6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Munzam zarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4038 E. 2022/9125 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
10 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
munzam zarar istinaf incelemesi zamanaşımı hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, 13/11/2018 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre olan 13/11/2008 tarihinden önceki munzam zarar kaleminin zamanaşımına uğrayıp bakiyesi yönünden ise karşılanmamış munzam zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği, munzam zarar iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında bu hususun ispat da edilemediği gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 13/11/2018 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre olan 13/11/2008 tarihinden önceki munzam zarar kaleminin zamanaşımına uğrayıp bakiyesi yönünden ise karşılanmamış munzam zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı davacıların talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği, munzam zarar iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında bu hususun ispat da edilemediği gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın karar tarihinde ve halen yürürlükte olan 353/1-b-2 maddesinde; "b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan düzenleme uyarınca, davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, “davacıların talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği, munzam zarar iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında bu hususun ispat da edilemediği” şeklinde yeni ve farklı gerekçe ile reddedilmesi gerektiği sonucuna varılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

2) Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/497 E. 2010/4157 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/4038 E.  ,  2022/9125 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Tüketici Mahkemesince verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/800 E. - 2019/432 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.03.2021 tarih ve 2019/1133 E. - 2021/463 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin murisinin ... A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, yatırılan paranın dava ve icra yolu ile seneler sonra tahsil edilebildiğini, 1999 yılında yatırılan parayla 2 daire alınabilir iken şu anda bunun mümkün olmadığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın geçmiş günler faizinden çok daha fazla olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...Ş. ve fer’i müdahiller vekilleri, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, 13/11/2018 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre olan 13/11/2008 tarihinden önceki munzam zarar kaleminin zamanaşımına uğrayıp bakiyesi yönünden ise karşılanmamış munzam zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği, munzam zarar iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında bu hususun ispat da edilemediği gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 13/11/2018 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre olan 13/11/2008 tarihinden önceki munzam zarar kaleminin zamanaşımına uğrayıp bakiyesi yönünden ise karşılanmamış munzam zararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı davacıların talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği, munzam zarar iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında bu hususun ispat da edilemediği gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın karar tarihinde ve halen yürürlükte olan 353/1-b-2 maddesinde; "b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;

2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan düzenleme uyarınca, davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, “davacıların talebinin munzam zarar olarak değerlendirilemeyeceği, munzam zarar iddiasının somut delillerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında bu hususun ispat da edilemediği” şeklinde yeni ve farklı gerekçe ile reddedilmesi gerektiği sonucuna varılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

2) Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/881916600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.