6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotek Tesisi Vaadinin Resmi Şekle Uymaması ve Cezai Şart Talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/10 E. 2023/420 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Bir taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmesine ilişkin sözleşme veya taahhüt, TMK 856/2 ve TBK 29 uyarınca resmi şekilde yapılmadığı takdirde geçersizdir; geçersiz olan bu hükme dayanılarak cezai şart talep edilemez. Ayrıca, sözleşmede belirli bir vadeye kadar uygulanacak gecikme faizi oranı, fiilen ödeme yapılacak tarihe kadar açıkça öngörülmüşse, sözleşmede yer alan diğer vadeye ilişkin bağlantılı hükümler (temlik ve ipotek sözleşmeleri gibi) de aynı oranı teyit ediyorsa, bu oranın belirtilen tarihten sonraki dönem için de geçerli olmadığı ileri sürülemez.

Ele alınan sorunlar

İpotek tesisi vaadine dayalı cezai şart talebi → ret

İddia: Davacı vekili, protokolde yer alan taahhütlerin tarafları bağlayıcı olduğunu, ipotek tesisi yükümlülüğünün şekil şartına uygun olmadığı gerekçesiyle cezai şart talebinin reddinin hatalı olduğunu, davalıların yargılama boyunca geçersizlik iddiasında bulunmadığını, şekle aykırılık iddiasının hakkın kötüye kullanımı sayılması gerektiğini, ayrıca protokolün 10.9. maddesi uyarınca ipotek sözleşmesinin geçersiz olması halinde diğer hükümlerin (cezai şart hükmünün) geçerliliğini koruyacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TMK 856/2 uyarınca taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmi şekilde yapılmış olmasına bağlıdır; TBK 29 uyarınca ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlı ön sözleşmeler de aynı şekle tabidir. İpotek tesisi tapu memuru huzurunda yapılması gereken bir işlem olduğundan, ipotek tesisi taahhüdünün de resmi şekilde yapılması gerekir. Davacının cezai şart talebi, davalı şirketlere ait taşınmazlar üzerine ipotek tesis edilmemesine dayandığından ve bu ipotek tesisi vaadi resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Geçersiz bir hükme istinaden cezai şart talep edilemeyeceğinden, cezai şart talebinin reddi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

31.07.2018 tarihinden sonraki dönem için işletilecek faiz oranı → ret

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin alacaklara %14,51 oranında faiz işletilmesine karar verdiğini, ancak kendilerinin 01.07.2018 tarihinden itibaren %14,51'in altında olmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi talep ettiklerini, protokolde borçların 31.07.2018 tarihine kadar ödeneceği ve bu tarihe kadar %14,51 oranında gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu tarihten sonrası için bir oran belirlenmediğini, dolayısıyla bu tarihten sonra kararlaştırılan orandan aşağı olmamak kaydıyla değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Protokolün 4. maddesinde yapılan ön ödeme tutarı, cari hesap borcu, aylık elektrik bedeli farkları ve bunların vadeleri ile ilk vade olan 30.03.2018'de ödenememesi durumunda 31.07.2018 tarihindeki borç miktarına yine %14,51 oranında gecikme faizi işletileceği kararlaştırılmıştır. Protokolün 4. maddesinde ödenecek tutarların faiz başlangıç tarihinden fiilen ödeme yapılacak tarihe kadar %14,51 oranında gecikme faizi işletileceği açıkça kararlaştırılmıştır; bu nedenle protokol tarihi sonrası veya ikinci vade olan 31.07.2018 tarihinden sonra faiz oranının kararlaştırılmadığının kabulü mümkün değildir. Ayrıca alacak temlik sözleşmesinin III. maddesinde ve ipotek sözleşmesinin 2. maddesinde de, 31.07.2018 tarihinde borcun ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde yıllık %14,51 oranında gecikme faizi tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taşınmaz üzerine ipotek tesisi vaadinin resmi şekle bağlı olduğu ve bu şekle uyulmadan yapılan taahhüde dayanan cezai şart talebinin geçersizlik nedeniyle reddedilmesi gerektiği hususunda, TMK 856/2 ve TBK 29 hükümlerinin birlikte yorumlanması bakımından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart ipotek tesisi vaadi resmi şekil şartı gecikme faizi avans faizi protokol temlik sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 856/2 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 29

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/10

KARAR NO 2023/420

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/10/2021

NUMARASI 2018/530 Esas 2021/620 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/03/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin EPDK tarafından yetkilendirilen şirketlerden toptan elektrik satın alarak, ... Grup Şirketlerine sattığını, davalılardan ... ile 16.03.2016 tarihinde sözleşmeler imzaladığını ve Davalı ...'ten toptan elektrik satın almaya başladığını, 01.05.2017 tarihinde imzalanan Ek Protokol ile sözleşmelerin tadil edilerek taraflar arasında uygulanmaya başlandığını, sözleşmelerin imzalandığı tarihten, 29.12.2017 tarihine kadar Davalı ... ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkide herhangi bir problem yaşanmadığını, ancak Davalı ...'in 11.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete bir e-posta gönderdiğini ve ön ödemenin kararlaştırılan süreden daha erken bir zamanda yapılmasını talep ettiğini, talep üzerine müvekkili şirketin, Unit'e 14.888.821,23- TL ön ödeme yaptığını, ancak davalı ...'in, 29.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete yaptığı bildirimle 01.01.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirkete elektrik temin edemeyeceğini belirttiğini,ön ödeme olarak gönderilen 14.888.821,23-TL'yi iade etmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin, 1.1.2018 tarihinden itibaren EPİAŞ Gün Öncesi Piyasasından elektrik temin etmeye başladığını, tarafların görüşmelerinin ardından, Davalı ...in Müvekkil Şirket'e olan borçlarının ödenmesi için, müvekkili şirketin, Davalı ...

ve diğer davalıların da taraf oldukları Protokol, Temlik Sözleşmesi ve İpotek Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar, ... ile grup şirketi oldukları için, Davalı ...'in borçlarını teminen Protokol'e taraf olduklarını ve Protokol'de yer alan yükümlülükleri nedeniyle de “borçlu” sıfatını kazandıklarını, Protokol'ün “temerrüt” başlıklı 7. maddesinde, Davalı ...'in 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14.51 oranındaki gecikme faizi tutarını müvekkili şirkete ödememesi durumunda: (i) Davalılardan ... ve ... Mobilya'nın elbirliği ile maliki oldukları gayrimenkul üzerine ve (ii) Davalı ...'un maliki olduğu ve ... Muhallesi, ... Ada, ...-...-...-... Parsel ve ... Ada ... Parsel'de bulunan gayrimenkullerin üzerine Müvekkil Şirket lehine 10.500.000- USD tutarında ipotek tesis edecekleri ayrıca Dayalı ...

tarafından 07.05.2018, 08.06.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde müvekkili şirkete 400.000 TL'lik ara ödemeler yapılacağının da hüküm altına alındığını, davalıların yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, müvekkili şirkete ihlal başına 500.000 -TL cezai şart ödeyeceklerini davalıların yukarıda bahsedilen yükümlülüklerinin tamamına aykırı davranmakla, ara ödemeleri yapmadıkları gibi, ihtara rağmen ipotek tesisi için tapuya da gelmediklerini, şimdilik vadesi gelmiş olan toplamı 800.000-TL ara ödemeler toplamının, vade tarihinden itibaren avans faizi işletilerek Davalı ...'ten tahsiline, şimdilik vadesi gelmiş olan 500.000 -TL'lik cezai şartın Davalı ... Mobilya ve ...'den müteselsilen tahsiline, vadesi gelmiş olan 500.000- TL'lik cezai şart tutarının, tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 26/09/2018 tarihli dilekçe ile davayı tamamen ıslah ederek yeni dava dilekçesi sunarak yeni dava dilekçesi ile; ilk dava dilekçesinde olan maddi vakaları tekrar ederek "Protokol'ün 4. Maddesinde, davalı ...'e 31.03.2018 ve 31.07.2018 olmak üzere iki ayrı vade tanındığını, ilk vade tarihi olan 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38-TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizi tutarının ödenmesi durumunda, müvekkili şirketin geri kalan bakiyeyi tahsil etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ödenmemesi durumunda ise 31.07.2018 tarihine kadar 23.460.859,82-TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizinin ödenmesi gerektiği, anapara ve faiz ödemelerine ek olarak, Davalı ...'in ilk vade tarihi olan 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38-TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizi tutarını müvekkili şirkete ödememesi durumunda;

davalı ... ve ... Mobilya'nın elbirliği ile maliki oldukları ve tapunun ... Ada, ... nolu parselinde kayıtlı gayrimenkul üzerine ve davalı ...'un maliki olduğu gayrimenkuller üzerine müvekkili şirket lehine 10.500.000-USD tutarında ipotek tesis edecekleri taahhüt edildiğini, ayrıca davalı ... tarafından 07.05.2018, 08.06.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde Müvekkil şirkete 400.000-TL'lik ara ödemeler yapılacağı da hüküm altına alındığını, ödeme yapılmaması üzerine, müvekkili şirketin davalılara bildirimde bulunduğunu ve ipotek koyma taahhütlerini yerine getirmelerini istediğini,belirterek; ön ödeme tutarı 14.888.821,23-TL'nin 01.01.2018, geçmiş dönem cari hesap borcu olan 1.077.820,62-TL'nin 31.01.2018 tarihinden, 2018 Ocak ayı elektrik bedeli farkı olan 2.943.103,53-TL'nin 01.02.2018, 2018 Şubat ayı elektrik bedeli farkı olan 2.127.646-TL'nin 01.03.2018, 2018 Mart ayı elektrik bedeli farkı olan 427.610,67-TL'nin 01.04.2018, 2018 Nisan ayı elektrik bedeli farkı olan 1.995.857,77-TL'nin, tüm davalılardan, 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek 30.06.2018 tarihine kadar %14,51;

01. 07.2018 tarihinden itibaren ise %14,51'in altında olmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile müteselsilen tahsiline, 500.000-TL cezai şartın, davalılar ... ve ... Mobilya'dan, 500.000-TL cezai şartın, Davalı ...'tan 31.03.2018 tarihinden itibaren 30.06.2018 tarihine kadar %14,51;

01. 07.2018 tarihinden itibaren ise %14,51'in altında olmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; davacıya taraflar arasındaki sözleşmenin piyasa koşulları ve güncel ekonomik durum göz önüne alınmak suretiyle revize edilmesi gerektiği yönünde tekliflerde bulunduğunu, ancak davacı tarafından müvekkili şirkete olumlu bir dönüş yapılmadığı gibi hiçbir çözüm önerisi de kabul görmediğini, müvekkili ...'in, davacı ile arasındaki bahsi geçen sözleşmeden yaklaşık 26 milyon TL zarar ettiğini, müvekkili şirketin önce sözleşmenin ifasını durdurmak, bunun da işe yaramaması nedeniyle TBK.nın 138. maddesinden doğan hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, ortadan kalkmış bir sözleşmenin tasfiye edilmesinin mümkün olamayacağından buna dair yapılan protokolün yok hükmünde olduğunu, davacının dürüstlük ve iyiniyet ilkelerine aykırı tavırlarıyla sözleşmenin feshine neden olduğunu, müvekkili şirketin zararının artmasına sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketlerin mahvına sebep olabilecek fahiş cezai şartın tamamen kaldırılması veya tenkis edilmesi gerektiğini belirterek tüm müvekkili şirketler açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece davalı ... Tic. A.Ş. (Eski Unvanı: ... A.Ş.)'nin iflas etmesi nedeniyle bu davalıya ilişkin dava tefrik edilerek, mahkemenin 2021/628 Esas numarasına kayıt edilmiştir. Mahkemece ; Protokolün 1.maddesinde davacı şirketin alacaklı, davalı ...A.Ş. (Eski Unvanı: ...A.Ş.)'nin borçlu olarak protokolde yer aldığı, 4.maddesinde borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile alacaklı tarafından borçluya yapılan ön ödeme tutarı olan 14.888.821,23- TL kadar ve borçlunun elektrik tedarik etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile Ocak 2018 tarihine kadar EPİAŞ gün öncesi piyasadan tedarik edilen elektriğe karşılık davacı tarafından fazladan ödenen 2.943.103,53- TL , cari hesap borcu olan 1.077.820.62- TL, Şubat 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 2.127.646 TL, Mart 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 427.610,67 TL, Nisan 2018 ayına ilişkin fazladan ödemek zorunda kaldığı 1.995.857,77-TL ve yıllık %14.51 oranında gecikme faizi tutarı kadar alacak bulunduğu kabul edilerek protokolde belirtilen cezai şart hariç davacı alacaklarının davalılardan tahsiline;

Protokolün 6.I, 6.II, 7.II ve 7.2.I ve 9.IV maddelerinde aykırılık halinde cezai şart ödeneceği düzenlendiği, Protokolün 6.I maddesinde; öngörülen kambiyo senedinin düzenlenerek davacıya teslim edildiği, 6.II maddesinde; protokolün imzasından itibaren davalı ... şirketine ait gayrimenkule ilişkin satış veya satış vaadi imzalanması veya ön ödeme alınması halinde elde edilen meblağın davacıya ödeneceğinin taahhüt edildiği bu şartların gerçekleşmediği, 9.IV maddesinde; borçlunun herhangi bir üçüncü kişiye alacaklıdan önce ödeme yapılmasını sağlayacak bir tasarrufta bulunmayacağını bu maddeye aykırı davranıldığı hususunun da iddia ve ispat edilmediği, Protokolün 7.1.I ve 7.2.I maddelerinde davacı lehine davalı şirketlere ait gayrimenkuller üzerinde davacı lehine ipotek tesis edilmesinin vaat edildiği ve bu ipoteklerin tapu müdürlüğünde tesis edilmediği, davacı protokolün 10.1 maddesi gereğince ipotek tesis edilmemesinden dolayı cezai şart talebinde bulunmuş ise de;

TBK.nın 29. TMK'nın 856/2 maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle protokolün 10.1 maddesine dayalı olarak cezai şart talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; protokolde yer alan taahhütlerin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, davalılar tarafından yargılamanın hiç bir aşamasında geçersizliğin ileri sürülmediğini, ipotek tesisi yükümlülüğünün şekil şartına uygun olmadığı ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, sözleşmenin resmi şekle bağlı olsa bile davalıların 20.3.2020 tarihli dilekçe ile şekle aykırılığı iddialarının hakkın kötüye kullanımı olarak kabulü gerektiğini, protokolün 10.9.maddesinde protokol ekinde yer alan temlik sözleşmesi, ipotek sözleşmelerinin bir kısmının geçersiz, hükümsüz olması halinde diğer maddelerin geçerliliğinin aynen korunacağının düzenlendiğini ipotek tesisi anlaşması geçersiz olsa dahi, tarafların ipotek tesis etmemeleri halinde cezai şart ödeneceğine ilişkin hükmün geçerli olduğunu belirterek cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin tahsiline karar verdiği alacaklara %14,51 oranında faiz işletilmesine karar verdiği ancak her bir alacak yönünden 1.7.2018 tarihinden itibaren %14,51 in altında kalmamak üzere avans faizi talep ettikleri halde protokolde borçların 1.7.2018 tarihine kadar ödeneceği ve bu tarihe kadar %14,51 oranda gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ancak bu tarihten sonra anlaşılan bir oran olmadığından kararlaştırılan orandan aşağı olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürerek cezai şart ve faiz oranın bakımından kararın kaldırılarak talepleri uyarınca karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İlk derece mahkemesince verilen hüküm davalılar tarafından istinaf edilmemiş, 20.3.2018 tarihli protokolde cezai şart dışında ödenmesi kararlaştırılan alacak ve zararların tamamının tahsiline karar verildiği ve hüküm bu kısımları bakımından kesinleşmiştir.Davacı vekili cezai şart talepleri ve işletilecek faiz oranı bakımından hükmü istinaf etmiştir.TMK.nın 856/2 maddesindeki "taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmi şekilde yapılmış olmasına bağlıdır" şeklinde düzenlenmiştir.TBK 29.maddesi "kanunlarda öngörülen istisnalar hariç ön sözleşmenin geçerliliği ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır" hükmünü haizdir.Davacı vekili cezai şart isteklerini davalı şirketlere ait taşınmazlar üzerine alacağı karşılayacak miktarda ipotek tesis edilmemesine dayandırmıştır.

İpotek tesisi Tapu Memuru huzurunda yapılması gerektiğinden, ipotek tesisi taahhüdünün de resmi şekilde yapılması gerekir. İpotek tesisi vaadi resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığı, geçerli olmayan bu hükümlere istinaden cezai şart hükümünün de geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talebinde bulunulamayacağı gözetildiğinde davacı vekilinin cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin diğer istinaf nedeni faiz oranına ilişkindir.Protokolde kararlaştırılan faiz hükmünün protokol tarihine kadar olduğunu ,protokolden sonra yürütülecek faiz oranının %14,51 oranı altında kalmamak üzere avans faizi oranında olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Protokolün Alacak başlıklı 4.maddesinde yapılan önödeme tutarı ,daha evvelden gelen cari hesap borcu ,2018 yılı Ocak,Şubat,Mart,Nisan ayı davalı ...in elektrik tedarik edememesine bağlı olarak davacının zarar tutarları ve vadelerinin ayrıca önce ilk vade olan 30.3.2018, arkasından bu tarihte ödenememesi durumunda 31.7.2018 tarihindeki borç miktarına yine %14,51 oranında gecikme faizi işletileceği kararlaştırılmıştır. Davacı vekili; her ne kadar 31.7.2018 tarihinden sonrası için gecikme faiz oranı belirlenmediğini ileri sürmekte ise de protokolün 4-maddesinde ödenecek tutarların faiz başlangıç tarihi ile fiilen ödeme yapılacak tarihe kadar %14.51 oranında gecikme faizi işletileceği açıkça kararlaştırılmıştır.

Buna göre protokol tarihi sonrası veya ikinci vade olan 31.7.2018 tarihinden sonra faiz oranı kararlaştırılmadığını kabul de mümkün görülmemiştir. Keza gerek alacak temlik sözleşmesinin III.maddesinde temlike konu alacağın, 31.7.2018 tarihinde borcun ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde yıllık %14,51 gecikme faizi olarak belirlenmiş, yine ipotek sözleşmesinin 2.maddesinde "işbu ipoteğin; protokolün 4.maddesinde doğmuş ve doğacak borçların 31.7.2018 tarihinde ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde yıllık %14,51 oranında tahakkuk ettirilecek gecikme faizini ve diğer ferilerini, icra masraflarını kapsayacağı belirtilmiştir.Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketlere ait bulunan taşınmazlara ipotek tesisi vaadine ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, 20.3.2018 tarihli protokolde fiili ödeme tarihine kadar %14,51 oranında gecikme faizi kararlaştırıldığı ,davacı vekilinin 31.7.2018 tarihinden sonra faiz oranı belirlenmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde olmadığından istinaf sebepleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 88,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/87746 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3279 E. 2024/5830 K. · Onandı

İpotek vaadi resmî şekle tabidir; geçersiz vaatte cezai şart olmaz

Gerekçe özeti

İpotek tesisi tapu memuru huzurunda yapılması gereken bir işlem olduğundan, ipotek tesisine ilişkin vaat de resmî şekilde yapılmadıkça geçerli değildir; geçersiz bu taahhüde bağlanan cezai şart hükmü de geçerli olmadığından geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart istenemez. Protokolde ödenecek tutarlara faiz başlangıç tarihinden fiilî ödeme tarihine kadar belirli oranda gecikme faizi işletileceği açıkça kararlaştırılmışsa, belirlenen vadelerden sonrası için faiz oranı kararlaştırılmadığı ileri sürülemez.

Emsal değeri

İpotek tesisi vaadinin resmî şekle tabi olduğu ve şekle aykırılık nedeniyle geçersiz taahhüde bağlanan cezai şartın da istenemeyeceği yönünde, Yargıtay denetiminden geçmiş bağlayıcı bir tespit içerir.

Kavramlar: ipotek vaadi resmî şekil şartı geçersizlik cezai şart gecikme faizi avans faizi sözleşmenin bölünebilirliği hakkın kötüye kullanılması

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/3279 E.  ,  2024/5830 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/10 Esas, 2023/420 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/530 E., 2021/620 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin EPDK tarafından yetkilendirilen şirketlerden toptan elektrik satın alarak Türk Telekom grup şirketlerine sattığını, davalılardan Unit ile 16.03.2016 tarihinde sözleşmeler imzaladığını, davalı Unit'ten toptan elektrik satın almaya başladığını, 01.05.2017 tarihinde imzalanan ek protokol ile sözleşmelerin tadil edilerek taraflar arasında uygulanmaya başlandığını, sözleşmelerin imzalandığı tarihten 29.12.2017 tarihine kadar davalı Unit ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkide herhangi bir problem yaşanmadığını, ancak davalı Unit'in 11.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete bir e-posta gönderdiğini ve ön ödemenin kararlaştırılan süreden daha erken bir zamanda yapılmasını talep ettiğini, talep üzerine müvekkili şirketin Unit'e 14.888.821,23 TL ön ödeme yaptığını, ancak davalı Unit'in 29.12.2017 tarihinde müvekkili şirkete yaptığı bildirimle 01.01.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirkete elektrik temin edemeyeceğini belirttiğini, ön ödeme olarak gönderilen 14.888.821,23 TL'yi iade etmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin 01.01.2018 tarihinden itibaren EPİAŞ gün öncesi piyasasından elektrik temin etmeye başladığını, tarafların görüşmelerinin ardından davalı Unit'in müvekkil şirkete olan borçlarının ödenmesi için müvekkili şirket, davalı Unit ve diğer davalıların da taraf oldukları protokol, temlik sözleşmesi ve ipotek sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar, Unit ile grup şirketi oldukları için davalı Unit'in borçlarını teminen protokole taraf olduklarını ve protokolde yer alan yükümlülükleri nedeniyle borçlu sıfatını kazandıklarını, protokolün temerrüt başlıklı 7.

maddesinde, davalı Unit'in 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14.51 oranındaki gecikme faizi tutarını müvekkili şirkete ödememesi durumunda, davalılardan Duru Gayrimenkul ve Fazlı Mobilya'nın elbirliği ile maliki oldukları gayrimenkul üzerine ve davalı Kalamos'un maliki olduğu ve Kuruçeşme Muhallesi, 169 ada, 15-18-23-24 parsel ve 379 ada, 19 parselde bulunan gayrimenkullerin üzerine müvekkil şirket lehine 10.500.000,00 USD tutarında ipotek tesis edeceklerinin, ayrıca davalı Unit tarafından 07.05.2018, 08.06.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde müvekkili şirkete 400.000,00 TL'lik ara ödemeler yapılacağının hüküm altına alındığını, davalıların yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, müvekkili şirkete ihlal başına 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceklerinin kararlaştırıldığını, davalıların yukarıda bahsedilen yükümlülüklerinin tamamına aykırı davranmakla ara ödemeleri yapmadıkları gibi ihtara rağmen ipotek tesisi için tapuya da gelmediklerini iddia ederek şimdilik vadesi gelmiş 800.000,00 TL ara ödemeler toplamının vade tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı Unit'ten tahsiline, şimdilik vadesi gelmiş 500.000,00 TL'lik cezai şartın davalı Fazlı Mobilya ve Duru Gayrimenkul'den müteselsilen tahsiline, vadesi gelmiş olan 500.000,00 TL'lik cezai şartın, tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Kalamos'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 26.09.2018 tarihli dilekçesi ile davayı tamamen ıslah ederek yeni dava dilekçesi sunmuş olup yeni dava dilekçesinde; ilk dava dilekçesindeki maddi vakıaları tekrar ederek protokolün 4. maddesinde, davalı Unit'e 31.03.2018 ve 31.07.2018 olmak üzere iki ayrı vade tanındığının, ilk vade tarihi olan 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizi tutarının ödenmesi durumunda, müvekkili şirketin geri kalan bakiyeyi tahsil etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ödenmemesi durumunda ise 31.07.2018 tarihine kadar 23.460.859,82 TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizinin ödenmesi gerektiğinin, anapara ve faiz ödemelerine ek olarak davalı Unit'in ilk vade tarihi olan 31.03.2018 tarihine kadar 21.037.391,38 TL anapara ve %14,51 oranındaki gecikme faizi tutarını müvekkili şirkete ödememesi durumunda, davalı Duru Gayrimenkul ve Fazlı Mobilya'nın elbirliği ile maliki oldukları ve tapunun 3328 ada, 7 nolu parselinde kayıtlı gayrimenkul üzerine ve davalı Kalamos'un maliki olduğu gayrimenkuller üzerine müvekkili şirket lehine 10.500.000 USD tutarında ipotek tesis edeceklerinin taahhüt edildiğini, ayrıca davalı Unit tarafından 07.05.2018, 08.06.2018 ve 09.07.2018 tarihlerinde müvekkili şirkete 400.000,00 TL'lik ara ödemeler yapılacağının hüküm altına alındığını, ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirketin davalılara bildirimde bulunduğunu, ipotek koyma taahhütlerini yerine getirmelerini istediğini iddia ederek ön ödeme tutarı 14.888.821,23 TL'nin 01.01.2018, geçmiş dönem cari hesap borcu olan 1.077.820,62 TL'nin 31.01.2018 tarihinden, 2018 Ocak ayı elektrik bedeli farkı olan 2.943.103,53 TL'nin 01.02.2018, 2018 Şubat ayı elektrik bedeli farkı olan 2.127.646,00 TL'nin 01.03.2018, 2018 Mart ayı elektrik bedeli farkı olan 427.610,67 TL'nin 01.04.2018, 2018 Nisan ayı elektrik bedeli farkı olan 1.995.857,77 TL'nin tüm davalılardan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek 30.06.2018 tarihine kadar %14,51, 01.07.2018 tarihinden itibaren ise %14,51'in altında olmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile müteselsilen tahsiline, 500.000,00 TL cezai şartın, davalılar Duru Gayrimenkul ve Fazlı Mobilya'dan, 500.000,00 TL cezai şartın davalı Kalamos'tan 31.03.2018 tarihinden itibaren 30.06.2018 tarihine kadar %14,51, 01.07.2018 tarihinden itibaren ise %14,51'in altında olmamak kaydı ile değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya taraflar arasındaki sözleşmenin piyasa koşulları ve güncel ekonomik durum göz önüne alınmak suretiyle revize edilmesi gerektiği yönünde tekliflerde bulunulduğunu, ancak davacı tarafından müvekkili şirkete olumlu bir dönüş yapılmadığı gibi hiçbir çözüm önerisinin de kabul görmediğini, müvekkili Unit'in, davacı ile arasındaki bahsi geçen sözleşmeden yaklaşık 26 milyon TL zarar ettiğini, müvekkili şirketin önce sözleşmenin ifasını durdurmak, bunun da işe yaramaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 138 inci maddesinden doğan hakkını kullanarak sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, ortadan kalkmış bir sözleşmenin tasfiye edilmesi mümkün olamayacağından buna dair yapılan protokolün yok hükmünde olduğunu, davacının dürüstlük ve iyi niyet ilkelerine aykırı tavırlarıyla sözleşmenin feshine neden olduğunu, müvekkili şirketin zararının artmasına sebebiyet verdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketlerin mahvına sebep olabilecek fahiş cezai şartın tamamen kaldırılması veya tenkis edilmesi gerektiğini savunarak tüm müvekkili şirketler açısından davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Group Trans Enerji Tic. A.Ş. (eski unvanı: Unıt El..A.Ş.)'nin iflas etmesi nedeniyle bu davalıya ilişkin davanın tefrik edilerek Mahkemenin 2021/628 E. numarasına kayıt edildiği, protokolün 1. maddesinde davacı şirketin alacaklı, davalı Group Trans ..A.Ş. (eski unvanı: Unıt Elektrik ..A.Ş.)'nin borçlu olarak protokolde yer aldığı, 4. maddesinde borçlunun yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile alacaklı tarafından borçluya yapılan ön ödeme tutarı olan 14.888.821,23 TL kadar ve borçlunun elektrik tedarik etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile Ocak 2018 tarihine kadar EPİAŞ gün öncesi piyasadan tedarik edilen elektriğe karşılık davacı tarafından fazladan ödenen 2.943.103,53 TL, cari hesap borcu olan 1.077.820.62 TL, Şubat 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 2.127.646,00 TL, Mart 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 427.610,67 TL, Nisan 2018 ayına ilişkin fazladan ödenen 1.995.857,77 TL ve yıllık %14.51 oranında gecikme faizi tutarı kadar alacak bulunduğu, protokolün 6.I, 6.II, 7.II ve 7.2.I ve 9.IV maddelerinde aykırılık halinde cezai şart ödeneceğinin düzenlendiği, protokolün 6.I maddesinde, öngörülen kambiyo senedinin düzenlenerek davacıya teslim edildiği, 6.II maddesinde, protokolün imzasından itibaren davalı Kalamos şirketine ait gayrimenkule ilişkin satış veya satış vaadi imzalanması veya ön ödeme alınması halinde elde edilen meblağın davacıya ödeneceğinin taahhüt edildiği, bu şartların gerçekleşmediği, 9.IV maddesinde, borçlunun herhangi bir üçüncü kişiye alacaklıdan önce ödeme yapılmasını sağlayacak bir tasarrufta bulunmayacağını, bu maddeye aykırı davranıldığı hususunun da iddia ve ispat edilmediği, protokolün 7.1.I ve 7.2.I maddelerinde davacı lehine davalı şirketlere ait gayrimenkuller üzerinde davacı lehine ipotek tesis edilmesinin vaat edildiği, bu ipoteklerin tapu müdürlüğünde tesis edilmediği, davacının protokolün 10.1.

maddesi gereğince ipotek tesis edilmemesinden dolayı cezai şart talebinde bulunduğu, 6098 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 856 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca protokol resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 14.888.821,23 TL ön ödeme tutarının 01.01.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 1.077.820,62 TL geçmiş dönem cari hesap alacağının 31.01.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 2.943.103,53 TL 2018 yılı Ocak ayı elektrik bedeli farkı alacağının 01.02.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 2.127.646 TL 2018 yılı Şubat ayı elektrik bedeli fark alacağının 01.03.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 427.610,67 TL 2018 yılı Mart ayı elektrik bedeli fark alacağının 01.04.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak % 14,51 oranında faizi ile, 1.995.857,77 TL 2018 yılı Nisan ayı elektrik bedeli fark alacağının 01.05.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak %14.51 oranında faizi ile birlikte davalılar Kalamos Turizm ve Ticaret A.Ş., Fazlı Mobilya San.

ve Tic. A.Ş. ve Duru Gayrimenkul Yatırımları A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının cezai şart alacağı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; protokolde yer alan taahhütlerin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğunu, davalılar tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında geçersizliğin ileri sürülmediğini, ipotek tesisi yükümlülüğünün şekil şartına uygun olmadığı ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceği yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, sözleşme resmi şekle bağlı olsa bile davalıların 20.03.2020 tarihli dilekçe ile şekle aykırılık iddialarının hakkın kötüye kullanımı olarak kabulü gerektiğini, protokolün 10.9. maddesinde, protokol ekinde yer alan temlik sözleşmesi, ipotek sözleşmelerinin bir kısmının geçersiz, hükümsüz olması hâlinde diğer maddelerin geçerliliğinin aynen korunacağının düzenlendiğini, ipotek tesisi anlaşması geçersiz olsa dahi tarafların ipotek tesis etmemeleri halinde cezai şart ödeneceğine ilişkin hükmün geçerli olduğunu, cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin tahsiline karar verdiği alacaklara %14,51 oranında faiz işletilmesine karar verdiğini, ancak her bir alacak yönünden 01.07.2018 tarihinden itibaren %14,51'in altında kalmamak üzere avans faizi talep ettikleri halde protokolde borçların 01.07.2018 tarihine kadar ödeneceği ve bu tarihe kadar %14,51 oranda gecikme faizi ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu tarihten sonra anlaşılan bir oran olmadığından kararlaştırılan orandan aşağı olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiğini belirterek cezai şart ve faiz oranı bakımından kararın kaldırılarak talepleri uyarınca karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün davalılar tarafından istinaf edilmediği, 20.03.2018 tarihli protokolde cezai şart dışında ödenmesi kararlaştırılan alacak ve zararların tamamının tahsiline karar verildiği, hükmün bu kısımları bakımından kesinleştiği, davacı vekilinin, cezai şart talepleri ve işletilecek faiz oranı bakımından hükmü istinaf ettiği, davacı vekilinin cezai şart isteğini, davalı şirketlere ait taşınmazlar üzerine alacağı karşılayacak miktarda ipotek tesis edilmemesine dayandırdığı, ipotek tesisi tapu memuru huzurunda yapılması gerektiğinden ipotek tesisi taahhüdünün de resmi şekilde yapılması gerektiği, ipotek tesisi vaadi resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığı, geçerli olmayan bu hükümlere istinaden cezai şart hükümünün de geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayanarak cezai şart talebinde bulunulamayacağı gözetildiğinde davacı vekilinin cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davacı vekilinin diğer istinaf nedeninin, faiz oranına ilişkin olduğu, protokolde kararlaştırılan faiz hükmünün, protokol tarihine kadar olduğunu, protokolden sonra yürütülecek faiz oranının %14,51 oranı altında kalmamak üzere avans faizi oranında olması gerektiğini ileri sürdüğü, protokolün alacak başlıklı 4.

maddesinde, yapılan ön ödeme tutarı, daha evvelden gelen cari hesap borcu, 2018 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayı davalı Unit'in elektrik tedarik edememesine bağlı olarak davacının zarar tutarları ve vadelerinin ayrıca önce ilk vade olan 30.03.2018, arkasından bu tarihte ödenememesi durumunda 31.07.2018 tarihindeki borç miktarına yine %14,51 oranında gecikme faizi işletileceğinin kararlaştırıldığı, davacı vekili, her ne kadar 31.07.2018 tarihinden sonrası için gecikme faiz oranı belirlenmediğini ileri sürmekte ise de, protokolün 4. maddesinde ödenecek tutarların faiz başlangıç tarihi ile fiilen ödeme yapılacak tarihe kadar %14.51 oranında gecikme faizi işletileceğinin açıkça kararlaştırıldığı, buna göre protokol tarihi sonrası veya ikinci vade olan 31.07.2018 tarihinden sonra faiz oranı kararlaştırılmadığının kabulünün mümkün görülmediği, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı şirketlere ait taşınmazlara ipotek tesisi vaadine ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, 20.03.2018 tarihli protokolde fiili ödeme tarihine kadar %14,51 oranında gecikme faizi kararlaştırıldığı, davacı vekilinin 31.07.2018 tarihinden sonra faiz oranı belirlenmediğine ilişkin istinaf nedeninin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve protokolde öngörülen ödememeye ilişkin olumsuz şartın gerekleşmesi üzerine davalıların ipotek tesisi için gerekli işlemlerin yapılması için sunulan davete icabet etmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, protokolden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 856 ncı maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.