YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5690 E. 2023/284 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu BAY LEZZET ibareli marka başvurusunun 29 ve 30 uncu sınıfların tüm mallarını kapsadığı, bu malların davacı yanın itiraza ve davaya mesnet markaları kapsamında yer aldığı, çekişmeli tüm mallar yönü ile taraf markalarının malları aynı/aynı tür ya da benzer olduğu, davacı markalarının bir bütün olarak ayırt edici niteliklerinin “Bay” ön ekleri ile kullanılan gıda isimleri ile yaratılmış olmalarından kaynaklandığı, gıda sektörü söz konusu olduğunda davacının markalarında ortak esaslı unsur konumundaki BAY ibaresinin ayırt ediciliği oldukça yüksek bir ibare olduğu, gıda ürünleri açısından tanımlayıcı niteliği bulunmadığı, BAYDÖNER markası davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde olup güçlendirilmiş bir ayırt ediciliğinin bulunduğunun da kabul edildiği, dava konusu markanın BAY kelimesine LEZZET ibaresi eklenmek suretiyle oluşturulduğu, LEZZET ibaresinin gıda sektöründe ayırt edici gücü zayıf işaretlerden olduğu, dava konusu marka, davacının önceden tescilli markalarının esas unsuru konumundaki BAY ibaresini içerisinde aynen barındırmakta ve çekişmeli malları da aynen içerdiği, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki diğer koşulların oluşmayacağı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekilince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; "bay" kelimesinin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, zayıf marka olduğunu, olduğunu, ibareler arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın "BAY LEZZET" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet “BAY DÖNER” esas ibareli tanınmış markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, gıda sektöründe davacının markalarındaki "BAY" ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, diğer taraftan "BAYDÖNER" markasının davalı Kurum nezdinde de tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğu, dava konusu markanın BAY kelimesine LEZZET ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu görülmekte olup LEZZET ibaresinin gıda sektöründe ayırt edici gücü zayıf işaretlerden olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde "BAY LEZZET" ibareli işareti gördüğünde bunun "BAY DÖNER" ibareli markalardan farklı bir marka olduğunun algınamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 4 üncü fıkrası ve 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10146 E. 2014/1995 K.
Ortak:ilan
Benzer bu kararda… iğinin tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına ve giderilmesine, her bir davacı için 30.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, «maddi tazminatlar» için «haksız fiilin» oluştuğu 08.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda «avans faizi», manevi tazminatlar için ise aynı tarihten itibaren işleyecek değişik oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, hüküm fıkrasının «masrafı» davalıdan alınmak üzere gazetede «ilanına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · münhasırlık · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · taşıyan · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… iğinin tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına ve giderilmesine, her bir davacı için 30.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, «maddi tazminatlar» için «haksız fiilin» oluştuğu 08.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda «avans faizi», manevi tazminatlar için ise aynı tarihten itibaren işleyecek değişik oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, hüküm fıkrasının «masrafı» davalıdan alınmak üzere gazetede «ilanına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… un Hükmünde Kararname ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği düzenlenmiş olup, aynı KHK'nın 9. maddesinde ise marka tescilinden doğan hakların «münhasıran» marka sahibine ait olduğu belirtilerek, marka sahibinin maddede belirtilen fiillerin önlenmesini talep edebileceği düzenlenmiş, 61. maddede «marka hakkına tecavüz» sayılan haller belirtilmiş, 62. maddede ise marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin, mahkemeden marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün gide …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile mahkemece manevi tazminat olarak takdir edilen 25.000,00 TL'nin tefhim edilen kısa kararda duruşma tutanağına 25 TL olarak yazılmasının «maddi hataya» dayalı bir yazım yanlışı niteliğinde olması karşısında davacılardan L.
Davalının tecavüze konu eylemi, anılan markayı «taşıyan» bay ve bayan gömleklerinin üretimi ve satımına ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5690 E. , 2023/284 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ...'nın 30.06.2015 tarih ve 2015/56083 sayılı “BAY LEZZET” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından 2011/99551, 2007/52134, 2013/25322, 2005/00957, 2014/42326, 2015/20382, 2009/31575, 2010/29360, 2005/45060, 2011/99524 sayılı ve “baydöner”, “BAY DÖNER”, “bay döner express”, “Bay Köfte Pide”, “baydöner BURGOLA”, “baydöner coss”, “by döner” markalarına dayanılarak itiraz edildiğini; ancak müvekkilinin itirazlarının reddedilerek tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, müvekkilinin önceki tarihli markaları ile dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu, müvekkili markalarının 29, 30, 35 ve 43’üncü sınıflar için tescilli iken dava konusu markanın 29 ve 30’uncu sınıflarda tesciline karar verildiğini, bu sınıflardaki emtianın tamamının müvekkili markalarında aynen bulunduğunu, markalar arasındaki iltibas tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesi için markaların birbirinden ciddi şekilde farklılaşmış olması gerektiğini, “baydöner”, “bayköfte” vb.
ibareler müvekkili adına tescilli olup müvekkili tarafından bu ibarelere hususiyet kazandırıldığını, davalının tescil için başvuruda bulunduğu “baylezzet” ibaresinin müvekkili markaları ile açıkça iltibas içerisinde olduğunu, aynen kullanılan kısım olan “bay” ibaresinin ardına eklenen “lezzet" ibaresinin dava konusu markaya ayırt edicilik katmak yerine müvekkili markalarının kötü bir taklidi olmaktan öteye gidemediğini, “baydöner” markasının tanınmış bir marka olduğunu, markanın 24.03.2015 tarihinden itibaren T/02594 sayı ile tanınmış marka olarak özel korunan markalar arasına alındığını, dava konusu marka başvurusunun, müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayı amaçlayan kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek 2016-M-10613 sayılı YİDK kararının iptaline, 2015/56083 sayılı “baylezzet” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu BAY LEZZET ibareli marka başvurusunun 29 ve 30 uncu sınıfların tüm mallarını kapsadığı, bu malların davacı yanın itiraza ve davaya mesnet markaları kapsamında yer aldığı, çekişmeli tüm mallar yönü ile taraf markalarının malları aynı/aynı tür ya da benzer olduğu, davacı markalarının bir bütün olarak ayırt edici niteliklerinin “Bay” ön ekleri ile kullanılan gıda isimleri ile yaratılmış olmalarından kaynaklandığı, gıda sektörü söz konusu olduğunda davacının markalarında ortak esaslı unsur konumundaki BAY ibaresinin ayırt ediciliği oldukça yüksek bir ibare olduğu, gıda ürünleri açısından tanımlayıcı niteliği bulunmadığı, BAYDÖNER markası davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde olup güçlendirilmiş bir ayırt ediciliğinin bulunduğunun da kabul edildiği, dava konusu markanın BAY kelimesine LEZZET ibaresi eklenmek suretiyle oluşturulduğu, LEZZET ibaresinin gıda sektöründe ayırt edici gücü zayıf işaretlerden olduğu, dava konusu marka, davacının önceden tescilli markalarının esas unsuru konumundaki BAY ibaresini içerisinde aynen barındırmakta ve çekişmeli malları da aynen içerdiği, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki diğer koşulların oluşmayacağı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekilince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; "bay" kelimesinin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, zayıf marka olduğunu, olduğunu, ibareler arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın "BAY LEZZET" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet “BAY DÖNER” esas ibareli tanınmış markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, gıda sektöründe davacının markalarındaki "BAY" ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, diğer taraftan "BAYDÖNER" markasının davalı Kurum nezdinde de tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğu, dava konusu markanın BAY kelimesine LEZZET ibaresinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu görülmekte olup LEZZET ibaresinin gıda sektöründe ayırt edici gücü zayıf işaretlerden olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde "BAY LEZZET" ibareli işareti gördüğünde bunun "BAY DÖNER" ibareli markalardan farklı bir marka olduğunun algınamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 4 üncü fıkrası ve 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/899830500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz