Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/584 E. 2023/687 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ işçilik alacakları↗ taleple bağlılık↗ istifa↗ hizmet sözleşmesi↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Haziran 2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettiğini iddia ettiği huzur hakkı alacağı ve yıllık izin, fazla çalışma ücretlerinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 394 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5229 E. 2019/6092 K.
Ortak:huzur hakkı · işçilik alacakları · istifa · hizmet sözleşmesi · ispat yükü · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Haziran 2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettiğini iddia ettiği «huzur hakkı» alacağı ve yıllık izin, fazla çalışma ücretlerinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, iddia ve savunmanın açıklanan niteliği ve davacının dava konusu yapılan dönem bakımından «yönetim kurulu» üyesi olduğu uyuşmazlık dışı olduğundan davacıya emekli olduğu 15.10.2012 tarihinden ücretinin ödenmediğini ileri sürdüğü 2013 yılı Haziran ayına kadar yapılan ödemelerin toplantı başına mı yoksa aylık olarak mı ödendiği «anonim şirket» genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine ne şekilde ödeme yapılması hususunda karar alındığı, şayet toplantı başına ödeme yapılmış ise davacının «istifa» tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar toplantılara katılıp katılmadığını «ispat yükü» 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca davalı tarafta olduğu halde mahkemece ispat yükünün …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bir «hizmet sözleşmesi» bulunmadığı, davacı tarafın 15/10/2012 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra davacıya yalnızca «huzur hakkı» ödendiği, davacının sadece «yönetim kurulu» üyesi sıfatının bulunduğu da dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağından söz edilemeyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı nede …
Mahkemece, isabetle saptandığı üzere taraflar arasında bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından «işçilik alacakları» taleplerinin reddi yerinde ise de davacı taraf, davalı şirkette «yönetim kurulu üyeliği» nedeniyle kendisine aylık 5.000 TL ödeme yapıldığını ve Haziran 2013 ayı «dahil» olmak üzere yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe kadar ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyeliği · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, isabetle saptandığı üzere taraflar arasında bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından «işçilik alacakları» taleplerinin reddi yerinde ise de davacı taraf, davalı şirkette «yönetim kurulu üyeliği» nedeniyle kendisine aylık 5.000 TL ödeme yapıldığını ve Haziran 2013 ayı «dahil» olmak üzere yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe kadar ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/599 E. 2017/690 K.
Ortak:huzur hakkı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Haziran 2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettiğini iddia ettiği «huzur hakkı» alacağı ve yıllık izin, fazla çalışma ücretlerinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davacılar, birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce «huzur hakkı» yönünden bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4218 E. 2015/10645 K.
Ortak:huzur hakkı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Haziran 2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettiğini iddia ettiği «huzur hakkı» alacağı ve yıllık izin, fazla çalışma ücretlerinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı şirketin 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekiline aylık 750,00 TL «huzur hakkı» verilmesine karar verildiği, davalı şirkette toplam bir yıl başkan vekili olarak görev yapan davacının hak kazandığı huzur hakkı bedelinin icra takip tarihi itibariyle 9.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.735,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 11.735,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, davalının itirazında kısmen haklı olmasına göre «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı şirketin 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekiline aylık 750,00 TL «huzur hakkı» verilmesine karar verildiği, davalı şirkette toplam bir yıl başkan vekili olarak görev yapan davacının hak kazandığı huzur hakkı bedelinin icra takip tarihi itibariyle 9.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.735,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 11.735,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, davalının itirazında kısmen haklı olmasına göre «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, «bozma sonrası» verilen kararda da «icra inkar tazminatına» hükmedilmemiştir.
Bu durum karşısında, bozma ilamında da belirtildiği üzere, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağının önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan, karar verilen «asıl alacak» üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve «icra inkar tazminatının» reddine dair verilen karar Dairemizce, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağının önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu istemin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/584 E. , 2023/687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette genel müdür olarak çalıştığını, son olarak Mayıs 2013’te 5.000,00 TL maaş aldığını, Haziran 2013 ve sonrasında maaşlarını alamadığı için iş akdini haklı nedenle 10.01.2014 tarihinde feshettiğini, haklı feshe kadar müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını ayrıca yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 40.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle işçi olmadığını, dolayısıyla işçilik alacaklarını talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkeme Kararı
Mahkemenin 03.04.2018 tarih, 2015/1114 E., 2018/301 K. sayılı kararı ile taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafın 15.10.2012 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra davacıya yalnızca huzur hakkı ödendiği, davacının sadece yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunduğu da dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağından söz edilemeyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı nedeniyle ancak huzur hakkı talep edebileceği, huzur hakkının yönetim kurulu üyesinin katılmış olduğu her toplantı sayısına göre belirlendiği, davacı tarafın, 2013 yılı 8 inci ayından itibaren sözleşmeyi feshettiği 17.01.2014 tarihine kadar katılmış olduğu toplantıları ve bu toplantılar için genel kurulca belirlenmiş huzur hakkını geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı ve dinlenen tanık ifadelerine göre davacının toplantılara katılmadığı, davacının talep edebileceği bir ücret alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.10.2019 tarih, 2018/5229 E., 2019/6092 K. sayılı kararıyla davacıya emekli olduğu 15.10.2012 tarihinden ücretinin ödenmediğini ileri sürdüğü 2013 yılı Haziran ayına kadar yapılan ödemelerin toplantı başına mı yoksa aylık olarak mı ödendiği, anonim şirket genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine ne şekilde ödeme yapılması hususunda karar alındığı, şayet toplantı başına ödeme yapılmış ise davacının istifa tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar toplantılara katılıp katılmadığının ispat yükünün 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca davalı tarafta olduğu halde mahkemece ispat yükünün tayini bakımından yanılgılı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı bildirilen kararı ile davalı şirkette ödemelerin ne şekilde yapıldığı, davacının toplantılara katılıp katılmadığı ve şirket genel kurulunda üyelere ne şekilde ödeme yapılacağı konusunda karar alındığı hususlarında delillerini ibraz etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafından verilen sürede delil ibraz edilmediği, davacının beyanlarına itibar etmek gerektiği, davacının davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olması ve aralarında iş sözleşmesi bulunmaması nedeni ile fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacağı talep edemeyeceği, davacıya aylık 5.000,00 TL ödeme yapıldığı; ancak 2013 yılı Haziran ayından istifa tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar yapılması gereken ödemelerin davacı yana ödendiğine dair dosyaya delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının işçilik alacakları talebinin reddine, 37.833,00 TL ücret alacağının 20.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işbu davada huzur hakkı talebi bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, salt işçilik alacağı talepli bir dava olması nedeniyle görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında alacağa dayanak herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığının mahkeme kararları ile tespit edildiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kanun hükmünün yanlış tatbik edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Haziran 2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettiğini iddia ettiği huzur hakkı alacağı ve yıllık izin, fazla çalışma ücretlerinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 394 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/899711100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz