Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7366 E. 2022/8569 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsil harcı↗ ayıp↗ cezai şart↗ dava şartı yokluğu↗ denetime elverişlilik↗ icra takibine itiraz↗ hukuki yarar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşmenin 07/01/2013 tarihli olduğu, 6. madde de işin 4-5 haftalık sürede tamamlanacağı belirlenmiş ise de, 04/04/2013 tarihinde tamamlanarak davalı tarafa teslim edilmiş olduğu, takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre 38.312,97 TL davalıdan alacaklı, davalı kayıtlarına göre 37.969,45 TL davacıya borçlu olunduğu, taraflar arasındaki ihtilafa ve davalının 12/07/2013 tarihli ayıp ihbarındaki kalemlere istinaden mahallinde yaptırılan inceleme neticesinde, davacının üstlendiği lelezonla bunker kaplaması ünitesi işinin eksik ve ayıplı olduğu, davalı tarafça başka bir firmadan tedarikinin gerektiğinin tespit edilmiş olduğu, tespitin dosya kapsamı ve bilimsel veriler ile uyumlu, tarafsız ve denetime elverişli olduğu, davacının davalıdan kalan bakiye alacağından lelezonla bunker kaplaması ünitesi bakımından davalının katlandığı 5.500 Euro maliyetin ve bunun yanında davalının takipten sonra davadan önce yaptığı 80.536,89 TL (84.376,00 TL den tahsil harcının mahsubu ile icra dosyası borcu bakımından ödenen tutar) tutarındaki ödemenin tenzilinin gerektiği, nihayetinde davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 39.006,65 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça üstenilen işin süresinde teslim edilmediği ve ayıplı olduğu anlaşılmakla davacının cezai şart talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve davacının davasının kısmen kabulüne ve davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 106.928,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, takibe itirazı ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan, likit ve hesaplanabilir olan bu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı tarafından icra takibine itirazdan sonra ancak dava tarihinden önce yapılan ödeme nedeniyle davacının ödenen bu miktara ilişkin dava açmakta hukuki yararı yoktur. Mahkemece ödeme yapılan miktarla ilgili olarak hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddi gerekirken, ödeme düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca kabul edilen 39.006,65 TL dikkate alınarak bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken takip tarihi itibariyle hesaplanan 106.928,70 TL alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14146 E. 2012/19946 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «defterlerine» göre davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 14.928,01 TL alacaklı olduğu, davalı taraf yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle ödeme definde bulunduğu halde ödemeye ilişkin delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinin 14.928,01 TL'lık «kısmına itirazının» iptali ile takibin 14.928,01 TL'nın tahsili yönünden devamına karar verilmiştir.
2) Davalı, yargılamada icra dosyasında bulunan itiraz dilekçesine ekli vekaletnamede ismi bulunan vekille «temsil» edilmiş ve hakkındaki dava kısmen reddedilmiş olmasına rağmen, davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.
Davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7366 E. , 2022/8569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.06.2021 tarih ve 2018/531 E. - 2021/480 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında beton santrali satım sözleşmesinin akdedildiğini ve 187.500 Euro + KDV olmak üzere toplam 221.250 Euro sözleşme bedelinin belirlendiğini, davalının sözleşmeye konu santral bedelini ödemediğini, bu nedenle ödenmeyen bakiye alacağın tahsili bakımından İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6725 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde takibe geçtiklerini, ancak davalının takibe, borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ancak davalının itirazında haklı olmadığını beyanla, 124.864,00 TL takip miktarı bakımından itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini ve ayrıca davalı tarafça halen ödenmeyen bakiye bedel nedeniyle gecikme cezasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme ile üstlendiği işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini belirterek davacının davasının reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sözleşmenin 07/01/2013 tarihli olduğu, 6. madde de işin 4-5 haftalık sürede tamamlanacağı belirlenmiş ise de, 04/04/2013 tarihinde tamamlanarak davalı tarafa teslim edilmiş olduğu, takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre 38.312,97 TL davalıdan alacaklı, davalı kayıtlarına göre 37.969,45 TL davacıya borçlu olunduğu, taraflar arasındaki ihtilafa ve davalının 12/07/2013 tarihli ayıp ihbarındaki kalemlere istinaden mahallinde yaptırılan inceleme neticesinde, davacının üstlendiği lelezonla bunker kaplaması ünitesi işinin eksik ve ayıplı olduğu, davalı tarafça başka bir firmadan tedarikinin gerektiğinin tespit edilmiş olduğu, tespitin dosya kapsamı ve bilimsel veriler ile uyumlu, tarafsız ve denetime elverişli olduğu, davacının davalıdan kalan bakiye alacağından lelezonla bunker kaplaması ünitesi bakımından davalının katlandığı 5.500 Euro maliyetin ve bunun yanında davalının takipten sonra davadan önce yaptığı 80.536,89 TL (84.376,00 TL den tahsil harcının mahsubu ile icra dosyası borcu bakımından ödenen tutar) tutarındaki ödemenin tenzilinin gerektiği, nihayetinde davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 39.006,65 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça üstenilen işin süresinde teslim edilmediği ve ayıplı olduğu anlaşılmakla davacının cezai şart talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve davacının davasının kısmen kabulüne ve davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 106.928,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, takibe itirazı ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan, likit ve hesaplanabilir olan bu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı tarafından icra takibine itirazdan sonra ancak dava tarihinden önce yapılan ödeme nedeniyle davacının ödenen bu miktara ilişkin dava açmakta hukuki yararı yoktur. Mahkemece ödeme yapılan miktarla ilgili olarak hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddi gerekirken, ödeme düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca kabul edilen 39.006,65 TL dikkate alınarak bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken takip tarihi itibariyle hesaplanan 106.928,70 TL alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875927900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz