletmecinin davalıya sözleşme uyarınca ödediği bedelleri talep edemeyeceği, feshin bozucu yenilik doğuran bir hukuki işlem olduğundan işletmeci tarafından gönderilen 20/03/2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 2. kez feshinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan işletmeci aday bölge «protokolünün» 2/IV. maddesi ile işletme lisans sözleşmesinin 3, 9, 10, 12 ve 24. maddeleri karşısında, inşaat ve tefrişat «masraflarının» da işletmecinin sorumluluğunda olduğu, davacı tarafın icra takibinde «kötü niyetinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın ve davalının şartları oluşmayan «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacının iş yerinin iskanının bulunmadığının anlaşılması üzerine işletme lisansı sözleşmesini feshetmesi haklı, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, davacının bir takım parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle, anılan sözleşmeyi davacıdan daha önce feshetmesi de haksız ve «geçersizdir».
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9237 E. 2015/7973 K.
Ortak:amortisman · franchise sözleşmesi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · avans faizi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… hkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 08.01.2007 tarihinde işletme lisansı anlaşması imzalandığı, bu anlaşmanın «franchise sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, sözleşmede, başlangıçta ödenen giriş ücreti ile periyodik franchise ücretleri dışında ayrıca davalı lisans veren şirketin göstereceği şirketlerden ekipman, teçhizat, malzeme vs. eşya alınmasının zorunlu tutulmasına, davacının, davalı tarafından onaylanan ürünleri satmaması ya da kullanmamasının sözleşmenin önemli ihlali ve işletme hakkının sona erdirilmesi «sebebi» olarak sayılmasına, yine davacının, kendisine malzeme tedarik edenlerden gelen ihtilafsız faturaları derhal ödememesinin de önemli ihlal olarak düzenlenmesine ve bu ihlalin «cezai şarta» bağlanmasına ilişkin hükümlerin bulunduğu, sözleşmede iki farklı ücretlendirme yapıldığı, anılan hükümlerin davacının ekonomik yıkımına sebep olacak bir kar-zarar dengesine yol açtığı, bu nedenlerle davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı görüldüğü, sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşmeye konu restoranın inşası ve tefrişi için yaptığı «masrafları» davalıdan talep edebileceği, işletme değeri talebinin ise delillendirilmediği ve hukuki dayanağının bulunmadığı, davacının inşaat ve tefrişat masrafı için yaptığı 253.457,70 TL ve ödediği 50.000 TL lisans bedelini davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 303.457,70 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %20 oranını geçmemek kaydıyla «avans faizi» işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, 21.02.2011 tarihli kök rapor ve 15.07.2011 tarihli ek rapor uyarınca işletmenin açılışı sırasında davacı tarafından yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmayan inşaat ve tefrişat «masraflarının» dava konusu sözleşmenin haklı nedenle feshinden sonra davacı tarafça talep edilebileceği kabul edilmiş ise de hükme esas alınan 21.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği inşaat tefrişat bedeli 253.457,70 TL hesaplanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · cezai şart · dava sebebi
Benzer bu kararda… hkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 08.01.2007 tarihinde işletme lisansı anlaşması imzalandığı, bu anlaşmanın «franchise sözleşmesi» niteliğinde bulunduğu, sözleşmede, başlangıçta ödenen giriş ücreti ile periyodik franchise ücretleri dışında ayrıca davalı lisans veren şirketin göstereceği şirketlerden ekipman, teçhizat, malzeme vs. eşya alınmasının zorunlu tutulmasına, davacının, davalı tarafından onaylanan ürünleri satmaması ya da kullanmamasının sözleşmenin önemli ihlali ve işletme hakkının sona erdirilmesi «sebebi» olarak sayılmasına, yine davacının, kendisine malzeme tedarik edenlerden gelen ihtilafsız faturaları derhal ödememesinin de önemli ihlal olarak düzenlenmesine ve bu ihlalin «cezai şarta» bağlanmasına ilişkin hükümlerin bulunduğu, sözleşmede iki farklı ücretlendirme yapıldığı, anılan hükümlerin davacının ekonomik yıkımına sebep olacak bir kar-zarar dengesine yol açtığı, bu nedenlerle davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı görüldüğü, sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşmeye konu restoranın inşası ve tefrişi için yaptığı «masrafları» davalıdan talep edebileceği, işletme değeri talebinin ise delillendirilmediği ve hukuki dayanağının bulunmadığı, davacının inşaat ve tefrişat masrafı için yaptığı 253.457,70 TL ve ödediği 50.000 TL lisans bedelini davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 303.457,70 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %20 oranını geçmemek kaydıyla «avans faizi» işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1590 E. 2020/4753 K.
Ortak:amortisman · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… rine getirmeyen davalının, davacının bir takım parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle anılan sözleşmeyi davacıdan daha önce feshetmesinin ise, haksız ve «geçersiz» olduğu, davacının alacağının 289.385,25 TL olup, «amortisman» bedelleri ve ispatlanamayan giderler düşüldükten sonra bu bedel yönünden davalının takibe yaptığı itirazın iptali ve davacının fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, reddedilen kısım yönünden de davacının «kötüniyeti» ispat edilemediğinden davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, İİK'nın 67 maddesi uyarınca da davalının itirazında haksız oluşu ve «alacağın likit olması» nedeniyle davalının alacağın %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, gerekçede 'İİK'nın 67 maddesi uyarınca da davalının itirazında haksız oluşu ve «alacağın likit olması» nedeniyle davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine” karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında ve kısa kararda “Şartları oluşmaması «sebebi» ile davacının icra inkar tazminat talebinin reddine” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm ve aynı zamanda kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişir.
1- Dava, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat «masrafı», pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · infazda tereddüt · infaz · geçersizlik · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede 'İİK'nın 67 maddesi uyarınca da davalının itirazında haksız oluşu ve «alacağın likit olması» nedeniyle davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine” karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında ve kısa kararda “Şartları oluşmaması «sebebi» ile davacının icra inkar tazminat talebinin reddine” ifadesine yer verilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm ve aynı zamanda kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmişir.
… rine getirmeyen davalının, davacının bir takım parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle anılan sözleşmeyi davacıdan daha önce feshetmesinin ise, haksız ve «geçersiz» olduğu, davacının alacağının 289.385,25 TL olup, «amortisman» bedelleri ve ispatlanamayan giderler düşüldükten sonra bu bedel yönünden davalının takibe yaptığı itirazın iptali ve davacının fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, reddedilen kısım yönünden de davacının «kötüniyeti» ispat edilemediğinden davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, İİK'nın 67 maddesi uyarınca da davalının itirazında haksız oluşu ve «alacağın likit olması» nedeniyle davalının alacağın %20 ‘sinden aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5065 E. , 2023/728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekilince, duruşmasız olarak davacı vekillince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat... ile davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki 22.04.2008 tarihli "İşletme Lisansı Anlaşması" çerçevesinde "Little Caesars" adı altında bir restoran işletme lisansı elde ettiğini, bu sözleşme uyarınca davalının kiralamış olduğu bir dükkanı, tesisatı kurulmuş, faaliyete hazır ve ruhsatları alınmış
bir vaziyette teslim etmeyi, müvekkilinin ise sadece restoranın inşası için gerekli her türlü inşaat projeleri, ruhsat ve harç bedellerinin maliyetini karşılamayı üstlendiğini, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirdiği halde, davalının boş ve dört duvar halinde bir dükkanı teslim ettiğini, bu dükkanın restoran olarak kullanımının mümkün olmadığını, ruhsatının alınmadığını, davalının esaslı unsurlarını ifa edememesi sebebiyle sözleşmenin 20.03.2009 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, müvekkilinin 250.000,00 TL inşaat ve tefrişat masrafı yaptığını ayrıca davalının hiçbir reklam ve pazarlama faaliyetinde bulunmadığı halde sözleşmeye istinaden tahsil ettiği 10.400,00 TL pazarlama gideri, 53.000,00 TL restoran kullanım bedeli, 20.000,00 TL işletme bedeli ve 32.000,00 euro karşılığı 66.064,00 TL lisans bedeli olmak üzere toplam 399.464,00 TL'yi iade etmesinin gerektiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; lisans anlaşması uyarınca müvekkilinin tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı tarafa tesisatı kurulmuş, faaliyete hazır ve ruhsatları alınmış bir vaziyette restoran teslim etmeyi taahhüt etmediklerini, davacının, fesih öncesi sözleşme uyarınca mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, gerekli ödemeleri yapmadığını, sözleşmeyi müvekkilinin feshettiğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadıdığını savunarak davanın reddine, davacının %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 29.11.2018 tarih, 2017/373 E. ve 2018/363 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davacının iş yerinin iskanının bulunmadığının anlaşılması üzerine işletme lisansı sözleşmesini feshetmesinin haklı olduğu, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, davacının bir takım parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle anılan sözleşmeyi davacıdan daha önce feshetmesinin ise haksız olduğu, davacının alacağı 289.385,25 TL olup amortisman bedelleri ve ispatlanamayan giderler düşüldükten sonra bu bedel yönünden davalının takibe yaptığı itirazın iptali ve davacının fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerektiği, reddedilen kısım yönünden de davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.11.2020 tarih, 2019/1590 E. ve 2020/4753 K. sayılı kararıyla Mahkeme gerekçesi ile hüküm arasında çelişki olduğu hususuna işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı bulunduğu, davacının ödediği kira parası ile pazarlama ve kullanım bedellerinin dönemsel ödemeler olduğu, davacı bu ödemeleri sözleşmenin ayakta olduğu döneme ilişkin olarak yaptığından davacının bu kalem alacaklara ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 202.571,25 TL asıl alacak yönünden iptaline, bu tutar alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, fazlaya dair alacak ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından reddedilen miktar yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dönemsel gider olduğu gerekçesi ile reddedilen tazminat kalemlerinin reddinin haksız olduğunu, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında söz konusu kalemlerin davacı yanca talep edilebileceğinin vurgulandığını, inşa için harcanan bedelin ve amortisman bedelinin Mahkemece eksik hesaplandığını, alacağın ticari defterler ile hesaplanabilir nitelikte olduğu ve bu suretle icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin feshinde müvekkilinin haklı olduğunu, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, davacının basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığının bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin franchise sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işletme lisansı sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan inşaat ve tefrişat masrafı, pazarlama gideri, kullanım bedeli, işletme bedeli ve lisans bedelinin tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 67 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906673600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz