Şirketin feshi | Şirketin tasfiyesi | Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1126 E. 2013/18107 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye işlemleri↗ makul süre↗ kayyım↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗ terkin↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zabıta araştırmasında davalı şirketin adresinde faal olmadığının anlaşıldığı, ticaret sicilinde son tescilin 02.03.2009 tarihinde yapıldığı, vergi yoklama fişlerinde iş yeri terk durumunda olduğu, şirket defterlerine ulaşılamadığı, davalı şirkete kayyım atanıp ortak sayısının 5’e çıkarılması için verilen makul sürede şirket genel kurulunun toplanamadığı, 6102 sayılı TTK’nında tek kişilik anonim şirket kurulması kabul edilmiş ise de huzurdaki davanın 22.02.2010 tarihinde 6762 sayılı yasa zamanında açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 6762 Sayılı TTK’nın 434. ve 435. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak resen mali müşavir İ... D...’nin atanmasına, tasfiye işlemleri için tasfiye memuruna toplam 3.000 TL ücret takdirine, ileride şirket hesaplarından tahsil edilmek üzere ücretin davacı tarafça ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket kayyımı temyiz etmiştir.
Dava, A.Ş’nin ortak sayısının 5’in altına düşmesi nedeniyle TTK’nın 434. ve 435. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nında tek kişilik anonim şirket kurulması kabul edilmiş ise de huzurdaki davanın 22.02.2010 tarihinde 6762 sayılı Yasa zamanında açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 338. maddesine göre Anonim Şirketlerin tek ortaklı olarak dahi ticari hayatlarına devam etmesi mümkündür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre de bu hüküm TTK'nın yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır.
Bu itibarla davalı şirket kayyımının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zabıta araştırmasında davalı şirketin adresinde faal olmadığının anlaşıldığı, ticaret sicilinde «son» tescilin 02.03.2009 tarihinde yapıldığı, vergi yoklama fişlerinde iş yeri «terk» durumunda olduğu, şirket «defterlerine» ulaşılamadığı, davalı şirkete «kayyım» atanıp ortak sayısının 5’e çıkarılması için verilen «makul sürede» şirket genel kurulunun toplanamadığı, 6102 sayılı TTK’nında tek kişilik «anonim şirket» kurulması kabul edilmiş ise de huzurdaki davanın 22.02.2010 tarihinde 6762 sayılı yasa zamanında açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 6762 Sayılı TTK’nın 434. ve 435. maddeleri uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak resen mali müşavir İ...
Kararı, davalı şirket «kayyımı» temyiz etmiştir.
Bu itibarla davalı şirket «kayyımının» temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zabıta araştırmasında davalı şirketin adresinde faal olmadığının anlaşıldığı, ticaret sicilinde «son» tescilin 02.03.2009 tarihinde yapıldığı, vergi yoklama fişlerinde iş yeri «terk» durumunda olduğu, şirket «defterlerine» ulaşılamadığı, davalı şirkete «kayyım» atanıp ortak sayısının 5’e çıkarılması için verilen «makul sürede» şirket genel kurulunun toplanamadığı, 6102 sayılı TTK’nında tek kişilik «anonim şirket» kurulması kabul edilmiş ise de huzurdaki davanın 22.02.2010 tarihinde 6762 sayılı yasa zamanında açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 6762 Sayılı TTK’nın 434. ve 435. maddeleri uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak resen mali müşavir İ...
Kararı, davalı şirket «kayyımı» temyiz etmiştir.
Bu itibarla davalı şirket «kayyımının» temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1126 E. , 2013/18107 K.
ANONİM ŞİRKETLERİN FESİH VE TASFİYESİ
PAY SAHİPLERİ SAYISININ DÜŞMESİ
ASGARİ SAYI
KANUNUN ZAMAN BAKIMINDAN UYGULANMASI
TÜRK TİCARET KANUNU (6102) Madde 338
TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN (6103) Madde 3
TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 434
TÜRK TİCARET KANUNU(MÜLGA) (6762) Madde 435
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2010/312-2012/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket kayyımı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 30.11.1987 yılında kurulduğunu, 5 ortaklı iken ortaklardan A... O...’un hissesini müvekkili A... D... K...’ya devretmesi ile ortak sayısının 4’e düştüğünü, yönetim kurulunun 01.02.2010 tarihinde toplanarak ortak sayısı 4’e düştüğü için fesih ve tasfiye kararı aldığını, şirket aile şirketi olduğu için dışarıdan ortak alarak faaliyetini sürdüremeyeceğini, TTK’nın 434. ve 435 maddelerinde öngörülen fesih koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketi temsilen atanan kayyım, şirketin deftersiz tasfiye haline sokulması için özellikle 4 ortaklı hale getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zabıta araştırmasında davalı şirketin adresinde faal olmadığının anlaşıldığı, ticaret sicilinde son tescilin 02.03.2009 tarihinde yapıldığı, vergi yoklama fişlerinde iş yeri terk durumunda olduğu, şirket defterlerine ulaşılamadığı, davalı şirkete kayyım atanıp ortak sayısının 5’e çıkarılması için verilen makul sürede şirket genel kurulunun toplanamadığı, 6102 sayılı TTK’nında tek kişilik anonim şirket kurulması kabul edilmiş ise de huzurdaki davanın 22.02.2010 tarihinde 6762 sayılı yasa zamanında açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 6762 Sayılı TTK’nın 434. ve 435. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak resen mali müşavir İ...
D...’nin atanmasına, tasfiye işlemleri için tasfiye memuruna toplam 3.000 TL ücret takdirine, ileride şirket hesaplarından tahsil edilmek üzere ücretin davacı tarafça ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket kayyımı temyiz etmiştir.
Dava, A.Ş’nin ortak sayısının 5’in altına düşmesi nedeniyle TTK’nın 434. ve 435. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nında tek kişilik anonim şirket kurulması kabul edilmiş ise de huzurdaki davanın 22.02.2010 tarihinde 6762 sayılı Yasa zamanında açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 338. maddesine göre Anonim Şirketlerin tek ortaklı olarak dahi ticari hayatlarına devam etmesi mümkündür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre de bu hüküm TTK'nın yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır.
Bu itibarla davalı şirket kayyımının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket kayyımının temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirket kayyımına iadesine, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/88624900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz