Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/968 E. 2023/1042 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 6 yıl
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari ve iktisadi bütünlük↗ iktisadi bütünlük kararı↗ ticari işletme devri↗ işletme devri↗ husumet itirazı↗ ticari işletme↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ikrar↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ tmsf↗ usulden reddi↗ haksız fiil↗ ıslah↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİR KADIN TUZAĞI" isimli sinema eserinin 04.07.1996 tarihli devir gereği tüm kullanım haklarını elinde bulundurduğunu, bu filmin davalıya ait CINE 5 kanalında izinsiz olarak yayınlandığını, bu yayınlar nedeniyle müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat hesabı ile şimdilik 500,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini talep etmiş, 04.08.2021 tarihinde talebini 12.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak müvekkilinin, Cine 5 isimli TV kanalını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) ihale yoluyla 29.07.2011 tarihinde devraldığını, bu tarihin öncesinden sorumlu olmadığını, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu filmin Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile eski yapımcı arasındaki lisans anlaşmasına dayanılarak gösterildiğini, yayının üzerinden 6 yıl geçtiğini ve zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 2015/146 E., 2017/93 K. sayılı kararıyla davalının Cine 5 logolu televizyon kanalını 29.07.2011 tarihinde ihale yolu ile TMSF'den devraldığı, dava konusu filmlerin bu tarihten önce yani 2009 yılında yayınlandığının iddia edildiği, TMSF ile davalı arasındaki sözleşmenin 5 inci maddesi gereği bu tarihten önceki borçların, ihaleyi kazanan davalıya ait olmadığı, talep edilen telif ücretinin, TMSF Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik'in 25 inci maddesinde sayılan borçlardan da olmadığı, dolayısıyla devirden önceki borçlar nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının taraf sıfatı bulunmadığı ve bu hususun resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2017/4488 E., 2018/2575 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 11.12.2019 tarih, 2019/1297E. ve 2019/8096 K. sayılı kararıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 179 uncu maddesine göre bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, işletmenin borçlarından da sorumlu olacağından davalı ile dava dışı TMSF arasında 04.07.1996 tarihinde imzalanan işletme devir sözleşmesinin, bu nitelikte bir devir sözleşmesi olup olmadığı tartışılmaksızın davalının işletme borcu niteliğindeki dava konusu borçtan sorumlu olmayacağının kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 29.07.2011 tarihinde dava dışı CİNE 5 TV kanalını devraldığı, bu devir işlemi 818 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesine göre yapılmış ticari işletme devri niteliğinde olup işletmeyi devralanın işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olacağı, bu nedenle davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafından davaya konu sinema eserinin hangi tarihte ne kadar gösterildiğine dair yazılı veya görsel delil sunulmadığı, davacı taraf dava dilekçesi ekinde filmin ne kadar gösterildiğine dair yazılı belge hazırlayıp sunmuş ise de anılan belge davacı tarafından hazırlandığından delil olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafından CİNE 5 kanalının devralınmasından önce CİNE 5 A.Ş. ile dava dışı 3. kişiler arasında yapılan lisans sözleşmeleri sunulduğu, bu lisans sözleşmeleri incelendiğinde sözleşmeye konu edilen "BİR KADIN TUZAĞI" isimli filmin davaya konu "BİR KADIN TUZAĞI" isimli filmden farklı olduğu, davacının hak sahibi olduğu "BİR KADIN TUZAĞI" filminin icracı sanatçıları Kenan Kalav ve Sema Poyraz iken davalının lisans sözleşmesi ile devraldığı "BİR KADIN TUZAĞI" isimli filmin icracı sanatçılarının Fikret Hakan ve Lale Oraloğlu olduğu, davalının lisans sözleşmesi kapsamında hak sahibi olduğu iddia ettiği film ile davalının lisans sözleşmesi ile devraldığı filmin sadece isimlerinin benzediği, icracı sanatçıların farklı sanatçı olduğu, dava konusu filmin davacının hak sahibi olduğu eser olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dava konusu filmi yayınladığını dilekçelerinde ikrar ettiğini, sunduğu sözleşmelerin müvekkili ile yapılan sözleşmeler olmadığını, ikrar karşısında hakimin tazminat belirleme yetkisi ile tazminata hükmetmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının mali haklarına sahip olduğunu iddia ettiği filmin davalıya ait televizyon kanalında izinsiz gösterilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi, 818 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1297 E. 2019/8096 K.
Ortak:istinaf incelemesi · haksız fiil · Tazminat
İncelediğiniz kararda… 846 sayılı Kanun) doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat hesabı ile şimdilik 500,00 TL telif tazminatının «haksız fiil» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini talep etmiş, 04.08.2021 tarihinde talebini 12.000,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesi tarafından tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; dava konusu filmlerin izinsiz olarak gösterildiği iddia olunan CİNE 5 adlı TV kanalının hukuken davalıya devir tarihinin 29/07/2011 olduğu, filmlerin gösterimlerinin bu tarihten önce olduğu, bu tarihten sonra gösterim yapıldığına dair dosyada bir delile rastlanmadığı, TV'de izinsiz film gösterimi eyleminin özünde «haksız fiil» niteliğinde olduğu, bu nedenle TMSF tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmeliğin "Geçmiş dönem borçları" başlıklı 25. …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaDavalı televizyon kanalı ile dava dışı TMSF arasındaki devir sözleşmesi ile; sözleşmeye konu CINE 5 TV işletmesinin davalıya devir ve «teslimi» karşılığında bedelin ödenmesi hususunda sözleşme tarafları anlaşmışlardır.
Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülükler bu sözleşmenin tarafları arasında bağlayıcı olup «üçüncü kişi» durumunda olan davacı bakımından hüküm ifade edecektir.
… itelikte bir devir sözleşmesi olup olmadığı tartışılmaksızın davalının işletme borcu niteliğindeki dava konusu borçtan sorumlu olmayacağının kabulü doğru olmamış ve «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme nedeniyle kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/983 E. 2023/1680 K.
Ortak:iktisadi bütünlük kararı · ticari işletme devri · işletme devri · ticari işletme · ikrar · usulden reddi · haksız fiil · ıslah · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ı belirtilen kararı ile davalının 29.07.2011 tarihinde dava dışı CİNE 5 TV kanalını devraldığı, bu devir işlemi 818 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesine göre yapılmış «ticari işletme devri» niteliğinde olup işletmeyi devralanın işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olacağı, bu nedenle davalının «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davacı tarafından davaya konu sinema eserinin hangi tarihte ne kadar gösterildiğine dair yazılı veya görsel delil sunulmadığı, davacı taraf dava …
… 846 sayılı Kanun) doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat hesabı ile şimdilik 500,00 TL telif tazminatının «haksız fiil» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini talep etmiş, 04.08.2021 tarihinde talebini 12.000,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
… en önceki borçlar nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının taraf sıfatı bulunmadığı ve bu hususun resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda devir işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Mülga 818 sayılı BK 179. maddesine (6098 sayılı TBK 202. maddesi) göre yapılmış devrin «ticari işletme devri» niteliğinde olup aynı madde uyarınca işletmeyi devralanın işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olduğu düşünülerek işin esasına gir …
Dairemizin 18.11.2019 tarih, 2019/380 E. ve 2019/7291 K. sayılı ilamıyla da filmlerin izinsiz gösterimini yapan TV kanalının 29.07.2011 tarihinde davalıya devredildiği, yapılan işlemin «ticari işletme devri» niteliğinde olduğu, bu nedenle işletmeyi devralan davalının işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olduğu belirtilmiştir.
… 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi gereği 3 kat tazminat talep ettiklerini, şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının «haksız fiil» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve tecavüzün men'ini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini toplamda 123.000,00 TL'ye artırmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karine · üçüncü kişi · ispat yükü · pasif husumet
Benzer bu kararda… angi bir hukuki geçerliliğinin olmadığı ve delil olarak kabul edilemeyeceği, yine davalı tarafından CİNE5 kanalının devralınmamasından önce CİNE5 A.Ş. ile dava dışı «üçüncü kişiler» arasında yapılan lisans sözleşmeleri sunulduğu, davalının lisans sözleşmesi kapsamında hak sahibi olduğunu iddia ettiği filmlerin sadece isimlerinin benzediği, icracı sanatçıların farklı sanatçılar olduğu, esasen bu filmlerin davacının hak sahibi olduğu filmlerden olmadığı, sadece davaya konu eserlerden Gaddar ve Siyah Eldivenli Adam filminin davalı tarafından dava dışı Veritas Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş.'den 17.12.2009 tarihli lisans sözleşmesi kapsamı ile lisans bedellerinin altı aylığına devralındığı fakat bu filmlerin de televizyonda oynatılıp oynatılmadığı, oynatıldı ise hangi tarihte ve kaç defa oynatıldığı hususlarının belli olmadığı, bu hususları «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacı tarafından herhangi bir yazılı veya görsel delil sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu çerçevede davacının eser sahipliği olduğu «karine» olarak kabul edilip, aksini savunan davalının «ispat yükü» altında olduğu gözetilerek ispata yönelik varsa delilleri değerlendirilmeli, ispat edilemez ise yine davacıdan lisans alınarak yayının yapıldığı savunmasının da aynı çerçevede ispatı istenmelidir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «pasif husumetinin» bulunmadığını, CINE5 kanalının açık artırmayla 29.07.2011 tarihinde ihale bedeli ödemesiyle devraldıklarını, bu durumun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yazıs …
Mahkemece «ispat yükü» ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5253 E. 2017/6914 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 6 yıl
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «husumet itirazında» bulunarak müvekkilinin, Cine 5 isimli TV kanalını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) ihale yoluyla 29.07.2011 tarihinde devraldığını, bu tarihin öncesinden sorumlu olmadığını, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu filmin Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile eski yapımcı arasındaki lisans anlaşmasına dayanılarak gösterildiğini, yayının üzerinden 6 yıl geçtiğini ve «zamanaşımının» dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisi nedeniyle «zamanaşımının» dolmadığı, filmin çekim tarihi 2006 yılından 6 yıl sonrada uydu yayın yaptığı için çok sayıda ülkede izlenen bir kanalda yayınlandığının kanıtlanması, diğer yurt dışı kullanımların aradan geçen zaman nedeniyle teminindeki güçlük de dikkate alınarak TBK’nın 50 ve 51 m. gereğince bilirkişice bulunan tazminatın hüküm altına alındığı, reklam filminin davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve şifahi sözleşmenin davalıyla yapılması nedeniyle reklam ajansına «tesliminden» sonraki dönemde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan davalının diğer kullanıcılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davacının oyunculuk karşılığı aldığı paranın devrettiği hangi kullanımlar karşılığı olduğunu ve saklı tuttuğu hakları kanıtlayamamakla beraber filmin çekiminden 6 yıl gibi uzun süre sonra reklamın bir tv kanalında yayınlanması nedeniyle davacının gerçekleşen yayın nedeniyle tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının «muvafakatı» ile çekilip kamuya sunulan reklam filminin yeniden yayını nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanıtlanmadığından manevi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, 2012 yılından sonra devam eden tecavüzler ispatlanmadığından filmin davalının filmi verdiği kişilerce kullanıldığı ve onlar da davada taraf olmadığından ref’e ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, 4.375 TL «maddi tazminatın» 08/04/2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise, reddine karar verilmiştir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «haksız eylem» devam ettiği sürece «zamanaşımının» işlemeyecek olmasına, davalı tarafın 5846 sayılı FSEK 80. maddesi kapsamında film yapımcısı sıfatı bulunmasına ve istisna akdi kapsamında çekimini yaptığı dava konusu reklam filmlerinin yayın hakkını reklam konusu ürünü piyasaya sunan şirkete devri ile ilgili yazılı sözleşme sunulamaması ve bu kapsamda da reklam filminin yayın süresi konusunda «ispat külfetinin» davalıda bulunmasına, davalı eyleminin FSEK 80/1-a (1) bendi kapsamında manevi hak ihlali oluşturduğunun ve eylemin devam ettiğinin kanıtlanamamasına göre, taraf v …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · haksız eylem · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · muvafakat · maddi tazminat · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisi nedeniyle «zamanaşımının» dolmadığı, filmin çekim tarihi 2006 yılından 6 yıl sonrada uydu yayın yaptığı için çok sayıda ülkede izlenen bir kanalda yayınlandığının kanıtlanması, diğer yurt dışı kullanımların aradan geçen zaman nedeniyle teminindeki güçlük de dikkate alınarak TBK’nın 50 ve 51 m. gereğince bilirkişice bulunan tazminatın hüküm altına alındığı, reklam filminin davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve şifahi sözleşmenin davalıyla yapılması nedeniyle reklam ajansına «tesliminden» sonraki dönemde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan davalının diğer kullanıcılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davacının oyunculuk karşılığı aldığı paranın devrettiği hangi kullanımlar karşılığı olduğunu ve saklı tuttuğu hakları kanıtlayamamakla beraber filmin çekiminden 6 yıl gibi uzun süre sonra reklamın bir tv kanalında yayınlanması nedeniyle davacının gerçekleşen yayın nedeniyle tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının «muvafakatı» ile çekilip kamuya sunulan reklam filminin yeniden yayını nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanıtlanmadığından manevi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, 2012 yılından sonra devam eden tecavüzler ispatlanmadığından filmin davalının filmi verdiği kişilerce kullanıldığı ve onlar da davada taraf olmadığından ref’e ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, 4.375 TL «maddi tazminatın» 08/04/2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise, reddine karar verilmiştir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «haksız eylem» devam ettiği sürece «zamanaşımının» işlemeyecek olmasına, davalı tarafın 5846 sayılı FSEK 80. maddesi kapsamında film yapımcısı sıfatı bulunmasına ve istisna akdi kapsamında çekimini yaptığı dava konusu reklam filmlerinin yayın hakkını reklam konusu ürünü piyasaya sunan şirkete devri ile ilgili yazılı sözleşme sunulamaması ve bu kapsamda da reklam filminin yayın süresi konusunda «ispat külfetinin» davalıda bulunmasına, davalı eyleminin FSEK 80/1-a (1) bendi kapsamında manevi hak ihlali oluşturduğunun ve eylemin devam ettiğinin kanıtlanamamasına göre, taraf v …
2- Ancak, mahkemece davacının icracı sanatçı olduğu tüm reklam filmlerinin çekiminin gerçekleştirildiği ve 1 yıllık yayın süresini aşan 5 yıl boyunca izinsiz gösterildiği kabul edilerek BK'nın 50. ve 51. maddeleri gereğince telif tazminatına hükmedilmiş ise de, sözleşme dışındaki izinsiz gösterim süresini «ispat külfeti» davacı taraftadır.
3- Öte yandan, davalı eyleminin icracı sanatçısı olduğu reklam filmlerinin sözleşme ile kararlaştırılan süre dışında izinsiz olarak gösteriminin 5846 sayılı FSEK 68. maddesi kapsamında ihlal oluşturduğu belirlenmesine karşın, anılan madde hükmü uyarınca telif tazminatının 3 katı oranında talepte bulunulduğu halde anılan talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2640 E. 2015/7361 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · eş rızası · muvafakat · taraf ehliyeti · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının 19.11.2013 tarihli celsede manevi tazminat talebini geri aldığı, davalılarca geri alma istemine «muvafakat» verildiği, dava konusu reklam filminin 5846 sayılı yasanın 5. maddesi anlamında sinema eseri mahiyetinde bulunduğu, aynı yasanın 80. maddesi uyarınca icracı sanatçı olan davacının komşu hak sahibi olarak dava «ehliyetinin» bulunduğu, davacının FSEK 68. maddesi uyarınca 2012-2013 yıllarına ilişkin 1.000,00 TL ücret talep edebileceği, gerekçesiyle 3.000,00 TL «maddi tazminatın» yayının tespit edildiği en önceki tarih olan 25.7.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, HMK'nın 123. maddesi uyarınca geri alma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, davacının icracı sanatçı olarak rol aldığı reklam filminin davacının «rızası» dışında televizyon kanallarında yayınlatılmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
… filminin 2005 yılında, bir yıllık gösterim karşılığı ücret ödenerek çekildiği, söz konusu reklam filminin 2006-2013 yılları arasında bedel ödenmeksizin ve davacının «rızası» dışında televizyon kanallarında gösterildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, müzekkkere cevapları uyarınca sadece iki yıllık izinsiz gösteriminin ispat …
… edilecek bilgiler uyarınca bilirkişilerden ek rapor veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak işin esasına ilişkin karar verilmesi gerekirken «eksik araştırmayla» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/380 E. 2019/7291 K.
Ortak:iktisadi bütünlük kararı · ticari işletme devri · işletme devri · ticari işletme · usulden reddi · haksız fiil · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ı belirtilen kararı ile davalının 29.07.2011 tarihinde dava dışı CİNE 5 TV kanalını devraldığı, bu devir işlemi 818 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesine göre yapılmış «ticari işletme devri» niteliğinde olup işletmeyi devralanın işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olacağı, bu nedenle davalının «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davacı tarafından davaya konu sinema eserinin hangi tarihte ne kadar gösterildiğine dair yazılı veya görsel delil sunulmadığı, davacı taraf dava …
… 846 sayılı Kanun) doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat hesabı ile şimdilik 500,00 TL telif tazminatının «haksız fiil» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini talep etmiş, 04.08.2021 tarihinde talebini 12.000,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «husumet itirazında» bulunarak müvekkilinin, Cine 5 isimli TV kanalını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) ihale yoluyla 29.07.2011 tarihinde devraldığını, bu tarihin öncesinden sorumlu olmadığını, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu filmin Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile eski yapımcı arasındaki lisans anlaşmasına dayanılarak gösterildiğini, yayının üzerinden 6 yıl geçtiğini ve «zamanaşımının» dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda devir işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Mülga 818 sayılı BK 179. maddesine (6098 sayılı TBK 202. maddesi) göre yapılmış devrin «ticari işletme devri» niteliğinde olup aynı madde uyarınca işletmeyi devralanın işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olduğu düşünülerek işin esasına gir …
… ma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile TMSF arasındaki 29/07/2011 tarihli CINE5 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Devir ve Teslim Anlaşması başlıklı sözleşmenin 5/«son» maddesine göre ihale onay tarihine kadar devre konu sözleşmelerden doğmuş ve doğacak tüm alacak ve yükümlülüklerin borçlulara, bu tarihten sonra doğacak alacak ve yükümlülüklerin ise ihaleyi kazanana ait olacağının kararlaştırıldığını, TMSF Ticari ve İktisadi Bütünlük oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmeliğin 25. maddesine göre geçmiş dönem borçlarının ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödetmeye Kurul'un yetkili olduğunu, davalının CINE5 kanalının sahibi, Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş'ye ait ticari varlıkları, 29/07/2011 tarihinde aldığını, filmlerin bu tarihten sonra yayınlandığının ispat edilemediğini, bu tarihten önceki borçların ihaleyi kazanan davalıya ait olmadığını, izinsiz film gösterimi nedeniyle telif ücreti borcunun da Yönetmeliğin 25. maddesinde sayılan ve ihaleyi kazanana ödettirilebilecek borçlardan olmadığını, bundan dolayı davalıya «husumet» yöneltilemeyeceğinden ve davalının izinsiz gösterim tarihlerinde CINE5 logolu TV kanalının sahibi olmadığı gerekçesi ile davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyanıca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… hten sonra gösterim yapıldığına dair dosyada bir delile rastlanmadığını, hukuka aykırı olduğu iddia edilen eylemin, tv'de izinsiz film gösterimi olmakla, özünde bir «haksız fiil» olduğunu, bu nedenle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik'in "Geçmiş dönem borçl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ile TMSF arasındaki 29/07/2011 tarihli CINE5 TV Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Devir ve Teslim Anlaşması başlıklı sözleşmenin 5/«son» maddesine göre ihale onay tarihine kadar devre konu sözleşmelerden doğmuş ve doğacak tüm alacak ve yükümlülüklerin borçlulara, bu tarihten sonra doğacak alacak ve yükümlülüklerin ise ihaleyi kazanana ait olacağının kararlaştırıldığını, TMSF Ticari ve İktisadi Bütünlük oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmeliğin 25. maddesine göre geçmiş dönem borçlarının ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödetmeye Kurul'un yetkili olduğunu, davalının CINE5 kanalının sahibi, Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş'ye ait ticari varlıkları, 29/07/2011 tarihinde aldığını, filmlerin bu tarihten sonra yayınlandığının ispat edilemediğini, bu tarihten önceki borçların ihaleyi kazanan davalıya ait olmadığını, izinsiz film gösterimi nedeniyle telif ücreti borcunun da Yönetmeliğin 25. maddesinde sayılan ve ihaleyi kazanana ödettirilebilecek borçlardan olmadığını, bundan dolayı davalıya «husumet» yöneltilemeyeceğinden ve davalının izinsiz gösterim tarihlerinde CINE5 logolu TV kanalının sahibi olmadığı gerekçesi ile davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyanıca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8532 E. 2016/5013 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda… 846 sayılı Kanun) doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat hesabı ile şimdilik 500,00 TL telif tazminatının «haksız fiil» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini talep etmiş, 04.08.2021 tarihinde talebini 12.000,00 TL olarak «ıslah» etmiştir.
Benzer bu kararda… ı sanatçı olmasından kaynaklanan mali haklarının ihlali olduğu, davacı FSEK 68. maddesi uyarınca üç katına kadar tazminat istemiş ise de, bilirkişi raporundan sonra «ıslah» dilekçesi vermediğinden, HMK 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak toplam 13.500 TL «maddi tazminata» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile izinsiz fotoğraf kullanma nedeniyle 6.750 TL, izinsiz film yayınlama nedeniyle 6.750 TL'nin tespit tarihleri …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · fesih · uyuşmazlık konusu · yetkisizlik kararı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… SEK'in 48 maddesine göre film yapımcısına mali hak kullanım devri gerçekleşeceğinden, aralarında yazılı sözleşme olmasa dahi icracı sanatçının mali hakları kullanma «yetkisini» reklam filmi yapımcısına 1 yıllık süreyle devrettiği hususunu «ispat külfeti» davacıda olduğundan bilirkişi raporundaki soyut nitelikteki bu görüşe itibar edilemez.
… ı sanatçı olmasından kaynaklanan mali haklarının ihlali olduğu, davacı FSEK 68. maddesi uyarınca üç katına kadar tazminat istemiş ise de, bilirkişi raporundan sonra «ıslah» dilekçesi vermediğinden, HMK 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak toplam 13.500 TL «maddi tazminata» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile izinsiz fotoğraf kullanma nedeniyle 6.750 TL, izinsiz film yayınlama nedeniyle 6.750 TL'nin tespit tarihleri …
2-Ancak, «uyuşmazlık konusu» reklam filminde davacı icracı sanatçı olarak yer almış olup, icranın tespitini gerçekleştiren dava dışı film yapımcısı şirket ile davalı arasındaki 01.03.2010 tarihli sözleşmenin 12/2-c maddesi uyarınca reklam filminin mali hakları davalı şirkete devredilmiştir.
Bahsi geçen sözleşmenin 17. maddesi de mali hakların devri 1 yıl olarak belirlenmekle birlikte; önceden «fesih» bildiriminde bulunumadığı takdirde sözleşme süresinin aynı koşullarla 1 er yıl müddetle uzayacağı kararlaştırılmış ve uyuşmazlık tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiği hususu iddia ve ispat edilememiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16404 E. 2012/9213 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · tahrifat · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu · yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
… rlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 80/1-A(1) fıkrasına göre icracı sanatçıların manevi hakları, icralarının sahibi olarak tanıtılmak ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde «tahrif» edilmesinin ve bozulmasının önlenmesini talep etmektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/968 E. , 2023/1042 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "BİR KADIN TUZAĞI" isimli sinema eserinin 04.07.1996 tarihli devir gereği tüm kullanım haklarını elinde bulundurduğunu, bu filmin davalıya ait CINE 5 kanalında izinsiz olarak yayınlandığını, bu yayınlar nedeniyle müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat hesabı ile şimdilik 500,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini talep etmiş, 04.08.2021 tarihinde talebini 12.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak müvekkilinin, Cine 5 isimli TV kanalını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) ihale yoluyla 29.07.2011 tarihinde devraldığını, bu tarihin öncesinden sorumlu olmadığını, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu filmin Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile eski yapımcı arasındaki lisans anlaşmasına dayanılarak gösterildiğini, yayının üzerinden 6 yıl geçtiğini ve zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 2015/146 E., 2017/93 K. sayılı kararıyla davalının Cine 5 logolu televizyon kanalını 29.07.2011 tarihinde ihale yolu ile TMSF'den devraldığı, dava konusu filmlerin bu tarihten önce yani 2009 yılında yayınlandığının iddia edildiği, TMSF ile davalı arasındaki sözleşmenin 5 inci maddesi gereği bu tarihten önceki borçların, ihaleyi kazanan davalıya ait olmadığı, talep edilen telif ücretinin, TMSF Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik'in 25 inci maddesinde sayılan borçlardan da olmadığı, dolayısıyla devirden önceki borçlar nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının taraf sıfatı bulunmadığı ve bu hususun resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli ve 2017/4488 E., 2018/2575 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 11.12.2019 tarih, 2019/1297E. ve 2019/8096 K. sayılı kararıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 179 uncu maddesine göre bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, işletmenin borçlarından da sorumlu olacağından davalı ile dava dışı TMSF arasında 04.07.1996 tarihinde imzalanan işletme devir sözleşmesinin, bu nitelikte bir devir sözleşmesi olup olmadığı tartışılmaksızın davalının işletme borcu niteliğindeki dava konusu borçtan sorumlu olmayacağının kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 29.07.2011 tarihinde dava dışı CİNE 5 TV kanalını devraldığı, bu devir işlemi 818 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesine göre yapılmış ticari işletme devri niteliğinde olup işletmeyi devralanın işletmenin haklarından yararlanabileceği gibi borçlarından da sorumlu olacağı, bu nedenle davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafından davaya konu sinema eserinin hangi tarihte ne kadar gösterildiğine dair yazılı veya görsel delil sunulmadığı, davacı taraf dava dilekçesi ekinde filmin ne kadar gösterildiğine dair yazılı belge hazırlayıp sunmuş ise de anılan belge davacı tarafından hazırlandığından delil olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafından CİNE 5 kanalının devralınmasından önce CİNE 5 A.Ş.
ile dava dışı 3. kişiler arasında yapılan lisans sözleşmeleri sunulduğu, bu lisans sözleşmeleri incelendiğinde sözleşmeye konu edilen "BİR KADIN TUZAĞI" isimli filmin davaya konu "BİR KADIN TUZAĞI" isimli filmden farklı olduğu, davacının hak sahibi olduğu "BİR KADIN TUZAĞI" filminin icracı sanatçıları Kenan Kalav ve Sema Poyraz iken davalının lisans sözleşmesi ile devraldığı "BİR KADIN TUZAĞI" isimli filmin icracı sanatçılarının Fikret Hakan ve Lale Oraloğlu olduğu, davalının lisans sözleşmesi kapsamında hak sahibi olduğu iddia ettiği film ile davalının lisans sözleşmesi ile devraldığı filmin sadece isimlerinin benzediği, icracı sanatçıların farklı sanatçı olduğu, dava konusu filmin davacının hak sahibi olduğu eser olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dava konusu filmi yayınladığını dilekçelerinde ikrar ettiğini, sunduğu sözleşmelerin müvekkili ile yapılan sözleşmeler olmadığını, ikrar karşısında hakimin tazminat belirleme yetkisi ile tazminata hükmetmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının mali haklarına sahip olduğunu iddia ettiği filmin davalıya ait televizyon kanalında izinsiz gösterilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi, 818 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906449500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz