6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2021 E. 2023/95 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gıyapta karar tanıma ve tenfiz tanıma vekâlet ücreti tenfiz anonim şirket kâr payı esastan ret dava sebebi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıma ve tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesinde müvekkili şirketin 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 inci maddesinde 25.03.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a eklenen geçici 4 üncü madde kapsamında paylarının borsada işlem görmemesi sebebi ile Kanuna tabi olmadığını belirtiğini, müvekkili şirketin pay sahibi sayısı nedeniyle paylarının halka arz olunmuş anonim şirket olduğunu, Mahkeme tarafından dosya kapsamında yaptıkları savunma ve itirazların neredeyse hiç değerlendirilmediğini, hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle itirazlarının kabul edilmediğini, tenfizi istenen yabancı Mahkeme kararının davalısının müvekkili şirket olmadığını, dosyaya mübrez dava konusu yabancı Mahkeme kararından ve Türkçe tercümesinden anlaşıldığı üzere karar başlığında bu kararın gıyapta verildiğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk hukuk kurallarına göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının yabancı Mahkemede açtığı davadaki talebinin anonim şirkette bulunan ortaklık payının iadesi oluğunu, müvekkili şirkete ortak olmayan bir kişinin ortaklık payının iadesine karar verilmeyeceğini, bu kararın tenfizine de karar verilemeyeceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle Mahkemece Sermaye Piyasası Kuruluna yazılan yazı yanıtından 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4 üncü madde uyarınca davalı şirketin pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan bir şirket olmakla birlikte, anılan şirketin paylarının borsada işlem gören anonim ortaklıklardan olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin anılan Kanun kapsamında kalmadığı da değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davalı şirket hakkında 7194 sayılı Kanun'un uygulanıp uygulanmayacağı, tanıma ve tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/385 E. 2022/2612 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/385 E. 2022/2612 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2021 E.  ,  2023/95 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Esastan ret

Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya Landshut Eyalet Mahkemesinin 27.11.2014 tarih ve 21 O 3425/11 sayılı alacak ilamının tanıma ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tanıma ve tenfiz koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıma ve tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesinde müvekkili şirketin 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 inci maddesinde 25.03.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a eklenen geçici 4 üncü madde kapsamında paylarının borsada işlem görmemesi sebebi ile Kanuna tabi olmadığını belirtiğini, müvekkili şirketin pay sahibi sayısı nedeniyle paylarının halka arz olunmuş anonim şirket olduğunu, Mahkeme tarafından dosya kapsamında yaptıkları savunma ve itirazların neredeyse hiç değerlendirilmediğini, hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle itirazlarının kabul edilmediğini, tenfizi istenen yabancı Mahkeme kararının davalısının müvekkili şirket olmadığını, dosyaya mübrez dava konusu yabancı Mahkeme kararından ve Türkçe tercümesinden anlaşıldığı üzere karar başlığında bu kararın gıyapta verildiğinin belirtildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk hukuk kurallarına göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının yabancı Mahkemede açtığı davadaki talebinin anonim şirkette bulunan ortaklık payının iadesi oluğunu, müvekkili şirkete ortak olmayan bir kişinin ortaklık payının iadesine karar verilmeyeceğini, bu kararın tenfizine de karar verilemeyeceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle Mahkemece Sermaye Piyasası Kuruluna yazılan yazı yanıtından 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4 üncü madde uyarınca davalı şirketin pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan bir şirket olmakla birlikte, anılan şirketin paylarının borsada işlem gören anonim ortaklıklardan olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin anılan Kanun kapsamında kalmadığı da değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davalı şirket hakkında 7194 sayılı Kanun'un uygulanıp uygulanmayacağı, tanıma ve tenfiz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892524300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.