Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4818 E. 2022/8941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yola elverişlilik↗ sdr↗ gerekçenin düzeltilmesi↗ mali sorumluluk sigortası↗ taşıtan↗ trafik kazası↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ sorumluluk sigortası↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 20/06/2016 tarihinde dava konusu makinenin taşındığı aracın önüne hayvan çıkması sonucu, ani fren yapılması sebebiyle dorse üzerindeki CNC makinesinin araçtan düştüğü ve hasarlandığı, meydana gelen hasarı oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkla tespit edilmediği, makinenin 7.300 kg olduğu, TMM sorumluluğunun 8,33 SDR X 7.300 kg = 60.809 SDR ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle 1 SDR = 1.2492.-EURO olup, taşıyıcının sorumluluğunun 75.965,04.-EURO olduğu, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında, davacının oluşan zarardan tam sorumlu olduğu, davalının düzenlenen mali sorumluluk sigortası kapsamında, davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları poliçedeki limitler dahilinde ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 75.855,38 EURO alacağın 16/06/2017 tarihinden itibaren 1 yıl vadeli aynı cins mevduata Devlet Bankalarının uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, trafik kaza tutanağı ve dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın, emtianın araç üzerine yetersiz spanzetle bağlandığı, araç içi emtianın sağ/sol ve ön kaymasını engellemek amaçlı takozlamanın yapılmadığı ve dolayısıyla yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin sözkonusu olmadığı gibi aracın yüke ve yola elverişli olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı taşıyanın somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğundan bu gerekçeler doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Davacı, taşıma esnasında oluşan kaza sonucu hasarlanan emtia bedelinin dava dışı taşıtan sigortacısına ödendiğini belirterek bu ödemenin kendi sigortacısı olan davalı ... şirketinden rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... ise hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia etmektedir. Mahkemece meydana gelen hasarı oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkta sabitlenmediği, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında davacının kusurlu olduğunu ancak davalının mali sorumluluk sigortası kapsamında davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi ise gerekçede değişiklik yaparak yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin söz konusu olmadığı gibi aracın yüke ve yola elverişli olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı taşıyanın somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davaya konu yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi incelendiğinde notlar- açıklamalar başlığı altında “ karayollarından yasal izinle ve belgesi alınmış ağır tonajlı, geniş çaplı ve gabari dışı taşımalara ilişkin ağırlık veya boyutları bakımından bölünemeyen özel yüklerin taşınması da (proje dahil) karayolu trafik kanunu ile yönetmeliklere ve ilgili mevzuata uygun olarak bu sözleşme kapsamında teminata dahildir. Ancak sefer başlamadan önce mal bedeli, güzergah ve araç plaka numaraları yazılı olarak sigortacıya bildirilecektir. Teminatın başlangıcı sigortacının yazılı onayına tabidir ve ilave şartlar ekleme hakkı saklıdır.” maddesi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklemenin gabari haddini aşacak şekilde yapıldığı belirtilmiş, ancak bölge adliye mahkemesi yüklemenin gabari dışı olmadığını belirterek söz konusu kloz çerçevesinde bir değerlendirmede bulunmamıştır. Gerek eksper raporundan gerekse bilirkişi raporundan gabari dışı yüklemenin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle poliçedeki bu hüküm dikkate alınarak yapılacak araştırma sonucu bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile sonuca varılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/39 E. 2024/6169 K.
Ortak:yola elverişlilik · gerekçenin düzeltilmesi · mali sorumluluk sigortası · taşıtan · trafik kazası · taşıyıcının sorumluluğu · sorumluluk sigortası · rücuen tazminat
İncelediğiniz kararda… makinenin taşındığı aracın önüne hayvan çıkması sonucu, ani fren yapılması sebebiyle dorse üzerindeki CNC makinesinin araçtan düştüğü ve hasarlandığı, meydana gelen «hasarı» oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkla tespit edilmediği, makinenin 7.300 kg olduğu, TMM sorumluluğunun 8,33 SDR X 7.300 kg = 60.809 SDR ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle 1 SDR = 1.2492.-EURO olup, «taşıyıcının sorumluluğunun» 75.965,04.-EURO olduğu, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında, davacının oluşan zarardan tam sorumlu olduğu, davalının düzenlenen «mali sorumluluk sigortası» kapsamında, davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları poliçedeki limitler dahilinde ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 75.85 …
Bölge adliye mahkemesince, «trafik kaza» tutanağı ve dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın», emtianın araç üzerine yetersiz spanzetle bağlandığı, araç içi emtianın sağ/sol ve ön kaymasını engellemek amaçlı takozlamanın yapılmadığı ve dolayısıyla yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin sözkonusu olmadığı gibi aracın yüke ve «yola elverişli» olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı «taşıyanın» somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğundan bu gerekçeler doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının «gerekçesinin düzeltilmesine» karar verilmiştir.
Mahkemece meydana gelen «hasarı» oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkta sabitlenmediği, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında davacının kusurlu olduğunu ancak davalının «mali sorumluluk sigortası» kapsamında davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi ise gerekçede değişiklik yaparak yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin söz konusu olmadığı gibi aracın yüke ve «yola elverişli» olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı «taşıyanın» somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü …
Benzer bu kararda… makinenin taşındığı aracın önüne hayvan çıkması sonucu, ani fren yapılması sebebiyle dorse üzerindeki CNC makinesinin araçtan düştüğü ve hasarlandığı, meydana gelen «hasarı» oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkla tespit edilmediği, makinenin 7.300 kg olduğu, TMM sorumluluğunun 8,33 SDR X 7.300 kg = 60.809 SDR ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle 1 SDR = 1.2492 euro olup, «taşıyıcının sorumluluğunun» 75.965,04 euro olduğu, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında, davacının oluşan zarardan tam sorumlu olduğu, davalının düzenlenen «mali sorumluluk sigortası» kapsamında, davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları poliçedeki limitler dahilinde ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 75.85 …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2021 tarih, 2020/609 E. ve 2021/391 K. sayılı kararıyla; «trafik kaza» tutanağı ve dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın», emtianın araç üzerine yetersiz spanzetle bağlandığı, araç içi emtianın sağ/sol ve ön kaymasını engellemek amaçlı takozlamanın yapılmadığı ve dolayısıyla yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin sözkonusu olmadığı gibi aracın yüke ve «yola elverişli» olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı «taşıyanın» somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğundan bu gerekçeler doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının «gerekçesinin düzeltilmesine» karar verilmiştir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen «rücuen tazminat» davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:abonman sigorta poliçesi · uygun illiyet bağı · genel işlem koşulu · özel dava şartı · ispat külfeti · kusur oranı · illiyet bağı · ziya
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalını süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, inkar kapsamında dahi delil bildirmediğini, «ispat külfetini» yerine getirmediğini, «rizikonun» «teminat» dışı kalabilmesi için riziko ile teminat dışı bırakılan husus arasında «uygun illiyet bağının» bulunması ve rizikonun bu sebeple oluşması gerektiğini, «sigorta poliçesinin» notlar başlığı altında yer alan hüküm «genel işlem koşulu» mahiyetinde olup «özel şart» yada istisna hükmünde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Özgül ve ortaklarına satıldığını, müvekkilinin CNC tezgah ve aksamının nakliye işini üstlendiğini, dava dışı DMG'nin taşıma konusu emtiayı «abonman sigorta poliçesi» ile dava dışı AK Sigorta A.Ş.'ye sigortalattığını, müvekkilinin ise taşıma işinde taşınan emtianın «ziyaa» ve «hasara» uğramasından dolayı «taşıyıcıya» düşen mali sorumluluğunu davalı şirkete 22.03.2016 tarihli Yurtiçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalattığını, müvekkilinin taşıma işini üstlendiği emtianın nakliyesi sırasında, 20.06.2016 günü 15:30 sıralarında 34 DE 1672 plakalı çekici ve 34 TB 1312 plakalı dorsenin sürücüsünün Formula yolunda Şile bağlantı yönüne dönüş yaptığında aracın önüne hayvan çıkması sonucu ani fren yaptığından dorsedeki CNC tezgahının yere düşerek hasar gördüğünü, dava dışı DMG şirketinin müvekkiline 23.06.2016 tarihinde zarardan dolayı oluşan «masrafın» kendisine «rücu» edileceğini ihtaren bildirdiğini, müvekkilinin ise bu «ihtara» cevaben verdiği 04.07.2016 tarihli «ihtarnamesi» ile taşıma işinin davalı şirkete sigortalı olduğunu bildirdiğini, aynı emtia zararı nedeniyle dava dışı gönderen DMG şirketinin sigortacısı olan AK Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda zararın 76.340,00 euro olarak hesaplandığını, davalı ödeme yapmadığından emtia zararının dava dışı Ak Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını ve bu şirketçe müvekkiline rücu edilerek tazmin edilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin daha önce yapmış olduğu başvuru üzerine, davalı tarafça poliçe gereği temini zorunlu belgenin alınmaması nedeniyle zararın poliçe kapsamına girmediği gerekçesiyle ödemenin reddedildiğini, müvekkilinin davalıya keşide ettiği 06.06.2017 tarihli noter ihtarnamesi ile 76.340,00 euronun ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile ödenmesinin istenmesine karşın, davalı tarafça, gabari dışı yükleme veya idari makamlardan alınması gereken özel taşıma izninin alınmamış olmasını gerekçe göst …
Şti. ile yüke uygun araç göndermeyen ve gabari dışı yükü gerekli izinler alınmaksızın «taşıyan» ve dava konusu «hasarın» gelmesinde davacının kusurunun olduğunu, gerekli izin belgelerinin alınmamasından dolayı hasarın poliçe «teminatına» «dahil» olmadığını, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki «sorumluluğu sigortalısının» «kusur oranı» ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6260 E. 2013/20837 K.
Ortak:taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… makinenin taşındığı aracın önüne hayvan çıkması sonucu, ani fren yapılması sebebiyle dorse üzerindeki CNC makinesinin araçtan düştüğü ve hasarlandığı, meydana gelen «hasarı» oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkla tespit edilmediği, makinenin 7.300 kg olduğu, TMM sorumluluğunun 8,33 SDR X 7.300 kg = 60.809 SDR ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle 1 SDR = 1.2492.-EURO olup, «taşıyıcının sorumluluğunun» 75.965,04.-EURO olduğu, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında, davacının oluşan zarardan tam sorumlu olduğu, davalının düzenlenen «mali sorumluluk sigortası» kapsamında, davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları poliçedeki limitler dahilinde ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 75.85 …
Davaya konu yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet «sigorta poliçesi» incelendiğinde notlar- açıklamalar başlığı altında “ karayollarından yasal izinle ve belgesi alınmış ağır tonajlı, geniş çaplı ve gabari dışı taşımalara ilişkin ağırlık veya boyutları bakımından bölünemeyen özel yüklerin taşınması da (proje «dahil») karayolu trafik kanunu ile yönetmeliklere ve ilgili mevzuata uygun olarak bu sözleşme kapsamında «teminata» dahildir.
Bölge adliye mahkemesince, «trafik kaza» tutanağı ve dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın», emtianın araç üzerine yetersiz spanzetle bağlandığı, araç içi emtianın sağ/sol ve ön kaymasını engellemek amaçlı takozlamanın yapılmadığı ve dolayısıyla yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin sözkonusu olmadığı gibi aracın yüke ve «yola elverişli» olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı «taşıyanın» somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğundan bu gerekçeler doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının «gerekçesinin düzeltilmesine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «taşıyıcıya» karşı açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, «hasarın» yüklenen malın yüksekliğinin (gabari) fazla olması sebebiyle köprüye çarpması suretiyle meydana geldiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Bu durumda, yüklemeyi gönderen yapsa dahi, davalı «taşıyıcının» da «nezaret görevinin» bulunduğu gözetilerek «hasarın» yükleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yüklenen malın özelliği ve mahiyeti de dikkate alınarak yüklemeyi kimin yaptığı, yükleme gönderen tarafından yapılmış ise tarafların «kusur oranlarının» tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Esasen, Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene veya alıcıya ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat emtia sigortası · delillerin toplanmaması · kusur oranı · tacir · kusur
Benzer bu karardaBu durumda, yüklemeyi gönderen yapsa dahi, davalı «taşıyıcının» da «nezaret görevinin» bulunduğu gözetilerek «hasarın» yükleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yüklenen malın özelliği ve mahiyeti de dikkate alınarak yüklemeyi kimin yaptığı, yükleme gönderen tarafından yapılmış ise tarafların «kusur oranlarının» tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «taşıyıcıya» karşı açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, «hasarın» yüklenen malın yüksekliğinin (gabari) fazla olması sebebiyle köprüye çarpması suretiyle meydana geldiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Davalı beyanlarında, yüklemeyi kendisinin yapmadığını, bu husustaki sorumluluğun tamamen emtianın yüklemesini yapan gönderene ait olduğunu savunmuş ise de, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamış, buna ilişkin taraf «delilleri toplanmamış» ve konusunda uzman bilirkişiden bu konuda görüş alınmamıştır.
Esasen, Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene veya alıcıya ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4818 E. , 2022/8941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2018 tarih ve 2017/627 E- 2018/1207 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.03.2021 tarih ve 2020/609 E- 2021/391 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı DMG firmasının tezgah ve aksamının nakliyesi işini üstlendiğini, taşıma sırasında makinenin hasar gördüğünü, müvekkilinin taşımadan kaynaklanan sorumluluğu taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile davalının üstlendiğini, dava dışı Ak Sigortanın zarar gören firmanın zararını rücuen talep edip müvekkilinden tahsil ettiğini belirterek ödediği tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yükün genişliğinin dorsenin genişliğinden fazla olmasına karşın taşımaya elverişsiz durumda olan araca emtianın yüklenmesine karşı çıkmayan ve buna göz yuman gönderen/taşıtan DMG Mori..Ltd Şti. ile yüke uygun araç göndermeyen ve gabari dışı yükü gerekli izinler alınmaksızın taşıyan ve dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının kusurunun olduğunu, gerekli izin belgelerinin alınmamasından dolayı hasarın poliçe teminatına dahil olmadığını, kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu sigortalısının kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 20/06/2016 tarihinde dava konusu makinenin taşındığı aracın önüne hayvan çıkması sonucu, ani fren yapılması sebebiyle dorse üzerindeki CNC makinesinin araçtan düştüğü ve hasarlandığı, meydana gelen hasarı oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkla tespit edilmediği, makinenin 7.300 kg olduğu, TMM sorumluluğunun 8,33 SDR X 7.300 kg = 60.809 SDR ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibariyle 1 SDR = 1.2492.-EURO olup, taşıyıcının sorumluluğunun 75.965,04.-EURO olduğu, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında, davacının oluşan zarardan tam sorumlu olduğu, davalının düzenlenen mali sorumluluk sigortası kapsamında, davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları poliçedeki limitler dahilinde ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 75.855,38 EURO alacağın 16/06/2017 tarihinden itibaren 1 yıl vadeli aynı cins mevduata Devlet Bankalarının uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, trafik kaza tutanağı ve dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın, emtianın araç üzerine yetersiz spanzetle bağlandığı, araç içi emtianın sağ/sol ve ön kaymasını engellemek amaçlı takozlamanın yapılmadığı ve dolayısıyla yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin sözkonusu olmadığı gibi aracın yüke ve yola elverişli olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı taşıyanın somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğundan bu gerekçeler doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin sonucu itibari ile kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Davacı, taşıma esnasında oluşan kaza sonucu hasarlanan emtia bedelinin dava dışı taşıtan sigortacısına ödendiğini belirterek bu ödemenin kendi sigortacısı olan davalı ... şirketinden rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... ise hasarın poliçe kapsamında olmadığını iddia etmektedir. Mahkemece meydana gelen hasarı oluşturan etkenin gabariyi aşan yükleme olduğu, makinenin dorseye yeterli sağlamlıkta sabitlenmediği, kazanın oluşum şekli dikkate alındığında davacının kusurlu olduğunu ancak davalının mali sorumluluk sigortası kapsamında davacının kusurlu eylemlerinden kaynaklanan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi ise gerekçede değişiklik yaparak yükün araca yeterli sağlamlıkta tespit edilmediği ve sürücünün yükün özelliğine ve yol durumuna göre aracını dikkatsiz kullanmasından kaynaklandığı, gabari dışı yüklemenin söz konusu olmadığı gibi aracın yüke ve yola elverişli olmadığının ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamında kalmadığının davalı tarafça ispatlanamadığı gibi, emtianın yüklemesi ve nakliyesi işini üstlenen davacı taşıyanın somut olayda tamamen kusurlu olduğu, hasarın mali mesuliyet poliçe kapsamında olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davaya konu yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi incelendiğinde notlar- açıklamalar başlığı altında “ karayollarından yasal izinle ve belgesi alınmış ağır tonajlı, geniş çaplı ve gabari dışı taşımalara ilişkin ağırlık veya boyutları bakımından bölünemeyen özel yüklerin taşınması da (proje dahil) karayolu trafik kanunu ile yönetmeliklere ve ilgili mevzuata uygun olarak bu sözleşme kapsamında teminata dahildir. Ancak sefer başlamadan önce mal bedeli, güzergah ve araç plaka numaraları yazılı olarak sigortacıya bildirilecektir. Teminatın başlangıcı sigortacının yazılı onayına tabidir ve ilave şartlar ekleme hakkı saklıdır.” maddesi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yüklemenin gabari haddini aşacak şekilde yapıldığı belirtilmiş, ancak bölge adliye mahkemesi yüklemenin gabari dışı olmadığını belirterek söz konusu kloz çerçevesinde bir değerlendirmede bulunmamıştır.
Gerek eksper raporundan gerekse bilirkişi raporundan gabari dışı yüklemenin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle poliçedeki bu hüküm dikkate alınarak yapılacak araştırma sonucu bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile sonuca varılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/881871000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz