6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Geçmiş yıllar zararı varsa kâr dağıtmama kararı iptal edilmez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4753 E. 2023/504 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı

Gerekçe özeti

Şirketin ilgili yıl kârını aşan geçmiş yıllar zararı varsa kâr dağıtmama kararı iptal edilemez. Toplantıya bizzat katılan pay sahibi çağrı usulsüzlüğünü iptal sebebi yapamaz. Bilançonun onanmasıyla çelişecek biçimde, zararlandırma kastıyla ortak aleyhine sorumluluk davası açılmasına ilişkin karar ise iptal edilir.

Ele alınan sorunlar

Kâr dağıtılmamasına ilişkin kararın iptali (geçmiş yıllar zararı) → ret

İddia: Davacı, kâr payı dağıtılmamasına ilişkin kararın somut bir gerekçesinin bulunmadığını ileri sürerek iptalini istemiştir.

Gerekçe: Davalı şirketin 2015 yılı kârını aşan geçmiş yıllar zararı bulunduğundan, kâr dağıtılmamasına ilişkin kararda iptal koşulları oluşmamıştır (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi).

Çağrının usulsüzlüğü iddiası → ret

İddia: Davacı, toplantı çağrısının usulsüz olduğunu, kayyımın toplantıya çağrılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kurula davacının bizzat katıldığı gözetildiğinde, çağrının usulsüzlüğü iptal sebebi olarak ileri sürülemez (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi).

Ortak aleyhine sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararın iptali → kabul

İddia: Davalı, davacının yönetici olduğu dönemde usulsüz harcamalar yaptığını, TTK 549 ve 553 uyarınca sorumluluk davası açılmasının yasal bir hakkın kullanılması olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının görev yaptığı döneme ilişkin hesaplardan dolayı davacı aleyhine sorumluluk davası açılmasına dair karar, oy çokluğuyla bilançonun onanmasına karar verilmiş olmasıyla çelişki teşkil etmektedir; çoğunluk pay sahibi ile davacı arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle zararlandırma kastıyla alındığı anlaşıldığından iptali yerindedir (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi).

Emsal değeri

Geçmiş yıllar zararı bulunan şirkette kâr dağıtmama kararının iptal edilemeyeceği ve zararlandırma kastıyla ortağa sorumluluk davası açılması kararının iptal edileceği yönünde onanan gerekçe.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtılmaması geçmiş yıllar zararı çağrının usulsüzlüğü zararlandırma kastı sorumluluk davası açılması kararı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Kanun — 6102 sayılı Kanun 445

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/4753 E.  ,  2023/504 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ....Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan ret

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette % 45 pay oranında ortak olduğunu, davalı şirketin diğer ortağının ise %55 pay oranı ile müvekkilinin eşi olan ...'ın bulunduğunu, taraflar arasındaki boşanma davasının devam ettiğini, davalı şirketin 14.04.2017 tarihli genel kurul toplantısının müvekkilini boşanma davasında zor durumda bırakmak için yapıldığını, alınan kararların da bu amaçla alındığını, bu hali ile genel kurulun usul ve kanuna uygun olmadığını ileri sürerek genel kurul toplantısının butlanına karar verilmesini aksi halde toplantıda alınan 1-2-4-6-7 ve 11 no.lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul toplantısı ve çağrının usulüne uygun olduğunu, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını sınırlandıran bir karar alınmadığını, kâr dağıtılmamasına ilişkin kararın kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, davacının müdür olduğu dönemde şirket kasasından yaptığı usulsüz harcamalar nedeni ile şiketin kredi kullanmak zorunda kaldığını, borçlanma yasağına aykırı davranışları nedeni ile sorumluluğu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 14.04.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 11 no.lu maddede alınan kararın davacının görev yaptığı 2015 senesi hesaplarından dolayı davacı aleyhinde dava açılmasına ve bu konuda şirket müdürünün yetkili kılınmasına ilişkin olduğu, aynı tarihlerde tarafların şirketi birlikte temsile yetkili oldukları gerekçesi ile anılan kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, iptalinin gerektiği, diğer kararlarda kanuna, özellikle dürüstlük kurallarına aykırılık görülmediğinden iptal isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kurulda 7 numaralı karar ile ortak ...'a aylık 15.000,00 TL olarak ödenen huzur hakkının miktarının 8.500,00 TL'ye düşürülmesinin taraflar arasında devam eden davadaki nafaka miktarının azaltılması amacını taşıdığını, işbu karar dayanak gösterilerek nafakanın azaltılmasının talep edildiğini, genel kurul başkanının toplantıyı taraflı idare etmesi nedeni ile muhalefet şerhi konulamadığını, kâr payı dağıtılmamasına ilişkin kararın somut bir gerekçesinin bulunmadığını, toplantı çağrısının da usulsüz olduğunu, kayyımın toplantıya çağrılmadığını, genel kurulda alınan kararların usulsüz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının yönetici olduğu dönemde şirket kasasından usulsüz harcamalar yaptığını, bu yüzden şirketin kredi kullanmak zorunda kaldığını ve yüksek faizler ödediğini, davacının 12.02.2016 tarihine kadar şirket ortağı ve müdürü iken kendi adına işletme kurduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 549 uncu ve 553 üncü maddeleri gereğince davacı hakkında sorumluluk davası açılmasının yasalardan doğan bir hakkın kullanılması olduğunu belirterek 11 no.lu kararın iptaline ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurula davacının bizzat katıldığı bu nedenle çağrının usulsüzlüğünün iptal sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, genel kurulda alınan 1 no.lu kararın divan heyeti seçimine ilişkin olduğu, 2 no.lu kararın toplantı tutanağının divan başkanına imza konusunda yetki verilmesine ilişkin olduğu, divan heyeti seçimi ve divan başkanına imza hususunda yetki verilmesine ilişkin kararda iptal koşullarının bulunmadığı, 4 numaralı kararda 2015 yılı finansal tablolar okunarak oyçokluğu ile finansal tabloların tasdikinin yapıldığı, finansal tablolar bakımından gerekli oy ile tasdik kararının alındığı, 6 numaralı kararda kâr dağıtımına ilişkin olup;

davalı şirketin 2015 yılı kârını aşan geçmiş yıllar zararı bulunduğu, 7 numaralı kararda ...'ın 5 yıl süre ile şirket müdürü olarak münferit imza ile temsiline, kendisine 8.500,00 TL aylık huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, alınan kararın yeterli oy ile usul ve kanuna uygun olarak alındığı, İlk Derece Mahkemesince iptaline karar verilen 11 numaralı kararda davacının görev yaptığı 2015 yılı hesaplarından dolayı davacı hakkında sorumluluk davası açılmasına ve yasal işlem başlatılmasına, bu konuda şirket müdürü ...'ın yetkili kılınmasına dair verilen kararın oy çokluğu ile bilançonun onanmasına karar verildiği gözetildiğinde, bir çelişki teşkil ettiği, çoğunluk pay sahibi ve davacı ile olan uyuşmazlıklar nedeniyle zararlandırma kastıyla alındığı anlaşılmakla bu kararın iptalinin yerinde oduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri dile getirerek kararın aleyhe kısımlarının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri dile getirerek kararın aleyhe kısımlarının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirketin 14.04.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının butlanına karar verilmesi terditle alınan kararların iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 445 inci ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906215900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.