İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1411 E. 2023/1081 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ yazılı delil↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ fatura↗ iflas↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/634 E. ve 2015/255 K. sayılı kararı ile taraflar arasında davaya konu ilişki dışında ticari ilişkilerin bulunduğu, davaya konu edilen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun olarak ticari kayıtlarını oluşturduğu, fatura kestiği ve ticari kayıtlarına süresinde işlediği ancak bedelini tahsil edemediği, bu nedenle davalının borçlu olduğu, davalı şirketin davaya konu ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/12422 E. ve 2016/1958 K. sayılı kararıyla faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, keza fatura düzenlenmesi tek başına mal teslimini kanıtlamayacağı gibi söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı, davacının düzenlediği fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlama yükümlülüğü olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.01.2017 tarih, 2016/303 E. ve 2017/5 K. sayılı kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını usule uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarih, 2017/1310 E. ve 2018/3486 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak dosyaya sunduğu sevk irsaliyesinde teslim alan hanesinde adı ve imzası bulunan kişinin davalı çalışanı olup olmadığı davalıdan sorularak inkarı halinde ilgili mercilerden davalı çalışanı olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, fatura tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı davacı tarafından iddiasını ispata yarayan yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının davaya konu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun şekilde ticari kayıtlarından faturanın kesilmiş olduğu, faturanın ticari kayıtlara süresinde işlenmiş olduğu, davalı şirketin ise ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu dolayısıyla davanın ispat edildiğini, sevk irsaliyesinde ismi bulunan kişinin tanık olarak belirtilmesine olmasına rağmen tanık dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine dayanak teşkil eden fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5729 E. 2021/5820 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · ispat yükü · ticari defter · fatura · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturaya konu malların davalıya «teslim» edildiğini «ispat yükünün» davacıda olduğu, «fatura» tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi «defterlerine» kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı davacı tarafından iddiasını ispata yarayan «yazılı delil» sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ticari defterler» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapıldığını, davacının davaya konu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun şekilde ticari kayıtlarından faturanın kesilmiş olduğu, faturanın ticari kayıtlara süresinde işlenmiş olduğu, davalı şirketin ise ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu dolayısıyla davanın ispat edildiğini, «sevk irsaliyesinde» ismi bulunan kişinin tanık olarak belirtilmesine olmasına rağmen tanık dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/12422 E. ve 2016/1958 K. sayılı kararıyla faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, keza «fatura» düzenlenmesi tek başına mal «teslimini» kanıtlamayacağı gibi söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi «defterlerine» kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı, davacının düzenlediği fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlama y …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun tutulmayan davacı «ticari defter kayıt» ve belgeleri ile «sevk irsaliyelerinde» «teslim» alan kişilerin davalı şirket çalışanları olmadıkları, sevk irsaliyelerindeki imzanın davalı tarafça kabul edilmediği, sadece «fatura» düzenlenmesi hususunun yeterli olmadığı, fatura konusu malların karşı tarafa teslim edildiğinin yazılı delille ispatlanamadığı, davacının önceki dönemlere ilişkin «ticari defter kayıtları» ve mal teslimi ilişkilerinin davalı ticari defterleriyle örtüştüğü tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle bu «fatura» ve «sevk irsaliyelerindeki» malın «teslim» alınmadığının «ispat yükü» davalıya aittir.
Mahkemece 28.01.2014 tarihli celsede verilen «ara» kararı uyarınca bilirkişiye BA ve BS «formlarını» inceleme yetkisi verildiği halde bilirkişi raporlarında bu husus üzerinde durmamıştır.Ayrıca uyuşmazlığa konu faturalardan 03.08.2010 tarih ve 293064 numaralı «fatura», 80317 numaralı «irsaliye» ile yine 22.07.2010 tarih ve 292988 numaralı faturanın ise 80286 numaralı irsaliyesinde ... isim ve imzası olduğu ve bu kişinin de daha önce davacı tarafından düzenlenen dava konusu olmayan faturaların «sevk irsaliyelerinde» isim ve imzasının bulunduğu, irsaliyeye konu faturalardaki malların bedelinin de davalı tarafından ödendiği gözetildiğinde artık bu kişinin davalı çalışanı olduğunun anlaşılmış olmasına göre, yukarıda belirtilen 2 adet fatura ve sevk irsaliyelerindeki malı davalı adına «teslim» aldığının kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ve kayıtlar · ba formu · ticari defter kayıtları · ara karar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun tutulmayan davacı «ticari defter kayıt» ve belgeleri ile «sevk irsaliyelerinde» «teslim» alan kişilerin davalı şirket çalışanları olmadıkları, sevk irsaliyelerindeki imzanın davalı tarafça kabul edilmediği, sadece «fatura» düzenlenmesi hususunun yeterli olmadığı, fatura konusu malların karşı tarafa teslim edildiğinin yazılı delille ispatlanamadığı, davacının önceki dönemlere ilişkin «ticari defter kayıtları» ve mal teslimi ilişkilerinin davalı ticari defterleriyle örtüştüğü tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 28.01.2014 tarihli celsede verilen «ara» kararı uyarınca bilirkişiye BA ve BS «formlarını» inceleme yetkisi verildiği halde bilirkişi raporlarında bu husus üzerinde durmamıştır.Ayrıca uyuşmazlığa konu faturalardan 03.08.2010 tarih ve 293064 numaralı «fatura», 80317 numaralı «irsaliye» ile yine 22.07.2010 tarih ve 292988 numaralı faturanın ise 80286 numaralı irsaliyesinde ... isim ve imzası olduğu ve bu kişinin de daha önce davacı tarafından düzenlenen dava konusu olmayan faturaların «sevk irsaliyelerinde» isim ve imzasının bulunduğu, irsaliyeye konu faturalardaki malların bedelinin de davalı tarafından ödendiği gözetildiğinde artık bu kişinin davalı çalışanı olduğunun anlaşılmış olmasına göre, yukarıda belirtilen 2 adet fatura ve sevk irsaliyelerindeki malı davalı adına «teslim» aldığının kabulü gerekir.
Mahkemece gerek bozma öncesi gerekse bozmadan sonra alınan rapor ve ek raporlar aynı bilirkişiden alınmış olup, bilirkişi raporu ve ek raporları Yargıtay bozma ilamı içeriğine uygun olmadığı gibi, mahkemenin «ara» kararlarını karşılar nitelikte olmayıp, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece davacı ve davalının kayıtlı bulunduğu Vergi Dairesine yazı yazılarak davaya konu 03.08.2010 tarih ve ... numaralı «fatura», 27.07.2010 tarih ve v fatura, 24.08.2010 tarih ve... numaralı fatura ve 01.09.2010 tarih ve ...numaralı 4 adet faturaların BA ve BS «formlarının» bulunup bulunmadığı sorularak gelen yazı cevabı ve yukarıda belirtilen konularda dosya yeni bir bilikişiye tevdi edilerek icra takip tarihi itibariyle tarafların a …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1411 E. , 2023/1081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıdan mal satın ve teslim alan davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/634 E. ve 2015/255 K. sayılı kararı ile taraflar arasında davaya konu ilişki dışında ticari ilişkilerin bulunduğu, davaya konu edilen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun olarak ticari kayıtlarını oluşturduğu, fatura kestiği ve ticari kayıtlarına süresinde işlediği ancak bedelini tahsil edemediği, bu nedenle davalının borçlu olduğu, davalı şirketin davaya konu ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/12422 E. ve 2016/1958 K. sayılı kararıyla faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, keza fatura düzenlenmesi tek başına mal teslimini kanıtlamayacağı gibi söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı, davacının düzenlediği fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlama yükümlülüğü olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.01.2017 tarih, 2016/303 E. ve 2017/5 K. sayılı kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını usule uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarih, 2017/1310 E. ve 2018/3486 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak dosyaya sunduğu sevk irsaliyesinde teslim alan hanesinde adı ve imzası bulunan kişinin davalı çalışanı olup olmadığı davalıdan sorularak inkarı halinde ilgili mercilerden davalı çalışanı olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, fatura tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı davacı tarafından iddiasını ispata yarayan yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının davaya konu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun şekilde ticari kayıtlarından faturanın kesilmiş olduğu, faturanın ticari kayıtlara süresinde işlenmiş olduğu, davalı şirketin ise ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu dolayısıyla davanın ispat edildiğini, sevk irsaliyesinde ismi bulunan kişinin tanık olarak belirtilmesine olmasına rağmen tanık dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine dayanak teşkil eden fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906670500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz