6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6112 E. 2023/885 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava esas sözleşme ortaklık sözleşmesi sorumluluk davası şirketin tasfiyesi kâr mahrumiyeti şirket zararı cy/cy şerhi kâr kaybı usulden reddi kâr payı ticaret sicili esastan ret fatura ek tasfiye yönetim kurulu kararı ilan yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ortaklık kapsamında kurulmuş olan Kayeks A.Ş.'nin tasfiyesi için yönetim kurulunca karar alındığı; ancak davacı şirket tarafından atanmış yönetim kurulu üyelerinin işbu karara muhalif kaldıkları ve tasfiye işlemlerine başlanmadığı, dava tarihi itibarı ile şirketin faal olduğu, davacının sorumluluk davası açma hakkını saklı tutarak işbu davayı açtığı, bu hali ile tasfiye sonuçlanıp kâr ve zarar durumu belirginleşmeden davacının alacak talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle tasfiye tamamlanmadan açılan davanın erken açılan dava olması nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kayeks A.Ş.'nin esas sözleşmesinde belirtildiği üzere 5 yönetim kurulu üyesinden, üçünün Tareks A.Ş. ikisinin Doğanaz A.Ş. tarafından atandığını, dava dışı şirketin pazarda payı olan markaları satın alarak Türk Standartları Enstitüsünde tescil ettirdiğini, idari kadrosunun, stratejilerin oluşturulduğunu, şirketin kuruluş planlaması ve finansal hedefleri arasında kuru kayısı üretiminin %40'ının satın alınmasının hedeflendiğini, Kayeks A.Ş.'nin 14.01.2016 tarihli yönetim kurulunda 30.04.2016 tarihine kadar 2500 ton kuru kayısı alınması ve bu alımdan sonra yol haritasının tekrar belirlenmesi kararı alındığını, Kayeks A.Ş'nin 21.02.2016 tarihli 7 nci toplantısının 7/1 karar numarasında Kayeks A.Ş.'nin tasfiyesi konusunda karar alındığını, davacı şirket tarafından atanan yönetim kurulu üyelerinin bu karara şerh koyduğunu ve tasfiye işlemlerine başlanılmadığını, işbu kararın sözleşmenin 13 üncü maddesine aykırı olduğunu, hedeflere ulaşılması halinde kârının milyonlarca lira olacağını, birlikte kurulan şirketin işlevsiz bırakılması nedeni ile davacı şirketin zarara uğradığını ve mahrum kaldığı kâr bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tarafların ortak olarak kurdukları Kayeks A.Ş.'nin alınan tasfiye kararı ve şirketin faaliyetsiz bırakılması nedeni ile ortak olan davacının uğradığı zarar ve kâr kaybının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11384 E. 2018/3260 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6112 E.  ,  2023/885 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan ret

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirketin, dava dışı Kayeks Gıda San ve Tic. A.Ş.'yi kurduklarını, esas sözleşme ve ortaklık sözleşmesine göre davalı şirketin Tarım Kredi Kooperatifinden kuru kayısı alımını kurulmuş olan Kayeks adına satın alıp %2 kâr ile Kayeks A.Ş.'ye fatura edeceğini, Kayeks A.Ş.'nin de satın aldığı ürünlerin satış ve pazarlamasını yapacağını, bu doğrultuda çalışmalar yapıldığını, davalı ortak tarafından bilerek ve isteyerek davacının kasten zarara uğratıldığını, bu zararlardan müvekkilinin daha çok zarar görmesine katlanmasının mümkün olmadığını, davalının Kayeks A.Ş.'nin faaliyetlerine zarar vermesi nedeni ile davacı şirketin uğradığı maddi zarar nedeni ile 15.000,00 TL ve davalının yapmış olduğu kötü niyetli işlemler ve kurulmuş olan Kayeks A.Ş.'nin faaliyetlerine zarar vermiş olması nedeni ile davacı şirketin mahrum kaldığı kazanç dolayısı ile 15.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 01.10.2015 tarihli ortaklık sözleşmesi ile ortak olduğunu, davacının yönetim kurulunun tasfiyeye ilişkin aldığı karardan doğan zararın davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, kayısı alım satımını gerçekleştirmek üzere kurulan Kayeks A.Ş.'nin 30.11.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde kuruluşunun tescil ve ilan edilmesine rağmen, şirketin tasfiyesine ilişkin olarak 3 ay boyunca herhangi bir ürün bağlantısı, alımı veya satımı gerçekleştirilememiş olduğundan ve ileriye dönük olarak Kayeks A.Ş.'nin sermaye yapısı ile davacının on milyonlarca zararı olduğu iddiasının ciddiyetten uzak olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ortaklık kapsamında kurulmuş olan Kayeks A.Ş.'nin tasfiyesi için yönetim kurulunca karar alındığı; ancak davacı şirket tarafından atanmış yönetim kurulu üyelerinin işbu karara muhalif kaldıkları ve tasfiye işlemlerine başlanmadığı, dava tarihi itibarı ile şirketin faal olduğu, davacının sorumluluk davası açma hakkını saklı tutarak işbu davayı açtığı, bu hali ile tasfiye sonuçlanıp kâr ve zarar durumu belirginleşmeden davacının alacak talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle tasfiye tamamlanmadan açılan davanın erken açılan dava olması nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kayeks A.Ş.'nin esas sözleşmesinde belirtildiği üzere 5 yönetim kurulu üyesinden, üçünün Tareks A.Ş. ikisinin Doğanaz A.Ş. tarafından atandığını, dava dışı şirketin pazarda payı olan markaları satın alarak Türk Standartları Enstitüsünde tescil ettirdiğini, idari kadrosunun, stratejilerin oluşturulduğunu, şirketin kuruluş planlaması ve finansal hedefleri arasında kuru kayısı üretiminin %40'ının satın alınmasının hedeflendiğini, Kayeks A.Ş.'nin 14.01.2016 tarihli yönetim kurulunda 30.04.2016 tarihine kadar 2500 ton kuru kayısı alınması ve bu alımdan sonra yol haritasının tekrar belirlenmesi kararı alındığını, Kayeks A.Ş'nin 21.02.2016 tarihli 7 nci toplantısının 7/1 karar numarasında Kayeks A.Ş.'nin tasfiyesi konusunda karar alındığını, davacı şirket tarafından atanan yönetim kurulu üyelerinin bu karara şerh koyduğunu ve tasfiye işlemlerine başlanılmadığını, işbu kararın sözleşmenin 13 üncü maddesine aykırı olduğunu, hedeflere ulaşılması halinde kârının milyonlarca lira olacağını, birlikte kurulan şirketin işlevsiz bırakılması nedeni ile davacı şirketin zarara uğradığını ve mahrum kaldığı kâr bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tarafların ortak olarak kurdukları Kayeks A.Ş.'nin alınan tasfiye kararı ve şirketin faaliyetsiz bırakılması nedeni ile ortak olan davacının uğradığı zarar ve kâr kaybının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906321100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.