6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7336 E. 2023/760 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak müteselsil sorumluluk 818 sayılı borçlar kanunu zamanaşımı def'i def'i hak düşürücü süre uyuşmazlık konusu anonim şirket içtihadı birleştirme kararı ortaklık ilişkisi haksız fiil karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yasal faiz yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 27.11.2008 tarihli ve 2008/383 Esas, 2008/584 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma kararı

Dairemizin 26.05.2011 tarihli ve 2009/7041 Esas, 2011/6414 Karar sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 10.05.2012 tarihli ve 2011/857 Esas, 2012/413 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 14.12.2012 tarihli ve 2012/12014 Esas, 2012/20790 Karar sayılı kararıyla şirket defter ve belgeleri üzerine araştırma yapılması ve davalıların zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.02.2014 tarihli ve 2013/78 Esas, 2014/102 Karar sayılı kararı ile davalı şirket yönünden davanın esastan reddine, davalı gerçek kişi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

Dairemizin 29.05.2015 tarihli ve 2014/14608 Esas, 2015/7240 Karar sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine, zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesine ve davalı gerçek kişiye husumet yöneltilebileceğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 23.12.2015 tarihli ve 2015/818 Esas, 2015/861 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, davacının şirkete para ödediği ispatlanamadığından bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

H. Dördüncü Bozma Kararı

Dairemizin 17.06.2016 tarihli ve 2016/4710 Esas, 2016/6742 Karar sayılı kararıyla davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunun gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

I. Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 02.05.2019 tarihli ve 2018/139 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

J. Beşinci Bozma Kararı

Dairemizin 17.02.2020 tarihli ve 2019/4778 Esas, 2020/1507 Karar sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

K. Mahkemece Beşinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 25.03.2021 tarihli ve 2021/28 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından şirket yöneticisi ...'ın da haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 29.780,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı ...'ın uyuşmazlık konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 17.06.2016 tarihli ve 2016/4710 Esas, 2016/6742 Karar sayılı kararıyla davacı lehine usulî müktesep hak oluşmasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4631 E. 2015/12501 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7336 E.  ,  2023/760 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile para topladığını, müvekkilinin de bu vaatlere inanarak davalı tarafa para verdiğini, davalıların eylemlerinin mevzuata aykırı olduğunu, ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 27.11.2008 tarihli ve 2008/383 Esas, 2008/584 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma kararı

Dairemizin 26.05.2011 tarihli ve 2009/7041 Esas, 2011/6414 Karar sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 10.05.2012 tarihli ve 2011/857 Esas, 2012/413 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 14.12.2012 tarihli ve 2012/12014 Esas, 2012/20790 Karar sayılı kararıyla şirket defter ve belgeleri üzerine araştırma yapılması ve davalıların zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.02.2014 tarihli ve 2013/78 Esas, 2014/102 Karar sayılı kararı ile davalı şirket yönünden davanın esastan reddine, davalı gerçek kişi yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

Dairemizin 29.05.2015 tarihli ve 2014/14608 Esas, 2015/7240 Karar sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine, zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesine ve davalı gerçek kişiye husumet yöneltilebileceğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 23.12.2015 tarihli ve 2015/818 Esas, 2015/861 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, davacının şirkete para ödediği ispatlanamadığından bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

H. Dördüncü Bozma Kararı

Dairemizin 17.06.2016 tarihli ve 2016/4710 Esas, 2016/6742 Karar sayılı kararıyla davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunun gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

I. Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 02.05.2019 tarihli ve 2018/139 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

J. Beşinci Bozma Kararı

Dairemizin 17.02.2020 tarihli ve 2019/4778 Esas, 2020/1507 Karar sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

K. Mahkemece Beşinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 25.03.2021 tarihli ve 2021/28 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından şirket yöneticisi ...'ın da haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 29.780,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı ...'ın uyuşmazlık konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 17.06.2016 tarihli ve 2016/4710 Esas, 2016/6742 Karar sayılı kararıyla davacı lehine usulî müktesep hak oluşmasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/880293200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.