YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7237 E. 2023/1529 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda karşılaştırılan işaretlerde "DEKOR" kelimesi ortak unsur olarak yer alıp davalının "SANDEKOR" ibareli marka başvurusunun bir parçası olduğu gibi davacının redde mesnet markalarının da asıl ve esaslı unsuru olduğu, bu kapsamda davacı markasını oluşturan “DEKOR” ibaresinin, telaffuz farkına uğramaksızın kül halinde davalı markasının içinde bulunmasının taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik yarattığı, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetle muhtemel bulunduğu, markanın hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile aynı kişiye ait seri markalar olduğunu düşünebileceği, dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir herhangi bir veri bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; "DEKOR" ibaresinin sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, yeterli farklılaştırmanın sağlandığını, ibareler arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas ve baskın unsurları farklı olan taraf markaları arasında ayırt ediciliği zayıf “DEKOR” ibaresi üzerinden benzerlik ilişkisi kurulmasının mümkün olmadığını, taraf markaları arasında karıştırma ihtimali bulunduğuna ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, “SAN” ibaresinin davalının markasının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim ve ayırıcılığı vurgulayan imajda hakim konumda olup, markanın asli ve baskın unsurunu oluşturduğunu, markada yer alan “DEKOR” ibaresinin sektörde yaygın olarak kullanılan tasviri nitelikte zayıf bir unsur olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu "SANDEKOR" ibaresi ile davacının itirazına mesnet "DEKOR" ibareli markaları arasında, 16 ncı sınıftaki "Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar" ve 35/5 inci sınıfta perakendecilik hizmetleri kapsamında yer alan; "Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar" malları yönünden 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11628 E. 2012/21294 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · gerçek zarar · teminat kapsamı · riziko · dosya masrafı · hasar · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya ait işyerinde oluşan zararın «dahili» su klozu kapsamında «teminat» altında olduğu, «zeyilnamede» «riziko» adresinin davalı tarafından hatalı yazıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.417,56 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.04.2012 günlü ilamıyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, karar davacının riziko nedeniyle uğradığı «gerçek zarar» miktarının belirlenmesi gerektiği belirtilerek davacı yararına bozulmuştur.
… ya sigortalı işyerinde meydana gelen zararın poliçe kapsamında davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davacıya ait işyerinde bulunan emtiada meydana gelen «hasar» ile boya ve badana hasarının poliçe kapsamında davalıdan tazminine karar verilmiş ise de davanın dayanağını oluşturan poliçede, sigortalanan işyerindeki emtia ve demirbaşlar için «teminat» verildiği görülmüştür.Davalı sigorta şirketi bilirkişi raporuna yaptığı itirazda poliçede dekorasyon teminatı olmadığını, bu nedenle «teminat kapsamında» olmayan boya ve badana «masraflarından» sorumlu bulunmadıklarını belirtmiş ise de mahkemece davalının bu yöndeki itirazı üzerinde durulmamış, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan boya ve b …
Bu durumda, boya ve badana «hasarının» poliçe kapsamında olmadığına ilişkin davalı itirazının incelenerek, sonucuna göre davalının anılan hasara ilişkin tazminat miktarından sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi için kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Başvurunun tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2612 E. 2023/6457 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile aynı kişiye ait seri markalar olduğunu düşünebileceği, dosya kapsamında davalının «kötü niyetini» gösterir herhangi bir veri bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; "DEKOR" ibaresinin sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, yeterli farklılaştırmanın sağlandığını, ibareler arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… i kapsamında yer alan; "Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar" malları yönünden 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; emtialar arasındaki benzerliğin sadece nice sınıfına göre yapılmaması gerektiğini, mal ve hizmetler arasında yer alan bağlantıların dikkate alınması gerektiğini, ayrıca tanınmışlık ve «kötü niyet» gerekçeleri ile de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, esasen marka işaretleri arasında benzerlik olduğunun davalı Kurumun da kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · haksız rekabet
Benzer bu kararda… sınıf hizmetlerin de ilişkili bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı başvurusunun tescili halinde «haksız rekabetin» doğacağını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-11293 sayılı kararının «iptaline, dava» konusu başvuru tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizlemetleri; (belirtilen hizmetler parakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7237 E. , 2023/1529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “boyacı el aletleri” üretimi yapan şirket olduğunu, ürünlerinin tüm Türkiye’de satıldığını, davacının "DEKOR" ve "DEKOR RULO" markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu "SANDEKOR" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın reddedilmesi üzerine YİDK nezdinde yaptıkları itirazın da markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, dava konusu "SANDEKOR" markasının davacının markalarının çekirdek unsuru olan "DEKOR" ibaresi ve tescilli "DEKOR" ibareli markaları ile görüntü ve ses anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacıya ait "DEKOR" ibareli markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğunu, "DEKOR" markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan dava konusu "SANDEKOR" ibaresinin tescil edilmesi halinde müvekkiline ait "DEKOR" markalarının sulandırılmasına neden olacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, 2015/01518 sayılı “SANDEKOR” ibareli marka başvurusunun 16 ncı sınıfta yer alan “badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar” malları ile 35 inci sınıfta yer alan “badana ve boya işleri için fırçalar, rulolar” mallarının perakende satış hizmetleri için tescile uygun olmadığının tespitine, işlemden kaldırılması veya tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; tescil talebinde bulunduğu "SANDEKOR" ibareli markası ile davacının "DEKOR" ibareli markalarının birbirinden farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının markasında yer alan "SAN" ibaresinin markayı davacı markasından farklı kıldığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda karşılaştırılan işaretlerde "DEKOR" kelimesi ortak unsur olarak yer alıp davalının "SANDEKOR" ibareli marka başvurusunun bir parçası olduğu gibi davacının redde mesnet markalarının da asıl ve esaslı unsuru olduğu, bu kapsamda davacı markasını oluşturan “DEKOR” ibaresinin, telaffuz farkına uğramaksızın kül halinde davalı markasının içinde bulunmasının taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik yarattığı, taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetle muhtemel bulunduğu, markanın hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile aynı kişiye ait seri markalar olduğunu düşünebileceği, dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir herhangi bir veri bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; "DEKOR" ibaresinin sıklıkla kullanılan bir ibare olduğunu, yeterli farklılaştırmanın sağlandığını, ibareler arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas ve baskın unsurları farklı olan taraf markaları arasında ayırt ediciliği zayıf “DEKOR” ibaresi üzerinden benzerlik ilişkisi kurulmasının mümkün olmadığını, taraf markaları arasında karıştırma ihtimali bulunduğuna ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, “SAN” ibaresinin davalının markasının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim ve ayırıcılığı vurgulayan imajda hakim konumda olup, markanın asli ve baskın unsurunu oluşturduğunu, markada yer alan “DEKOR” ibaresinin sektörde yaygın olarak kullanılan tasviri nitelikte zayıf bir unsur olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu "SANDEKOR" ibaresi ile davacının itirazına mesnet "DEKOR" ibareli markaları arasında, 16 ncı sınıftaki "Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar" ve 35/5 inci sınıfta perakendecilik hizmetleri kapsamında yer alan; "Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar" malları yönünden 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/901429300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz