6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/428 E. 2023/470 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat usulsüzlüğü takibin kesinleşmesi ilamsız icra takibi illiyet bağı denetime elverişlilik tebligat iflas sigorta poliçesi menfi tespit hasar yükleten (shipper)

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1273 E. 2016/5500 K.

    Ortak: · Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8136 E. 2014/153 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/428 E.  ,  2023/470 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; boru hattı üzerine müvekkilince hafriyat dökülmesi sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla davalı ... tarafından müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan tebligatların usulsüz olmasına rağmen takibin kesinleştiğini; ancak müvekkili tarafından söz konusu boru hattı üzerine hafriyat dökülmediğini ileri sürerek müvekkilinin Diyarbakır 7. İcra Müdürlüğünün 2012/1604 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline montaj tüm riskler sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı tarafından yapımı üstlenilen Diyarbakır-Batman boru hattına davacı tarafından hafriyat döküldüğünü, bu olay nedeniyle boru hattının zarar gördüğünü ve müvekkilinin sigortalısına 41.995,00 TL ödeme yaptığını, davacının kusurlu olması sebebiyle davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin 27.05.2014 tarih, 2013/641 E. 2014/938 K. sayılı kararı ile davacının evinin önünden geçirilen ve dava dışı sigortalı tarafından yapımı üstlenilen hattın davacı tarafından kapatıldığı veya hatta zarar verildiğine ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, söz konusu hattın üzerinin dava dışı sigortalı şirket tarafından açılıp kapandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 23.05.2016 tarih, 2016/1273 E. ve 2016/5500 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin dava konusu boru hattının üzeri toprakla kapalı iken davacı tarafından yapılan bahçe genişletme çalışması esnasında çıkan hafriyatın boru hattının üzerine döküldüğünü ve bu suretle çökmenin meydana gelerek boruya zarar verdiğini savunduğu ve 27.06.2011 tarihli Yenişehir İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen dava konusu olaya ilişkin tutanağı delil olarak dosyaya sunduğu, Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde hiç durulmadan davacının evinin yanından geçen davaya konu boru hattının üzeri açıkken davacı tarafından hafriyat atılmadığı ve böyle bir vakıanın gerçekleşmediğinin kabul edildiği, bu durumda, Mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak, davacı tarafından hafriyatın boru hattının üzerine dökülüp dökülmediği, dökülmüşse bu hususun zararın oluşmasında etkili olup olmadığı, davacının hafriyatı buraya döküp dökemeyeceği ayrıca davalının sigortalısı tarafından boru hattının geçtiği yer göz önüne alınarak gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı ve müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda sigortacı ve inşaatçı bilirkişilerden oluşan kuruldan alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda dökülen harfiyatın hasara neden olabilecek kadar olmadığı, eylem ile iddia olunan zarar arasında bir illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceğinin belirtildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkiler barındırdığını, söz konusu arazinin davacının özel mülkiyetinde olduğunu, buraya davacı dışında veya onun izni olmadan hafriyat dökülmesinin mümkün olmayacağını, Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma ilamında belirtilen hususların araştırılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906468900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.