6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1411 E. 2023/1081 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi irsaliye yazılı delil ispat yükü bilirkişi incelemesi ticari defter fatura iflas icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/634 E. ve 2015/255 K. sayılı kararı ile taraflar arasında davaya konu ilişki dışında ticari ilişkilerin bulunduğu, davaya konu edilen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun olarak ticari kayıtlarını oluşturduğu, fatura kestiği ve ticari kayıtlarına süresinde işlediği ancak bedelini tahsil edemediği, bu nedenle davalının borçlu olduğu, davalı şirketin davaya konu ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/12422 E. ve 2016/1958 K. sayılı kararıyla faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, keza fatura düzenlenmesi tek başına mal teslimini kanıtlamayacağı gibi söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı, davacının düzenlediği fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlama yükümlülüğü olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 10.01.2017 tarih, 2016/303 E. ve 2017/5 K. sayılı kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını usule uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarih, 2017/1310 E. ve 2018/3486 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak dosyaya sunduğu sevk irsaliyesinde teslim alan hanesinde adı ve imzası bulunan kişinin davalı çalışanı olup olmadığı davalıdan sorularak inkarı halinde ilgili mercilerden davalı çalışanı olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, fatura tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı davacı tarafından iddiasını ispata yarayan yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının davaya konu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun şekilde ticari kayıtlarından faturanın kesilmiş olduğu, faturanın ticari kayıtlara süresinde işlenmiş olduğu, davalı şirketin ise ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu dolayısıyla davanın ispat edildiğini, sevk irsaliyesinde ismi bulunan kişinin tanık olarak belirtilmesine olmasına rağmen tanık dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine dayanak teşkil eden fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5729 E. 2021/5820 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1411 E.  ,  2023/1081 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Davanın reddi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıdan mal satın ve teslim alan davalının fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 21.05.2015 tarih, 2014/634 E. ve 2015/255 K. sayılı kararı ile taraflar arasında davaya konu ilişki dışında ticari ilişkilerin bulunduğu, davaya konu edilen ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun olarak ticari kayıtlarını oluşturduğu, fatura kestiği ve ticari kayıtlarına süresinde işlediği ancak bedelini tahsil edemediği, bu nedenle davalının borçlu olduğu, davalı şirketin davaya konu ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih, 2015/12422 E. ve 2016/1958 K. sayılı kararıyla faturanın tek başına alacağın kanıtı olmadığı, keza fatura düzenlenmesi tek başına mal teslimini kanıtlamayacağı gibi söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı, davacının düzenlediği fatura içeriği malı davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlama yükümlülüğü olduğu gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 10.01.2017 tarih, 2016/303 E. ve 2017/5 K. sayılı kararı ile ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını usule uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarih, 2017/1310 E. ve 2018/3486 K. sayılı kararıyla davacının delil olarak dosyaya sunduğu sevk irsaliyesinde teslim alan hanesinde adı ve imzası bulunan kişinin davalı çalışanı olup olmadığı davalıdan sorularak inkarı halinde ilgili mercilerden davalı çalışanı olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, fatura tek başına alacağın kanıtı olmadığı, söz konusu faturanın, faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağın varlığını ispatlamayacağı davacı tarafından iddiasını ispata yarayan yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, davacının davaya konu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin usulüne uygun şekilde ticari kayıtlarından faturanın kesilmiş olduğu, faturanın ticari kayıtlara süresinde işlenmiş olduğu, davalı şirketin ise ticari ilişkiyi kendi ticari kayıt ve defterlerine işlememesinin kendi sorumluluğunu doğuracak bir durum olduğu dolayısıyla davanın ispat edildiğini, sevk irsaliyesinde ismi bulunan kişinin tanık olarak belirtilmesine olmasına rağmen tanık dinlenilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra takibine dayanak teşkil eden fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906670500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.