İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8816 E. 2023/442 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, faturalara dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8816 E. , 2023/442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı şirketten olan fatura alacağının tahsili amacıyla aleyhine başlatmış oldukları icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu fatura borcunun ilk ödemesini Türkiye Finans Bankası ... Şubesi'ne ait 18.09.2010 tarihli, 50.000,00 TL bedelli çek ile yaptığını, yine Ziraat Bankası ... Şubesi'ne ait 85.000,00 TL bedelli, ... adına açıklama bölümünde davalı şirketin akaryakıt bedeli olarak belirtilen hesaptan hesaba havale banka dekontu ile ikinci ödemeyi yaptıklarını, bu paranın davalı şirketin ortaklaşa çalıştığı Doğu-Batı Proje Danışmanlık Şirketi'nin hesabından aktarıldığını, açıklama bölümüne özellikle neye ilişkin ödeme yapıldığının yazıldığını, 24.10.2011 tarihinde 25.000,00 TL PTT aracılığıyla Aytaç Aktaş adına gönderildiğini ve son ödemenin yapıldığını, davacı şirkete toplam 160.000,00 TL ödeme yaparak borcun ödendiğini savunarak davanın reddine ve lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 31.05.2016 tarihli ve 2011/413 E., 2016/573 K. sayılı kararı ile davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin kapanış onayları bulunmadığından sahibi aleyhine delil olduğu, davacının icra takibine konu ettiği alacağa konu olan 118.783,84 TL tutarındaki toplam 9 faturasından 16.10.2010 tarihli ve 46301 nolu 1.398,60 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, 118.783,84 -1.398,60 = 117.385,24 TL miktarın ödendiğinin ispatı yükümlülüğünün davalıda olduğu, 18.09.2010 keşide tarihli, 50.000,00 TL tutarlı çekin davacıya verildiği ve bankasından ödendiğine dair davalı kaydında bir işleme rastlanmadığı ve başkaca ödemenin yapıldığına dair bir delilin sunulmadığı, davalı kayıtlarında yer alan ödeme belgesinde, "Artuklu Uluslararası İnş.
Ltd. Şti. akaryakıt bedeli" açıklaması bulunan ve dava dışı Doğu Batı Proje Danışmanlık firmasına gönderilen 85.000,00 TL ödenmesi hususunda ise davacı adına 85.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda davalı şirket ve dava dışı Doğu-Batı Ltd. Şti. kayıtlarında bir işleme rastlanılmadığı, parayı gönderenin resmi kayıtlarında yer almamış olması davalı kayıtlarında yer almamış olmasına göre dava konusu ile ilişkisi ispat edilemediği, davalı defter kaydında yer alan PTT aracılığıyla Aytaç Aktaş hesabına akaryakıt bedeli açıklaması ile gönderilen 25.000,00 TL'nin ise gönderilen kişinin davacı şirket ortağı olması, başkaca bir alacak ilişkisine dayandığı hususunda tarafların sunmuş oldukları kayıtlar ve dosya kapsamındaki deliller ile kanıtlanamadığı, icra takibinde talep edilen 118.783,84 TL'den (1.398,60+25.000,000) 26.398,60 TL'nin düşülmesi ile davacı alacağının 92.385,24 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.12.2020 tarihli ve 2020/4755 E., 2020/5704 K. sayılı kararı ile davalının ödeme savunmasında bulunduğundan ispat yükü kural olarak davalıya geçmiş ise de, davacının cevaba cevap dilekçesinde ve yine şirket yetkilisi tarafından ayrıntılı bilgi içeren 15.12.2014 havale tarihli dilekçesinde, bir kısım ödemelerin faturalara mahsuben yapıldığının kabul edildiği ve başka hukuki ilişkiden kaynaklanan ödemeler olduğunu belirttiği, dilekçe ekinde sunduğu faturalardan birisinin dava konusu fatura olduğu, nitekim davalının da bilirkişi raporuna itirazında bu hususlara değindiği, ancak Mahkemece alınan 13.04.2016 tarihli ek raporda itirazların yeterince karşılanmadığı ve eksik incelemeye dayalı rapora istinaden hüküm kurulduğu, Mahkemece davalının hükme esas alınan rapora ilişkin itirazları da karşılanmak ve yukarıda bahsi geçen hususlar incelenip değerlendirilmek üzere yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davacı firmanın davalı firmadan alacağının toplamda 169.585,24 TL olduğu, davalı firmanın davacı firmaya yaptığı ödemesinin 160.000,00 TL olduğu, dolayısıyla alacak ve ödeme kalemleri farkından sonra davacı firmanın alacağının toplamda 9.585,24 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ardahan İcra Müdürlüğünün 2011/1188 sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin icra takip tarihi itibariyle 9.585,24 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının belirttiği 85.000,00 TL'lik ödemenin içinde 171 adet perakende akaryakıt satış fişi bedeli de olduğu ve davalının bu fişlere konu akaryakıtı almadığı yönünde iddiası olmamasına rağmen 85.000,00 TL'lik ödemeden bu perakende satış fişleri bedelinin düşülmediğini, çekle yapılan 50.000,00 TL’lik ödemeye konu faturaların dava konusu olmadığını, dava konusu faturalardan arta kalan kısmın dava konusu faturalara mahsubunun doğru olmadığını, çekle ödemesi yapılan ödemelerin faturaya bağlanmasının zorunlu olduğunu, takibe konu fatura tarihinde önce yapılmış ödemelerin takibe konu faturalara yapıldığının kabul edilemeyeceğini, fatura tarihinden önce doğmuş alacaklar için yapılan ödemelerin kesilmemiş fatura için yapıldığının usule aykırı olduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan takiple aynı gün davacıya 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, takipten sonra yapılan bu ödemenin borçtan mahsup edilmesi gerektiği hâlde edilmediğinden bu miktar yönünden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya yapılan 25.000,00 TL'lik ödeme icra takibi başlatılmadan önce olmasına rağmen takibe konu edilmesi davacının kötü niyetini gösterdiğinden lehlerine kötü niyeti tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu icra takibinde talep edilen miktar 118.733,84 TL olmasına va davalı bu meblağdan daha fazlasını ödemiş olmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturalara dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906166200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz