6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5449 E. 2023/42 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mernis adresi tebligat usulsüzlüğü hukuki dinlenilme hakkı gerekçeli kararın tebliği yerleşim yeri istinaf başvurusunun reddi yapılmamış sayılma tebligat kanunu m.35 usulüne uygun tebliğ cy/cy şerhi tenfiz tebligat geçersizlik yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, 08.02.2021 tarihli ek karar ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) açık hükmü karşısında hükmün usulüne uygun kesinleştirildiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346 ncı maddesi uyarınca, davalı vekilinin süresinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada tebligatlar ve verilen kararın müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmeksizin 18.12.2020 tarihinde kesinleştirildiğini, tenfizi istenen kararda da belli olduğu üzere, müvekkilinin adresinin Carl-von Linde... Weisbaden Almanya olduğunu, yargılamada ise davacı şirketin dava dilekçesinde müvekkilinin adresi olarak bildirdiği Küçükbakkalköy...Ataşehir/İSTANBUL adresi üzerinden yürütülüp, tebligatların bu adrese gönderildiğini, son olarak da müvekkiline gönderilen tebligatın "adreste tanınmıyor" olması sebebiyle iade edilmesi üzerine müvekkilinin bu adresine 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebligat çıkarılıp kararın kesinleştirildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, söz konusu kararın dosyaya vekaletname sunulduğu tarih olan 01.02.2021 tarihinde öğrenildiğini, 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebligat yapılabilmesinin temel şartının davalının bilinen son adresine yapılan tebligatın iade olması ve iade nedeninin tebligata şerh verilmesi olduğunu, somut olayda müvekkilinin yurt dışında bilinen Carl-von Linde Srtabe 25 65197 Weisbaden Almanya adresine tebligat çıkarılmaksızın yurt içinde mevcut adresine 21 inci maddeye göre tebligat çıkarılmasının usulsüz olduğunu, müvekkilinin yurt içi adresine gönderilen ilk tebligatın dahi usul ve yasaya uygun olmadığını, söz konusu ilk tebligatın "adreste tanınmıyor" olması sebebiyle iade edilmesi üzerine Mahkemenin müvekkilinin tenfize konu edilen Mahkeme kararındaki adresine tebligat çıkarması, eğer bu tebilgattan netice alınamazsa ondan sonrasında müvekkilin mernis sisteminde kayıtlı olan adresine 21 inci maddeye göre tebligat çıkarmasının gerektiğini, 7102 sayılı Kanun'un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tebligatın, muhatabın bilinen en son adresinde yapılan 6099 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile eklenen aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlatılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır şeklinde düzenlendiğini; ancak Mahkemece müvekkilinin yurt dışı adresi Mahkeme kararında açıkça yazmasına ve adresi bilmesine rağmen bu adrese tebligat çıkarmaksızın direkt yurt içi adresine 21 inci maddeye göre tebligat çıkarıp, karara karşı istinaf yoluna başvurulmasının önüne geçmiş olduğunu, Anayasa ile teminat altına alınan hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bir an için müvekkili adresine doğrudan 21 inci maddeye göre tebligat çıkarılabileceği kabul edilse dahi yapılan tebligatın da kanun ve yönetmelikte aranılan şartları taşımadığından geçersiz olduğunu, Mahkemenin gönderdiği tebligatta sadece tebligat çıkarılan adresin müvekkilin mernis adresi olduğu ve tebliğ evrakının muhteviyatının Mahkeme kararı olduğunun yazdığını, 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebligatın muhtara bırakıldığı tarih itibarıyla tebliğ yapılmış sayılacağına dair meşruhat yazmadığını ileri sürerek ek kararın kaldırılmasına, esas istinaf dilekçeleri doğrultusunda tenfiz kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfiz davası yargılaması aşamasında davalıya usulüne uygun 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca çıkarılan tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının aynı zamanda mernis adresi olduğu anlaşılan ve yargılama aşamasında tebligatların yapıldığı Küçükbakkalköy... Ataşehir/ İSTANBUL adresi itibarıyla gerekçeli kararın tebliği için çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine, Mahkemece davalının aynı zamanda mernis adresi olan aynı adrese bu kez 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılmış sayılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Mahkemece davalıya yapılan tebligatın 7102 sayılı Kanun'a uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

7102 sayılı Kanun'un 10 uncu ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme

7102 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır". Somut olayda, davalının bilinen en son adresinin Weisbaden /Almanya olmasına rağmen Türkiye'de bulunan adresi bilinen adresi olarak kabul edilip tebligat çıkarılarak hükmün usule aykırı olarak kesinleştirilmesi doğru görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5449 E.  ,  2023/42 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 08.02.2021 tarihli ek karar ile davalı vekilinin süresinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin, Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin %100 iştiraki olarak Almanya'da 1992 yılında kurulduğunu, müvekkili banka ile Almanya'da kurulmuş olan ve faaliyet gösteren dava dışı şirket Can Supermarkt Vertriebs GmbH (Can Supermarkt) arasında akdedilen ticari cari hesap kredi sözleşmesi ve ticari taksitli kredi sözleşmesi kapsamında davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, ilgili kredi sözleşmeleri uyarınca kredi borcunun dava dışı şirketten ve davalıdan tahsil edilememesi sebebiyle banka tarafından davalı aleyhine Wiesbaden Asliye Mahkemesinde alacak davası açıldığını, Wiesbaden Asliye Mahkemesinin 1 0419/18 E. numaralı, 02.04.2019 tarihli kararı uyarınca davalının, müvekkili bankaya 299.574,31 euro ile 01.01.2015 tarihinden itibaren baz faiz oranının %8 puan ilave faizlerini ödemesine karar verildiğini, ek olarak dava giderlerinin davalı tarafından karşılanmasına karar verildiğini ve işbu kararın 13.09.2019 tarihinde kesinleştiğini belirterek davalı aleyhine verilen ve kesinleşen Wiesbaden Asliye Mahkemesinin 1 0 419/18 esas numaralı ve 02.04.2019 tarihli kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, 08.02.2021 tarihli ek karar ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) açık hükmü karşısında hükmün usulüne uygun kesinleştirildiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346 ncı maddesi uyarınca, davalı vekilinin süresinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada tebligatlar ve verilen kararın müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmeksizin 18.12.2020 tarihinde kesinleştirildiğini, tenfizi istenen kararda da belli olduğu üzere, müvekkilinin adresinin Carl-von Linde... Weisbaden Almanya olduğunu, yargılamada ise davacı şirketin dava dilekçesinde müvekkilinin adresi olarak bildirdiği Küçükbakkalköy...Ataşehir/İSTANBUL adresi üzerinden yürütülüp, tebligatların bu adrese gönderildiğini, son olarak da müvekkiline gönderilen tebligatın "adreste tanınmıyor" olması sebebiyle iade edilmesi üzerine müvekkilinin bu adresine 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebligat çıkarılıp kararın kesinleştirildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, söz konusu kararın dosyaya vekaletname sunulduğu tarih olan 01.02.2021 tarihinde öğrenildiğini, 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebligat yapılabilmesinin temel şartının davalının bilinen son adresine yapılan tebligatın iade olması ve iade nedeninin tebligata şerh verilmesi olduğunu, somut olayda müvekkilinin yurt dışında bilinen Carl-von Linde Srtabe 25 65197 Weisbaden Almanya adresine tebligat çıkarılmaksızın yurt içinde mevcut adresine 21 inci maddeye göre tebligat çıkarılmasının usulsüz olduğunu, müvekkilinin yurt içi adresine gönderilen ilk tebligatın dahi usul ve yasaya uygun olmadığını, söz konusu ilk tebligatın "adreste tanınmıyor" olması sebebiyle iade edilmesi üzerine Mahkemenin müvekkilinin tenfize konu edilen Mahkeme kararındaki adresine tebligat çıkarması, eğer bu tebilgattan netice alınamazsa ondan sonrasında müvekkilin mernis sisteminde kayıtlı olan adresine 21 inci maddeye göre tebligat çıkarmasının gerektiğini, 7102 sayılı Kanun'un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tebligatın, muhatabın bilinen en son adresinde yapılan 6099 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile eklenen aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlatılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır şeklinde düzenlendiğini;

ancak Mahkemece müvekkilinin yurt dışı adresi Mahkeme kararında açıkça yazmasına ve adresi bilmesine rağmen bu adrese tebligat çıkarmaksızın direkt yurt içi adresine 21 inci maddeye göre tebligat çıkarıp, karara karşı istinaf yoluna başvurulmasının önüne geçmiş olduğunu, Anayasa ile teminat altına alınan hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bir an için müvekkili adresine doğrudan 21 inci maddeye göre tebligat çıkarılabileceği kabul edilse dahi yapılan tebligatın da kanun ve yönetmelikte aranılan şartları taşımadığından geçersiz olduğunu, Mahkemenin gönderdiği tebligatta sadece tebligat çıkarılan adresin müvekkilin mernis adresi olduğu ve tebliğ evrakının muhteviyatının Mahkeme kararı olduğunun yazdığını, 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebligatın muhtara bırakıldığı tarih itibarıyla tebliğ yapılmış sayılacağına dair meşruhat yazmadığını ileri sürerek ek kararın kaldırılmasına, esas istinaf dilekçeleri doğrultusunda tenfiz kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfiz davası yargılaması aşamasında davalıya usulüne uygun 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca çıkarılan tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının aynı zamanda mernis adresi olduğu anlaşılan ve yargılama aşamasında tebligatların yapıldığı Küçükbakkalköy... Ataşehir/ İSTANBUL adresi itibarıyla gerekçeli kararın tebliği için çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine, Mahkemece davalının aynı zamanda mernis adresi olan aynı adrese bu kez 7102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılmış sayılmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Mahkemece davalıya yapılan tebligatın 7102 sayılı Kanun'a uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

7102 sayılı Kanun'un 10 uncu ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme

7102 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır". Somut olayda, davalının bilinen en son adresinin Weisbaden /Almanya olmasına rağmen Türkiye'de bulunan adresi bilinen adresi olarak kabul edilip tebligat çıkarılarak hükmün usule aykırı olarak kesinleştirilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2021 tarihli ek kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı vekiline yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906283400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.